Anahtar kelimeler: Krediyi Süreç Edenin Görüşü Hukukî Anadolu Tahsis Sağlamak Neticesinde Edilmemesi
11. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇ
: Banka veya Kredi Kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık
HÜKÜM
: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.12.2018 tarihli, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı ile nitelikli dolandırıcılık suçundan,5237 sayılı Türk Ceza Kanun'unun (5237 sayılı Kanun) 158/1-d-j, 53. maddeleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un (5271 sayılı Kanun) uyarınca 4 yıl hapis ve 20.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık, katılan ... ve katılan ... Banka vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’unun (5271 sayılı Kanun) 280/2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın ... ili ... şubesinde sahte bir kimlik ile ve aynı yöntemle kredi müracaatında bulunduğu esnadan suçüstü yakalandığı ve bu suçüstü esnasında katılan ...’e ait kimlik bilgilerinin çıktığı ve sanığa bunun sorulması üzerine verdiği beyan ve açıklamalarında ...’in yanında çalışan personeli olduğuna ilişkin beyan ve açıklamalarının gerçeği yansıtmadığı hiçbir şekilde aralarında böyle bir ilişkinin bulunmadığı maddi gerçekliği karşısında, sanığın ve birlikte hareket ettiği kişiler ile bir şekilde ele geçirdiği kimliklerde tahrifat yapmak suretiyle bankalardan bu sahte kimlikler ile kredi müracaatında bulunma konusunda finans kurumlarının işleyişini çözdükleri ve bu konuda uzmanlaşarak bunu alışkanlık halinde birden fazla kez bu yola müracaat ederek haksız ve hukuka aykırı olarak menfaat sağladıkları, ilk derece mahkemesince sanığın mahkûmiyetine ilişkin verilen yerinde kararın kaldırılarak, sanığın beraatine karar verilmesi nedenleriyle kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
... ili ... şubesinde sanık ...'ın sahte kimlik ile kredi müracaatında bulunduğu bunun fark edilerek polisler tarafından yakalandığı, üzerinde çıkan not kağıdında katılan ...'in kimlik bilgilerinin yazılı olduğu, ... adına ... ... bankasından █████/2016 tarihinde 10.000 TL kredi çekildiği, bu kredi çekilirken ibraz edilen kimliğin sahte olduğunun tespit edildiği, ... adına sahte kimlikle kredi çekilmiş olduğu, sanık, ... adına kredi çekmediğini, üzerinde bulunan not kağıdındaki yazının kendisine ait olduğunu, çalışanlarının kimlik bilgilerini alıp deftere kaydettiğini, ...'ün kimlik bilgilerini de bu sırada not aldığını beyan etmiş ise de katılanın, sanığın yanında çalışmadığı, böyle bir ilişki bulunmadığı, katılanın sanığı tanımadığı, bu suretle sanığın nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanığın savunmasının katılan tarafından doğrulanmaması, katılanın kimlik bilgilerinin yazılı olduğu evrakın sanık üzerinden çıktığına dair tutanak, katılan adına kredi çekilirken kullanılan kimliğin sahte olduğuna dair rapor karşısında somut olayın özelliğine göre sanık tarafından sergilenen hileli davranış katılan kurumu yanılgıya düşürmeye yeterli olduğu anlaşıldığından unsurları oluşan suçtan mahkûmiyeti yerine beraatine hükmedilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan kurumun temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.01.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!