Anahtar kelimeler: Alanlı Bulvarı Arsanın Okul Ödenmekte Parselde Alımı Taksitlerinin İlgilenemediğini Şubesinden

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararHÜKÜM
: Esastan retBölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... Eğitim A.Ş.'nin, müvekkili ile davalılar ... ve ... tarafından özel okul işletilmesi amacıyla kurulduğunu, ... ili, ... ilçesi, 10 41... parselde kayıtlı taşınmazın satın alındığını ve üzerinde 12.000 m² kullanım alanlı okul yapıldığını, arsanın alımı sırasında ... ... Bulvarı şubesinden kredi kullanıldığını, taksitlerinin ödenmekte olduğunu, müvekkilinin şirket yönetimi ile ilgilenemediğini, 2016 yılı olağan genel kurul öncesi ve sonrasında şirketin mali durumu hakkında bilgi istediğini, davalılar ... ve ...'ın şirketi zarara uğrattıklarını, kişisel harcamalarını şirket hesabından yaptıklarını, kendilerine ait başka şirket hesaplarına para gönderdiklerini, öğrencilerin ücretlerini de bu hesaba yatırttıklarını, usulsüz kredi kullandıklarını, müvekkilinin yönetim kurulu üyesi olmasına rağmen hiçbir yönetim kurulu toplantısına davet edilmediğini ve toplantılara katılmadığını, müvekkilinin diğer ortaklar ... ve ... tarafından açıkça kandırıldığını ve dolandırıldığını, davalılar ..., ... ve şirket mali müşaviri ... ile şirket avukatı ...'ın şirketin içini boşaltmak amacıyla birlikte hareket ettiklerini, şirketin borçlarını ödemedikleri gibi yeni krediler çekerek ... ve ... tarafından şahsen zimmetlerine geçirildiğini, 01.03.2017 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına ilişkin Ticaret Sicil Kayıtlarında bildirilen adres ile 21.03.2017 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde çıkan ilanda yer alan adresin farklı olduğunu, diğer davalı ...'in 2016 yılında ortak ve yönetici olmadığı gibi şirketle hiçbir hukuki ve fiili ilişkisi olmadığı halde 09.09.2016 tarihinde genel kurul toplantısına davet edildiğini, 01.03.2017 tarihli genel kurul ve bu genel kurulda alınan kararlın yok hükmünde olduğunu, usulsüz ve kaçak yapılan bu olağanüstü genel kurulda yönetici olarak atanan ...'in bu toplantıya iştirak dahi etmediğini, davalı ...'in yönetici ve ortak olduğundan haberi ve bilgisinin olmadığını düşündüklerini, şu an davalı şirkette hukuken yönetici bulunmadığını bu nedenle şirkete acilen kayyum tayininin zorunlu olduğunu ileri sürerek davalılar aleyhine talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile, şimdilik davalı şirketin 01.03.2017 tarihli olağanüstü genel kurul ve kararlarının yoklukla maluliyetinin tespitine ve iptaline, şirket yönetim kurulunun 21.09.2016 tarihinden sonra aldığı tüm kararların yoklukla maluliyetinin tespitine ve iptaline, davalı şirketi temsil eden yönetim kurulu üyeleri ... ve ...'ın 21.09.2016 tarihinden itibaren şirket nam ve hesabına yapmış olduğu tüm iş ve işlemlerin yokluk ve butlanla maluliyetinin tespiti ile iptaline, 10.02.2017 tarihli yönetim kurulu kararı ile temsilci olarak atanan ve yine 01.03.2017 tarihli ve usulsüz genel kurul tarafından yönetici olarak atanan ...'in şirket ad ve hesabına yapmış olduğu tüm iş ve işlemlerin iptaline, davalı şirkete dava sonuna kadar tedbiren kayyum tayinine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 01.03.2017 tarihli genel kurul toplantısına ait çağrının Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 14.02.2017 tarihli nüshasında ilan edildiği; genel kurul toplantısına davetin asgari koşullarının oluştuğu, ancak eksikliğin bulunduğu, bu durumun ise hukuken yokluk yaptırımı ile değil iptal edilebilirlik yaptırımı ile karşılaşacağı 01.03.2017 tarihli genel kurulun iptal edilebilirlik şartlarını taşıyıp taşımadığı konusunda bilirkişilerden alınan 13.12.2022 tarihli ek raporda, 01.03.2017 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında davalı ...’ın %41,77 oy oranıyla 12.530.000,00 TL ve davalı ...’ın ise %17 oy oranı ve 5.100.000,00 TL hissesiyle toplantı nisabının %58,77’sini yani 17.630.000,00 TL’lik kısmı sağladığı, böylece şirket sermayesinin %58,77’sini temsil eden payların katılımıyla toplantının yapıldığı ve kararlar alındığı, ana sözleşme değişikliği açısından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 421. maddesindeki oy oranının ve diğer kararlar bakımından da TTK'nın 418. maddesindeki oy oranının sağlandığı, davacının genel kurula katılmamış olmasının nisaplar üzerinde herhangi bir etkisinin bulunmayacağı ve bu nedenle iptali gerektiren bir durumun bulunmadığı, alınan kararların TTK'nın 445. maddesine göre yer alan kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olmadığından iptal şartlarının bulunmadığı, 21.09.2016 tarihinden itibaren şirket nam ve hesabına yapılan tüm işlemlerin yoklukla malul olduğunun tespitine ilişkin talebin ve şirketin zarar gördüğü konulara ilişkin olarak dava açması amacıyla kayyım atanması ve diğer tüm taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği 01.03.2017 tarihine kadar görevde olan ..., ... ve ...’ün yönetim kurulu üyesi olarak çoğunluk veya oy birliğiyle alınmış kararlar olduğu gerekçesiyle davalılardan ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın pasif sıfat yokluğu nedeniyle reddine, davacının 01.03.2017 tarihli genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğu iddiasının ve iptali şartlarının bu genel kurulun usulüne uygun olarak yapılmış olması ve alınan kararların yasaya, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olmadığından talebinin reddine, davacının diğer taleplerinin de reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iptali talep edilen 01.03.2017 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına toplam %58,77 hisse sahibi davalılar ... ve ...'ın katıldıkları, dava konusu toplantıda alınan kararların, esas sözleşme değişikliği bakımından TTK'nın 421. maddesi, diğer kararlar bakımından aynı yasanın 418. maddesi uyarınca geçerli olan nisaplara uygun olarak alındığı ve davacının genel kurula katılmamış olmasının nisaplar üzerinde herhangi bir etkisinin olamayacağı, dolayısıyla bu yön itibariyle genel kurul kararlarının iptalini gerektiren bir durumun bulunmadığının tespit edildiği, alınan bilirkişi ek raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu ve İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılığın bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, limited şirket genel kurul kararının yoklukla malul olduğunun tespiti ve iptali, yönetim kurulu ile temsilcinin aldığı kararların ve şirket ad ve hesabına yapılan tüm iş ve işlemlerin iptali ve şirkete kayyum atanması istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 09.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi