Anahtar kelimeler: Parti Havalesi Satımı İştigal Elden Sipariş Nakit Satım Akabinde Birçok

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: █████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Davanın kabulüİlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVA1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin parti malzemesi satımı işi ile iştigal ettiğini, taraflar arasında birçok mal alım satım işleminin gerçekleştiğini, bu ticaretin davacı tarafından gerek çek gerek banka havalesi gerekse de elden nakit tahsilat şeklinde sürdüğünü, taraflar arasındaki anlaşma gereği müvekkilinin sipariş ettiği malların bedellerini belirtilen şekilde ödendiğini, akabinde davalı tarafından malların teslim edildiğini, müvekkilinin yapılacak alışveriş karşılığı nakit ödemeler hariç davaya konu çekleri davalı tarafa teslim ettiğini, ancak müvekkilinin talep ettiği malların tam teslim edilmediğini, çeklerin iade edilmediğini, müvekkilinin davalı tarafa bedelsiz kalan çekler dahil 198.798,38 TL fazla ödeme yaptığını ileri sürerek müvekkilinin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, 30.11.2018 tarihli 47.000,00 TL bedelli ve 27.12.2018 tarihli 48.000,00 TL bedelli çeklerin müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir.2.Yargılama sırasında çekler bankaya ibraz ile davacı tarafından bedelleri ödenmiş olduğundan dava istirdat davasına dönüşmüştür.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından müvekkiline satın alınan malların karşılığında toplamda 10 adet, bedeli 437.000,00 TL olan çeklerin verildiğini, müvekkili tarafından malların davacıya eksiksiz teslim edildiğini, davacıdan alınan tüm çeklerin tahsil edilmiş olması halinde bile davacıdan 59.650,45 TL alacağın bulunduğunu, malların eksik teslim edildiğine ilişkin davacının bir ihtarının bulunmadığını savunarak davanın reddi ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davanın kabulüne dair verilen karara ilişkin bozma ilamında, "...malların teslimine ilişkin faturalarda imzası bulunan ...'nın çağrılarak imzasının bulunduğu faturalardaki imzanın kendisine ait olup olmadığı ve o tarihte nerede ve kimin yanında sigortalı ya da sigortasız çalıştığına ilişkin beyanının alınması, ayrıca işverenlerce işçinin sigortasız çalıştırılması da söz konusu olduğundan fatura tarihleri yazılarak ...'ın bu tarihlerde nerede çalıştığının davacıya komşu işyerlerinden sorulması" hususlarına yer verildiği, davalı tanığı olarak davet olunan ...'nın, faturalardaki imzaların kendisine ait olduğunu beyan ettiği, çevre esnaftan ...'nın ... yanında bir dönem çalışıp çalışmadığının sorulduğu, ancak gelen yazı cevaplarında şahsı tanımadıkları yönünde cevap verildiği, dosya kapsamı nazara alındığında davalının düzenlediği irsaliyeli faturaların altında imzası bulunan ...'nın davacının yanında çalıştığına dair kanaat oluşmadığı, bu hususta yeterli delil bulunmadığı, davacının yanında çalıştığına dair bir hizmet tespit davası ve mahkeme kararı da bulunmadığı dikkate alındığında davalı tanığı ...'nın tanıklık beyanlarına ve davalının bu yöndeki savunmalarına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.IV. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, avans verilen çekler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti talebine, bilahare ödenen çek bedellerinin istirdatı talebine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.V. SONUÇ
: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 08.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.