Anahtar kelimeler: Olmasıyla Vedia Öğrenmiş Emrine İkame Eklenmiş Eylemden Yazildiği Niyetli Katip

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.DİYARBAKIRASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
:KARAR NO
:HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
:DAVALILAR
:VEKİLLERİ
:DAVA
: İtirazın İptali (Vedia Sözleşmesinden Kaynaklanan))DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
:Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılar tarafından Diyarbakır İcra Dairesi .....Esas. sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiği, bu itirazı .....tarihinde UYAP sistemine eklenmiş olmasıyla öğrenmiş olduklarını ve 1 yıllık süre içerisinde işbu davayı ikame ettiklerini, davalıların yapmış olduğu itirazların haksız ve kötü niyetli olduğu, her ne kadar borçlular tarafından yetkiye itiraz edilişse de itiraz dilekçesinde yetkili icra dairesi gösterilmediğinden bu yetki itirazı geçersiz olduğu yine faiz oranları da kanunda belirtilen oranlar üzerinden hesaplandığı, müvekkilinin borçlu davalıların birlikte işlettikleri .....Bağlar/DİYARBAKIR adresinde .....adı ile kişilerin emanet altın/euro bıraktıkları satın aldıkları bozdukları bir kuyumculuk dükkanı işletmekte iken .....günü akşam saatlerinde Diyarbakır ilinde müvekkili ile birlikte yüzlerce kişiyi daha dolandırıp kayıplara karıştıklarını, yine dolandırıcılık faili davalı şahısların hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınında .....Soruşturma No ile tahkikat devam etmekte olup davalılar ifade ve sorgu tutanaklarında çok kişiden döviz, altın, para cinsi malları alıp kaçtıklarını itiraf ettikleri, müvekkilinin şahıslara 100,00 gram altın ve 7.850,00 USD para emanet olarak bıraktığı, dolandırıcılık olayı sonrası işbu itirazın iptali davası konusu olan Diyarbakır İcra Dairesi .....Esas Sayılı takip dosyasının 22 ayar 100,00 gram altın alacağını 98.183,00 TL alacak şeklinde ve 7.850,00 USD'yi ise fiili ödeme tarihli kur baz alınacak şekilde açıldığı ödeme emrinin bu şekilde düzenlendiği, işbu dava ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile davanın şimdilik kısmi olarak 1.000,00 TL ve 100 USD (Amerikan Doları) yönünden kabulüne ve itirazların iptaline, takibin devamına ve her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı dava dilekçesinde para alacağı ve emanetinin olduğunu iddia ettiği hususa katılmadıklarını, davacı ile müvekkili arasında döviz alış verişi yapıldığı, bu alışverişin sonucunda dövizlerin davacı tarafa verildiği, para alacağının olduğunun bilgi fişi ile kanıtlanamaz olduğu ve herhangi bir resmi belge değeri taşımayıp ve mali değeri olmadığı, bilgi fişlerinin varlığının para, döviz ve altın alacağı olduğunu göstermediğini, davacının müvekkili .....altın aldığını ve bu altının .....tarafından emanet olarak saklandığını söylediğini, böyle bir durumun söz konusu olmadığı, davacı ile müvekkili arasında altın alışverişi yapılmış olup bunun sonucunda da davacı tarafa altınların verildiği, .....şirketinin bir ortağı olmadığı ve .....çalışan bir personel olduğu, .....şirketinin bir ortağı olmadığı ve .....çalışan bir personel olduğu belirtilen nedenlerden dolayı davanın reddi ile yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin davacıdan alınarak müvekkillere ödenmesine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Dava, itirazın iptali davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu; davacının davalılar ile aralarında altın ve dövize ilişkin vedia sözleşmesinin bulunup bulunmadığı, sözleşme var ise davacının davalılardan altın ve döviz alacağının olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre de; davalılarca Diyarbakır İcra Müdürlüğünün .....esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Dava Diyarbakır .....Asliye hukuk mahkemesi nezdinde açılmış olup .....E. Sırasına kaydedilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda .....Karar sayılı kararı ile taraflar arasında vedia sözleşmesinin bulunduğu dolayısı ile de TTK md.4 kapsamında ticaret mahkemesinin görevli olduğu kanaati ile görevsizlik kararı verilmiş olduğu anlaşılmıştır. Kararın istinaf edilmeksizin .....tarihinde kesinleşmesi üzerine dosya, mahkememize gönderilmiş mahkememizin .....E. Sayılı esasına kaydedilmiştir.Davacı tarafından itirazın iptali istemine konu icra dosyası incelendiğinde; Diyarbakır İcra Müdürlüğünün .....Esas sayılı icra dosyası ile davacının .....tarihinde davalılara karşı 98.183,00 TL ve 7.850, usd üzerinden hazırlanan ödeme emrinin davalılar açısından ceza infaz kurumuna müzekkere yazılarak gerekli tebliğ işlemlerinin yapıldığı, davalıların .....tarihinde borca, imzaya ve yetkiye itiraz edilmiş olduğu, icra müdürlüğünce .....tarihinde takibin süresinde yapılan itiraz nedeniyle davalılar yönünden durdurulmasına karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır. Borca itiraz evrakının davacı/alacaklı yana tebliğ edildiğine dair bir evrak bulunmamakla itirazın iptali davasının 1 yıllık hakdüşürücü süre içerisinde açılmış olduğu kanaat edilmiştir.İtirazın iptali davasında usulüne uygun olarak başlatılmış ve itirazla durmuş bir takibin varlığı dava şartı olup kamu düzenindendir ve 6100 sayılı HMK'nın 115. maddesi uyarınca dava şartlarının varlığı yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmelidir. Yapılan ilamsız icra takibinde borçlu, icra dairesinin yetkisi yanında borca veya faize itiraz etmiş ise açılan itirazın iptali davasında mahkeme, ilk iş olarak; icra dairesinin yetkili olup olmadığı yönünde bir inceleme yaparak bu hususta bir karar vermelidir. Davalılar her ne kadar icra takibinde yetkiye itiraz etmiş ise de yetkili icra dairesini belirtmemekle usule uygun bir yetki itirazında bulunmamıştır. Dolayısı ile de davalıların icra dairesine ilişkin yetki itirazı yerinde görülmemiştir.Dava dilekçesi incelendiğinde davacı vekili dilekçesinde davalıların işletiği Yıldırım Kuyumculuk isimli iş yerinde emanet olarak altın ve döviz bıraktığını, bu duruma ilişkin davacının oğlu tarafından davalıların bildirdiği dava dışı kişinin hesabına 100.000,00 TL ödemenin yapıldığı ve bu bırakılan döviz ve altınlara ilişkin kuyumculuk kartı ve makbuzun olduğu belirtmiştir. Davacının dilekçe ekinde sunmuş olduğu belgeler incelendiğinde "firma son durumu" başlıklı işlem fişinde 8.450.00 TL ve 9.350,00 usd alacağın belirtildiği, .....isimli kuyumculuk kartında 90 gr altının belirtildiği, .....hesabından Güllican Yasin hesabına yapılan iki adet 50.000,00 TL ödeme dekontunun mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamı incelendiğinde davalılar ile altın ile döviz alım satım sözleşmesi ya da vedia ilişkisinin kurulduğuna dair bir delilin mevcut olmadığı, sunulan ikuyumculuk kartının dava dilekçesinde davalıların işlettiği belirtilen .....isimli işyerine ilişkin olduğu, tüm dosya kapsamı ve soruşturma dosyasından .....isimli iş yerinin işletmecisi olduğu anlaşılan ve dava dışı ...... Oto. Gıda San. Tic. Ltd. Şti.'nin ticaret sicil kayıtları irdelendiğinde ortak ve yetkilisinin davalı .....olduğu anlaşılmaktadır.Sermaye şirketlerinden biri olarak tanımlanan limited şirkete ilişkin hususlar, TTK’nın 573 ve devamındaki maddelerde düzenlenmiştir. Limite şirket ortağı TTK’nın 573/2. maddesi gereği şirketin borçlarından sorumlu olmayıp sadece taahhüt ettiği esas sermaye payı oranında şirkete karşı sorumludur. Başka bir anlatımla ortağın, taahhüt ettiği sermayeyi koyma borcuyla sınırlı olan sorumluluğu şirkete karşı olup, şirket borçlarından dolayı alacaklılara karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır(Benzer yönde karar için bakınız: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19.HD'nin ████████ E., █████████ K. Sayılı kararı). Davaya dayanak sözleşmenin tüm dosya kapsamından davacı ile dava dışı şirket arasında yapıldığı anlaşılmakla davalı şirket ortağı .....ve çalışan oldukları belirtilen şirket ortaklıkları bulunduğu tespit edilemeyen diğer davalılar ile yapılmış bir sözleşmenin bulunduğuna yönelik ispat sağlanamamıştır. Davalılar ile düzenlenen bir sözleşme ilişkisi bulunmadığı ve davalıların dava dışı şirket ortaklığından veya fiili çalışanlığından kaynaklı bir sorumluluğundan bahsedilmeyeceğinden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanır reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
:Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere;1-Davalılar aleyhine açılmış bulunan davanın pasif husumet yokluğundan REDDİNE,2-Alınması gereken 732,00 TL peşin harçtan başlangıçta yatırılan 80,70 TL peşin harcın düşümü ile 651,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin ve ödenen harçların üzerinde bırakılmasına,4-Gider avansının artan kısmının dosya kesinleştikten sonra davacıya iadesine,5- Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 2.745,81 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,Dair, davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.Katip Hakim