Anahtar kelimeler: Balık Görseller Mimar Restoranını Projenin Projelendirme Projeleri Üstlendiğini Model İşini
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, █████████ Karar
HÜKÜM
: Davalı ... aleyhine açılan davanın reddi, davalı Şirket aleyhine açılan davanın kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iç mimar ve çevre tasarımcısı olduğunu ve davalı Şirkete ait balık restoranını projelendirme işini üstlendiğini, müvekkilinin davalı Şirket ile yaptığı anlaşma doğrultusunda bu projenin 3D model çalışmasını yaptığını, görseller ile birlikte tasarım ve projeleri hazırlayarak karşı tarafa teslim ettiğini, müvekkilinin anlaşmaya uygun olarak tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalı şirketçe anlaşılan bedelin ödenmediğini, üstelik müvekkilince hazırlanmış projelerin kullanılarak işin davalı mimar ...'a yaptırıldığını, davalıların müvekkilinin sahibi olduğu mimari projeyi herhangi bir sözleşme ve izne tabi olmaksızın haksız olarak kullandıklarını ve müvekkilinin eser sahipliğinden kaynaklanan maddi ve manevi haklarını ihlal ettiklerini ileri sürerek ... sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (FSEK) 68. maddesi uyarınca mali hakların ihlalinin 3 katı olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi ve FSEK'in 70/1. hükmü gereği 20.000,00 TL manevi tazminatın, haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 02.06.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini, davalı Şirket yönünden piyasa rayiçlerinde talep edebileceği bedel olan 96.860,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacının delil olarak sunduğu teklifin, dava dışı şirket adına davacı ile birlikte dava dışı mimar tarafından verildiğini, eserin sahibinin, dava dışı Şirket olarak gösterilmesi karşısında eser sahipliğinden doğan hakların da bu şirketçe kullanılabileceğini, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, müvekkilinin, söz konusu restoranın tadilatına başlandıktan çok sonra 26.07.2019 tarihinde çalışan olarak işe başladığını ve kısa bir süre sonra 09.08.2019 tarihinde işten ayrıldığını, söz konusu inşaatın diğer davalı Şirket tarafından yapıldığını, müvekkilinin tüm görevinin, kendisinden önce projelendirilmiş bir inşaatın yapımına işveren adına nezaret etmek olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava dışı mimarlık şirketi adına hazırlanan teklif belgesinin, şirket yetkilisi olarak dava dışı mimar ile davacı ... tarafından imzalandığını, dolayısıyla davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkil şirketin dava dışı ... ve ... Şti. ile anlaştığını, davacının müvekkil şirket ile herhangi bir anlaşmasının söz konusu olmadığını, anlaşılan şirkete ise proje çizim ve telif bedeli toplamının ödendiğini, davacının müvekkil şirket ile herhangi bir anlaşmasının söz konusu olmadığını, davacının müvekkil şirketten herhangi bir alacağının da bulunmadığını, ayrıca teklifin üçüncü kişiye hitaben düzenlendiğini, bu nedenle de müvekkili Şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, ayrıca anılan teklifin sözleşme vasfında olmadığını, müvekkiline ait işyerinin tasarımının davacıya yaptırılmadığını, müvekkili tarafından çizimleri yapılan mimari projenin, taşeronlara yaptırıldığını, müvekkili projesinin, davacının çizimlerinden bağımsız bir şekilde kendine özgü özellikler barındırdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, balık restorantının mimarı projesinin FSEKin 2/3 hükmü kapsamında ilim ve edebiyat eseri olduğu, imzasız olsa da her iki tarafça da varlığı reddedilmeyen teklif mektubunda davacının isminin bulunduğu, davacının proje ile ilgili yazışmalarda muhatap kabul edildiği, davacının proje çizimlerini bizzat gönderdiği, davacının mali haklarının üçüncü kişiye devrettiğini gösterir bir sözleşmenin de dosya kapsamında sunulmadığı, davacının dava konusu proje üzerinde eser sahibi olduğu ve mali haklarını da kimseye devretmediğinin anlaşıldığı, sürecin davacı ile yürütüldüğü, ancak son aşamaya gelindiğinde davacının kararlaştırıldığını beyan ettiği ödemeyi alamadığı, projenin hazırlanması ve teslimi aşamasının yapıldığı, sonrasında ise ürün temini ve teknik işçilik ve koordinatörlük aşamasının kaldığı, ortada izinsiz bir çoğaltım ve yayın olmadığı, buna bağlı olarak da FSEK'in 68. hükmü çerçevesinde telif tazminatı şartlarının oluşmadığı, diğer davalı ...'nın ise çalıştığı süre ve projenin geldiği safhadaki eylemi gözetilerek herhangi bir mali ve manevi hak ihlali niteliğinde eyleminin bulunmadığı, davacının iddialarını bu yönden ispatlayamadığı ve böylelikle de davalı ...'nın sorumluluğunun olmadığı kanaatine varıldığı, davacı FSEK'in 68. maddesi kapsamında davalı şirketten telif bedeli talep edemeyecek ise de, davalının davacı ile fiili anlaşması kapsamında gerçekleştirmesi gereken edimlerden birinin de sözleşmeden kaynaklı telif ücretini ödemesi olduğu, davacının telif alacağını aldığı veya feragat ettiğine dair davalı şirketçe sunulmuş somut bir delilin bulunmadığı, yine davacı tarafça sunulan yazışmalarda bu telif ücretinin talep edildiği ve davalı tarafça da kabul edildiğinin görüldüğü, taraflar arasında anlaşılmış olan projenin telif bedelinin miktarı ve ödeme zamanına ilişkin yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, sunulan teklif formunda toplam telif miktarına ilişkin 145.000,00 TL + KDV bedel teklif edildiği, ancak davalı tarafça bu teklifin kabul edildiğine ilişkin herhangi bir beyan bulunmadığı, ayrıca, taraf beyanlarından projenin hazırlanıp teslimi sonrası aşamada teklif konusu tüm işlerin birebir davacı tarafından yapıldığının da ispatlanmadığı, dolayısıyla salt teklif talebindeki bedel üzerinden hesaplama yapılmasının doğru görülmediği, alınan bilirkişi raporunda bu hesaplamaların yapıldığı, davalı şirketin gönderdiği 20.000,00 TL bedelli EFT'nin dava konusu iş kapsamındaki bir ödeme olduğunun ispatlanamadığı, davacının projesi üzerinde teslimden sonra bir takım çizim ve uygulamalarda değişiklik yapıldığı, bu hususla ilgili davacının bilgisi ve onayının olmadığı, davacının eserde değişiklik yapılmasını men etme hakkının ihlal edildiği, tarafların ekonomik durumları, ihlâl olunan hakkın mahiyeti, ihlalin etkileri, ihlalin ulaştığı kitle, fiilin ve kusurun ağırlığı, paranın satın alma gücü, ibraz olunan belgeler ve eylemin gerçekleştirilme biçimi karşısında manevî tazminat miktarının 20.000,00 TL olarak saptanmasının hakkaniyete uygun olacağının düşünüldüğü gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı şirket adına açılan davanın kabulüne, 96.860,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ve davalı şirket vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafça dava dilekçesinde, 10.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, 02.06.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini davalı Şirket yönünden ıslah ederek, 96.860,00 TL'nin davalı Şirket'ten tahsilini istendiği, davalı ... yönünden ise davanın ıslah edilmediği, bu durumda, davalı ... yönünden maddi tazminat talebi ıslah edilmediğinden ve karar tarihindeki AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca Tarifenin üçüncü kısmına göre takdir edilecek ücret, reddedilen miktarı geçemeyeceğinden, anılan davalı yönünden reddedilen 10.000,00 TL üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının yerinde görüldüğü, davalı şirketin bütün istinaf itirazlarının ve davacının sair istinaf itirazlarının reddinin gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı Şirket adına açılan davanın kabulü ile 96.860,00 TL'nin, dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı Şirketten alınarak davacıya verilmesine, 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı Şirketten alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının davalı şirket için hazırladığı ve davalı şirkete sunduğu mimari projenin davalılar tarafından izinsiz ve bedeli ödenmeden kullanıldığı iddiasına dayalı olarak açılan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Her ne kadar Mahkemece, davalı şirketin, davacının eşi ...'a iki ayrı dekontla gönderdiği paranın dava konusu iş kapsamındaki bir ödeme olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle ödenen bedel mahsup edilmeden hüküm kurulmuşsa da, davacı tarafından davalıya gönderilen teklif tarihinin 26.04.2019 olduğu, bu teklifte davacı ile birlikte mimar ...'ın da isminin yer aldığı, bu teklif sonrasında, 07.05.2019 tarihli Ticaret Sicil Gazetesine göre davalı şirketin kurucularından olan ... ve ilintili ...... Limited Şirketi tarafından ...'a 21.05.2019'da "... İnş. projeye verilen borç" açıklamasıyla ve 06.05.2019 tarihinde "..." açıklamasıyla toplam 37.009,25 TL paranın gönderildiği, dosya kapsamında tarafların arasında başka bir ilişkinin veya parayı gönderen ile davacının arasında başka bir işin de görülmediği anlaşılmakla, her iki dekont da değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!