Anahtar kelimeler: Süreç Diyarbakır Edenin Görüşü Neticesinde Edilebilir Sayisi Esastan Onama Bulunulmuş

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, █████████ KararSUÇ
: 6136 sayılı Kanun'a aykırılıkHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Sanık müdafii tarafından süresinde duruşma talebinde bulunulmuş ise de; cezanın miktarı itibariyle duruşma talebinin reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk Derece Mahkemesi KararıDiyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.10.2020 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanığın 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan,6136 sayılı Kanun'un 12/2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1, 52/2, 52/4, 53... . maddeleri gereğince 7 yıl 6 ay hapis ve 20.000 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına ve adli para cezasının 20 eşit taksitte tahsiline, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş; karar sanık müdafii tarafından istinaf edilmiştir.B. Bölge Adliye Mahkemesi KararıDiyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 10.12.2021 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanık Müdafinin Temyiz İstemiMahkûmiyet hükmünün hukuka aykırı olduğuna, suçun işlendiğine dair somut ve kesin delil bulunmadığına, soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin usule aykırı olduğuna ve "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava dosyası kapsamına göre, sanığın 25.07.2018 tarihinde temyiz dışı sanık ... ile birlikte temyiz dışı sanık ...’ın talebi üzerine bir adet tabanca şarjörü temin ettiği, 31.07.2018 tarihinde tanık H.B.’e bir adet tabanca sattığı ve 06.09.2018 tarihinde tanık S.Ş.’e vefat nedeniyle hakkında düşme kararı verilen temyiz dışı sanık ... ile birlikte hareket ederek 57 adet fişek sattığı iddialarına ilişkin olarak;Tebliğnamede suç tarihlerinin sanığın yargılamaya konu edilen silah ve eklentilerini satma eylemlerini gerçekleştirdiği "25.07.2018, 31.07.2018, 06.09.2018" tarihleri yerine "2018" şeklinde yazıldığı tespit edilmiştir.1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun şekilde yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmıştır. Temyiz dışı sanık ...’ın, tabanca şarjörünü sanık ...’tan temin ettiğine dair beyanı, tanık H.B.’nin kolluk aşamasında silahı sanıktan satın aldığını ifade etmesi ile 06.09.2018 tarihli fiziki takip tutanağına göre sanık ... ile tanık S.Ş.’nin birlikte buluştukları ve bu buluşmayı müteakip yapılan kesintisiz takipte tanığın üzerinde 57 adet fişeğin ele geçirildiğinin tespit edilmesi birlikte değerlendirildiğinde, sanığın silah ve mühimmat teminine yönelik eylemlerde bulunduğuna ilişkin mahkemenin kabulünün dosya kapsamındaki delillerle uyumlu olduğu anlaşıldığından kararda bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.2. Dava dosyası kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun’un 12/2. maddesinin uygulanabilmesi için gerekli olan, silah veya mühimmat ticaretinin birden fazla kişi tarafından, fikir ve eylem birliği içerisinde gerçekleştirildiğinin her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin delillerle ortaya konulması gerektiği, bu hususta şüphe varsa sanığın şüpheden yararlanması gerektiği açıktır. Somut olayda; 06.09.2018 tarihli fiziki takip tutanaklarına göre sanık ...’ın tanık S.Ş. ile birlikte temyiz dışı sanık ...'nın ikamet ettiği sokağa geldiği, sanığın saat 17.04’te temyiz dışı sanık ...’nın ikametine girdiği, saat 17.12’de ikametten çıkarak kendisini bekleyen tanığın yanına geldiği ve akabinde tanık üzerinde iki kutu olmak üzere 57 adet fişeğin ele geçirildiği anlaşılmaktadır. Ancak, söz konusu fiziki hareketliliğin silah veya mühimmat satışı kapsamında birlikte gerçekleştirilen bir eylem olduğuna dair doğrudan bir tespit bulunmamaktadır. Sanık ... ile tanık S.Ş., yargılamanın tüm aşamalarında, temyiz dışı sanık ...’nın ikametine borç para temini amacıyla gidildiğini beyan etmiş olup temyiz dışı sanık ... hakkındaki davanın ölüm nedeniyle düşürülmesine karar verilmiş, dolayısıyla bu sanık yönünden silah ticaretine iştirak edildiğine dair kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunmamaktadır. Bu itibarla; dosya kapsamındaki tape kayıtları, fiziki takip tutanakları, tanık beyanları ve sanık savunmaları birlikte değerlendirildiğinde, sanık ...’ın eylemini temyiz dışı sanık ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde gerçekleştirdiği, dolayısıyla 6136 sayılı Kanun’un 12/2. maddesinde öngörülen nitelikli halin oluştuğu hususunun şüpheli kaldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, sanık hakkında temel cezanın 6136 sayılı Kanun’un 12/1. maddesi gereğince tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca hüküm kurulması,3. Sanığın, 25.07.2018 tarihinde temyiz dışı sanık ... ile birlikte ...’ın talebi üzerine bir adet tabanca şarjörü temin etme, 31.07.2018 tarihinde tanık H.B.’e bir adet tabanca satma, 06.09.2018 tarihinde tanık S.Ş.’e iki kutu fişek satma eylemlerinde, temel cezadan 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,Nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 10.12.2021 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307/4. maddesi uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.12.2025 tarihinde karar verildi.