Anahtar kelimeler: İskele Boruların Montaj Montajı Boru Çelik Yapımının Yapımı Kurma Sakarya
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 06.04.2016 tarihinde imzalanan sözleşme ile İzmir ... projesi kapsamındaki boru montajı işlerinin davacı tarafından yapımının kararlaştırıldığını, davacının sadece montaj işini yapacağını, boruların ve montaj için uygun koşulların davalı tarafından sağlanacağını, işin yapımı için gerekli çelik işlerinin tamamlanması ve iskele kurma yükümlülüğünün davalı tarafta olduğunu ancak davalı tarafın işin yapılması için gerekli koşulları sağlayamaması nedeniyle davacının sözleşmede kararlaştırılan iş planının çok gerisinde kaldığını, elde etmeyi planladığı kârı elde edemediği gibi işin yapımı için çok sayıda işçi çalıştırmaktan kaynaklı fazlaca masraf yaptığını, buna rağmen davalının 03.10.2016 tarihinde performans düşüklüğü gerekçesiyle taraflar arasındaki sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, fesih nedeniyle davalının mali durumunun da bozulduğunu ileri sürerek sözleşme yükümlülüğünün yerine getirilmesi için yapılan masraflar ile bu sözleşme nedeniyle başka bir sözleşme yapma fırsatının kaçırılması ve bu nedenle uğranılan kazanç kaybının ve 150.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 27. maddesi uyarınca, davalının gerek gördüğünde hiç bir sebep göstermeksizin sözleşmeyi feshetme hakkının olduğunu ve sözleşmenin davacının kusuru olmaksızın feshedilmesi halinde fesih tarihi itibarıyla davalıya hak etmiş olduğu iş bedelinin ödeneceğini ve davalının bunun dışında zarar, ziyan ve kâr mahrumiyeti adı altında başkaca bir tazminat talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, ayrıca davacının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini zamanında ve sözleşmeye uygun olarak yerine getirmediğini, yeterli iş performansını sağlamadığını, kusurlu davranışlarıyla sözleşmenin feshine sebebiyet verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin 27. maddesinin davalı iş sahibine sözleşmeyi feshetme yetkisi verilmesi nedeniyle, yüklenicinin fesihten kaynaklı müspet zararlarını bu madde uyarınca isteyemeceyeceği, aksinin kabulü halinde, davacının, iş kazalarına ve dikkatsiz ve özensiz çalışma sonucunda kaynak ve montaj hatalarına sebebiyet vermesi, davalının ise sahada çalışma şartlarını oluşturmaması, iskele kurma bakımından yetersiz kalması ve malzeme teminini zamanında yapmaması nedenleriyle sözleşmenin feshinde ortak kusurlu oldukları, ortak kusur halinde müspet zararların istenemeyeceği, ayrıca sözleşme yükümlülüklerinin yerine getirilmesi için yapılan masrafların iş bedeline dahil olduğu ve yapılan iş bedelinin ödendiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık olmadığı, maddi tazminat şartlarının oluşmadığı yerde manevi tazminat şartlarının da oluşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmeye göre davalının düzgün ve sıralı şekilde boruları teslim edeceğini, köprüleri kuracağını, davacının da bu boruların montajını yapacağını, ancak boruların zamanında ve gerekli sıra ile teslim edilmediğini, iskelenin kurulmadığını, bu nedenlerle davacının montaj işini yapamadığını, sözleşmenin feshine davalının kusurlu davranışları sebebiyet verdiğinden fesih işleminin haksız olduğunu ve davalının kusuru oranında meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerektiğini, kusurun varlığının tazminat sorumluluğu için yeterli olduğunu, davacının talebi müspet zarara ilişkin olmasına rağmen mahkeme tarafından menfi zarar şartlarına göre değerlendirme yapılmasının doğru olmadığını, davalının kusursuz olduğunu ispatlamadan tazminat yükümlülüğünden kurtulamayacağını, tazminat talep eden davacı yönünden kusursuzluğun aranmasının doğru olmadığını, davalı tarafından performans düşüklüğü gerekçe gösterilerek sözleşme feshedildiği halde, fesih gerekçesinin haklılığı değerlendirilmeden sözleşmenin 27. maddesi kapsamında davalının fesih hakkı olduğu kabul edilerek karar verilmesinin doğru olmadığını, davalıya sözleşme ile fesih hakkı tanınmış olsa bile sözleşmenin haksız feshedilmesi halinde zararlarının tazminini isteme hakkının tanınmamasının Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde düzenlenen iyiniyet kuralına aykırılık oluşturacağını, istinaf itirazlarının Bölge Adliye Mahkemesince incelenmediğini, sözleşmeye konu işin gerçekleşme oranının da mahkeme kararında hatalı olarak gösterildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, eser sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!