Anahtar kelimeler: Paylarının Ret Anadolu Şartı Arsa Eksiklikleri Sayisi Özetle Esastan İstanbul
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, ████████ Karar
KARAR
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 18. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, █████████ Karar
Taraflar arasındaki arsa paylarının düzeltilmesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçelerinde özetle; dava konusu taşınmazın inşaat projesinde dubleks mesken olarak göründüğünü ve taşınmazın diğer dairelerden m² olarak büyük olduğunu, bu hususun ekli kroki ile röleve projesi, emlak vergi beyannamesi, inşaat ruhsatnamesi ve yapı kullanım izninde de açıkça görüldüğünü, taşınmazın tapu kaydı düzenlenirken, dubleks mesken ile normal dairelere aynı arsa payı tahsis edilmiş olup her iki daire için ███████ oranında arsa payı belirlenmiş olduğunu, davacının gerek alım satım sırasında ödediği meblağ gerekse ödenen emlak vergilerin diğer dairelerle aynı olmadığı gibi dairenin arsa payının diğer dairelere oranla m² olarak büyüklüğünün açıkça tespit edilmiş olduğunu belirtilerek davanın kabulu ile tapu kaydının düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; düzeltme davalarında önemli olan hususun, tapu kapsamını gösteren ve dayanağı olma niteliğini taşıyan geçerli ve ölçekli bir krokinin mevcut olup olmadığı hususu olduğunu, mevcut ise davanın dinlenilemeyeceğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu uyarınca tapuların kapsamının belirtilmesinde, haritanın esas tutulması gerektiğini, kapsamı harita ile belirtilmiş tapu miktarının artırılamayacağını, açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalının tapu sicil kayıtlarına güvenerek ve dayanarak mevcut arsa payını dikkate alarak gayrimenkulü satın almış olduğunu belirterek haksız ve hukuka aykırı davanın reddini talep etmişlerdir.
2.Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alınan bilirkişi raporu ile iddiasının ispatlandığını, müvekkiline ait dairenin m²sinin düşük gösterildiğini, arsa payı düzenlemesinin yeniden yapılabilmesinin ilk şartının, arsa paylarının bağımsız bölümlerin değerleriyle oransız olarak belirlenmiş olması olduğunu, bu durumun dava açısından gerçekleştiğini, müvekkilin evinin 80 m² olmayıp 133,04 m² olduğu, davaya konu taşınmazın inşaat projesinde dubleks mesken olarak gözükmekte olup diğer dairelerden de m² olarak büyük olduğunu, buna rağmen arsa payının düşük gösterildiğini, davaya konu ana yapı üzerinde kurulu daireler arasında arsa payları arasında aşırı orantısızlığın söz konusu olduğunu, dava konusu taşınmazın müvekkil tarafından sonradan satın alındığını, son derece iyiniyetle yaklaşan müvekkilin tapu kaydının ileriki tarihlerde düzeltileceğini bu durumun geçici bir durum olduğunu düşündüğünü belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kat irtifakına geçiş tarihinde bağımsız bölümlerin değerinde ve arsa paylarının tespitinde dikkate alınmayan veya arsa payları arasında orantısızlığa yol açan somut ve haklı nedenler ortaya konulmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazda hiçbir şekilde keşif yapılmadığını, keşif alanının hatalı tespit edildiğini ve davacı müvekkile ait olmayan bir taşınmazda keşif icra edildiğinin sabit olduğunu ve raporun hatalı olduğunu, hiçbir şekilde hükme esas alınmaması gerektiğini, yönetim planının 30 uncu maddesinde sayılı değişikliklerin vuku bulabilmesi için kat maliklerinin oy birliğinin gerektiğini, davaya konu taşınmazın 5 nolu bağımsız bölüm olarak nitelendirilen kısmının 3. kat + çekme kat dubleks daire olarak nitelendirilmesinde herhangi bir ihtilaf bulunmadığını, yapının hukuka ve imara uygun olduğunu, davacı müvekkilin tamamen iyiniyetli olduğunu ve ciddi bir mağduriyet yaşadığının açıkça görüldüğünü, ayrıca istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, arsa paylarının düzeltilerek tapu siciline tescili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!