Anahtar kelimeler: Şifahi Otel Kanalıyla Sektöründe Talebe Noter Turizm Durduğunu Cari Alınamadığını
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin turizm sektöründe otel işletmeciliği yaptığını ve cari hesap sözleşmesine dayalı olarak davalıdan alacaklı olduğunu, bu alacağın şifahi talebe rağmen ödenmemesi üzerine davalıya noter kanalıyla ihtarname keşide edilip bundan da sonuç alınamadığını, alacağın tahsili için takibe geçildiğini, ancak davalının itirazı sonucu takibin durduğunu ileri sürerek haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve % 20 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın TBK'nın 66/1. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını ve sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre öncelikle bu nedenle davanın reddi gerektiğini, ayrıca davacının müvekkiline teslim ettiği mutabakat mektupları uyarınca tarafların 31.12.2018 tarihi itibarıyle borç-alacak bakiyesinin sıfır (0) olduğu hususunda mutabık kaldıklarını, müvekkilinin davacı tarafa hiçbir borcu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her iki taraf ticari defterlerinin delil niteliğinde olduğu, taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklı cari hesaplarda icra takibine konu edilen 1.700.000,00 TL'nin davacının davalıya verdiği, davacının davalıdan 1.700.000,00 TL tutar ile avans alacağının kayıtlı olduğu, bu tutarın alınan sipariş avansları hesabına virman yapıldığı ve davalı defterlerinde halen davacı alacağı olarak kayıtlı göründüğü, her ne kadar davalı 25 adet mutakabat mektubunun davacı tarafından davalıya teslim olunduğu ve davalının cari hesaplarında borç bakiyesinin bulunmadığı ileri sürülmüş ise de mutabakat mektuplarını imzalayanların davacı şirket yetkilisi olmadığı, alınan ödemenin davacı yetkilisinin talimatları doğrultusunda harcandığı iddiasını davalının ispat edemediği, davalı defterlerinde mutakabat mektubu olmadığı, davacının ticari kayıtlarına göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 1.700.000,00 TL alacaklı olduğu davanın kabulüne ve alacağın %20'si tutarında icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a.Alacağın zamanaşımına uğradığını, aralarında hizmet ilişkisi olmadığını, sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında zamanaşımının 2 yıl olduğunu,
b.Havale ile gönderilen 1.400.000,00 TL' lik alacağın geri verilmesi için yasal 6 haftalık süre verilmediğinden ve 6 haftalık süre dolmadan icra takibine başlandığından, davanın TBK'nın 392. maddesi gereğince reddi gerektiğini,
c.İhtarnamenin tebliğinden en erken 6 hafta sonra icra takibinin 15.09.2019 tarihinde başlatılması gerekirken 8 gün sonra 09.08.2019 tarihinde başlatıldığını,
d.Havale ile gönderilen 300.000,00 TL'lik havale dekontunda herhangi bir açıklama olmaması, mevcut bir borcun ödenmesi için yapıldığı anlamına geldiğini, TBK'nın 102. ve 392. maddeleri gereğince iadesi talep edilemeyeceğini,
e.Mahkeme kararında belirtilen "davalının davacıya kestiği 1.700.000,00 TL tutarındaki faturanın davalı defterlerinde yer almadığı" gerekçesinin hatalı olduğunu, fatura kesildiğinde, muhatap tarafından fatura kabul edilmeyerek iade edildiğinde, fatura muhasebe kayıtlarına işlenmeyeceğini, dava konusu fatura da davacı şirket tarafından iade edildiğinden, faturanın muhasebe kayıtlarında bulunmaması doğal olduğunu,
f.Mutabakat mektuplarının davacı tarafça mail yolu ile davalıya teslim edildiği ve belgelerdeki imzaların davacı yetkililerine ait olduğu hususunun mahkemece dikkate alınmadığını, davacı imzayı inkâr etmiş ise de, 3 adet mutabakat mektubu ve mailine ilişkin bilgiler, davalı şirketin borcu olmadığını ispatlamaya yeterli olduğunu,
g.Davacı şirket adına ... Genel Muhasebe Sorumlusu sıfatı ile mutabakat mektupları düzenlenmesi ve maille gönderilmesi, davacı şirketin temsil ve ilzamı açısından mümkün olduğunu, bu nedenle, belgelerde ismi geçen şahısların davacıyı temsil ve ilzama yetkisi olmadığı, belgelerde ismi geçen şahısların davacıyı temsil yada ilzam eden tarzda davacı şirket ile bir bağlantısı olmadığı iddialarının dayanağı bulunmadığını,
h.Bilgisayar sistemleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, davacı tarafın cevaba cevap dilekçesinde ileri sürdüğü "tarafımızca sunulan mutabakat mektuplarının davacı tarafça davalıya teslim edilmediği" iddiasının doğru olmadığının ispat edilebilmesi için, her iki şirketin bilgisayar kayıtlarında, maillerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, sonrasında mutabakat mektuplarında bulunan imzaların imza sahiplerine ait olup olmadığının incelenmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, danışmanlık hizmet sözleşmesi kapsamında alacak istemine ilişkindir.
1.İlk Derece Mahkemesince her ne kadar davanın kabulüne karar verilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince de davalı vekilinin istinaf talepleri reddedilmiş ise de; davalı vekili tarafından davacı şirketin çalışanlarınca davacı şirkete ait mail uzantılı hesaplar üzerinden davalıya gönderildiği iddia olunan mutabakat mektuplarının dosyaya sunulduğu ve bu mektuplar kapsamında tarafların birbirine alacak ve borcu bulunmadığı konusunda anlaşma sağlandığı ileri sürülmüştür.
2.Mahkemece 19.01.2022 tarihli celsede
: "Davacı vekiline davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde sunulan mutabakat mektuplarında ismi geçen kişilerin kim olduğu ve şirketle bağlantısı, davalı vekilinin mektupları maille karşılıklı gönderildiği konusunda beyanda bulunmak üzere 2 haftalık süre verilmesine" şeklinde ara karar kurulduğu ara kararın gereği olarak davacı vekilince 02.02.2022 tarihli beyan dilekçesi sunulduğu ancak bu beyan dilekçesinde konuyu aydınlatıcı herhangi bir açıklama yapılmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekilinin 02.02.2022 tarihli beyan dilekçesi sonrası davalı vekilince 04.03.2022 tarihli beyan dilekçesi ile davalıya mail atan şahısların davacı şirketin muhasebe sorumlusu ..., genel muhasebe personeli ..., ... genel muhasebe personeli ..., genel muhasebe personelleri ...ve ... olduğunu beyan ettiği yine mail uzantılarında "https://.../" adresinin yer aldığını gönderici maillerin uzantısının "@..." ve "@..." olmasının sebebinin davacı şirketin muhasebe işlerinin ... bünyesinde yürütülmesinden kaynaklandığını beyan etmiştir. Bu kapsamda davaya konu mutabakat mektupları ve maillerin yazılı delil başlangıcı olduğu ve davalı vekili tarafından cevap dilekçesinden başlamak üzere yargılama aşamasında dosyaya davalı vekilince sunulan beyan dilekçelerinde tekraren bu delillere atıf yapıldığı ve incelenmesinin talep edildiği, incelenmesi talep edilen maillerin yeterince incelenmediği anlaşılmakla mahkemece; mailerin incelenmesi, maillerde ismi geçenlerin kimler olduğu, davacı şirket nezdinde çalışıp çalışmadıkları, ismi geçenlerin davacı şirket nezdinde çalışması halinde davaya konu işlemi davacı şirket adına yapmaya yetkili kişiler olup olmadıkları konusunda ayrıntılı inceleme yapılması gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!