Anahtar kelimeler: Trans Çene Kliniğine Burun Birey Göğüs Doktorun Operasyonları Ameliyatın Ameliyat
6. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 1. Tüketici Mahkemesi
SAYISI
: 2024/2 E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 30.06.2021 tarihinde davalı doktorun kliniğine giderek trans birey olduğunu, kadın olmak amacıyla göz, burun, çene ve göğüs operasyonları yaptırmak istediğini ancak ameliyatın istediği şekilde sonuçlanması durumunda yapılmasını, aksi halde ameliyat olmak istemediğini davalıya söylediğini, davalının davacının istediği görüntüyü tam olarak sağlayacağını taahhüt etmesi üzerine tarafların anlaştığını ve 01.07.2021 tarihinde ameliyatın gerçekleştiğini, ancak davalının taahhüt ettiği sonuçların hiçbirinin gerçekleşmediğini, operasyon yapılan bölgelerde ameliyat öncesi ile sonrası arasında herhangi bir farklılık olmadığını, yapılan operasyonun başarısız olduğunu, davalının taahhüt ettiği sonucu gerçekleştirmemesi nedeniyle davacının maddi ve manevi zararlarından sorumlu olduğunu ileri sürerek, ameliyat için ödenen ücret ve hastane masrafı ile alınan ilaçların, davacının Diyarbakır'da ikamet etmesi nedeniyle ödediği uçak bileti, taksi, otel konaklama ücretlerinin ve bundan sonra yapacağı tedavi giderlerinin hesaplanarak şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın ve 180.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının daha önce geçirdiği burun ve meme büyültme ameliyatlarından şikayetçi olması üzerine isteği doğrultusunda göğsünde eski boyutundan daha büyük silikon protezle değişim planlanarak durumun anlatıldığını, burun kemikleri çok geniş ve burun derisi çok kalın olduğundan burun ucunda çok bir incelme olmayacağının belirtildiğini, ameliyatın başarıyla sonuçlandırıldığını, sonrasında herhangi bir komplikasyon gelişmediğini ve davacının dokuz ay boyunca kontrole dahi gelmediğini, davalı hekimin herhangi bir tıbbi uygulama hatasının bulunmadığını, davacının yapılacak ameliyatın riskleri ve süreç hakkında detaylıca bilgilendirilerek aydınlatılmış yazılı onamın da alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya uygulanan burun estetiği, meme protez, meme dikleştirme, çene törpüleme, üst göz kapağı estetiği ameliyatlarının estetik müdahaleye ilişkin olduğu, yapılan işin eser sözleşmesi kapsamında bulunduğu, yapılan ameliyatlarda tıbbi hata bulunmadığı, ortaya çıkan memede hematom komplikasyonun tedavisinin yapılmış olduğu, ameliyat sonuçlarının başarılı olduğu, revizyon gerektirir herhangi sorunu bulunmadığı, onam formlarının yeterli aydınlatmayı içerdiği anlaşılmakla maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece davalının taahhüt ettiği sonucu gerçekleştirip gerçekleştirmediğinin değerlendirilmediğini, Adli Tıp Raporunda sadece tıbben bir sorumluluğun bulunup bulunmadığı yönünde inceleme yapıldığını ve mahkemece bu rapora itibar edilerek karar verilmesinin doğru olmadığını, ayrıca davacının 11.07.2020 tarihinde davalı doktora ulaşarak yapılmış olan işlemlerin hiçbirinin başarılı olmadığını isteklerinin yerine getirilmediğini, göğüslerindeki silikonlarda sorun olduğunu davalıya bildirdiğini, davalının yedi ay beklemesi gerektiğini söylediğini, yedi ayın sonucunda bir değişiklik olmaması üzerine yeniden ücret karşılığından operasyon yapabileceğini söylediğini, davacının estetik operasyondan önce nasıl bir görünüme sahip olmak istediğini davalıya açıkça anlatmasına ve davalının da davacının talep ettiği görünüme ameliyattan sonra kavuşacağını söylemesine rağmen bu taahhüdünü yerine getirmediğini, dinlenen tanık beyanlarının da bu durumu doğruladığını, alınan bilirkişi raporunda davacının istediği göğüs görünümüne kavuşmasının tıbben mümkün olmadığı tespit edilmesine rağmen davalının bunu neden taahhüt ettiği ve taahhüde aykırı işlem yaptığının değerlendirilmediğini, meme uçları değişmeyecekse doktorun bu ameliyatı yapmaması gerektiğini, ayrıca söz konusu durumu davacıya açıkça izah etmesi gerekirken, böyle bir bilgilendirme yapmadığını, davacıya yapılacak ameliyat sonucunda görünümünde değişiklik olmayacağı bilgilendirilmiş olsaydı davacının böyle bir ameliyatı olmayacağını ve maddi ve manevi zarara da uğramayacağını, ayrıca bilirkişilerin başka türlü yapılması mümkün olmadığını belirttikleri davacının çenesinin başka bir doktor tarafından istediği şekilde yapıldığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, eser sözleşmesine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1.Manevi tazminat istemi yönünden;
Dosya içeriğine göre mahkemece reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 180.000,00 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi (2024) itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kalmaktadır.
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması halinde anılan Kanun'un 366. maddesi atfı ile aynı Kanun'un 352/1-b. maddesi hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2. Maddi tazminat istemi yönünden;
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin manevi tazminat yönünden temyiz dilekçesinin kararın miktar itibariyle kesin olması nedeniyle REDDİNE,
2.Davacı vekilinin maddi tazminat istemine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Temyiz eden davacı tüketici olup harçtan muaf olması nedeniyle, yatırdığı temyiz karar harcının talep halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!