Anahtar kelimeler: Pasif Konya Ret Ehliyeti Husumet Yokluğundan Sayisi Esastan Atılan Derece
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, █████████ Karar
DAVA TARİHİ
: 15.12.2022
KARAR
: Esastan ret / Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Konya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın ... yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalı ... vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Davalı ... aleyhine hükmedilen miktarın; Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacılar vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Konya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 236 56... parsel sayılı taşınmazın hissedarları olduğunu, söz konusu taşınmazda 14.11.2000 yılında 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı yapıldığını, dava konusu taşınmazın imar planında "Belediye Hizmet Alanı" olarak tesis edildiğini, söz konusu taşınmazın uygulama imar planında yaklaşık 22 yıldır belediye hizmet alanı olarak kaldığını, müvekkillerinin mülkiyet haklarının kısıtlandığını, taşınmazın davalı tarafça kamulaştırılmadığını belirterek, şimdilik 9.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın idari yargının görev alanına girmesi nedeniyle görev yönünden reddinin gerektiğini, hukuki el atmalardan kaynaklanan tazminat istemli davaların idari yargının görevinde olduğunu, müvekkili belediyenin kamulaştırma ile ilgili herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından husumet itirazında bulunduklarını, dava konusu parselin mevcut imar planında "resmî kurum alanında" kaldığından söz konusu bölgede yapılan 3194 sayılı İmar Kanunu'nun (3194 sayılı Kanun) 18 inci madde uygulaması sonunda oluştuğunu, bu itibarla da müvekkili Belediyenin sorumluluğunun ve kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza hukuki el atma şartlarının oluşmadığını, dava konusu taşınmazın 10.12.1996 tarihinde müvekkili Belediye Meclisinin kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "Belediye Hizmet Alanına" isabet ettiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 3194 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi gereğince yapılan imar uygulamasının ise diğer davalı ... Bakanlığınca 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 2004 yılından önce yapıldığından bu işlemlerle ilgili tüm bilgi ve belgelerinin parselasyon işlemini yapan diğer davalı belediyeden istenmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın kamulaştırmasından müvekkili belediyenin sorumluluğunun bulunmadığını, idari yargıda yerleşmiş içtihatlar da dikkate alındığında taşınmazda belediye hizmet alanının kent düzeyinde bir uygulama olmayıp semt düzeyinde bir uygulama olduğunu, bu nedenle kamulaştırma işleminden açıkça ilgili ilçe belediye başkanlığının sorumlu olduğunu, Mahkeme aksi kanaatte ise davacı tarafından açılan iş bu davada 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesi gereği dava konusu taşınmaz değerinin tespitinin gerektiğini beyanla, davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise taşınmazın tapu kaydının davacılar açısından iptali ile sorumlu olan kurum adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece hukuki el atmanın varlığı kabul edilip davanın kabulü kararı verilmesi doğru olsa da yerel mahkemenin belirlemiş olduğu birim metrekare bedeli çok düşük olup, bölgede bulunan emsal taşınmazların değerinin çok altında olduğunu, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza hukuki el atmanın, ilçe belediyesi tarafından yapılan parselasyon işlemi çözülmesi gerekirken bu çözümün üretilmeyerek iş bu davanın açılmasına sebebiyet veren ilçe belediyesinin dava konusu taşınmazın kamulaştırmasından sorumlu olduğunu, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın dava tarihinde 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında kaldığından arsa niteliğinde olduğu, davacıların taşınmazda paydaş olup taşınmazın ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının 10.12.1996 tarihli Belediye Meclisi kararıyla "Belediye Hizmet Alanı" olarak ayrıldığı ve imar uygulamasının 14.11.2000 tarihinde tapuya tescil edildiği, taşınmazın ... Belediye Başkanlığının yazı cevabına göre M.203 nolu düzenleme sahasında olduğu anlaşılmış ve dava tarihi itibarıyla zeminde herhangi bir yapılaşma olmadığının tespit edildiği, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesinin hukuki el atma nedeniyle kamulaştırmasız el atmanın gerçekleştiğinin kabulü yerinde olduğu, arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca değerlendirme tarihinden önceki özel amacı olmayan emsalin satış değeri esas alınarak, emsalin ve dava konusu taşınmazın birbirlerine üstünlük oranları tartışılıp bedel tespitine bir isabetsizlik görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, ancak taşınmazın toplam alanı 3.999,00 m² olup ... Caddesi, ... Sokak ve ... Sokak ile çevrili olduğu, etrafında bir iki katlı yapılar mevcut olmakla birlikte yapılaşma henüz tamamlanmadığı yine yakınında büyük çaplı sosyal yada kamu alanları bulunmadığı ve bu sebeplerden dolayı sorumluluğun Büyükşehir Belediye Başkanlığında değil .... İlçe Belediye Başkanlığında olduğu gerekçesiyle ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalı ... Vekili Temyizi Yönünden;
Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
B. Davacılar Vekili Temyizi Yönünden;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!