Anahtar kelimeler: Türkpatent Smk Sivil Toplum Sınai İbareli Derneği Sınıflarda İhtisas Beri

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Esastan retBölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ihtisas derneği niteliğinde sivil bir toplum kuruluşu olarak 2015 yılından beri ...’da faaliyet gösterdiğini, TÜRKPATENT nezdinde ... sayılı “...” ibareli tescilli markalarının bulunduğunu, davalı şirkete ait 2020/... sayılı “...” ibareli markanın 16, 25... . sınıflarda tescili için gerçekleştirilen başvurunun, TÜRKPATENT tarafından ilk önce 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-ç hükmü kapsamında ve davacının 2018/... sayılı markası mesnet gösterilerek 16. sınıftaki emtialar açısından kısmen ve re’sen reddedildiğini, geriye kalan emtialar açısından tescil edilmek üzere ilanına davacı tarafından itiraz edildiğini ancak Markalar Dairesinin davacının itirazlarını reddettiğini, davacının bu karara itirazının ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla kısmen kabul edilerek, markanın 16. sınıfa giren diğer emtialar ve 16. sınıfa giren tüm emtiaların 35. sınıf altında toptan/perakende satış hizmetleri açısından da kısmen reddine karar verildiğini, ancak söz konusu kararın, davacının itirazlarını kısmen reddeden yönü itibariyle haksız ve hukuka aykırı bir karar olduğunu, dava konusu edilen markanın kapsamında kalmış olan emtiaların da davacının tescilli markalarının kapsamına giren emtialar ile benzerlik taşıdığını, aynı zamanda davacının “...” markasının tanınmış bir marka olduğunu, tescili dışında kalan mal ve hizmetlerde de korunması gerektiğini, davacının adının kısaltması olan “...” ibaresiyle özdeşleştiğini, dolayısıyla davacının adından gelen bu ibarenin de markasal bir değeri haiz olduğunu ve korunması gerektiğini ileri sürerek YİDK kararının davacının aleyhine olan kısımları yönünden iptaline ve markanın tescil edilmesi halinde tümden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davanın tarafları arasında gerek çalışma alanı, gerek hitap edilen kitle, gerekse de çalışılan coğrafya bakımından herhangi bir benzerlik bulunmadığını, bu nedenlerle somut uyuşmazlıkta karşılaştırılan markalar arasında iltibas riskinin doğmadığını, müvekkilinin davacı markasının tanınırlığından kötüniyetli yararlanma ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "... ..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil benzerlik oluşmuş ise de davalı markasının kapsamında kalan yani başvuru kapsamından çıkarılmayan emtialar ile davacının itirazına mesnet markalarının kapsamındaki emtiaların benzer olmadığı, ilişkili malların da bulunmadığı, davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hususlarının kanıtlanmadığı, davacı tarafın "... ..." ibareli başvuru üzerinde SMK'nın 6/6 hükmü anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "... ..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında "..." ibaresinin ortaklığından kaynaklanan görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmakta ise de emtia benzerliğine ilişkin şart gerçekleşmediğinden iltibas koşulunun oluşmadığı, dava konusu başvurunun kapsamında bırakılan uyuşmazlık konusu 25. sınıf mallar ile 35.sınıf bir kısım hizmetlerin, davacının itiraza mesnet markaları kapsamında bulunan 16, 38, 41... . sınıf mal ve hizmetlerle aynı tür ya da benzer olmadığı, davacı markalarının tanınmışlığı nedeniyle SMK'nın 6/5 hükmündeki koşulların oluştuğunun ispat edilemediği, davacının faaliyet alanının “tahkim ve diğer alternatif çözüm yolları” kapsamında verilen danışmanlık veçalışmalar olduğu, davacının dernek adında ya da internet sitesinde kullandığıkılavuz unsurun, sadece faaliyet gösterdiği bu hizmetler açısındanhimaye sağlayacağı, bu nedenle davacının bu madde hükmüne dayalı hak iddiasının da uyuşmazlık konusu 25. ve 35. sınıf hizmetler yönünden SMK’nın 6/6 hükmü bağlamında davakonusu markanın tesciline bir etkisinin olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 03.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.