Anahtar kelimeler: Bonodan Bonoya Girişildiğini İmzanın Senet Takibe Şartı Eksiklikleri İşleyecek Adet
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ███████ Esas, ████████ Karar
HÜKÜM
: Kabul
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili hakkında bir adet bonoya dayalı olarak icra takibine girişildiğini, davaya konu senet altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek davaya ve takibe konu bonodan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takip nedeni ile müvekkilinden tahsil edilen 748.750,00 TL bedelin ödeme tarihi olan 07.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının kötüniyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davada bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının, maliki olduğu taşınmazı müvekkiline 1.600.000,00 TL bedelle sattığını, müvekkili tarafından bedelin nakden ve defaten ödendiğini ancak davacı tarafın tapu devrini gerçekleştiremediğini, bu defa davacının müvekkiline 1.600.000,00 TL miktarlı bonoyu ve bunu teyit eden kendi el yazısı ile ad ve soyadının yazılıp imzaladığı protokolü verdiğini, dava konusu takibe dayanak 22.06.2009 vade tarihli kambiyo senedindeki imzanın bizzat davacıya ait olduğunu, davacının müvekkiline daha önce de almış olduğu ödemelere mukabil senet verdiğini ve bunları icra marifetiyle ödediğini, davacının müvekkili dışında birçok kişiyi mağdur ettiğini savunarak davanın reddini ve davacının icra inkâr tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Adli Tıp Kurumu'nda alınan 06.05.2024 tarihli Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu Raporu'na göre, dava ve takip konusu 22.03.2009 düzenleme, 22.06.2009 vade tarihli keşidecisi davacı, alacaklısı davalı olan, 1.600.000,00 TL bedelli bono üzerindeki keşideciye atfen atılı imzanın davacının eli ürünü olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine, takip durdurulmadığından ve 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72/4 hükmü koşulları gerçekleşmediğinden davalı tarafın tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada mevcut Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden alınan 05.06.2017 tarihli rapor ile 01.10.2014 tarihli bilirkişi raporu arasında çelişkinin giderilmesi hususunda Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulundan alınan 06.05.2024 tarihli raporda,"inceleme konusu senette ...'a atfen atılı basit tersimli imzalar ile ...'un mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların kuvvetle muhtemel ...'un eli ürünü olduğu" kanaati bildirildiği, ... 48. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı dosyasında; dava konusu bonoya ilişkin olarak resmi belgede sahtecilik suçundan davalı hakkında, ████████ K. sayılı kararla, zaman aşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verildiği ve söz konusu kararın istinaf incelemesi sonucu 06.09.2023 tarihinde kesinleştiği, imzadaki belirsizliğin borçlu lehine yorumlanması gerektiği (Yargıtay 11.H.D. ████████ E.-█████████ K. sayılı kararı), zira kambiyo senedindeki imzanın davacı borçluya ait olduğu hususunun ispat yükünün, senedi elinde bulundurup icra takibine girişen ve senette yer alan imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden davalı alacaklıya düşeceği, senet üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı konusunda dosyaya sunulan bilirkişi raporlarında, imzanın davacıya aidiyetinin kesin olarak tespit edilemediği, takibe konu senet üzerindeki keşideci imzasının kaligrafik ve karakteristik özellikler ihtiva etmeyip, basit tersimli olması nedeniyle borçlunun eli ürünü olup olmadığının kesin olarak belirlenemediği, somut olayda yeniden rapor alınmasının sonuca bir katkısının bulunmadığı, artık mevcut raporlara göre karar verilmesi gerektiği, sonuç olarak takip konusu senetteki borçlu/ keşideci imzasının davacı borçluya ait olduğuna dair davalının üzerindeki ispat yükünü yerine getiremediği gerekçesiyle kararın kaldırılarak davanın kabulüne, davacının ... 3. İcra Dairesinin ██████████ (eski no:██████████) E. sayılı dosyasında takibe konu 22.06.2009 vade tarihli, 1.600.000,00 TL bedelli bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davacıdan tahsil olunan 748.750,00 TL'nin ödeme tarihi 07.12.2009 tarihinden itibaren ticari avans faiziyle davalıdan tahsiline, takibin kötüniyetli ve haksız olduğu sübut bulmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bonoya dayalı menfi tespit talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinn temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 03.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!