Anahtar kelimeler: Sarkıntılık Tarsus İstismarı Süreç Eylemi Görüşü Hukukî Cinsel Çocuğun Neticesinde

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇ
: Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarıHÜKÜM
: Ceza verilmesine yer olmadığınaTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaBölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın eylemi sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı kabul edilerek bu suçtan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemiÖzetle, sanığın cezai ehliyetine ilişkin raporlar arasındaki çelişki giderilmeksizin eksik incelemeye dayalı bir biçimde ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.III. GEREKÇE... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinde görevli üç psikiyatri uzmanı tarafından düzenlenen 30.05.2017 tarihli raporda cezai ehliyetini kısmen ve ileri derecede etkileyen akıl hastalığı olmadığı ve cezai sorumluluğu tam olduğu belirtilen sanık hakkında, Mersin Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının 04.12.2018 tarihli heyet raporunda ise her ne kadar yapılan zeka testinde hafif derecede mental retardasyon olduğu düşünülmüş ise de klinik olarak tanısının orta derecede mental retardasyon olduğu, işlemiş olduğu çocuğun cinsel istismarı, çocuğa sarkıntılık suçlarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 32/1. maddesi kapsamında işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamadığı ve rahatsızlığının işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini önemli derecede etkilediğinin bildirilmesi karşısında, tam bir vicdani kanaatin oluşması ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi bakımından sanığın tüm raporları, tedavi evrakı ve dava dosyasıyla birlikte Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kuruluna sevkiyle suç tarihinde üzerine atılı suçla ilgili 5237 sayılı Kanun'un 32/1-2. maddesi kapsamında cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığına dair rapor alındıktan sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdure vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,20.11.2025 tarihinde karar verildi.