Anahtar kelimeler: Borçludan Satımdan Sektöründe İtirazda Ödemediğini Makbuzu Süreye Bünyesinde İstendiğini Tanınmış

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:█████████ ESASKARAR NO
:████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2014KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin ---- harç makbuzu tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin ---bünyesinde bulunduğu----- bünyesinde, sektöründe tanınmış bir şirket olarak faaliyet göstermekte olduğunu, davalı/ borçlunun müvekkilden bir kısım mal aldığını fakat bedelini ödemediğini, Verilen mal/ hizmetler için düzenlenen faturaların davalıya tebliğ edildiğini, borçlunun kendisine tebliğ edilen faturalara süresinde herhangi bir itirazda bulunmadığını,----- yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davalı- borçludan borcunu ödemesinin istendiğini, ne var ki borçlunun borcunu yine ödemediğini, Tüm taleplerine ve geçen süreye rağmen borcunu ödemeyen davalı hakkında ------- Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra yoluyla icra takibi başlatıldığını, ne var ki borçlunun bu defa da takibe açıkça haksız ve kötü niyetle itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, Davalı/ borçlunun itirazlarında haksız olduğunu, zira davalı ile yapılan sözleşme kapsamında davalıya verilen mal ve hizmetler ile tahakkuk ettirilen faturalar, cari hesaplar da incelendiğinde, davalının takip tutarı kadar bakiye borcunun bulunduğunun açıkça görüleceğini, Alım - satım akdinin iki taraflı bir akit olduğunu, satıcının yükümlülüğünün malı teslim etmek, alıcının ise satış bedelini ödemek olduğunu, iki taraflı sözleşmelerde karışlıklı borçların aynı anda muaccel olmakta olduğunu, dolayısıyla ( ödeme için ayrıca bir süre tanınmadığında ) alıcının malın bedelini ödeme borcunun malı teslim aldığı anda doğduğunu, temerrüdün teslim tarihlerinde oluştuğunu, davalı borçlunun teslim tarihlerinden itibaren işletilmiş faize de itirazı yersiz ise de; bu aşamada takip tarihine kadar işlemiş faize olan itirazın iptaline dair dava haklarını saklı tutuklarını, işlemiş faize ilişkin itirazın iptalini talep etmediklerini, Alacaklarının, ödeme miktarını kesin olarak belirten belgelere, faturalara dayanan ticari ilişkiden doğduğundan likit bir alacak niteliğinde olduğunu, borçlunun borç miktarlarını açıkça bileceği, belirleyebileceği ve bildiğinin muhakkak olduğunu, borca itiraz eden borçlunun haksız olarak, kötü niyetle ve takibi uzatmak maksadıyla itiraz ettiğini, bu nedenle borçlu aleyhine & 20' den aşağı olmamak üzere icra İnkar tazminatına da hükmedilmesi gerektiğini beyanla; faize ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere, davalı/ borçlunun------ Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu ( takipten önce işlemiş faiz miktarı olan ------- itirazı haricindeki ) tüm itirazlarının iptali ile takibin devamına, itirazlarında açıkça haksız olan davalı/ borçlunun asıl alacağın 4 20' sinden az olmamak üzere İcra İnkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine, HMK madde 329/1 doğrultusunda kötü niyetli davalının, müvekkilin vekiliyle aralarında kararlaştırılan vekalet ücretini ( karşı tarafa yükletilen yasal avukatlık ücreti miktarına eşit ücreti ) müvekkile ödemeye mahkum edilmesine, HMK madde 329/2 doğrultusunda kötü niyetli davalının disiplin para cezası ödemeye mahkumiyetine karar verilmesini taleple dava açmıştır.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekilinin ----- muhabere tarihli cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesindeki aleyhe iddia ve talepleri kabul etmediklerini, davacının, icra takibinde haksız olup, müvekkilin davacı şirkete hiçbir borcu bulunmadığını, müvekkil aleyhine başlatılan ------ Esas sayılı icra takibinde, müvekkilin muhasebe kayıtlarında, davacının alacaklı görünmemesi nedeniyle haklı olarak itiraz edildiğini, Davacının verilen mal/ hizmetler için düzenlediği faturaların ödenmediği iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacının, müvekkil şirket kayıtlarında ödenmemiş herhangi bir faturası, alacağı bulunmadığını, müvekkil şirket defter ve kayıtları incelendiğinde bu hususun ortaya çıkacağını, bunun yanı sıra, her ne kadar davacı, davalı müvekkil ile yapmış olduğu sözleşme de incelendiğinde alacağının ispatlanacağını iddia etmekteyse de, davacı ile davalı müvekkil arasında imzalanmış bir sözleşme de bulunmadığını, zira davacının müvekkilin kendisine sunduğu sözleşme şartlarına itiraz ettiğini, bunun üzerine davacı ile sözleşme olmaksızın kısa bir süreliğine çalışıldığını, müvekkilin bu dönemde davacıdan aldığı tüm mal ve hizmetlere ilişkin fatura bedellerinin tamamını ödemiş olup, alacaklı olduğunu iddia eden davacının müvekkil nezdinde herhangi bir alacak bakiyesi de bulunmadığını, Sonuç olarak, davacının müvekkilden tahsilini talep ettiği alacağının dayanaksız, haksız ve kötü niyetli olduğunu, borcu kabul etmemekle birlikte, davacının icra inkar tazminatı talebinin de dayanaksız olduğunu, tersine müvekkile karşı kötü niyetli olarak takibe girişen davacı aleyhine %20' den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyanla; davanın reddi ile kötü niyetli olarak icra takibi başlatan davacı aleyhine % 20' den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER ve GEREKÇE
: Dava, Taraflar arasındaki ticari ilişkiden dolayı davacının davalıdan bakiye fatura alacağı olup olmadığı, bulunuyorsa miktarının ne kadar olduğu, alacağın kayıt kabulü istemine ilişkin olduğu görülmüştür. ----- iflas sayılı dosyaları ve----Noterliğine yazılan müzekkere cevabı incelenmek üzere dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizin ---- esas sayılı dosyasında davalı şirket hakkında iflas erteleme talepli davada --- tarihli duruşmada davalı şirketin iflasına karar verildiği, --- üzerinden yapılan sorgulamadan anlaşılmıştır.Dava, kayıt kabul davası olarak görülmeye devam edilmiş, tasfiyenin basit usulde yapıldığı anlaşılmakla sıra cetvelinin düzenlenene kadar davanın durdurulmasına karar verilmiş, İflas Müdürlüğünün cevabi yazısı ile davacının alacağının ihtilaflı olarak kaydedildiğinin bildirildiği görülmüştür. Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek üzere dosya konusunda/uzman bilirkişiye tevdii edilerek rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan ---- tarihli raporda özetle; "Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayanmaktadır. Davacı taraf,----- Toplam alacak talep etmiştir. Takip borçlusu davalı---- tarihinde “borcun tamamına ve ferilerine“ ödeme emrine itiraz etmiştir. Davacı ile davalı yanın incelenen ----- takvim yılına ait resmi defter ve belgelerinin HMK 222/2 anlamında sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu tespit edilmiştir. Davacı ve davalı yanın ---- yılına ait incelenen resmi defter ve belgelerde--- yılı devri Davacının kayıtlarında davalıdan alacağı ---Davalının kayıtlarında davacıya borcu ---olarak görülmektedir. Sayın Mahkemenizin tarafıma görevlendiren ara kararında davacı ve davalı yanın --- takvim yılına ait resmi defterlerinin incelenmesine karar verilmiş olup, dava konusu davacının talep ettiği ---- farkın----- kaynaklanmakta olduğu tespit edilmiştir. Yukarıda arz ettiğim gerekçelerle, Davacı ve davalı yanın---- ve öncesi resmi defterlerinin incelenmesinden sonra karar verilebileceği " tespitinde bulunmuştur.Tarafların bilirkişi raporuna itirazları üzerine bilirkişiden alınan ----- tarihli ek raporda özetle;" İncelenen taraf ticari delter kayıtları ve dösya kapsamı belgelere göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle --- alacaklı olduğu, Davacı tarafindan davalı adına ---- tutarında alacağın 7 gün içinde ödenmesi için--------- ihtarnamesinin keşide edildiği, ancak dasya kapsamı belgeler içinde ihlarnamenin davalı tarafa tehliğ edildiğini gösterir mahiyette bir belge veya tebliğ şerhinin yer almadığı, ihtarnamenin tebliği belirlenemediğinden bu aşamada işlemiş faiz hesabı yapılamadığı, Konu alacak için takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2. maddesine göre avans Faiz oranı Faiz talep edebileceği" tespitinde bulunmuştur.Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ve ayrı ayrı beyan ve itiraz dilekçesi sunmuşlardır. Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Taraflar tacir olup HMK 222/2. maddesinde, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayı yaptırılmış, defter kayıtlarının birbirini doğrulaması koşulu ile tarafların ticari defterlerinin ticari davalarda delil olabileceği, 3. ve 4. fıkrasında; diğer tarafın aynı şartlara uygun tutulmuş defterlerindeki kayıtların aykırı olmaması koşulu ile sahibi lehine delil olacağı, davacı şirketin ve davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde taraflar arasında ---- yılı boyunca dava konusu faturalara dair ticari işlemin gerçekleştiği, Tarafların ticari defter kayıtları kıyaslandığında ise, davacı tarafın takip dayanağı ihtarnameye konu olan faturaların davalı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Tarafların ticari delter kayıtlarının, bu faturalar yönünden mutabık olduğu, taraf ticari defterlerindeki farkın davalı tarafından davacı adına tanzim olan faturalardan kaynaklandığı incelenen davalı şirket ticari defter kayıtlarından anlaşılmaktadır. Ancak bu faturaların ne faturası olduğu, neden tanzim edildiğinin kayıtlardan tespit edilemediği, dosyaya suretleri dahi ibraz olunmadığı, bu faturaların davacıya tebliğ edildiğine dair belge bulunmadığı gibi davacı şirket ticari defter kayıtlarında da yer almadığı görülmüş, bu nedenle davacı alacağından mahsup edilmemiş, işlemiş faiz talebi olmadığından asıl alacak yönünden alacağın kayıt kabulüne karar verilmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile;11.823,05-TL alacağının davalı müflisin -------sayılı iflas dosyasına KAYIT VE KABULÜNE,2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 135,95-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 596,05 -TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 25,20-TL başvurma harcı, 135,95-TL peşin harcın toplamı olan 161,15-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından sarfedilen toplam 745,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.ye göre hesaplanan 11.823,05-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026