Anahtar kelimeler: Davatazminat Tekrardan Acentelik Acente Halini Gelişen Tevzi Ülkemizi Süreçte Birleşmesi

T.C.
İSTANBUL14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2022KARAR TARİHİ
:█████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; davacı şirket ile ... A.Ş. şirketi arasında █████/2015 tarihinde Acentelik Sözleşmesi kurulduğunu, █████/2020 tarihinde ... A.Ş.'nin ... Sigorta A.Ş. bünyesinde ... Sigorta A.Ş. ile birleşmesi sebebi ile davacı ile davalı sigorta şirketinin yeni unvanı olan ... Sigorta A.Ş. ile arasında █████/2020 tarihinde Acentelik Sözleşmesi imzalandığını, █████/2020 tarihinde ... Sigorta A.Ş. ile yapılan acentelik sözleşmesi █████/2021 tarihinde aynı hükümlerle tekrardan akdedildiğini ve belirsiz süreli sözleşme halini aldığını, bu süreçte davacı acente dışında gelişen, ülkemizi ve tüm dünyayı etkisi altına alan ve etkileri hala devam eden Covid 19 pandemisi yaşandığını, davacı acentenin üretim verilerine bakıldığında görülecektir ki pandemi sürecinde de acente olarak iş ve işlemlerini aksatmadan titizlikle ve özveri ile çalışmalarını sürdürdüğünü, davacı █████/2015 tarihinden itibaren acente olarak tüm sorumluluklarını yerine getirmiş, özen yükümlülüklerine uyarak davalı sigorta şirketinin büyümesi ve portföyünü artırması bakımından gerekli tüm dikkat ve özeni göstermek sureti ile gayretle sözleşme gereklerini ifa ettiğini, acenteler sözleşmesinin 15. maddesi 3. bendinde yazılı olan belirsiz süre niteliği taşıyan acentelik sözleşmesini tarafların her biri üç ay önceden ihbarda bulunmak şartıyla feshedebileceği belirtilse dahi söz konusu fesih işleminde haklı sebep bulunmadığını, sözleşmenin feshine neden olan haklı sebepler acentelik sözleşmesinde ve ilgili kanun maddelerinde belirtilmiş olup söz konusu fesih yazısında bu hususların belirtilmemiş olması, sözleşmenin fesih işleminde haklı ve hukuki bir nedenin bulunmadığını gösterir nitelikte olduğunu, bu nedenlerle tarafınca söz konusu işleme itiraz etme zarureti hasıl olduğunu, kanunda ve acentelik sözleşmesi dikkate alındığında davalı şirket ile davacı acente arasındaki ilişkide çekilmez halin bulunmadığı, davacı acentenin mevzuata aykırı davranışlar sergilemediği, işin gerektirdiği dikkat ve özenin her durum ve koşulda gösterildiği, davacı acentenin olumsuz iş yapış şekli ve eylemlerinin bulunmaması ve akabinde şirket üretimi ve portföyünün zarara uğratılmadığı sabit olup haklı nedenle fesih hallerinin bulunmadığı açık olduğunu, davalı şirket ile yapılan sözleşme hükümlerine davacı acente olan Sivear Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd Şti olarak titizlikle uyulmuş olup sözleşme gereklerinin tamamı eksiksiz şekilde yerine getirildiğini, davacı acente sözleşme gereklerini özenle ifa etmesine rağmen davalı yanca acentelik sözleşmesinin sebep gösterilmeksizin mesnetsiz bir şekilde sözleşmenin feshedilmesi açıkça hukuka aykırı olduğunu, öncelikle haklı davanın kabulüne, davalı tarafça Acentelik Sözleşmesinin hukuka aykırı, haksız ve mesnetsiz şekilde feshedilmesinden kaynaklı olarak davacının uğradığı maddi zararların tazmini amacı ile fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak ve ıslahı kabil olmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL portföy tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı yandan tahsili ile müvekkil davacıya ödenmesini, davalı tarafça Acentelik Sözleşmesinin hukuka aykırı, haksız ve mesnetsiz şekilde feshedilmesinden kaynaklı olarak davacının uğradığı ticari itibar kaybından kaynaklı manevi zararların tazmini amacı ile 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı yandan tahsili ile müvekkil davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; sigorta acentelerinin çok yüksek oranlarda komisyon geliri elde edebileceği branşlar mevcut olduğunu, davacı tarafın bu branşlarda üretim yapmış olması halinde yüksek oranlarda komisyon ödeneceği de muhakkak olduğunu, davalı şirket üç aylık fesih ihbar süresini de ihlal etmemiş, davacı tarafın sistemlerini kapatmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkiler nedeniyle sözleşme şartları ve mevzuat değerlendirildiğinde davacının herhangi bir portföy tazminatı alacağı bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini, arz ve izah edilmeye çalışılan nedenlerden dolayı acentelik sözleşmesi davalı şirket tarafından haklı nedenle fesih edildiğinden ve davacı şirketin herhangi bir hakkı ve alacağı bulunmadığından ve davacının talepleri haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu talep miktarı belirli olduğundan davacılara eksik harçların tamamlatılması ve dava değerinin bildirilmesi için süre verilmesini, süre içerisinde harç tamamlatılmaz ise davanın usulden reddini, davanın bu aşamada usulden reddedilmemesi halinde, esastan reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Bilirkişinin █████/2023 tarihli 11 sayfadan ibaret raporunda özetle;Taraflarca dosyaya sunulan Acente Üretim Tabloları veriler; fesihten sonra ... Sigorta A.Ş.nde devam ettirilmiş poliçelere ait verileri içermektedir. Bu tablo; poliçe adedi/poliçe prim bedelleri/net komisyon bedelleri ve diğer tüm ayrıntıları bildiren, branş bazlı dağılımları da gösteren bir tablolar yer almadığı, Ancak Fesihten itibaren yıllar itibariyle branş bazlı tablolar yer almadığı, Dolayısıyla Davacı ve davalı yana ait ticari defter kayıtlarının 2018, 2019 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılı yılları Poliçe komisyon prim tutarları Serbest Mali Müşavir aracılığıyla incelenmesi neticesinde sağlıklı ve denetime elverişli bir rapor tanzim etmek mümkün olacağı, sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Bilirkişi heyetinin 25.11.2024 tarihli 6 sayfadan ibaret raporunda özetle; 6102 sayılı TTK. Md. 122. Maddesi gereğince “Denkleştirme istemi, acentenin (davada davacının)son beş yıllık faaliyeti sonucunda aldığı yıllık komisyon ve diğer ödemelerin ortalamasını aşamaz sözleşme ilişkisini daha kısa bir süre devam etmiş ise faaliyetinin devam sırasındaki ortalaması esasalınır.” Şeklindeki düzenlemeye göre davacının talep ettiği portföy tazminatı tavanı son beş yıllık hasılat ortalamasını geçemez. Raporda detaylı olarak açıklandığı üzere denkleştirme tazminatı 381.865,09 TL olarak hesaplanmış olup davacının 6102 sayılı TTK. Md. 122. Maddesi gereği talep edebileceği üst sınır 549048/5 = 109.809,60 TL olarak hesaplanmıştır.Nihai takdir sayın mahkemenize ait olmak üzere portföy tazminatı 109.809,60 TL olacağı, sonuç ve kanaatine varıldığı, bildirilmiştir.Bilirkişi heyetinin 12.09.2025 tarihli 16 sayfadan ibaret raporunda özetle; Davalı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun ve lehine delil niteliğinde olduğu, davacı acentenin üretim yapısının motor branşı ağırlıklı olduğu, acentenin üretiminde hasar frekansı düşük diğer branşların payının son derece düşük olduğu, sektörde motor branşı ağırlıklı bir portföyün hasar frekansının genel olarak yüksek olduğu, sigorta şirketinin zarar olasılığının da yüksek olduğu, bunun da sigorta şirketleri yönünden arzulanan bir durumolmayacağı, davacı acentenin mevcut üretim yapısının davalı sigorta şirketi yönünden sürdürülebilir bir durum olarak değerlendirilemeyeceği, Davacı acentenin üretim performansı H/P oranı açısından incelendiğinde, davacı acentenin verilerinin tümüyle “başarısız” olarak nitelendirilemeyeceği, davacı acentenin üretim performansı Teknik K/Z oranı açısından incelendiğinde, davacıacentenin verilerinin tümüyle “başarısız” olarak da nitelendirilemeyeceği, Portföy (denkleştirme) tazminatı talebinde bulunabilmek için gerekli şartlardan olan “hakkaniyet” ve “feshin haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığı” hususlarındaki hukuki takdir ve değerlendirmenin Yüce Mahkemeye ait olduğu, Davacı acentenin talep edebileceği denkleştirme (portföy) tazminatı üst sınırının 91.165 TL olduğu,Acentelik Sözleşmesinin feshi sonrasında, daha önce davacı sigorta acentesinin portföyünde yer alıp davalı sigorta şirketi tarafından fesih sonrasında yenilenen poliçe toplam net prim tutarının 1.250.408 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin davacı acentenin portföyü sayesinde brüt 151.240 TL komisyon geliri elde ettiği, TTK m.122/(2) hükmü göz önünde bulundurulduğunda davacı acentenin fesih nedeniyleazami 91.165 TL portföy (denkleştirme) tazminatı talebinde bulunabileceği, Faiz, hakkaniyet indirimi vb. hususların Yüce Mahkemenin takdirinde olduğu,bildirilmiştir.Davacı vekilinin █████/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde 500,00 TL olarak talep edilen portföy tazminatı alacağını süresi içerisinde ıslah yolu ile 137.846,00 TL daha artırarak toplam 138.346,00 TL'nin tamamının fesih tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesini, yine manevi tazminat talebinin tamamının kabulü ile dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesini, en nihayetinde davanın kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:-Bilirkişi raporları-Tarafların beyan ve dilekçeleri-Tüm dosya kapsamıDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, acentelik sözleşmesinin haksız feshedilmesi iddiası ile portföy (denkleştirme) tazminatı talebi istemine ilişkindir.Genel olarak portföy tazminatı, acentelik sözleşmesi sona erdikten sonra, bu ilişki devamı boyunca acentenin kişisel gayretiyle yarattığı müşteri çevresinden akidinin halen yararlanması, acentenin ise yararlanmaması nedeniyle uğradığı kaybın karşılığıdır. 6102 sayılı TTK'nın 122. maddesinde açıkça "denkleştirme istemi" olarak tanımlanan, doktrinde de "müşteri tazminatı", "portföy tazminatı", "portföy akçesi" olarak da ifade edilen bu tür tazminat, dava konusu uyuşmazlığa uygulanan mülga 6762 sayılı TTK'nın sigorta hükümlerinde açıkça düzenlenmemiştir. Ancak, anılan Kanun'un 134. maddesinde muhik bir sebep olmadan ve üç aylık ihbar müddetine riayet etmeksizin akdi fesheden tarafın, başlanmış işlerin tamamlanmaması yüzünden diğer tarafın uğradığı zararı tazmine mecbur olduğu, müvekkilin veya acentenin iflas veya ölümü yahut hacir altına alınması sebebiyle acentelik mukavelesi sona ererse, işlerin tamamen görülmesi halinde acenteye verilmesi gereken ücret miktarına nispetle tayin olunacak münasip bir tazminatın acenteye yahut yukarıdaki hallere göre onun yerine geçenlere verileceği hükme bağlanmıştır. Fesihten sonraki tazminat alacağı bu şekilde belirlenmiştir. Ayrıca, fesih tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve uyuşmazlığa uygulanması gereken 5684 sayılı Sigorta Kanunu'nun █████. maddesi uyarınca sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde ediyor ve hakkaniyet gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilecektir. Öte yandan 6102 sayılı TTK'dan önceki dönemde de yerleşik Yargıtay İçtihatları uyarınca sözleşmenin sona ermesinde kusuru bulunan acentenin portföy tazminatına hak kazanması mümkün değildir.Somut olayda; taraflar arasında 19.02.2015 tarih ile davalı yan ile belirsiz süreli acentelik sözleşmesi ... A.Ş ile imzalandığı, ... A.Ş. ... Sigorta A.Ş bünyesine ... Sigorta ile birleşmesi nedeniyle yeni unvanı ... Sigorta A.Ş. olduğu, ... Sigorta A.Ş. ile 31.08.2020 tarihinde acentelik sözleşmesi imzalandığı, 31.08.2021 tarihinde yenilendiği, aynı hükümlerle yenilerek 19.02.2015 tarihinden .... Noterliği 23.09.2022 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile (3 ay sonra hüküm ifade etmek üzere) feshedildiği,Davalı tarafça fesih ihtarnamesinde fesih nedeni olarak herhangi bir neden gösterilmediği, yargılamada fesih nedeni olarak, davacının prim üretme ve istikrar sağlama konusunda tatminkar faaliyet göstermemesine dayanıldığı, davacının fesihten önceki son 5 yıla kadar poliçe ve prim üretimi yıllar itibariyle incelendiğinde, azalarak devam ettiği, sigorta Şirketi tarafından prim üretim ölçütleri önceden belirlenmeksizin üretim yetersizliği sebebiyle veya belirlenen riziko kabul esaslarına uygun biçimde acentelerce aracılık edilen sigorta sözleşmelerinden elde edilen prim gelirleri ile tazminat ödemeleri arasındaki dengesizlik nedeniyle portföyün verimli olmaması gerekçe gösterilmesi gibi hallerin acentenin kendi kusuruyla sözleşmesinin feshine neden olması kapsamında değerlendirilmesi ve bu noktada acentenin tazminat hakkının düşmesinin hakkaniyete uygun olmayacağı, █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda da davacı acentenin üretim performansı oranı tümüyle “başarısız” olarak nitelendirilemeyeceği tespit edilmiş, salt böyle bir iddia davacı acentenin kusurlu davranışına dayanak olarak gösterilemeyeceği, feshe ilişkin yukarıda yapılan açıklamalar da gözetildiğinde davacının somut kusuruna dayanmayan fesih gerekçesinin yerinde olmadığı, mahkememizce davacının prim üretiminde düşüş yaşamasının acenteliğin feshi için haklı neden olarak kabul edilmediği, davacının bu kapsamda denkleştirme tazminatı talep edebileceğine kanaat edilmiştir.Davacının talep edebileceği denkleştirme tazminatının hesaplanması için mahkememizce bilirkişi heyetinden rapor alınmış, ticari defterler incelenmiş ve davacı yan ile başlayan ve davalı nezdinde yenilenen poliçeler incelendiğinde fesih sonrasında davalının menfaat elde etmeye devam ettiği, davacının emeği ile ortaya çıkan bu müşteri çevresinden fesih ile birlikte gelir kaybı yaşanacağı sabit olmakla █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda "TTK m.122/(2) maddesi gereğince son 5 yıllık faaliyet sonucu alınan yıllık komisyon ortalamasının hesaplanması gerekmektedir. Taraflar arasında 19.02.2015 tarihinde akdedilen acentelik sözleşmesinin davalı sigorta şirketi tarafından 21.09.2022 tarihi itibariyle tek taraflı olarak feshedildiği ve sözleşmenin 7 yıl 8 ay 11 gün (2.771 gün) yürürlükte kaldığı görülmektedir. Sözleşme ilişkisi 5 yıldan uzun bir süre devam ettiği için son 5 yıllık dönemin (19.02.2017-21.09.2022 döneminin) yıllık bazda dikkate alınması gerekmektedir." şeklinde tespit edildiği, ancak 5 yılın ortalaması alınması gerekirken maddi hesap hatası yapılarak 5 yılın ortalaması 7 yıla tekabül eden 2771 güne bölünerek "Denkleştirme (Portföy) Tazminatı Üst Sınırı = [(692.110 TL/2771)x365]= 91.165 TL’dir" şeklinde hesaplama yapıldığı, bu hesaplama hatasının yeniden ek rapor düzenlemesini gerektirmediği anlaşılmakla mahkememizce yapılan hesaplamada; son 5 yıllık dönemin 21.09.2017-21.09.2022 (1826 gün) dönem arasına tekabül edeceği, bu kapsamda hesaplamanın (692.110 TL/1826)x365=138.346,00 TL şeklinde olması gerektiği tespit edilerek üst sınırı aşmayan, sözleşmelerin sayısı, süresi ve elde edilen prim miktarına göre belirlenen, önemli menfaat sayılabilecek bu miktar, taraflar arasındaki sözleşme süresine, davacının emeği ve davalının elde ettiği menfaatine göre hakkaniyetli görülmüş, bu menfaat karşısında davacı acentenin fesih nedeniyle ücret kaybına uğradığı anlaşılmış, herhangi bir indirim veya artırım yapılmasına yer olmadığına,Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da, 15.12.2004 gün ve 2004/4-709 E.- ████████ K.; 31.05.2000 gün ve 2000/4-900 E. - ████████ K. sayılı ilamlarında tüzel kişilerin de kişilik haklarına saldırıdan dolayı manevi tazminat davası açabileceklerinin kabul edildiği ancak, manevi tazminata karar verilebilmesi için 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 24. maddesi hükmünde genel olarak açıklanan kişilik haklarına bir saldırının bulunması, hukuka aykırı fiil sonucunda kişilik haklarının zarar görmüş olmasının zorunlu olduğu bu doğrultuda davacı tarafça, davalının taraflar arasında akdedilen sözleşmeyi feshetmesi nedeniyle kişilik haklarının zedelendiğinin ispat edilemediği anlaşılmakla manevi tazminat talebinin reddine, davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;Davacı tarafından davalı aleyhine açılan tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE;1-138.346,00 TL portföy tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,2-Davacının manevi tazminat talebinin REDDİNE,3-MADDİ TAZMİNAT TALEBİ YÖNÜNDEN;a)Karar tarihi itibari ile alınması gereken 9.450,41-TL harçtan, peşin alınan 3.216,49-TL harç mahsup edilerek kalan 6.233,92-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,b)Davacı tarafça yatırılan 862,42-TL peşin harç, 2.354,07TL ıslah harcı, 80,70-TL başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,c)Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,d)Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam -TL yargılama gideri kabul ve red durumuna göre takdiren oranlayarak 19.866,00-TL'lik kısmının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,e)6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,4-MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ YÖNÜNDEN;a)Alınması gereken 3.415,50-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kadına,b)Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş ise de reddedilen manevi tazminat talebi yönünden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ... Hakim ...e-imzalıdır e-imzalıdır