Anahtar kelimeler: Formeni Kahvaltı Öğün Demirci Barınma Şantiyelerinde Yemek Usd Günde Yurt

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 36. İş MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait yurt dışında bulunan inşaat şantiyelerinde demirci formeni olarak 01.01.1992 tarihinden 15.05.2014 tarihine kadar kesintisiz şekilde çalıştığını, aylık net 2.000,00 USD ücret aldığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini, davacının barınma ve günde üç öğün yemek ile kahvaltı giderlerinin işverence karşılandığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatlarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazlarının bulunduğunu, alacakların zamanaşımına uğradığını, yurt dışında çalışan işçinin açtığı davada uyuşmazlığın çözümünde Türk hukukunun uygulanamayacağını, davacının işçilik alacaklarının ... mevzuatına göre değerlendirilmesi gerektiğini, davacının yurt dışında çalıştığı göz önünde bulundurulduğunda ücretinin brüt ücrete çevrilmemesi gerektiğini, dava dilekçesinden dahi davacının proje bazlı çalıştığının anlaşıldığını, infisah eden sözleşme hükümleri gereği davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamından davacının 19.03.1993-25.04.2013 tarihleri arasında aralıklı olarak çalıştığı, davalı bünyesinde toplamda 4 yıl 5 ay 27 gün hizmeti bulunduğu, davacının tespit edilen çalışma dönemlerinde davalı işverenliğin ...'da bulunan işyerinde demirciler formeni olarak çalıştığı, iş sözleşmesinden kaynaklanan dava konusu alacak taleplerinin ... hukukuna göre değerlendirilmesi gerektiği, bu doğrultuda ... İş Kanunu'nun 392. maddesine göre zamanaşımının en geç fesih tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı ve davacının tüm alacaklarının zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davacının 2013 yılına kadar ...'da çalıştığı, davalının süresinde sunduğu cevap dilekçesi ile uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanamayacağını savunduğu ve zamanaşımı def'inde bulunduğu, davacının çalışmasının tamamının yurt dışında geçtiği, uyuşmazlığa ... Fedarasyonu İş Kanunu'nun uygulanmasında bir hata bulunmadığı, ayrıca ilgili Kanun'un bir bütün hâlinde uygulanması gerektiği, davacının iş sözleşmesinin 2013 yılında sona erdiği, ancak davanın 14.02.2022 tarihinde açıldığı, iş sözleşmesinin sona erdiği tarih ve dava tarihi değerlendirildiğinde ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesinde yer alan sürelerin geçtiği, dava tarihi dikkate alındığında vekâlet ücreti ile yargılama giderlerine yazılı şekilde hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde;1. Uyuşmazlığın çözümünde Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olduğunu,2. ... iş mevzuatında mahkemeye başvurma sürelerinin yeniden başlatılabileceğine dair mücbir sebep durumlarının davacı yönünden hiç araştırılmadığını,3. ... iş mevzuatındaki hükümlerin yanlış yorumlandığını, uyuşmazlık çözümünde yabancı hukukun uygulanmasının kamu düzenine aykırılık oluşturduğunu, davacı yönünden telafisi imkânsız zararlara yol açacağını,4. Davacı aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, dava konusu alacaklara hak kazanılıp kazanılmadığı, zamanaşımı ve yargılama giderleri ile vekâlet ücreti hususlarına ilişkindir.İş sözleşmesinde yabancılık unsuru bulunması hâlinde, uygulanacak hukukun belirlenmesi açısından, uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 27/1 hükmünün uygulanmasına ilişkin ilke ve esaslar Dairemizin 24.05.2023 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmında açıklanmıştır.Somut uyuşmazlıkta davacı işçi, davalının yurt dışında bulunan şantiyelerinde çalıştığını ileri sürerek ödenmeyen işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiş; davalı işveren ise yasal süresi içinde sunduğu cevap dilekçesinde davacının yurt dışı şantiyelerinde çalışması sebebiyle uyuşmazlığın yabancı hukuka göre çözümlenmesi gerektiğini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesince davacının 19.03.1993-25.04.2013 tarihleri arasında aralıklı olarak çalıştığı belirtilerek davalı bünyesinde geçen tüm çalışma döneminde ... hukuku uygulanmak suretiyle yargılama sonuçlandırılmıştır.Tarafların hukuk seçimi anlaşması yapmadıkları veya yapılan hukuk seçimi anlaşmasının geçersiz olduğu dönemde iş sözleşmesine kural olarak işçinin işini mutad olarak yaptığı işyeri hukukunun uygulanması gerektiği 5718 sayılı Kanun'un 27/2 hükmünde genel bir kural olarak düzenlenmiştir. Burada yetkili kılınan hukuk, işçinin işini fiilen yerine getirdiği yer ülke hukukudur. Ancak 5718 sayılı Kanun’un 27/4 hükmünde düzenlenen daha sıkı ilişkili hukukun varlığı hâlinde bu hukuk uygulanabilir. Bu bağlamda tarafların tâbiiyeti, sözleşmenin dili ve imzalandığı yer, işçinin tâbi olduğu sosyal güvenlik sistemi, tarafların yerleşim yerleri, sosyal ve hukuki ilişkilerin yoğunlaştığı yer, ücretin ödendiği yer, iş sözleşmesinin daha sıkı ilişkili hukuka özgü kurumlar (Örneğin Türk hukuku) gözetilerek yapılması, daha önceki (daha sıkı ilişkili hukukun uygulandığı) iş sözleşmesine gönderme yapılması gibi unsurların sözleşmenin hangi hukukla daha sıkı ilişkili olduğunun belirlenmesinde dikkate alınması mümkündür.Somut uyuşmazlıkta dosyadaki bilgi ve belgelere göre yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınmak suretiyle değerlendirme yapıldığında; davacının ...'da geçen tüm çalışma dönemi yönünden taraflar arasında hukuk seçimi anlaşması yapıldığına dair herhangi bir iş sözleşmesi ve başkaca bir delil bulunmamaktadır. Bununla birlikte davacının çalışmalarının ...'da geçtiği uyuşmazlık dışı olup mutad işyeri hukuku ... hukukudur. Dosya içeriğine göre 12.08.2002 - 05.04.20 03... .10.2011 - 23.05.2012 tarihleri arasındaki çalışma dönemleri bakımından ...'da çalışan davacı işçi ile işveren davalının tabiiyeti, tarafların yerleşim yerleri, sosyal ve hukuki ilişkilerin yoğunlaştığı yer ile ücretin Türkiye'de ödendiği dikkate alındığında söz konusu çalışma dönemlerinde daha sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olduğu anlaşılmaktadır.Buna göre davacının 12.08.2002-05.04.20 03... .10.2011-23.05.2012 dönemleri dışındaki çalışmaları bakımından mutad işyeri hukuku olan ... hukukunun uygulanması yerinde ise de 12.08.2002-05.04.20 03... .10.2011-23.05.2012 tarihleri arasındaki çalışma dönemleri bakımından uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanarak dava konusu alacaklar hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir.Eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.