Anahtar kelimeler: Taşye Kripto Borsasını Blokenin Taki Tlsine İlanları Akıbetinin Tan Sorulduğu

T.C.

İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA VE İSTEM
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin şahsi kullanımı için araç almak kastı ile internet ilanları üzerinden araştırma yapması sonucu ihbar olunan ... isimli şahsın ... hesabına 700.000,00 TL bedeli 15.09.2023 tarihinde gönderdiği, taraflarınca ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... soruşturma numaralı dosyasından suç duyurusunda bulunulduğu, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından anılan bedelin bloke edilmesi için ... TAŞ'ye müzekkere yazılmış olup, paranın da akıbetinin sorulduğu, ...'tan gelen cevaplarda paranın aynı gün 17:04'de ... isimli kripto para borsasını işleten ... A.Ş.'nin ... hesabına havale edilmiş olduğunun cevabının geldiği ve ... A.Ş'nin ...'taki 699.500,00 TL'sine blokenin işlenmiş olduğunun beyan edildiği, davalı ... A.Ş tarafından soruşturma dosyasına beyanda bulunularak, blokenin kaldırılması talep ettiği, bunun üzerine taraflarınca ...A.Ş'ye müzekkere yazılarak bir takım bilgilerin dosyaya celp edilmesi talep edildiği ve ... tarafından cevap verilerek, ihbar olunan ... isimli şahsın hesap açılış işlemleri ve yapmış olduğu işlemler hakkında bilgilerin dosyaya sunulduğu, ihbar olunan ...'in kimlik tespiti için alınmış olan evraklarının yanında hesap hareketlerinin paylaşıldığı, ihbar olunan ... ... hesabından 699.500,00 TL ... A.Ş'ye gönderildiği, 628.677,00 TL karşılığı ... isimli 1 Amerikan Dolarına sabit kripto varlık alındığı ve bilinmeyen bir hesaba gönderildiği, kalan paradan 69.504,00 TL, ... tarafından ihbar olunan ...'in ... bankasındaki hesabına gönderildiği, davalıların mevzuatta kendilerine yüklenmiş olan yükümlülükleri yerine getirmemiş olduğu için anılan bedelden müvekkile karşı sorumlu oldukları, müvekkilin suçtan zarar görmesinden sonra ihbar olunan ... hakkında ... 23. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takibi açıldığı, anılan takibin kesinleşmiş olup haciz safhasına geçildiği, yapılan sorgusunda üzerinden hiçbir malvarlığının olmadığının tespit edildiği, ihbar olunan ...'in dava konusu işlemi yapabilecek ekonomik kapasitede olmadığının ortada olduğu, davalıların kısacık zamanda ihbar olunan ...'ın hızlı bir şekilde mevzuat yokmuşcasına paranın transferine izin vererek müvekkilin zarara uğramasına sebep olduklarından, davalılardan 700.000,00 TL'nin 15.09.2023 tarihinden işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile müteselsilen tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı ... A.ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkil ... A.Ş.'nin müşterilere Türk Lirası karşılığında kripto varlık alım-satım imkanı sunan, bu alım-satım işlemleri karşılığında komisyon alan bir şirket olduğu, kullanıcıların kripto varlık alım satımı gerçekleştirebilmek için ancak ve ancak kendi banka hesaplarından müvekkilin Türkiye'de faaliyet gösteren bankalarda bulunan hesaplarına Türk Lirası havale/eft işlemi gerçekleştirdikleri, bu havale/eft işlemi neticesinde müşterinin ... hesabına aynı tutarda Türk Lirasının yansıtıldığı ve kullanıcının bu tutarını kripto varlığın alımı için kullandıkları, davacı tarafından dava konusu tutarın ihbar olunan ... isimli kişi tarafından müvekkil şirkete aktarıldığını beyan ettiği, müşterilerin müvekkil şirketin banka hesaplarına gönderdiği tutarlar yalnızca ve yalnızca kendi ... hesaplarına aktarıldığı, davaya ilişkin uyuşmazlıkların müvekkil şirkete husumet yöneltilebilmesinin mümkün olmadığı, davacının uyuşmazlık konusu taleplerinin muhatabının müvekkil şirket olmadığı, bu nedenle husumet yokluğunun ortada olduğu, tüm bunlara ek ve uyuşmazlığın özünün asli çözümüne yönelik olarak, davacının dolandırıcılığa uğradığına dair iddiaları kabul edildiğinde dahi dolandırıcılık olayına davacı tamamen kendi fiili ile sebebiyet verdiğinden şüpheli işlem bildirimi yapılmasının ya da yapılmamasının huzurdaki olayın oluşumuna etki eden ya da oluşumunu engelleyebilecek bir yanı bulunmadığı, davada husumet itirazlarını tekrarla davanın husumet yönünden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise hukuka aykırı ve kötüniyetli davanın esastan reddine, karar verilerek yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... T.A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının davaya konu taleplerinin muhatabı müvekkil banka olmayıp dava dışı fayda sağlayan 3. Kişiler olduğu, iddia edilen zarara sebebiyet veren dava dışı 3. kişinin sorumlu tutulması gerekmekte olup, davaya konu olay ile herhangi bir ilgisi bulunmayan müvekkil bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, davacı tarafça ileri sürülen iddialar ispatlanamamış olup ispatlanamayan söz konusu bedellerin müvekkil bankadan tazmin edilmesinin kabulünün mümkün olmadığı, şüpheli işlemin varlığını kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının kendi bankasına dahi şüpheli işlem bildirimine dair herhangi bir bildiriminin bulunmadığı ilgili bankadan da sorulması akabinde açıkça görüleceği, kendi bankasına dahi şüpheli işlem bildiriminde bulunmayan davacının müvekkil bankaya bildirimde bulunmadığı iddiasında bulunması anlaşılamadığı, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın dava dışı ...'e ihbarını, davanın öncelikle husumet yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:
Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numaralı dosyası, ... 23. İcra Müdürlüğü'nün... E sayılı icra dosyası, dijital bireysel bankacılık işlemleri sözleşmesi, dekont, bilirkişi raporu, Banka yazı cevapları ve tüm dosya kapsamı...
BÜTÜN DOSYA KAPSAMI BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLDİĞİNDE:
Dava, bankacılık ve kripto varlık mevzuatına aykırı eylemlerle oluştuğu iddia edilen maddi zararın tazmin talebine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde davanın ilk olarak ... 28. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açıldığı, ilgili Mahkemece ... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda █████/2025 tarihinde görevsizlik kararı verildiği, davacı tarafça karara karşı yasal süre içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulduğu, yerel mahkeme kararını inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi'nce...-... E.K sayılı ve █████/2025 tarihli kararı ile görevli Mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve bu karar üzerine görevsiz mahkemece dosyanın kesinleşmesine müteakiben dosyanın Mahkememize tevzi edilerek sıradaki esasına kaydının yapıldığı görülmüştür.
Davacının, davalıların bankacılık mevzuatına aykırı eylemleri neticesinde zarara uğradığından bahisle uğradığı zararın tahsilini davalılardan talep ettiği,
Davalıların ise söz konusu davada taraflarına yüklenebilecek kusur ve sorumluluklarının bulunmadığı şeklinde olmakla;
Dava konusu uyuşmazlığın sözleşmeye aykırılıktan kaynaklı tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.
█████/2019 tarihinde yürürlüğe giren █████/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre; Madde 5/A- (1) "Bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde kabul edilmiştir. Yine █████/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31. maddesiyle 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiş, 7445 sayılı Kanunun 43/1-a maddesiyle, bu Kanunun 31. maddesinin █████/2023 tarihinde yürürlüğe gireceği kararlaştırılmış, bu kapsamda 7445 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile değişik TTK'nın 5/A maddesinin son hali "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde olmuştur.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun “Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 18/A. maddesine göre; "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklinde kabul edildiği görülmektedir.
Genel dava şartlarının düzenlendiği 6100 sayılı HMK'nın 115. maddesi hükmünde; dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise, bunun tamamlanması için Mahkemenin kesin süre vereceği, dava şartı noksanlığının, Mahkemece davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, davanın usulden reddedilemeyeceği ifade edilmiştir. Ancak 6325 sayılı HUAK'ın 18/A(2) hükmünde, kanun koyucu açık düzenleme yaparak arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda iradesini net olarak ortaya koymuştur. Bu nedenlerle, 6325 sayılı HUAK'ın 18/A(2) hükmünün özel ve emredici nitelikte olması nedeniyle, HMK'nın sonradan tamamlanabilen dava şartlarına ilişkin 115. maddesi hükmünün uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
Bu Bilgilere Göre Somut Uyuşmazlıkta, Dava konusu uyuşmazlığın sözlemeye aykırılıktan kaynaklı maddi tazminat davası olduğu ve söz konusu davanın ise zorunlu arabuluculuğa tabi olmayan istisnai davalar arasında sayılmadığı görülmektedir.
Dosyanın görevsizlik kararı ile Mahkememize geldiği ve ... 28. Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararının istinaf edildiği, istinaf Mahkemesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi neticesinde kararın █████/2025 tarihinde kesinleştiği ve dosyanın █████/2026 tarihinde Mahkememize gönderildiği, bu aşamalarda davacı tarafça arabuluculuğa başvurulmamış olduğu anlaşılmaktadır.
Davanın görevsizlik kararı ile Mahkememize tevzi edildiği tarih olan █████/2026 tarihi itibari ile zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olduğu ve davacıya arabuluculuk son anlaşma tutanağını ibraz etmek üzere 1 haftalık kesin süre verildiği, davacı vekili tarafından söz konusu uyuşmazlık hakkında █████/2026 tarihinde arabulucuya başvurulduğuna dair tutanak eklediği görülmekle,
Davanın söz konusu yasa değişikliğinin yürürlük tarihinden sonra dava tarihi itibari ile arabulucuya başvurulmadan davanın Mahkememize tevzi edildiği ve davanın kanunda sınırlı olarak sayılan arabuluculuk müessesesine başvuru hususunun aranmadığı istisnai davalardan olmadığı, bu kapsamda söz konusu dava şartının dava açıldığı anda mevcut bulunması gereken şartlardan olup sonradan yerine getirilmesi mümkün olmayacağından dava hakkında arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemesi nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir. (bkz emsal mahiyette Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 26.01.2026 tarihli, ...esas ve ...karar sayılı ilamı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ...Karar sayılı ilamı).
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın, 7155 sayılı Kanunun 20. Maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa eklenen 5/A maddesi, 7155 sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa eklenen 18/A-2 maddesi ve HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının peşin yatırılan 11.954,25 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 11.222,25 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı ... T.A.Ş tarafından yapılan 210,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine,
Davalılar davada kendilerini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. Maddesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe çıkartılmasına,
Dair; tarafların yokluğunda, verilen kararda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10.03.2026
KATİP
e-imzalıdır
HAKİM
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!