Anahtar kelimeler: Eüaş Termik Sakarya Santrali Bünyesinde Anonim Zonguldak Üretim Başladığını Fark
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Zonguldak 2. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacının ilk olarak 21.08.2006 tarihinde Elektrik Üretim Anonim Şirketine (EÜAŞ) ait ... Termik Santrali işyerinde ve alt işverenler bünyesinde çalışmaya başladığını, Ankara 36. İş Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında davalı işyerinde alt işverenler bünyesinde çalışmasının muvazaalı olduğunun tespit edilmiş olduğu ve davacı lehine fark ücret ve ilave tediye alacağının ödenmesine dair verilen kararın kesinleştiğini, davalı işyerinin özelleştirmeden sonra ara vermeksizin çalışmaya devam ettiğini, işyeri devri hükümlerine göre işyerini özelleştirme ile devralan işverenler nezdinde önceki haklarının saklı kalmak kaydı ile çalışmasını sürdürdüğünü, müvekkilinin önceki dönemi çalışmalarına ilişkin muvazaa tespitinden kaynaklı ücret ve diğer hakları gözetilmeden düşük ücretle ve yeni bir iş sözleşmesine bağlı olarak çalıştırılmaya devam edildiğini, işyeri devri ek protokolünün 6.2 maddesi gereği EÜAŞ bünyesindeki hakları saklı kalarak geçtiğini, fark ücret taleplerinin santral özelleştirme sonrasına ilişkin olduğunu ileri sürerek fark ücret, fark fazla çalışma, fark hafta tatili, fark ulusal bayram ve genel tatil, ayrımcılık tazminatı, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar ile asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, talep konusu alacakların zamanaşımına uğradığını ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının hangi döneme ilişkin dava açtığının belli olmadığını, davacının özelleştirme kararı sonrası müvekkili Şirket bünyesinde yeni bir sözleşme ile çalışmaya başladığını ve imzalanan yeni iş sözleşmesinde öngörülen ve belirlenen şartlarda çalışmayı kabul ettiğini, yeni bir iş sözleşmesi ile yapılan çalışmanın farklı bir dönem olduğuna karar verildiğini, davacının tüm haklarını eksiksiz aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Ankara 36. İş Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasında, davacı tarafından EÜAŞ aleyhine açılan davada, davalı ile yüklenici Şirketler arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu gerekçesiyle fark ücret alacaklarının talep edildiği, kabul kararının istinaf denetiminden geçerek kesinleştiği, davacının dava dışı EÜAŞ'a karşı Zonguldak 2. İş Mahkemesinin █████████ Esas sayılı dosyasında açmış olduğu kıdem tazminatı, ihbar tazminatı fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil günlerindeki çalışma alacağına yönelik taleplerini içeren davasının ise reddine karar verildiği ve kararın istinaf ve temyiz incelemeleri sonucu kesinleştiği, dosya içeriğine göre davacının ilk olarak dava dışı EÜAŞ'a ait ... Termik Santrali işyerinde alt işveren nezdinde 30.05.2012 tarihinde çalışmaya başladığı, EÜAŞ'ın asıl işveren olduğu, alt işverenlerin ise zaman zaman değiştiği özelleştirme sonucu 12.01.2015 tarihinde çıkışının yapıldığı, 28.01.2015 tarihinde eski işyerindeki işine bir süre ara verdikten sonra davalı işyerine yeni iş sözleşmesi imzalamak suretiyle işe girişinin yapılarak çalışmasının dava tarihi itibarıyla devam ettiği, davacının sendika üyesi olmayıp üyelik aidatı ödemediği ve işyerinde sendikasız kadrolu işçi çalışmadığından kadrolu işçi ücretlerinden yararlanamayacağı, davacının EÜAŞ'tan davalıya geçişinde hizmet süresinde kesinti bulunduğu, isminin devredilen personel listelerinde de bulunmadığı, ayrıca tanıkların davacının bir dönem işsizlik ücreti aldığı yönündeki beyanları da dikkate alınarak önceki dönem yönünden davacının talepte bulunamayacağı, davacı özelleştirme sonrası doğrudan davalı ... Şirketinin (... AŞ) işçisi olarak çalışmış olup emsal kabul edilip ücret karşılaştırması yapılacak başka işçinin de bulunmadığı gerekçesiyle ve yazılı diğer nedenlerle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Ankara 36. İş Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasında, davacı tarafından EÜAŞ aleyhine açılan davada, davalı ile yüklenici Şirketler arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu gerekçesiyle fark ücret alacaklarının talep edildiği, kabul kararının istinaf denetiminden geçerek kesinleştiği, davacının dava dışı EÜAŞ'a karşı Zonguldak 2. İş Mahkemesinin █████████ Esas sayılı dosyasında açmış olduğu kıdem tazminatı, ihbar tazminatı fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil günlerindeki çalışma alacağına yönelik taleplerini içeren davasının ise reddine karar verildiği ve kararın istinaf ve temyiz incelemeleri sonucu kesinleştiği, dosya içeriğine göre davacının ilk olarak dava dışı EÜAŞ'a ait ... Termik Santrali işyerinde alt işveren nezdinde 30.05.2012 tarihinde çalışmaya başladığı, EÜAŞ'ın asıl işveren olduğu, alt işverenlerin ise zaman zaman değiştiği özelleştirme sonucu 12.01.2015 tarihinde çıkışının yapıldığı, 28.01.2015 tarihinde eski işyerindeki işine bir süre ara verdikten sonra davalı işyerine yeni iş sözleşmesi imzalamak suretiyle işe girişinin yapılarak çalışmasının dava tarihi itibarıyla devam ettiği, davacının sendika üyesi olmayıp üyelik aidatı ödemediği ve işyerinde sendikasız kadrolu işçi çalışmadığından kadrolu işçi ücretlerinden yararlanamayacağı, davacının işyerinin özelleştirilmesinden sonra davalı bünyesinde yeni iş sözleşmesi imzalayarak çalışmaya başladığı, ayrıca davacının EÜAŞ'tan davalıya geçişinde hizmet süresinde kesinti bulunduğu, isminin devredilen personel listelerinde de bulunmadığı, ayrıca tanıkların davacının bir dönem işsizlik ücreti aldığı yönündeki beyanları da dikkate alınarak önceki dönem yönünden davacının talepte bulunamayacağı, fazla çalışmalarının ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının karşılığının kendisine aylık ücret miktarına göre ödendiği konusunda taraflar arasında ihtilaf da bulunmadığı, muvazaa hususunun mevzuatımızda düzenlenmesinin temel sebebi aynı işyerinde çalışan ve aynı işi yapan işçiler arasında ücret ve sosyal haklar yönünden eşit olmayan uygulamaların önüne geçmek, eşit işe eşit ücret ödenmesini sağlamak amaçlı olduğu, davacı özelleştirme sonrası doğrudan davalı asıl işveren ... AŞ işçisi olarak çalışmış olup emsal kabul edilip ücret karşılaştırması yapılacak başka işçinin de bulunmadığı gerekçesiyle ve yazılı diğer nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının iş sözleşmesinin özelleştirme sebebiyle feshedilmemiş olduğunun kesin hükümle sabit olduğunu, zira feshe bağlı alacakların tahsili talebiyle açtıkları davada belirtilen gerekçeyle verilen ret kararının temyiz denetiminden geçerek kesinleştiğini, müvekkilinin ücretinin kesin hükümle tespit edilmiş olduğunu,
2. Davalının santrali satın alan özel hukuk tüzel kişisi olduğunu, muvazaa tespitinin davalı yönünden bağlayıcı olduğunu, muvazaa tespitinin özelleştirmeden bir sene sonra kesinleşmiş olması sebebiyle davalının bu durumu öngörmesinin beklenilmeyeceği şeklindeki mahkeme yorumu basiretli tacir kavramlarına aykırı olduğunu ve kesin hüküm oluşturan mahkeme kararlarının uygulanmaması ve işçi lehine oluşan kazanılmış hakkın korunmaması sonucunu doğuracak nitelikte olup bu yöndeki bir yaklaşımın hukuk devleti ilkelerine açıkça aykırı olduğunu,
3. Davacı hakkında kesinleşen dosyadaki ücretin esas alınamayacağının kabul edilmemesinin kesin hüküm ilkesine de aykırı olduğunu, kesin hükmü bertaraf edecek şekilde davacının devir işçisi olmadığı kabul edilerek önceki dönem yönünden davacının talepte bulunamayacağının değerlendirilmiş olmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, buna dayanak olarak gösterilen olguların hiçbirinin kesin hüküm etkisini ortadan kaldıramayacağını,
4. Hesap raporunda fark alacakları hesaplanmadığına göre ücretlerde düşme olduğunun kabulü gerektiğini, davacı müvekkilinin baştan itibaren EÜAŞ işçisi olarak devredilen işçi olup ilk işe girişi EÜAŞ'a giriş tarihi olduğundan davalı ile ... Sendikası arasında özelleştirme tarihinde işyerinde uygulanmakta olan 15. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nde Ek Protokol ile değişiklik yapılarak iki gruba ayrılan işçilerden ilk grup olan ve doğal olarak 01.12.2014 tarihinden önce işe giren işçi olarak kabulü gerektiğini, davacının Şirket bünyesinde devirden sonra işe giren işçi olarak kabulü kesin hükme ve kazanılmış hak ilkesine aykırı olduğunu,
5. Davanın, müvekkilinin özelleştirme öncesi muvazaalı ilişki sebebiyle baştan itibaren EÜAŞ işçisi sayılmasına bağlı kazanılmış haklarının, özelleştirme ile birlikte işyeri devri esaslarına göre çalışmaya devam ettiğinden bu haklarla devir edildiğinin kabulüyle korunması gerekirken korunmamasından kaynaklı fark alacakların tahsiline ilişkin olduğunu, her ne kadar davacıya özelleştirme işlemleri sırasında santrali satın alan Şirkete devir edilen 141 işçi arasında yer verilmemiş ise de kesinleşen yargı kararları gereğince özelleştirme öncesi muvazaalı ilişki sebebiyle baştan itibaren EÜAŞ işçisi sayılan davacınında 141 işçi gibi devir edilen işçi statüsünde olduğunun kabulü ve ücret ve sosyal haklarının buna göre belirlenip ödenmesi gerektiğini,
6. Mahkemece aldırılan bilirkişi raporlarının taleplerini karşılamaktan uzak ve denetime elverişli olmadığını, raporlara karşı yaptıkları itirazların görmezden gelindiğini, zira kesinleşen mahkeme kararları ile iş sözleşmesinin 12.01.2015 tarihinde özelleştirme sebebiyle fesih edilmeyip devir edilen işçi olduğu hususunun artık tartışmaya ve yoruma mahal bırakmayacak biçimde kesinleşmiş olduğunu,
7. Davalıya ait santralde özelleştirme öncesi çalışan işçilerden, satın alan Şirkete devredilen işçilerle ilgili düzenlenen protokolde davacı müvekkili bulunmadığından kazanılmış hakları ile çalıştırılmadığını, davalı tarafından davacının özelleştirme sonrası işbaşı yaptığı iddia edildiği, oysa davacı müvekkili muvazaalı ilişki sebebiyle baştan itibaren EÜAŞ işçisi sayılacağından iş sözleşmesinin işveren tarafı EÜAŞ olduğundan ve mahkemece tespit edilen gerçek ücreti ile devredildiğini ve devralan işverenin işçinin hizmet süresine esas alındığı haklarda işçinin devreden işveren yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapma yükümlülüğüne rağmen yeni işe giren işçi statüsüne göre ücret ödendiğini,
8. Özelleştirme sözleşmesinin diğer tarafı olan EÜAŞ'ın, alt işveren Şirket işçilerince muvazaadan kaynaklı olarak aleyhine açılan davaları gerek özelleştirme öncesinde ve gerekse ihale sonrasında davalı ... AŞ'den sakladığı yönünde bir iddia bulunmadığını, sadece bu davaların tarafı olmadığının ileri sürüldüğünü, zaten dava tarihi itibarıyla henüz santral devri yapılmadığından davalı ... AŞ'nin bu davanın tarafı olmasının da mümkün olmadığını, kaldı ki asıl işveren alt işveren ilişkilerinde muvazaa tespitinin ileriye yönelik hüküm doğurmayıp alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılmaları sonucunu doğurduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının davalı işyerinde çalışmaya başladığı tarihte ve sonraki dönemde ücretinin doğru belirlenip belirlenmediği, toplu iş sözleşmesi zamlarının doğru uygulanıp uygulanmadığı ve bundan dolayı fark ücret alacaklarına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta davacının davalı Şirket ile yeni bir iş sözleşmesi imzaladığı, sözleşmede günlük/aylık ücret tutarının belirlendiği, davacının sözü edilen sözleşmeyi imzalamakla belirlenen ücreti kabul ettiği, sözleşmede kararlaştırılan ücretin işçiyi bağlayacağı ve davacı bakımından 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu hükümleri kapsamında toplu iş sözleşmesinden yararlanma koşullarının da oluşmadığı dikkate alındığında davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda ve özellikle yukarıda belirtilen gerekçeye göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!