Anahtar kelimeler: Taaahhüt Simsar Tellallığı Aradan Mülk İşinde Satılması Ödemeyi Üstlendiğini Alanın

T.C.

İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ... Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Alacak (Ticari İş Tellallığı Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Karar sayılı dosyası
DAVA
: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Asıl dava .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dosyası;
DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;
Müvekkili fabrika niteliğini haiz taşınmazın satılması işinde komisyoncu ve simsar olarak, sözleşme imkanının hazırlanması yükümlülüğünü üstlendiğini, davalının ise satın alınacak alanın simsar vasıtasıyla satın alınması halinde satın alınan bedel üzerinden %3 + kdv ödemeyi taaahhüt ettiğini,
Ancak davalı firma, müvekkilini aradan çıkarmak suretiyle mülk sahibi ile bizzat iletişim kurarak bu taşınmazı kendisinden satın aldığını, tarafları bir araya getiren, davalı yana taşınmazı gezdiren, gerek yüz yüze gerekse de mailleşmeler ile süreci olgunlaştıran , sözleşmenin hazırlanmasına ortam hazırlayan müvekkili firmanın hukuka aykırı bir şekilde aradan çıkarılarak hak kazanmış olduğu hizmet bedelini alamamış olması esasında işbu davanın ikame edildiğini
Gebze Tapu Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabında müvekkilinin satın alınmasına aracılık ettiği taşınmazın davalı firmaca 35.000.000 (otuzbeş milyon) TL'YE satın alındığı görüldüğünü, Normal şartlarda müvekkili aradan çıkarılmasaydı hak etmiş olduğu hizmet bedelinin 03.08.2022 tarihli "Yer Gösterme Beyanı ve Taahhütname" evrakında belirtildiği üzere satın alınan bedelin %2'si artı KDV'si olan 840.000 TL olacağını, ancak davalı firmanın müvekkili firmayı aradan çıkarmak suretiyle taşınmazı satın alması kendisini hamaliye/tellaliye bedelinin 3 katı + KDV tutarındaki cezai şartı ödeme borcu altına soktuğunu, 03.08.2022 tarihli "Yer Gösterme Beyanı ve Taahhütname" evrakında da ifade edildiği üzere müvekkili firmanın aradan çıkarılması durumunda davalı firma hamaliye/tellaliye bedelinin 3 katı + KDV tutarındaki cezai şartı ödeyeceğini taahhüt ettiğini, müvekkile ödenmesi gerekli cezai şart bedelinin 2.520.000 TL (KDV dahil) olacağını,
Yer Gösterme Beyanı ve Taahhütname adı altında taraflarca imza altına alınan simsarlık sözleşmesi çerçevesinde ... ada parselde bulunan Fabrika niteliğindeki taşınmazın satılması noktasında aracılık hizmeti veren müvekkili firmanın aradan çıkarılmak suretiyle kendisine ödemesi yapılmamış hamaliye/tellaliye bedelini 3 katı + KDV tutarındaki cezai şartın kendisine ödenmesi" talepli davalarının kabulüne, davalının gelinen aşama itibariyle mal kaçırma ihtimali bulunduğundan, borca yetecek miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının teminatsız, ihtiyaten haczine karar verilmesine,
şimdilik toplam 2.520.000-TL tutarındaki cezai şart bedelinin davalıdan temerrüt tarihinden başlatılmak üzere reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına, Karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili █████/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile:
“Yer Gösterme Beyanı ve Taahhütname” adı altında taraflarca imza altına alınan simsarlık sözleşmesi çerçevesinde ... ada parselde bulunan Fabrika niteliğindeki taşınmazın satılması noktasında aracılık hizmeti veren müvekkil firmanın aradan çıkarılmak suretiyle kendisine ödemesi yapılmamış hamaliye/tellaliye bedelini 3 katı + KDV tutarındaki cezai şartın kendisine ödenmesi" talepli davanın kabulüne,
Şimdilik toplam 2.520.000-TL tutarındaki cezai şart bedelinin davalıdan temerrüt tarihinden başlatılmak üzere reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP /Davalı tarafa dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmiş, cevap dilekçesi sunulmamış, duruşmalara da katılmamıştır.
Birleşen dava .... ATM nin ... esas sayılı dosyası
DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;
Davalı tarafça müvekkilİ şirket ile arasında imzalandığı iddia edilen 03.08.2022 tarihli “Yer Gösterme Beyanı ve Taahhütname” adlı sözleşme, imzaya ve temsile yetkili olmayan ... ... isimli şirket çalışanı tarafından şirket nezdindeki işinden istifa ettikten sonra geriye dönük olarak imzalandığını, üstelik daha sonradan davalı şirket yetkilisi ... tarafından sözleşmede değişiklik/ekleme ve tahrifat yapılarak hukuka aykırı şekilde alacak davasına konu edildiğini, müvekkili şirketin söz konusu sözleşmenin tarafı olmadığı halde borçlu konumuna düşürülmesi kabul edilebilir olmadığını,
Sözleşmede müvekkili şirketi temsilen imza attığı beyan edilen ... ...'nin, Ağustos 2022'den önce müvekkil şirkette 4A'lı bir şirket çalışanı olduğunu, adı geçen dava dışı şahıs ... ...'nin, işbu sözleşmeyi imzaladığı görünen tarihten 5 gün sonra işten ayrıldığını, ancak ... ...'nin, temsil yetkisi olmaması bir yana müvekkili şirket nezdindeki işinden istifa ettikten sonra art niyeli olarak söz konusu sözleşmeyi geriye dönük olarak imzaladığını ve davalı ile birlikte haksız kazanç sağlama kastıyla hareket ettiğini, Daha sonrasında kendi beyanına göre pişman olduğunu belirten ... ... sözleşmenin imza attığı ilk ve tek halini müvekkili şirkete ilettiğini,
Alacak davasından, müvekkili şirketin uets kullanımına yeni geçmiş olması sebebiyle sonradan haberdar olunduğunu, haberdar olunduğunda ise davalı şirketin, tarafı olmadıkları sözleşmeyi davaya konu ettiği yetmezmiş gibi sözleşmenin tahrif edildiğini, müvekkili şirket tarafından bir başkasından alınan 4042 Ada 2 Parsel sayılı taşınmazın bilgileri sonradan eklenerek tapu kayıtları ile örtüşecek hale getirildiğinin görüldüğünü, ardından davalı şirketin, şirket yetkilisi ve ... ... hakkında belgede sahtecilik, dolandırıcılık ve açığa imzanın kötüye kullanılması suçlarından savcılık şikayeti yapıldığını,
Şirket dışında üçüncü bir kişi tarafından atılan imzada, şirketin kaşesi ve ismi de kullanılmadığını, yani hiçbir şekilde şirketi temsil eden ve sorumluluk yükleyen bir ilişkinin bulunmadığını,
Davalı tarafın, müvekkili şirketin tarafı olmadığı bir sözleşmeyi üstelik üzerinde tahrifat yapmak suretiyle ve kendisi ile ilgili olmayan bir taşınmaza ilişkin alacak davasına konu etmesi ve akabinde ihtiyati haciz tesis etmesi açıkça kötü niyetli olduğunu, sözleşmenin tarafı olmadıklarını, müvekkili şirket böyle bir sözleşmenin tarafı olsaydı dahi davalı tarafça sırf cezai şartı alacak konusu yapabilmek adına kendisi ile bağlantısı olmayan taşınmazın ada parsel bilgilerini sözleşmeye sonradan eklemesi dahi kötü niyeti açıkça gösterdiğini beyanla:
Davanın kabulü ile Müvekkili şirketin, davalı şirkete karşı ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, Simsarlık Sözleşmesi, Komisyon Ve Arıcılık Sözleşmesi kapsamında ve sözleşme kapsamında borçlu olmadığının tespitine, menfi tespitine, davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl dava simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Birleşen dava ise menfi tespit istemine ilişkin olup taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı (asıl dosya davalısı ) ... ...AŞ nin █████/2022 tarihli yer gösterme beyanı ve taahhütname başlıklı sözleşmede değişiklik/ekleme ve tahrifat nedeniyle, sözleşmeyi imzalayan ... nin davacı şirketi temsil yetkisi bulunmadığı nedeniyle menfi tespit, %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı istemi konusunda olduğu tespit edilmiştir.
Asıl davadaki uyuşmazlık konusunda Bilirkişiler Bağımsız Denetçi Mali Müşavir Bilirkişi ..., Gayrimenkul Değerleme Uzmanı Bilirkişi ... ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı Bilirkişi Dr. Öğretim Üyesi Bilirkişi ... ın düzenlediği █████/2024 tarihli rapor alınmıştır
Birleşen menfi tespit davasında değişiklik/ekleme ve tahrifat nedeniyle sahtelik iddiasında bulunulduğundan sahtelik ve tahrifat, imza inkarı konusunda Grafolog Bilirkişi ...'dan █████/2026 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.
Taraflarca bildirilen deliller toplanmış; Uyap üzerinden İstanbul Anadolu CBS nin 2024/... soruşturma sayılı dosyası getirtilmiş istenen soruşturma dosyasının mahkememiz dosyası ile ilgisinin olmadığı, İstanbul Anadolu CBS nin 2024/... soruşturma sayılı dosyasında suç duyurusu üzerine yapılan kovuşturmada takipsizlik kararı verildiği belirlenmiştir. Taraf şirketlerin İTO kaydı alınmış, davalı/birleşen dosya davacısı şirketin temsili konusundaimza sirküleri, ticaret sicil gazetesinde yayınlanan genel kurul tutanak kararları, dava dışı ... nin SGK hizmet dökümü, davacı alacağı dayanağı olan 03.08.2022 tarihli "yer gösterme beyanı ve taahhütname " tutanak aslı alınmıştır.tarafların bildirdiği tanıklar dinlenmiştir.
İstanbul BAM 12 HD nin █████████ esas- █████████ karar sayılı ve █████/2023 tarihli emsal kararında;
TBK'nun 520. Maddesi uyarınca; simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir. Taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz. Simsarlık sözleşmesi simsar ile sözleşme yapan arasında kurulur.
TBK 520/son gereği taşınmazlar konusunda simsarlık sözleşmesi yazılı yapılmadıkça geçerli olmaz. TBK 14.madde de ise yazılı şekilde yapılması öngörülen sözleşmelerde borç altına girenlerin imzalarının bulunması zorunludur.
Davalı .... A.Ş.'nin incelenen ticaret sicil kayıtlarında; ....'un şirketi temsile yetkili olmadığı, esasen sözleşmeninde şirketi temsilen imzalandığının belirtilmediği anlaşılmaktadır. Dayanak █████/2021 tarihli taşınmaz gösterme tutanağında Sait Uygun'un ismi ve imzasının bulunduğu, davalı şirketin ..... tarafından imzalanan sözleşmeyi kabul ettiğine ilişkin bir beyanı veya davranışı bulunmadığı, kamu ihalesinde davalı şirket tarafından satın alınmasının davalı şirketin simsarlık sözleşmesine icazet verdiği anlamına gelmediği gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
ve İstanbul BAM 13 HD nin █████████-█████████ sayılı ve █████/2022 tarihli emsal kararında;
"Uyuşmazlık konusu tellalık sözleşmesi 6098 sayılı TBK'nın 520. maddesinde düzenlenmiştir.
Ticari vekil TBK'nın 551. maddesinde; "Ticari vekil, bir ticari işletme sahibinin, kendisine ticari temsilcilik yetkisi vermeksizin, işletmesini yönetmek veya işletmesinin bazı işlerini yürütmek için yetkilendirdiği kişidir." şeklinde tanımlanmıştır.
Yetkisiz temsil ise TBK'nın 46. maddesinde düzenlenmiştir. Maddeye göre; bir kimse yetkisi olmadığı hâlde temsilci olarak bir hukuki işlem yaparsa, bu işlem ancak onadığı takdirde temsil olunanı bağlar.
Davalı şirketin yetkisiz temsilci ...'in imzalamış olduğu simsarlık sözleşmesine icazet verdiğine ilişkin bir delil dosya içinde bulunmamaktadır. Aksine davacı tarafından simsarlık ücretinin ödenmesi yönünde yapılan icra takibine davalı şirket tarafından taraflar arasında sözleşme ilişkisi ve ticari ilişki bulunmadığından bahisle itiraz etmiş böylece ... tarafından imzalanmış olan simsarlık sözleşmesi davalı şirketçe kabul edilmemiştir. Sırf söz konusu şirket merkezinin simsarlık sözleşmesinde belirlenen adrese taşınmış olması tek başına davalı şirketin simsarlık sözleşmesine de icazet verdiği anlamına gelmeyecektir.
Simsarlık sözleşmesi, simsar ile bu sözleşmeyi imzalayan kişi arasında hak ve borç doğuran bir sözleşmedir. Öyle olunca davalı şirket yetkilisi veya temsilcisi olmayan, davalı ... tarafından imzalanmış olan sözleşme davalı şirketçe onanmadığından davalı şirketi bağlamayacaktır.
... Sözleşmede düzenlenen taşınmazın kiralanması halinde tellallık ücreti ödeneceğine ilişkin hüküm, taraflarca itiraz edilmeksizin imzalanmış olmakla ve aksi yönde yasa hükmü de bulunmamakla sözleşme serbestisi ilkesi gereğince geçerlidir ve sözleşmenin taraflarını bağlar.(Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin █████████ Esas- ██████████ Karar sayılı kararı da benzer mahiyettedir.)
....Hal böyle olunca mahkemece, sözleşmede belirtilen ve yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde inceleme yapılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, davacı vekilinin istinaf talebi kısmen yerinde görülmüştür.
Sonuç olarak; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılarak, dairemizce yukarıdaki açıklamalar ışığında Davalı ... Tekstil İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, Davalı ... hakkında açılan davanın kabulü ile .." şeklindedir.
Asıl dava .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dosyasında Davalı ... AŞ nin alınan İTO kayıtları ve temsile yetkililerini gösterir genel kurul kararına göre; münferiden temsile yetkili müdürünün tutanak tarihi itibariyle ... olduğu,█████/2021 tarihinde seçildiği, görev sürelerinin █████/2024 tarihinde görevinin sona erdiği bundan sonra █████/2024 tarihinde ... ın seçildiği belirlenmiştir.
Davacı alacağının dayanağı "yer gösterme beyanı ve taahhütname " 03.08.2022 tarihli tarihli olup, davalı şirket yönünden bağlayıcı imzanın temsilcileri olan ... tarafından atılması aranacaktır.
03.08.2022 tarihli tutanakta ... nin ismi ve imzası vardır. Alınan SGK kayıtları ve hizmet cetveline göre davalı şirketin SGK lı işçisi olan ... nin davalı şirketi temsil yetkisi yoktur.Yargılama aşamasında da davalı şirket ... tarafından imzalanan simsarlık sözleşmesini kabul etmemiştir. Sırf söz konusu taşınmazın davalı şirket tarafından satın alınması tek başına davalı şirketin simsarlık sözleşmesine de icazet verdiği anlamına gelmeyecektir.
Simsarlık sözleşmesi, simsar ile bu sözleşmeyi imzalayan kişi arasında hak ve borç doğuran bir sözleşmedir. Öyle olunca davalı şirket yetkilisi veya temsilcisi olmayan, dava dışı ... tarafından imzalanmış olan sözleşme davalı şirketçe onanmadığından davalı şirketi bağlamayacaktır.
Bu nedenle davalı ... Anonim Şirketi nin hakkında açılan davanın HMK 114/1-d md gereğince pasif husumet/taraf sıfatı dava şartı yokluğu nedeniyle usulen reddine karar vermek gerekmiştir
Birleşen dosya .... ATM nin ... esas sayılı dosyasında;
" itirazın iptali davası açıldıktan sonra aynı hukuki sebebe dayanarak menfi tespit davası açılmasında hukuki yararı bulunmadığı gözetilerek mahkemece davanın, dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” (19. HD. 16.12.2013 T. ███████████)
Asıl dava ile görülen alacak davasından sonra açılan menfi tespit davasında; 03.08.2022 tarihli "yer gösterme beyanı ve taahhütname " tutanağı nedeniyle sürülebilecek iddialar, alacak davasında savunma sebebi olarak ileri sürülebileceğinden, borçlunun ayrı bir menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı takdir edilmiş,davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Asıl dava .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dosyası;
Pasif husumet yokluğu/taraf dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine
2-Birleşen dosya .... ATM nin ... esas sayılı dosyası yönünden hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle reddine,
ASIL DAVADA
:
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince peşin alınan 43.134,85-TL den 732-TL maktu karar harcının mahsubu ile kalan 42.402,85-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.120-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Davalı vekili lehine karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesap olunan 369.600-TL. nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-HMK 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde davacıya iadesine,
BİRLEŞEN DAVADA
:
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince peşin alınan 43.035,60-TL den 732-TL maktu karar harcının mahsubu ile kalan 42.303,60-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
9-Davalı vekili lehine karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesap olunan 369.600-TL. nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
10-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
11-HMK 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde davacıya iadesine,
Davacı birleşen davalı vekilinin ve davalı birleşen davacı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul BAM da istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!