Anahtar kelimeler: Hissedar Yana Vasfındaki Mera Dairece İli Ret İlçesi Mahallesi Şartı

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararKARAR
: RetTaraflar arasındaki tapu iptal ve tescil istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.Mahkeme kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 4 35... parsel sayılı mera vasfındaki taşınmaza davalıların hissedar olduklarını, dava konusu taşınmazın 1950 yılından bu yana davacı idare tarafından kullanıldığını, taşınmaza dair kadastro tespitinin 12.03.1956 tarihinde kesinleşerek bir kısmının Hazine, bir kısmının davalı ..., bir kısmının ise özel kişiler adına tapuya tescil edildiğini, tespit sonrası taşınmazın 04.11.1959 tarihli kamu yararı kararına istinaden kamulaştırılmak istenildiğini, ancak bir kısım hissedarların müracaat etmemeleri nedeniyle kamulaştırılamadığını ileri sürerek 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 38 inci maddesi uyarınca 1950 yılından bu yana davacı idare tarafından kullanılan taşınmazdaki davalılara ait ███████████ payın tapusunun iptali ile Hazine adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAP1. Bir kısım davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddini istemiştir.2. Diğer davalılar, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 26.04.2012 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı1. Mahkemenin 26.04.2012 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararına karşı bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; 5999 sayılı ve değiştiren 6487 sayılı Kanun ile 09.10.19 56... .11.1983 tarihleri arasında ve daha sonraki tarihli el atmalarda taşınmaz maliklerine mülkiyet hakkından doğan tazminat isteme hakkı tanınmış olup, davacı idare tarafından dava konusu taşınmaza 1953 yılında el konulduğu belirtilmiş ise de dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden taşınmaza hangi tarihte el atıldığının kesin olarak anlaşılamadığı, taşınmaz mahallinde yeniden keşif yapılarak 1953 ve sonraki tarihli hava fotoğrafları ve kadastro paftaları ile ölçekli kamulaştırma krokileri taşınmaza uygulanmak suretiyle gerektiğinde bu hususta tanık da dinlenildikten sonra, şayet taşınmazın tamamına veya bir kısmına 09.10.1956 tarihinden önce el atılmış ise el atılan kısma yönelik 221 sayılı Kanun hükümleri de gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi; 09.10.1956 tarihinden sonra el atılmış ise el atılan kısma yönelik davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru olmadığı gibi 2942 sayılı Kanun'un Geçici 6 ncı maddesi gereği maktu harca hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu 1.229.142,00 m² yüzölçümlü 4 35... parsel sayılı taşınmazın 1.217.464,68 m²lik kısmına Hazinenin, arta kalan kısmına ise davalı ... ile diğer davalı şahısların hissedar olduğu, taşınmazın fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.030.656,35 m²lik kısmına davacı idare tarafından 09.10.1956 tarihinden önce fiilen el atılmış ve bozma kararında 221 sayılı Kanun hükümlerine göre bu kısma yönelik davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilmiş ise de Anayasa Mahkemesinin 04.08.2022 tarihli ve 31913 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 tarihli ve ███████ Esas ve ███████ Karar sayılı kararı ile 221 sayılı Kanun'un iptal edildiği ve iptal kararının da 04.05.2023 tarihinde yürürlüğe girmiş olması nedeniyle usuli kazanılmış hak oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 1950 yılından bu yana davacı idare tarafından fiilen kullanılıyor olması nedeniyle taşınmazdaki davalılara ait ███████████ payın gerek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 705 inci maddesinin ikinci fıkrası gerekse 2942 sayılı Kanun'un 38 inci maddesi gereği tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.3. Dosyadaki bilgi ve belgeler ile tanık beyanlarından; dava konusu taşınmazın kök parseli olan 4 35... parsel sayılı taşınmazın kesinleşen 12.03.1956 tarihli kadastro tespitine istinaden 1.230.457,00 m² yüzölçümü ile mera olarak tapuya tescil edildiği, daha sonra ifrazı yapılarak 13... parsellere ayrıldığı, dava konusu 1.229.142,00 m² yüzölçümlü 4 35... parsel sayılı taşınmazın üzerinden yol geçmesi nedeniyle fen bilirkişisi raporunda (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterilen şekilde üç parça halinde kullanıldığı, dosyaya celp edilen 1954, 1968, 19 70... yıllarına ait hava fotoğraflarının incelenmesi sonucunda, 1954 yılından bu yana dava konusu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 1.030.656,35 m²lik kısmının davacı idare tarafından fiilen askeri alan olarak kullanıldığı, bu kısma askeri binaların, atış alanlarının ve eğitim alanlarının yapıldığı anlaşılmakta olup bu husus Mahkemenin de kabulündedir.4. Bu durumda; 221 sayılı Kanun’un 1 inci ve 7 nci maddeleri ile 2942 sayılı Kanun'un Geçici 4 üncü maddesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2016 tarihli ve 2014/8-1084 Esas, ████████ Karar sayılı ve 25.05.2005 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile bu kararda sözü edilen Anayasa Mahkemesinin 09.12.1989 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar, 12.12.1989 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararları nazara alındığında, 221 sayılı Kanun’un iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararının yürürlük tarihinin 04.05.2023 olduğu ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği gözetildiğinde, 09.10.1956 tarihinden önce fiilen el atılan ve kamuya tahsis edilen taşınmazlar ilgili amme hükmi şahsı veya müessesesi adına kamulaştırılmış ve taşınmazın mülkiyeti 4721 sayılı Kanun'un 705 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince tescilden önce kazanılmış sayılacağından, mahkemenin vereceği tescil kararının yenilik doğurucu değil daha önce meydana gelmiş bir hukuki durumu tespit edici (bildirici) nitelikte bulunmasından dolayı, dava konusu taşınmazın fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.030.656,35 m²lik kısmına davacı idare tarafından 1954 yılından bu yana fiilen el atıldığı gözetilerek davanın kısmen kabulü ile bu alana yönelik davalıların payına isabet eden kısmın tapusu iptal edilip Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın tümden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan kararın BOZULMASINA,02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.