Anahtar kelimeler: Logolu İzleyici Yayını Yayında Kanalının Web İbareli Televizyon Sitesinde Yıllardır
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, ███████ Karar
HÜKÜM
: Esastan ret
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "...” ibareli ve logolu televizyon kanalının uzun yıllardır yayında olduğunu, "..." ibareli tescilli markalarının da bulunduğunu, davacı markasının izleyici tarafından bilinen ve tanınmış bir marka olduğunu, ayrıca "..." ibareli alan adlı web sitesinde TV yayını yaptığını, davalı gerçek kişinin "..." ibareli 2020/... sayılı marka başvurusuna müvekkilince yapılan itirazın davalı Kurum tarafından nihai olarak reddedildiğini, ancak davalı markasındaki "D" ibaresinin markaya herhangi bir ayırt edicilik katmadığını, dava konusu markanın, müvekkilinin seri markalarından bir olarak algılanacağını, markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğunu, dava konusu başvurunun tescili halinde müvekkili markalarının itibarının ve tanınmışlığının zarar göreceğini, davalının yönetim kurulu başkanı olduğu şirketin müvekkili şirket ile aynı faaliyet alanında iştigal ettiğini, davalının marka başvurusunu yaparken basiretli bir tacir gibi davranmadığını ve kötüniyetli olduğunu, davalı markasının tescili halinde haksız rekabet oluşturacağını ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) ...sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını, müvekkili başvurusuna yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını, davacı markalarının tanınmış olmadığını, davacı şirket markasının haber ağırlıklı bir televizyon kanalında kullanıldığını, ilgili tüketici kitlesinin bilinçli, bilgili ve dikkat düzeyi yüksek tüketici grubu olduğunu, müvekkili başvurusunun kötüniyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka kapsamında yer alan 38. Sınıf: "Radyo ve televizyon yayın hizmetleri. Haber ajansı hizmetleri.” ile 41. sınıf hizmetlerin tamamı bakımından ayniyet, “35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kağıt, karton (mukavva); kağıt veya karton malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri, karton kutular; kağıttan yapılmış tek seferlik kullanıma mahsus ürünler (kırtasiye amaçlı ürünler hariç): kağıt havlular, tuvalet kağıtları, kağıt peçeteler. Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri. Matbaa ve ciltleme malzemeleri. Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları. Büro makineleri. Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri bakımından taraf markaları arasında emtiaların benzer olması şartının sağlandığı, dava konusu marka kapsamında yer alan diğer hizmetler bakımından taraf markaları arasında ayniyet/benzerlik bulunmadığı, marka işaretlerinin benzer olup olmadığının incelenmesinde ise; dava konusu 2020/... sayılı markanın standart bir yazı karakteri ile yazılmış “...” ibaresini içerir bir kelime markası olduğu, marka kapsamında hiçbir şekil ya da renk unsurunun kullanılmadığı, “...” ibaresinin herhangi bir anlamı bulunmadığı gibi herhangi bir kısaltma da olmadığı, davacı markalarının tamamının “...” sayısını içeren markalar olup, dört adet marka haricinde tamamı aynı kompozisyona sahip markalar olduğu, markaların gri arka plan üzerinde, sarı renk çember içerisine konumlandırılmış “...” sayısı ile devamında yazılmış “oyun, haber, futbol, çocuk, spor, bilim, aksiyon, anime, sanat, ekonomi, sağlık, belgesel, film, plus, kadın, müzik” gibi ayırt edici niteliği bulunmayan, marka vasfı olmayan, tali nitelik taşıyan kelimeler bulunduğu, davacıya ait bir adet marka ise, standart bir yazı karakteri ile siyah renk ile yazılmış “... Fm” ibaresinden oluştuğu, davacıya ait iki adet markanın ise sadece “...” ibaresinden oluşmakla birlikte, bu sayının özel bir kompozisyona sahip olduğu, birinin sarı bir daire içerisinde yazılmış “...” ibaresinden, diğerinin ise mavi-sarı kare bir arka plan üzerine yazılmış, kırmızı renkli “...” ibaresinden oluştuğu, “...” ibaresinin genel olarak ayırt ediciliğinin düşük olduğu ve üçüncü kişiler tarafından başka bazı sözcüklerle birlikte aynı ibarenin markaları içerisine konulabileceğinin öngörülmesi gerektiği, taraf markalarının bütünsel değerlendirmede benzer olmadığı, davacının tanınmışlığını ispatlayamadığı, kötüniyet iddiasıın yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "..." ibareli başvurusu ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olmadığı, tarafların markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin bir sayı olup kimsenin tekeline bırakılamayacağı gibi tek başına tescillerinin de mümkün olmadığı, somut olayda da taraf markalarını oluşturan "..." sayılarının düzenleme biçimlerinin, renklendirme, kaligrafi ve yönlendirme itibariyle tamamen farklı olduğu, başvuru markasında yer alan harf unsurunun yeterli ayırt ediciliği sağladığı, davacı markalarının tanınmışlığının da başvuru aşamasında sunulan delillerle ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, , YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca taraf markaları arasında mal/hizmet benzerliği bulunsa da marka işaretleri arasında benzerlik ve iltibas ihtimali bulunmadığı, başvuru markasında yeterli ayırt edicilik sağlandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
SMK'nın 6. maddesinin birinci fıkrası, "Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmünü amirdir.
Davacının "..." esas unsurlu markaları olup, davalı başvuru markası ise "..." tür. Somut olayda karıştırılma ihtimalinin bilinçli tüketici nezdinde değil ortalama tüketici düzeyinde tespit edilmesi gerekir. Buna göre taraf markaları arasında ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya sebebiyet verecek şekilde görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğu, standart bir yazı karakteri ile yazılmış “...” ibaresini içerir bir kelime markası olduğu, marka kapsamında hiçbir şekil ya da renk unsurunun kullanılmadığı, dava konusu markanın tek unsuru olan “...” ibaresinin markanın esas unsurunu oluşturduğu gözetildiğinde davalının başvuru markasında yeterli ayırt edicilik sağlanmadığı kabul edilerek, markaların tescilli olduğu mal ve hizmet sınıflarının incelenmesi ile varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile TV yayınlarının tüm tüketici kesimleri tarafından izlendiği değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.12.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I O Y
Her ne kadar sayın çoğunluğun bozma gerekçesinde karıştırılma ihtimalinin ortalama tüketici düzeyinde tespit edilmesi gerektiği belirtilmiş ise de TV kanallarının toplumun her kesimi tarafından izleniyor olması o kanalı ve yayını izleyen kişilerin ortalama tüketici olduğunu göstermez. TV yayınlarını izleyen tüketiciler, rastgele bir kanalı açarak önüne gelen herhangi bir programı izlememektedir. Zira kanalı veya yayını izleyen tüketici hangi kanalı, hangi yayını, hangi programı (eğlence, haber, film, dizi vb.) izleyeceğini bilinçli olarak seçmektedir. Ayrıca Dairemizin yerleşik uygulamaları doğrultusunda harfler ve sayılar tek başına marka olarak kimsenin tekeline bırakılamayacak işaretlerden olup bu ifadelerin ancak ilave unsurlarla tescili ya da kullanımı sonucu ayırt edici kılınması suretiyle tescili mümkün olan işaretlerdendir. Taraf markaları incelendiğinde; davacı markalarında “...” sayısına eklenen kelime unsurları, sayıdan sonra olacak şekilde konumlandırılmış, marka sayı ile başlayacak şekilde tasarlanmıştır. Dava konusu markada ise “...” sayısından önce bir harf yerleştirilmiştir. Davacı markalarında “...” sayısı ile birlikte bir kelime ve şekil unsurları bulunmakta iken, dava konusu markada “...” sayısı haricinde sadece bir harfe yer verilmiştir. Dolayısıyla, bütünsel anlamda, markaların oluşturulma şekilleri birbirinden farklıdır. Tüm bunların yanında, davacı markalarının hiçbiri salt “...” ibaresinden oluşmamakta; ya şekil unsuru ya da başka kelime unsurlarını barındırmaktadır. Sonuç olarak taraf markalarının bütünsel değerlendirmede benzer olmadığı göz önünde bulundurulduğunda dosya kapsamına usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiğini düşündüğümden Sayın Heyetin bozma yönünde görüşüne katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!