Anahtar kelimeler: Davamenfi Eline Faktoring Evraktan Hamil Şubesi Sunmuş Kıymetli Ciro Olunmuştur

T.C.
İSTANBUL14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2024KARAR TARİHİ
:█████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; "Müvekkil şirkete ait olan ... Bankası, ... Şubesi, ... no.lu, 02.06.2021 keşide tarihli ve 771.800,00-TL. Bedelli çek; davalı (3) ... ... lehine keşide edilmiş, ciro yoluyla diğer davalıların eline geçmiş ve en son hamil olan ... Faktoring A.Ş. tarafından "karşılıksızdır" işlemi yapılarak, müvekkil şirket yetkilisi olan ...hakkında ....İcra Ceza Mahkemesi' nin ... E. Sayılı dosyasıyla karşılıksız çek keşide etmek suçundan şikayetçi olunmuştur. Ancak söz konusu çek üzerine atılan imza şirket yetkilisi olan ... ...' ya ait olmadığından, ... Bankası, ... Şubesi, ... no.lu, 02.06.2021 keşide tarihli ve 771.800,00-TL. Bedelli çekten kaynaklı olarak müvekkil şirketin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi için işbu davayı açmak zarureti hasıl olmuştur. Tarafların tacir olması nedeniyle, işbu davada ticaret mahkemeleri görevli olduğundan dava ticaret mahkemesinde ikame edilmiştir. Çekin en son hamili olan şirketin adresi İstanbul olduğundan dava İstanbul Mahkemelerinde ikame edilmiştir. Dava konusu çeklere ilişkin olarak borçlu olmadığımızın tespiti istemli arabuluculuk başvurusu yapılmış ancak anlaşma sağlanamamıştır. Davalı taraflar dava konusu çeki teslim alırken, çek üzerindeki imzanın şirket yetkilisi tarafından atıldığını kontrol etmeden aldıkları, imza sirkülerini kontrol etmedikleri için (ki imza sirküleri incelendiğinde dahi imzanın müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığı kolayca anlaşılabileceğinden) basiretli tacir gibi davranmayarak ağır kusurlu şekilde hareket etmişlerdir. Bu nedenle müvekkil şirketin ve şirket yetkilisinin maddi ve manevi olarak telafisi imkansız zararlara uğramasına neden olmuşlardır." şeklinde beyanlarda bulunarak arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle; Birleştirme talebimizin Kabulü ile, dosyanın İstanbul .... Ticaret Mahkemesi' nin 2024/ ... E. Sayılı dosyasıyla birleştirilmesine,Davanın Kabulü ile, ... Bankası, ... Şubesi, ... no.lu, 02.06.2021 keşide tarihli ve 771.800,00-TL. Bedelli çekten kaynaklı olarak, davacı müvekkilin davalılara Borçlu Olmadığının Tespitine, Asıl alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere davalılar aleyhinde Kötü Niyet Tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile lehimize hükmedilecek olan avukatlık ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; Davacı borçlunun işbu davayı ikame etmekte hukuki yararı olmadığını, müvekkilinin davaya konu çeki usul ve yasaya uygun şekilde ciro yoluyla iktisap etmiş olup iyi niyetli son meşru hamili olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli son meşru hamil sıfatıyla işbu çeki icra takibine konu etmesinde hiçbir hukuka aykırılık bulunmadığını, davacı tarafından ileri sürülen, çek üzerindeki keşideci şirket yetkilisi imzasının gerçek olmadığından bahisle çeklerin kambiyo vasfını yitirdiğini ileri sürse de tarafınca bu iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, somut olayda çekin ön yüzü incelendiğinde davacı ... ... İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından keşide edildiği ve lehtarın ... ... Anonim Şirketi olduğunun görüldüğünü, iyi niyetli meşru hamil müvekkil şirketin, ne davacı keşideci ne davalı lehtar şirket ile doğrudan doğruya bir ilişki içerisinde olmadığını, dolayısıyla çeki ciro yoluyla iktisap etmiş olan müvekkil şirketin, iddia edildiği üzere çekin üzerindeki imzanın sahteliğini bilebilecek durumda olmadığını, davaya konu çekin TTK hükümleri uyarınca kambiyo senedi vasfını haiz olduğunu, HMK md. 200 gereği senedin senetle ispatının zorunlu olup davacı taraf iddialarının ispata yeterli delil ibraz edememiş olduğunu, huzurdaki davanın ve davacının birleştirme taleplerinin reddi ile '' .../... Şubesine ait █████/2021 vade tarihli , 771.800,00 TL bedelli, ... seri numaralı '' çekten kaynaklı olarak davacının alacaklı müvekkile borçlu olduğunu TESPİTİNE karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talep edilmişse de bu konuda ispat yükünün davacı tarafta olup davacı müvekkilinin kötü niyetli olduğunu ispat edemediğini, davacının usul ve yasaya aykırı iddia ve taleplerinin reddinin gerektiğini, arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle; Davacının işbu davayı ikame etmekte hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddine, Davacının usul ve yasaya aykırı ikame ettiği işbu davanın esastan reddine, huzurdaki dava kötü niyetle ikame edildiğinden davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı aleyhine hükmedilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.Davalı ... Lpg Dağ. Paz. San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; " Davacının açmış olduğu menfi tespit davası yükümlülüklerinden kurtulmak adına kötüniyetli olarak açılmış hiçbir mesnedi bulunmayan bir davadır. Öncelikle Sayın Mahkemenin yetkisine itiraz ederiz. Müvekkil şirketin merkezi ... ilinde bulunmakta olup müvekkil yönünden yetkili mahkeme ... Asliye Ticaret Mahkemeleridir. Bu nedenle öncelikle yetkiye itiraz ederiz. Müvekkil şirket tarafından dava konusu ileri tarihli düzenlenen çekler faktoring işlemleri sonucunda faktoring borçlarının geri ödenmesini teminen tahsilinde faktoring şirketine verilmiştir. Davacı Şirketin yetkileri faktoring işlemlerinden sonra da değişmiştir. Dolayısıyla ileri tarihli düzenlenen çekler yönünden düzenlenme tarihi itibarıyla ... ...'nın davacı Şirket yetkilisi olmasının ve dolayısıyla imzanın ... ...'ta ait olup olmadığının yahut ileri tarihli düzenlenen çeklerdeki imzaların davacı şirketin eski yetkililerinden birine ait olmasının davacı Şirketin borcunun olmadığı iddiasını haklı göstermemektedir. İleri tarihli düzenlenen çeklerle alakalı olarak sonradan çeklerin verildiği tarihten sonra davacı şirketin yetkilisi ...olmuştur. Dolayısıyla çeklerde ... ...'nın imzasının bulunmadığı itirazı değerlendirilmeye alınmamalıdır. Müvekkil şirket ile diğer davalı faktoring şirketi arasında tüm faktoring hizmetlerini; diğer davalı ... tarafından müvekkil Şirket tarafından 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanununa uygun olarak aralarındaki alacak ilişkisini tevsik eden faturalar karşılığında davacı tarafından keşide edilen çekler doğrultusunda gerçekleştirilmiştir. Faktoring borçlarının geri ödenmesini teminen tahsilinde faktoring borçlarına mahsup edilmek üzere temlik alınan söz konusu çekler, müvekkil Şirkete, 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu hükümleri usul ve esaslarına, ilgili yönetmeliğe ve tüm mevzuata uygun olarak devir ve teslim edilmiştir. Bununla birlikte davaya konu çekleri müvekkil bir önceki cirantasından söz konusu çekleri mal alım satımı karşılığında almıştır. Keza davalı faktoring şirketinin de tevsik edilmemiş fatura karşılığında faktoring işlemi yapabilmesi mümkün değildir. Diğer davalıyla müvekkil şirket arasında görülmekte olan davalarımızdaki tüm iddia ve beyanlarımız saklı kalmak kaydıyla; davacı işbu çeklerin şirkete ait olunduğunu ve ileri tarihli verildiğini bile bile borç sorumluluğundan kurtulmaya çalışmaktadır." şeklinde beyanlarda bulunarak arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle; haksız davanın reddine, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.Dava, davaya konu çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığından bahisle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Kambiyo senetlerine dayalı olarak başlatılan takiplerde imzaya itiraz, İİK.'nun 170. maddesinde düzenlenmiş olup, bu maddenin üçüncü fıkrasında, icra mahkemesince imza incelemesinin aynı Kanunun 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapılması gerektiğine işaret edilmiştir. İmzanın borçluya ait olduğunun ispat yükü alacaklıya ait olup Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2006 gün ve ███████-259 E. ████████ sayılı kararında da açıklandığı üzere, eldeki davanın niteliği itibariyle "imzanın borçluya ait olduğunu" kanıtlama külfetinin alacaklıya ait olduğu gözardı edilmemeli ve ispat yükünü ters çevirecek bir uygulamaya da gidilmemelidir (Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2008 gün ve ███████-77 E. ███████ sayılı kararı).İmza incelemesinde öncelikle senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin borçlunun uygulamaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişice mukayeseye esas alınmalıdır. Senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin belge bulunamazsa daha sonraki tarihli belgeler, uygulamaya elverişli imza örneği taşıyan herhangi bir belge temin edilemez ise, borçlunun duruşmada alınan medarı tatbik imza ve yazı örnekleri üzerinden inceleme yapılmalıdır. Sıhhatli bir sonuç alınabilmesi için, inkar edilen imzanın atıldığı tarihten öncesinde veya mümkün olduğu kadar yakın tarihlerde düzenlenen belgelerde bulunan borçluya ait imzaların celbedilip, ondan sonra bilirkişi incelemesi yapılması gerekir.Mahkememizce imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı hususunda ATK'dan rapor aldırılmasına karar verilmiştir.Adli Tıp Kurumunun düzenlediği █████/2025 tarihli 2 sayfadan ibaret raporunda özetle; Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; inceleme konusu çekin ön yüzünde yer alan keşideci imzası ile ... ...'nın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği sonuç ve kanaatine varılmıştır.Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davacı şirket hisselerinin █████/2021 tarihinde davacı şirket yetkilisi ... ...'ya devredildiği, davaya konu edilen █████/2021 keşide tarihli 771.800,00 TL bedelli çek üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığından bahisle borçlu olunmadığının tespitinin talep edildiği, mahkememizce davaya konu çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığının tespiti için ATK rapor aldırılmış alınan bilirkişi raporuna göre imzaların davacı şirket yetkilisine ait olmadığı tespit edilmiş olup bilirkişi raporuna itibar edilmiştir.Her ne kadar davaya konu çekin ileri tarihli olarak düzenlendiği iddia edilmiş ise de; çekin tanzim tarihi itibariyle şirket yetkilisi bulunan ... ...'nın mukayese evrakları üzerinden inceleme yapıldığı, imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı, ispat yükü üzerinde bulunan davalı tarafından her ne kadar alacaklının çekin ileri tarihli düzenlendiği iddia edilmiş ise de Yargıtay içtihatlarında da benimsendiği üzere ileri tarihli çek düzenlenmesi mümkün olup bu iddianın çeke açıkça atıf yapan belge ile ispatı gerektiği, somut olayda davalı alacaklının bu yönde belge sunmadığı, çekin ileri tarihli düzenlendiğinin kabul edilemeyeceğinden bu yöndeki iddialara itibar edilmemiştir.Kötü Niyet Tazminatı yönünden; Kötüniyet tazminatı İİK 67/2 maddesinde düzenlenmiştir. İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası uyarınca alacaklının kötü niyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması gerekir. Alacaklının icra takibini kötü niyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Yine işbu tazminat talebinin teksif ilkesi uyarınca süresinde ileri sürülmesi gerekecektir. Davalıların kötüniyetli olduklarının ispat edilemediği, özellikle ileri tarihli çek düzenlendiği iddia edilmesine karşın ispat edilmese dahi davalıların kötü niyetle hareket ettiklerinin ispat edilemediği kanaatine varılarak yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile, ... Şubesi █████/2021 tarihli, keşidecisi ... nolu keşidecisi ... Tesisl. ve Pet. Ürn. Nakl. Otom. İnş. Gıda İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. olan 771.800,00-TL bedelli çek nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine,2-Yasal koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine,3-Karar ve ilam harcı 52.721,65-TL nin peşin alınan 13.180,42.-TL den düşümü ile kalan 39.541,23-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.200,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,5-Davacı tarafından yatırılan 13.608,00-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan 8.247,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 121.770,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır