Anahtar kelimeler: Altınyol Aitplakalı Vee Takla Çekicinin Şeride Yattığını Şeritte Çarpma Aniden

T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2022 tarihinde müvekkili...'nin şoför olarak çalıştığı ve aynı zamanda anılan tarihte idaresinde olan ...plakalı ticari taksi ile Altınyol Caddesi Karşıyaka istikametinde orta şeritte seyir halinde iken; sağ şeritte ilerlemekte olan ... idaresindeki ve...'e ait...plakalı çekicinin sol şeride doğru aniden manevra yapması ile çarptığını, çarpma sebebiyle müvekkilinin idaresindeki yan yattığını yolda sürüklenerek takla attığını, kaza tespit tutanağında "kazaya karışan beyaz renkli çekicinin olay yerinde olmamasından dolayı kusuru dağılımı yapılamamıştır" denildiğini, kazaya sebebiyet veren aracın sürücüsünün ..., aracın malikinin... ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısının ise ... A.Ş. olduğunu, kaza nedeniyle ...plakalı aracın kullanılamaz hale geldiğini, araçta yaklaşık 250.000-TL civarında maddi hasar meydana geldiğini, müvekkilinin araç sürücüsü olduğu için bu zararları giderdiğini, müvekkilinin araçta meydana gelen maddi zararın tazmini hakkı bulunduğunu, bu sebeplerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100-TL maddi zararın (Sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı kalmak kaydıyla) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile davalılarda tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
:Davalılar... ve ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dosyanın tarafının müvekkilinin olmadığını, hasar nedeninin müvekkili olmadığını, davacı kurumun aracın güvenlik önlemi almaksızın çalışma veya aracını durdurduğunu, kaza krokisine bakıldığında emniyet şeridinin dışında bulunduğunu, müvekkilinin de ayrıca sol şeritte bulunan araç sollama yaptığından dolayı iki araç arasında sıkıştırılmış olup davalı kurumunda şerit ihlali yapması sonucu kazanın kaçınılmaz olduğunu, davacının, sigorta şirketinden tüm alacaklarının tahsil edildiğini, ödemesinin yapıldığını davacının asli kusurlu olduğunu, belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle;kazaya karışan,...plakalı aracın müvekkili ... A.Ş. tarafından █████/2022-█████/2023 tarihlerini kapsayan... numaralı Karayolları Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalanmış olduğunu, müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu iş bu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, davanın reddi gerektiğini davacı yanın KTK MD.97 gereği müvekkil şirkete başvuru yapmadığını, usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, kısmi dava açılamayacağını, davacı yanın somut bir delil sunmaması halinde kusura ilişkin itirazlarının değerlendirmeye dahi alınmaksızın davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, taraflarına usulüne uygun başvuru yapılmadığından araç fiziki olarak görülmediğinden, araçtaki hasar tespiti yapılamadığını taraflarına onarım faturalarının sunulmaması sebebi ile gerçek zararın belli olmadığını, bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesi gerektiğini, davacıya ait aracın kaskosu bulunup bulunmadığı, kaskosu var ise zararın kasko şirketi tarafından karşılanıp karşılanmadığının araştırılması gerektiğini, yedek parça ve işçilik bedelli iskonto uygulanması gerektiğini, araç onarılmış ise de şirketlerinin orijinal parça bedelinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, yedek parça ve işçilik ücretlerinde iskonto uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin KDV'den sorumlu olmadığını, belirterek davanın reddini talep etmiştir.DELİLLER
:1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,2-Davacı... ile davalılar ... ve...'e ait nüfus kayıtları,3-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde ...plakalı araca ait olarak bulunan tramer kayıtları,4-Davalı ... Anonim Şirketi nezdinde, davalı...'e ait...plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi, dava konusu █████/2022 tarihli trafik kazasına ilişkin olarak...T.C. Kimlik numaralı davacı... tarafından şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakları, yapılan başvuru sonucunda açılan hasar dosyası ve davacıya yapılan ödemeleri gösterir evrak ve kayıtlar,5-Dava konusu kazanın gerçekleştiği █████/2022 tarihi ve mevcut durum itibarıyla ...ve...plaka sayılı araca ait olarak bulunan trafik tescil ve ruhsat belgeleri,6-İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... numaralı soruşturma dosyası,7-Bilirkişi heyetinin █████/2025 havale tarihli raporları,8-Otomotiv alanında uzman bilirkişinin █████/2025 havale tarihli ek raporu,9-Davacı vekilinin █████/2025 tarihli bedel arttırım dilekçesi,10-Sair deliller.DAVA KONUSU
:Açılan dava, █████/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı...'nin sürücüsü olduğu ...plakalı araçta meydana gelen hasarın onarım bedelinin belirlenmesi ile birlikte belirlenecek hasarın onarım bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte...plakalı araç sürücüsü ... ile maliki... ile...plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesini tanzim eden davalı ... Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı...'ye verilmesi taleplerine ilişkindir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler.Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir.Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır.Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.).2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir.Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları kapsamında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir.Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5. Bölümünde belirtilen 'Kapsama Giren Teminat Türleri' başlığı altında bulunan (a) bendinde 'Maddi Zararlar Teminatı' kapsamında araçta meydana gelen değer kaybı da sayılmıştır.İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır.Davalı vekilinin, dava açılmadan önce davacı tarafça yapılan başvurunun eksik evrakla yapılması sebebiyle başvuru şartının yerine getirilmediğinden bahisle davanın usulden reddine karar verilmesini talebinin, davacı vekili tarafından sunulan bilgi ve belgeler ile davalı sigorta şirketi tarafından gönderilen müzekkere cevabından da anlaşıldığı üzere dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru üzerine davalı sigorta şirketi tarafından hasar dosyası açılmış olduğu anlaşılmakla reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 16. maddesinde haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olduğunun düzenlendiği, ayrıca 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Hukuki Sorumluluk ve Sigorta" başlıklı sekizinci kısmının beşinci bölümünde "Ortak Hükümler" ana başlığı altında "Yetkili Mahkeme" alt başlıklı 110. maddesinde ise motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceğinin belirlendiği, yerleşik ve güncel Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında davalı sigorta şirketinin Bölge Müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğunun kararlaştırıldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 7. maddesinde birden fazla davalının olduğu davalar açısından davalılardan birinin yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olduğunun düzenlendiği, Hakimler ve Savcılar Kurulunun █████/2021 tarihli ve 31535 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, █████/2021 tarihli 608 numaralı kararı ile İzmir Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresinin, İzmir İli mülki idare sınırları (Karşıyaka Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresi hariç) olarak belirlendiği, dava konusu trafik kazasının İzmir İli, Bayraklı ilçesinde vuku bulduğu göz önünde bulundurulduğunda mahkememizin iş bu davaya bakmaya yetkili olduğu anlaşılmakla, davalılar... ve ... vekilinin yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72/1. maddesinde tazminat isteminin, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağının, ancak, tazminatın ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımının uygulanacağının düzenlendiği, ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1420. maddesinde sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemlerin alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemlerin her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağının belirtildiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. Maddesinde ise, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağının, davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş olması durumunda bu sürenin maddi tazminat talepleri için de geçerli olacağının, zamanaşımının tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olacağının, sigortacı bakımından kesilen zamanaşımının tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılacağının belirlendiği, dava konusunun trafik kazası neticesinde meydana gelen maddi hasarın tazminine ilişkin olduğu, davanın kısmi olarak 100,00-TL tazminatın tahsili talebi ile ikame edildiği, davanın ikame edilmesi ile birlikte zamanaşımı süresinin tüm davalılar yönünden kesilmiş olduğu, açıklanan gerekçeler dahilinde dava konusu talep açısından zamanaşımı süresinin dava tarihi itibarıyla sona ermediği anlaşılmakla, davalı ... Anonim Şirketi vekilinin zamanaşımı itirazının bu aşamada reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.Davalı ... Anonim Şirketi nezdinde...plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin incelenmesinde, poliçenin █████/2022 ile █████/2023 tarihleri arasında geçerli olduğu, teminat limitinin 100.000,00-TL olduğu görülmektedir.Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın otomotiv alanında uzman bilirkişi ile trafik alanında uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi iledosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, █████/2022 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı, davalı ... Anonim Şirketi nezdinde...plakalı araca ait olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, hasar dosyası, ödeme evrakları, dava konusu ...plakalı araca ait tramer kaydı, ekspertiz raporu, fotoğraflar, faturalar, tamirat evrakları, İzmir... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile içeriğinde yer alan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ...Soruşturma sayılı soruşturma dosyası ve içeriğinde yer alan bilirkişi raporu ve sair deliller göz önünde bulundurularak;...plakalı araç sürücüsü ile ...plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hangi maddelerini ihlal etmek suretiyle dava konusu olan ve █████/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasının oluşumuna sebebiyet verdikleri hususu ile meydana gelen trafik kazası sonucunda ...plakalı araçta meydana gelen hasar miktarı ile hasarın onarım bedeli miktarının belirlenerek, varsa dava açılmadan önce davacı tarafça yapılan başvuru çerçevesinde ödenen hasar bedelinin mahsubu ile davacı tarafça talep edilebilecek bakiye tazminat bedelinin hesaplanması suretiyle belirlenerek rapor düzenlenmesi istenilmiş olup, bilirkişi heyeti █████/2025 havale tarihli raporlarında sonuç olarak;...plakalı çekici sürücüsünün şerit tecavüzü yaparak çarptığından dolayı kazanın oluşumunda etken olduğunu, ...plakalı otomobil sürücüsünün atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olmadığını, davacı aracının hasar miktarına ve tespitine ilişkin olarak hiçbir belge (eksper raporu, iş emri, proforma, tespit raporu, fatura vs) bulunmadığı, aracın marka model paket, şase no, km vs. bilgileri olmadığı, aracın hasar dosyası ve eksper raporları olmadığı, aracın tramer kayıtları olmadığı, davaya konu aracın hasar miktarına ilişkin olarak hiçbir belge (eksper raporu, iş emri, proforma, tespit raporu, fatura vs) bulunmadığını, netice olarak davaya konu aracın hasar onarım bedelinin tespiti için yukarıdaki belge, bilgi ve raporların sunulması gerektiğini mütalaa etmişlerdir.İtirazlar ve görülen lüzum üzerine dosyanın █████/2025 havale tarihli raporu tanzim eden bilirkişi heyetinde yer alan otomotiv alanında uzman bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, █████/2022 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı, davalı ... Anonim Şirketi nezdinde...plakalı araca ait olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, hasar dosyası, ödeme evrakları, dava konusu ...plakalı araca ait tramer kaydı, ekspertiz raporu, fotoğraflar, faturalar, tamirat evrakları, İzmir... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile içeriğinde yer alan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ...Soruşturma sayılı soruşturma dosyası ve içeriğinde yer alan bilirkişi raporu ve sair deliller göz önünde bulundurularak;...plakalı araç sürücüsü ile ...plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hangi maddelerini ihlal etmek suretiyle dava konusu olan ve █████/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasının oluşumuna sebebiyet verdikleri hususu ile meydana gelen trafik kazası sonucunda ...plakalı araçta meydana gelen hasar miktarı ile hasarın onarım bedeli miktarının belirlenerek, varsa dava açılmadan önce davacı tarafça yapılan başvuru çerçevesinde ödenen hasar bedelinin mahsubu ile davacı tarafça talep edilebilecek bakiye tazminat bedelinin hesaplanması suretiyle düzenlenecek ek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, otomotiv alanında uzman bilirkişi █████/2025 havale tarihli ek raporunda sonuç olarak; davacı aracının hasar miktarına ve tespitine ilişkin olarak hiçbir belge (eksper raporu, iş emri, proforma, tespit raporu, fatura vs) SUNULMADIĞI, davacı aracının, sağlıklı ve gerçek zarar bakımından hasarlı parçaları ve hasar miktarının tespiti isteniyorsa; “2017 modelb... marka ticari taksi aracın KM değeri, aracın hasar miktarına ilişkin eksper raporu, iş emri, proforma, tespit raporu, fatura vs, yada hasarlı parçaların dökümünün gerektiği, Aracın TRAMER kayıtlarında hasar bilgisi ve eksper raporu olmadığı, dava dilekçesinde, davacı Vekilinin “Söz konusu kaza nedeniyle ...plakalı araç kullanılamaz hale gelmiştir. Araçta yaklaşık 250.000 TL civarında maddi hasar meydana gelmiştir” beyanı olduğu, mevcut durumda, “Dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, █████/2022 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı, davalı ... A.Ş. nezdinde...plakalı araca ait olarak düzenlenen ZMMS poliçesi, hasar dosyası, ödeme evrakları, dava konusu ...plakalı araca ait tramer kaydı, ekspertiz raporu, fotoğraflar, faturalar, tamirat evrakları (dava doşyasında sunulu değil), Ceza Mah... Esas sayılı dosyası ile içeriğinde yer alan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı...Soruşturma sayılı soruşturma dosyası ve içeriğinde yer alan bilirkişi raporu ve sair deliller göz önünde bulundurularak” aracın gerçek zararının tespitinin mümkün olmadığı, anılı (hasar durumunu ortaya konduğu) hasarlı parça listesi, hasar dökümü sunulmaması durumunda; araç hasar fotoğrafları ile dosya içeriğinde resim ve mevcut belgeler ile ve dışarıdan sadece hasar mevcut hasar fotoğraflarına bakarak, aracın gerçek zararının sağlıklı olarak tespit edilemeyeceği, dosya içeriğinde bulunan hali hazırda mevcut bir tespit yapılmasının istemesi durumunda; hasar fotoğrafları ile hasar miktarı ve sovtaj miktarı kabaca tespit edilebileceği, bu tespitinde her iki tarafça itiraza uğrayacağı, aracın tahmini ortalama Onarım Bedelinin 230.000.00 TL olduğu, aracın tahmini ortalama Rayiç Bedelinin 250.000.00 TL olduğu, aracın tahmini ortalama Sovtaj Bedelinin 75.000,00 TL olduğu, hazırda mevcut belgelere (fotoğraflara) göre davaya konu aracın onarım miktarının, 230.000.00 TL olması, aracın yapılan piyasa araştırması neticesinde rayiç değerinin 250.000.00 TL olması, aracın yapılan piyasa araştırması neticesinde Sovtaj değerinin 75.000.00 TL olması nedenleriyle, (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 18.05.2016 tarih, █████████ Esas, █████████ Karar Nolu kararında; “...dairemiz uygulamasına göre hasar bedeli, araç rayicinin *650'sini aştığından aracın tamirinin ekonomik olmadığı açıktır. Bu durumda, bilirkişiden ek rapor alınıp, araç pert total kabul edilerek aracın sovtaj bedeli de belirlenmek sureti ile hasarsız piyasa rayici ile sovtaj bedeli arasındaki farkın hasar miktarı olarak belirlenmesi gerekir. Bu nedenle, eksik incelemeye dayalı verilen hükmün bozulması gerekmiştir” hükmünü içermektedir.) aracın onarım bedelinin rayiç değerinin %50'sini aşması nedeniyle onarımının, ekonomik olmayacağı, bu nedenle pert-total işlemine tabi tutulması gerektiği, pert-total işlemine tabi tutulduğunda gerçek zararının rayiç değeri (250.000 TL) ile sovtaj değeri (75.000 TL) farkı miktarı 175.000.00 TL olduğunu mütalaa etmiştir.Davacı vekilinin █████/2025 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava dilekçesinde 100,00-TL olarak belirttikleri dava değerini 175.000,00-TL'ye, arttırdıklarını beyan ettiği ve artırılan dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı görülmektedir.Dava konusu edilen bir hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların (olguların) var olup olmadıkları hakkında mahkemeye kanaat verilmesi işlemine ispat denir ve Türk Hukuk Lûgatında “kanıtlama, tanıtlama” olarak ifade edilmektedir (Türk Hukuk Lügatı, Ankara 2021, Cilt I, s. 595).6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 187/1. maddesi; ''İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümüne etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir.'' şeklinde düzenlenmiştir.Vakıa (olgu) ise, 03.03.2017 tarihli ve 2015/2 E., 2017/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında; kendisine hukukî sonuç bağlanmış olaylar şeklinde tanımlanmıştır. İspatı gereken olaylar, olumlu vakıalar olabileceği gibi olumsuz vakıalar da olabilir.Diğer taraftan hâkim kural olarak, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğini kendiliğinden araştıramaz. Bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini taraflar ispat etmelidir. Bir davada ispat yükünün hangi tarafa ait olacağı hususu ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlıklı 190. maddesinde yer almakta olup; ''İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.'' şeklinde hüküm altına alınmıştır.Yukarıda belirtilen maddenin birinci fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmıştır. Buna göre, bir vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükünü üzerinde taşıyacaktır. İkinci fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştirBu hüküm, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun “İspat yükü” başlıklı 6. maddesinde yer alan: ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." ifadesine paralel olarak düzenlenmiştir.Yukarıda yer verilen düzenlemeler uyarınca dava konusu trafik kazasının gerçekleşmesi neticesinde davacının şoförü olduğu ve dava dışı ...a ait olan dava konusu araçta meydana geldiği iddia edilen hasar ile davacı tarafından ödendiği iddia edilen onarım bedelinin varlığı ve miktarı açısından ispat yükünün davalı taraf üzerinde bulunduğu izahtan varestedir.Dava konusu araçta oluşan hasarın varlığı ve miktarı yönünden gerekli olan kaza anındaki km bilgisinin bildirilmediği, hasarlı parçaların dökümü ile eksper raporu, iş emri, proforma, tespit raporu, fatura vb. hiçbir belgenin sunulmadığı, aracın tramer kayıtlarında hasar bilgisi ve eksper raporunun bulunmadığı, mevcut veriler dahilinde aracın gerçek zararının tespitinin mümkün olmadığı, keza bilirkişi tarafından da tespit edilemediği, sadece hasar mevcut hasar fotoğraflarına bakarak, aracın gerçek zararının sağlıklı olarak tespit edilemeyeceğinin belirtildiği, kaldı ki davacı tarafça ödendiği iddia edilen onarım bedeline yönelik belgelerin de ibraz edilmediği gözetildiğinde, davacı tarafın üzerinde bulunan ispat yükünü yerine getirdiğinden bahsedilmesinin mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır.Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, davacı... ile davalılar ... ve...'e ait nüfus kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde ...plakalı araca ait olarak bulunan tramer kayıtları, davalı ... Anonim Şirketi nezdinde, davalı...'e ait...plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi, dava konusu █████/2022 tarihli trafik kazasına ilişkin olarak... T.C. Kimlik numaralı davacı... tarafından şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakları, yapılan başvuru sonucunda açılan hasar dosyası ve davacıya yapılan ödemeleri gösterir evrak ve kayıtlar, dava konusu kazanın gerçekleştiği █████/2022 tarihi ve mevcut durum itibarıyla ...ve...plaka sayılı araca ait olarak bulunan trafik tescil ve ruhsat belgeleri, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... numaralı soruşturma dosyası, bilirkişi heyetinin █████/2025 havale tarihli raporları, otomotiv alanında uzman bilirkişinin █████/2025 havale tarihli ek raporu, davacı vekilinin █████/2025 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu uyuşmazlığın, █████/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı...'nin sürücüsü olduğu ...plakalı araçta meydana gelen hasarın onarım bedelinin belirlenmesi ile birlikte belirlenecek hasarın onarım bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte...plakalı araç sürücüsü ... ile maliki... ile...plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesini tanzim eden davalı ... Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı...'ye verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, davalı ... Anonim Şirketi nezdinde...plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin incelenmesinde, poliçenin █████/2022 ile █████/2023 tarihleri arasında geçerli olduğu, teminat limitinin 100.000,00-TL olduğu, dava konusu trafik kazasının gerçekleşmesi neticesinde davacının şoförü olduğu ve dava dışı ...a ait olan dava konusu araçta meydana geldiği iddia edilen hasar ile davacı tarafından ödendiği iddia edilen onarım bedelinin varlığı ve miktarı açısından ispat yükünün davalı taraf üzerinde bulunduğu, dava konusu araçta oluşan hasarın varlığı ve miktarı yönünden gerekli olan kaza anındaki km bilgisinin bildirilmediği, hasarlı parçaların dökümü ile eksper raporu, iş emri, proforma, tespit raporu, fatura vb. hiçbir belgenin sunulmadığı, aracın tramer kayıtlarında hasar bilgisi ve eksper raporunun bulunmadığı, mevcut veriler dahilinde aracın gerçek zararının tespitinin mümkün olmadığı, keza bilirkişi tarafından da tespit edilemediği, sadece hasar mevcut hasar fotoğraflarına bakarak, aracın gerçek zararının sağlıklı olarak tespit edilemeyeceğinin belirtildiği, kaldı ki davacı tarafça ödendiği iddia edilen onarım bedeline yönelik belgelerin de ibraz edilmediği gözetildiğinde, davacı tarafın üzerinde bulunan ispat yükünü yerine getirdiğinden bahsedilmesinin mümkün olmadığı, davacı vekilinin █████/2025 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava dilekçesinde 100,00-TL olarak belirttikleri dava değerini 175.000,00-TL'ye, arttırdıklarını beyan ettiği ve artırılan dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatlayamadığı anlaşılmakla, açılan davanın ispatlanamaması sebebiyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Açılan davanın REDDİNE,2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 2.986,85-TL tamamlama harcından mahsubu ile fazla alınan 2.799,05-TLharcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,3-Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,4-Davalılar... ve ... ile davalı ... Anonim Şirketinin kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar... ve ... ile davalı ... Anonim Şirketine verilmesine,5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar... ve ... vekili ile davalı ... Anonim Şirketi vekilinin yoklukluklarında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır