Anahtar kelimeler: Hükümdavanın Satılıp Nominal İmzalayan Sicili Payın Akdedildiğini Müdürü Noterliğinin Hisse

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
SAYISI
:████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
:Davanın kabulüİlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete ait olan, 17.500,00 TL nominal bedelli, 700 adet payın 350.000,00 TL bedel karşılığında dava dışı ...'ya satılıp devredilmesine ilişkin ... 30. Noterliği'nin 08.01.2014 tarih ve ... yevmiye numarası ile onaylanan hisse devir sözleşmesinin akdedildiğini ve ... Ticaret Sicili Müdürlüğünce 10.02.2014 tarihinde tescil edildiğini, söz konusu sözleşmeyi müvekkili şirket adına imzalayan, müvekkili şirketin eski müdürü ve imza yetkilisi davalının söz konusu hisse devir bedelini nakden ve tamamen aldığını beyan ve imza ettiğini, davalının nakden ve tamamen aldığını noter huzurunda beyan ve imza ettiği hisse devir bedelini hiçbir zaman müvekkili şirkete teslim etmediğini ileri sürerek hisse devir bedeli olan 350.000,00 TL tutarındaki asıl alacağın davalının temerrüde düştüğü 08.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, davacı şirketin hâkim ortağı olan ...'nun, davacı şirketin azınlık ortağı olan müvekkilini sindirmek amacıyla müvekkili aleyhine bir şeyler bulabilmek adına sürekli olarak davacı şirketin eski kayıtlarını araştırdığını, müvekkilinin açığı olduğunu düşündüğü hususlarla ilgili olarak müvekkili aleyhine davalar açtığını, müvekkilinin dava dilekçesinde belirtilen hisse devir işlemi ile ilgili olarak ... isimli kişiden hiçbir şekilde hisse devir bedeli tahsil etmediğini, davacı şirketin hâkim ortağı tarafından hazırlatılan hisse devir sözleşmesinin muhasebe sorumlusu vasıtasıyla müvekkiline haber gönderilerek müvekkilinin bu sözleşmeyi müdür sıfatıyla imzalanmasının talep edildiğini, müvekkilinin de bu çerçevede anılan sözleşmeyi ...’dan hiçbir şekilde devir bedeli tahsil etmeksizin imzaladığını, bu imza tarihinden günler sonra da müdürlükten azledildiğini, davacı şirketin, dava konusu hisse devir işleminin yapılmasından 2 yılı aşkın bir süre sonra müvekkili aleyhinde açmış olduğu ortaklıktan çıkarma davasında bu dava konusu olayı ortaklıktan çıkarma sebepleri arasında göstermemiş olmasının, hakkın kötüye kullanılmasını teşkil eden bir dava olduğunu göstermeye yeterli olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davacı şirket adına ve temsilcisi sıfatıyla davalının münferiden imza yetkilisi olan hisse devir sözleşmesine göre hisse devir eden davacı şirketin, temsilen dava dışı ...Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’deki 700 adet, 17.500,00 TL nominal değerli hissesine karşılık 350.000,00 TL bedel ile dava dışı ...'ya, bedeli nakden alınmak suretiyle devir ve temlik edildiği, davalının dava konusu hisse devir bedelinin ...'dan tahsil etmediğini, kendisinin devir işlemini temsilci sıfatıyla hissenin devredilmesi istenildiğinden şirtket muhasebe sorumlusunun talebiyle yerine getirildiğini, devir mutabakat işlemlerinin ... tarafından yürütüldüğünü beyan ettiği, devir bedelinin şirkete ödendiği ve şirket kayıtlarına girdiği tespit edilemediği gibi, davacı temsilci tarafından şirkete verildiğinin de ileri sürülmediği, davacı şirketin hisse devir sözleşmesinin yapıldığı 08.01.2014 tarihindeki müdürünün yapılan işlem ve alındığı sözleşmede beyan ve ikrar edilen hisse devir sözleşmesindeki, 350.000,00 TL'lik paranın şirkete ödendiğini veya bedel almadığını aynı nitelikteki yazılı belge ile ispat yükü kendisine düşen davacı tarafça ispat edilemediği, bu nedenle davalının şirket müdürü olarak, şirketi 350.000,00 TL zarara uğrattığı, bu zararı şirkete ödemek zorunda olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 350.000,00 TL'nin 08.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı şirkete ödenmesine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.IV. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, davacı şirketin hisse devir sözleşmesi kapsamında davalının, hisse devir bedelini dava dışı üçüncü kişiden nakden ve tamamen aldığı ancak davacı şirkete teslim etmediği iddiasına dayanan alacak istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe1.Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelindiğinde; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan bedelin ödendiği ispat edilemediğinden şirketin davalıdan alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 350.000,00 TL'nin 08.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Dava, limited şirket müdürüne karşı açılan sorumluluk davasıdır. Müdürlerin sorumluluk davasında uygulanacak hükümler, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri olmakla, aynı Kanun kapsamında bu tür uyuşmazlıklar ticari iş olarak değerlendirilmektedir. 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temmerüt Faizine İlişkin Kanun'un 2. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Türkiye Cumhuriyet ... Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı, aynı Kanun'un 1. maddesinde açıklanan miktardan fazla ise, arada sözleşme olmasa bile ticari işlerde temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir. Söz konusu avans faiz oranı, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan avans faiz oranından beş puan veya daha çok farklı ise yılın ikinci yarısında bu oran geçerli olur. O halde eldeki dava mutlak ticari dava niteliğinde olup hükmedilecek faizin de davacı tarafın talebi gibi avans faizi olması gerekirken Mahkemece hükmedilen bedelin işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.V. SONUÇ
: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin 2. paragrafında yer alan “yasal” ibaresinin çıkartılarak yerine “avans” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine, 03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.