Anahtar kelimeler: Tanıttığını Müktesep Mesnet İbarenin Muhtelif İbareli Redde Yana Sınıflarda Tescilli
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, ████████ Karar
HÜKÜM
: Esastan ret
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2015 yılından bu yana çeşitli sınıflarda tescilli “...” ibareli markalarını muhtelif ürünlerinde kullanıp tanıttığını, nitekim bu ibarenin müvekkili adına, davalı şirketin tescilli markasından üç yıl kadar önce, ... numarası ile tescil edildiğini, dolayısıyla müvekkilinin bu marka üzerinde müktesep hakkının bulunduğunu, davalı şirket adına tescilli 2018/... sayılı ve ..." ibareli marka redde mesnet gösterilerek, müvekkilinin 2020/... sayılı “...” ibareli marka başvurusunun, 05. sınıfa giren emtia açısından kısmen reddinin haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira taraf markalarının benzemediğini, redde mesnet markalarda geçen “...” ibaresinin yerleşik anlamı itibariyle markasal hüviyette ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, zaten davalının redde mesnet markasının esas unsurunun “...” ibaresinden oluştuğunu, taraf markalarının okunuşlarının ve kavramsal açıdan tüketici zihninde oluşturdukları algının da farklılık içerdiğini, markaların hitap ettiği tüketici/alıcı kitlesinin bilinç ve dikkat düzeyinin ortalamanın üstünde olduğunu, müvekkilinin uzun yıllardır gerçekleştirdiği tanıtım faaliyetleri sayesinde dava konu markanın ilgili sektörde tanındığını ve ayırt edicilik kazandığını ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) ... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, davacının müvekkilinin bu ürünlerinde kullanageldiği “...” markasını kendi adına tescil ettirmeye çalışarak müvekkilinin uzun yıllar içinde bu ibareye markasal hüviyette kazandırdığı ayırt edicilikten ve tanınmışlıktan faydalanmaya çalıştığını, taraf markalarının birbirlerine görsel, işitsel ve kavramsal açılardan çok yakın derecede benzediğini, tarafların markalarının aynı sektöre ve faaliyet alanına ilişkin emtiaları kapsadığını, bu yüzden de markaların karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğunu, davalının “....” esas unsurlu seri markalarının tanınmışlık vasfını taşıdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, karşılaştırılan markaların/işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu, dava konusu tüm emtialar açısından emtia ayniyeti şartının gerçekleştiği, karşılaştırılan markalar arasında, davacının markasının kısmen reddedildiği tüm emtialar açısından, karıştırılma/iltibas ihtimalinin bulunduğu, davacının gerçek hak sahipliği ve 2015/... sayılı markasından gelen kazanılmış hak iddialarının, dava konusu edilen markanın 05. sınıfa giren emtialar açısından tesciline bir etkisinin olamayacağı, dava konusu edilen YİDK kararının iptali koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!