Anahtar kelimeler: Görece Nüfuslu Entegrasyon Karamürselde Bayisi Dolum Eposta Mail Taşıt Satımdan

T.C.

İSTANBUL
22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmüş olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesi ile; Davacı müvekkilinin, Kocaeli’nde görece az nüfuslu bir ilçe olan Karamürsel’de taşımacılık faaliyeti yürütmekte olan esnaf ölçeğinde bir işletme sahibi olduğunu, 2020 yılından beri davacı müvekkili ile dava dışı ...A.Ş.’nin bayisi konumunda olan davalı şirketten Taşıt Tanıma Sistemi’ne entegrasyon ve akaryakıt dolum sistemi hizmeti aldığını, bu kapsamda taraflar arasında en son 03.04.2025 yürürlük tarihli Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesi imzalandığını, davalı şirketin yetkilisi... tarafından mail hesabından 25.06.2025 tarihinde müvekkiline bir e-posta gönderilerek “…sözleşme şartlarına ve taahhütlerine aykırı davranmanız sebebiyle imzalanmış olan Taşıt Tanıma Sözleşmesi’ni fiilen ve haksız olarak feshetmiş bulunmaktasınız… Şirketimizce tarafınıza teslim edilen olan tüm cihazların işbu ihtarnamenin tarafınıza ulaşmasından itibaren 3 (üç) gün içerisinde iade edilmesi gerektiğini, aksi takdirde Sözleşme hükümleri gereğince tüm cihaz bedellerinin tahakkuk ettirilerek tarafınıza rücu edileceğini, ayrıca sözleşmeyi haksız şekilde feshetmeniz sebebiyle yine Sözleşme hükümleri gereğince tüm cezai şartlardan sorumlu olacağınızı ihtaren bildiririz.” şeklinde bir bildirimde bulunulduğunu, müvekkilinin 23.06.2025 tarihinde ağabeyinin vefatı sebebiyle işbu e-posta vasıtası ile yapılan bildirimden ancak 1 hafta sonra haberdar olabildiğini ve davalı şirket yetkililerini telefonla arayarak bilgi almak istediğini, davalı şirket yetkilileri tarafından ise yakıt alımı yapılmaması sebebiyle davacı müvekkilinin sözleşmeyi feshettiğinin sayıldığı ve kendisinden cezai şart talep edilebileceğine dair ticari teamüllerden ve uzlaşmacı yaklaşımdan uzak bir tutumda, şifahi geri dönüş aldığını, davacı müvekkilinin davalı şirket ile arasındaki sözleşme kapsamında taahhüt ettiği yükümlülüklerine hiçbir şekilde aykırı bir davranışı olmadığını, dava-dışı şirket ...’ın taşıt tanıma sistemi entegrasyonu ve akaryakıt dolum hizmeti sunan bayilerin bu tarz uygulamalarının sıklıkla başvuru yapılmış olabileceğini, müvekkilinin başına gelen işbu benzer olayların yüksek mahkeme yargı kararlarına taşındığını belirterek davanın kabulüne, davalı şirketin İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nün... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı şirket aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesi ile; Taraflar arasında akdedilen 03.04.2025 tarihli "Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesi" uyarınca ihtilaf halinde Ankara Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğu kararlaştırıldığını, işbu davanın ilgili sözleşmede belirtilen yetki maddesi itibariyle Ankara Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, İstanbul ... İcra Müdürlügü’nün ... esas sayılı takip dosyasında da yetki itirazının bulunduğunu ancak işbu itirazları değerlendirmeden işlem yapıldığını, müvekkil şirket, uzun yıllardır ...'in Türkiye Genelinde Distribütör firması olduğunu, bu kapsamda müvekkili şirket, davacı şirketle 03.04.2025 tarihli "Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesi" imzaladığını, işbu sözleşme kapsamında davacı şirkete belirli sayıda taşıt tanıma cihazı teslim edildiğini, iskonto oranları belirlendiğini ve faturalandırıldığını, müvekkil şirket tarafından cihazların aktif hale getirilmesiyle birlikte, davacı şirket adına DBS açıldığını ve yakıt alımları bu sistem üzerinden yapıldığını, müvekkil ...'e karşı sorumlu olduğunu ve bu kapsamda iskonto oranları, tüketim hedefleri ve taahhütler dikkate alınarak Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesi hükümleri belirlendiğini, dava konusu Taşıt Tanıma Sözleşmesinin süresi ve tüketim miktarı belli olduğunu, davacının en az 3 sene boyunca müvekkil şirketten yakıt alacağı öngörülerek sözleşme hükümleri belirlendiğini, tarafların tacir olduğunu, sözleşme kapsamında karşılıklı edim ve yükümlülüklerini kabul ederek imza altına aldıklarını belirterek yetki itirazının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesine, aksi takdirde, cevap dilekçesinin kabulü ile işbu davanın esastan reddine, %20'den aşağı olmamak kaydıyla davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:
İşbu dava konusu uyuşmazlık; İstanbul ... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı icra dosyası kapsamında davalı tarafça yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı tarafça dosyaya sunulmuş cevap dilekçesinde; her iki tarafında kabulünde olan ve taraflar arasında imzalanmış olan 03.04.2025 tarihli "Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesi" uyarınca ihtilaf halinde Ankara Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı beyan edilerek yetkiye dair ilk itirazın ileri sürdüğü,
03.04.2025 tarihli "Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesi" kapsamında "Uyuşmazlık" başlıklı 12. maddesinin ise; "Uyuşmazlık halinde Ankara mahkemeleri ve icra daireleri yetkilidir. (...)" şeklinde olduğu görülmüştür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 17. maddesinde ”Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” düzenlemesi yer almaktadır. Yetki sözleşmesi, somut olayda olduğu gibi, tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapıldığı takdirde HMK'nun 17. maddesi uyarınca geçerlidir. Bu halde yetki sözleşmesi münhasır yetki sözleşmesidir.
Münhasır yetki sözleşmesine rağmen dava başka bir yer mahkemesinde açılırsa, karşı tarafın yetki sözleşmesine dayanarak yetki itirazında bulunabilmesi mümkündür. Ancak yetki sözleşmesi ile belirlenen mahkemenin münhasır yetkili hale gelmesi ve tarafların yalnızca bu mahkemede dava açmaları ile ilgili olan hüküm, kamu düzeni ile ilgili değildir, yani tarafların yetki sözleşmesi ile kararlaştırdıkları mahkeme kesin yetkili mahkeme haline gelmez. Taraflar isterlerse kararlaştırılmış olan mahkemeden başka bir yer mahkemesinde de dava açabilirler. Davalı yetki sözleşmesine dayanarak yetki itirazında bulunmazsa taraflar arasında mevcut yetki sözleşmesinden vazgeçildiği anlamına gelir ve davanın açıldığı mahkeme taraflar arasındaki yetki sözleşmesini kendiliğinden dikkate alarak yetkisizlik kararı veremez. Yani yetki sözleşmesi mahkemenin kendiliğinden dikkate alması gereken bir itiraz (dava şartı) niteliğinde değildir, yetki itirazı bir ilk itirazdır ve yasal süresinde ileri sürülmezse kendiliğinden dikkate alınamaz. (Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, I.cilt 487.syf) (Yargıtay 6.HD.█████/2016 tarihli E.7388/K.2732 ve Yargıtay 19.HD.█████/2015 tarihli, E.809/K.12237 )
Somut olayımızda taraflar arasındaki 03.04.2025 tarihli "Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesi" kapsamında, HMK'nun 17. maddesi gereği usulüne uygun şekilde yapılmış ve geçerli bir yetki sözleşmesi mevcut olup, davacı tarafından yetki sözleşmesinde belirlenen mahkemeden başka bir yer olan İstanbul Mahkemelerinde dava açıldığı, davalının cevap dilekçesinde, yetki sözleşmesine dayanarak yetkili mahkemelerin, Ankara Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğuna ilişkin ilk itirazda bulunduğu anlaşıldığından, davalı tarafça ileri sürülmüş yetki itirazının kabulü ile Mahkememizin yetkisizliğine; HMK 20/1. maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM / Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere;
1-Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-ç maddesi gereğince mahkememizin yetkisiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
2-HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili ANKARA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE tevzi edilmek üzere Ankara Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına resen karar verilmesine,
3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!