Anahtar kelimeler: Onarıma Servise Çarptığını Araçtan Esaskarar Fiilden Kaybına Düzenli Bulunamadığını Kazanç

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ███████

T.C.
... TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'ın maliki olduğu aynı zamanda sevk ve idaresindeki, ... .... .... plakalı araca █████/2025 tarihinde çarptığını, maddi hasar verdiğini, davalının kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, aracın servise onarıma alındığını, müvekkilinin ticari faaliyette bulunamadığını, düzenli olarak gelir elde ettiği bu araçtan kazanç kaybına uğradığını, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00 TL kazanç kaybı zararının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davada Asliye Ticaret Mahkemesi değil Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, kusurun iki taraflı olduğunu, müvekkilinin söz konusu kazada bedenen zarar gördüğünü, müvekkilinin yaşadığı zararların tazmin edilmediğini, uzlaşma aşamasında sulh olunduğunu beyanla davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; trafik kazası nedeniyle araç mahrumiyetinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı tarafından husumetin kazaya kusuruyla sebebiyet verdiği belirtilen karşı araç malikine(işletenine) yöneltildiği görülmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın esasından önce dava şartları ve görev hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir.
Dava şartları, mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan koşullardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan “kamu düzeni” ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında tüm dava şartlarının oluşup oluşmadığını kendiliğinden araştırıp incelemek durumundadır.
6100 sayılı HMK'nın "dava şartları" başlıklı 114. Maddesinin 1-c bendinde "mahkemenin görevli olması" hususu da dava şartı olarak düzenlenmiştir. Görüleceği üzere dava şartlarından olan görev hususunun kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her aşamasında kendiliğinden ve öncelikle dikkate alınması gerektiği açıktır.
Eldeki dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarih olan █████/2012 tarihinden sonra açılmış olup, davanın ticari niteliği ve görevli mahkemenin belirlenmesinde 6102 Sayılı TTK ile getirilen düzenlemelerin değerlendirilmesi gerekir.
6102 sayılı TTK'nın 4. Maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer Kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK 'nın 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1.maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından, temyiz aşamasında Yargıtay tarafından re'sen incelenir.
Somut olayda; uyuşmazlık haksız fiilden(trafik kazasından) kaynaklanmakta olup, bu nevi davaların ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. O halde, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ve asliye ticaret mahkemesinin görevli olması için her iki tarafın tacir ve uyuşmazlık konusu işin her iki tarafın birden ticari işletmesi ile ilgili olması zorunludur.
Davacı şirketin tacir olduğu ve tüm iş ve eylemlerini ticari işletmesiyle ilgili olarak yaptığında tereddüt bulunmamaktadır. Buna karşılık davalı gerçek kişi olup, tacir olduğu ileri sürülmediği gibi, tacir sıfatını haiz olup olmadığı yönünden mahkememizce, vergi dairesi ve ticaret müdürlüğü nezdinde yapılan araştırma ile kolluk marifetiyle yapılan sosyal ekonomik durum araştırması kapsamında, davalının market çalışanı olduğu, gelir getirici kazancı olmayan potansiyel mükellef kaydı bulunduğu, ticaret sicilinde kayıtlı olmadığı, dava dışı bir firmada ssk çalışan kaydının bulunduğu, kendi adına işyeri tesciline rastlanılmadığı, yine kazaya karışan davalı adına kayıtlı aracın hususi otomobil olduğu nazara alınarak davalının tacir sıfatını haiz olmadığı anlaşılmıştır.
Anlatılanlar kapsamında somut olayda, davanın haksız fiilden kaynaklandığı, mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, somut olay davacı açısından iş ticari iş niteliğinde bulunsa dahi bu hususun davayı ticari dava haline getirmeyeceği, davalı tacir olmadığından eldeki davanın nispi ticari dava niteliğinin de bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu hâlde, eldeki davaya bakma görevi 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesine aittir. (Aynı yönde bkz. ... BAM 35. HD. █████████ E, █████████ K.)
Yapılan açıklamalar doğrultusunda mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle
1-Davanın GÖREVSİZLİK nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE,
2-HMK'nın 20. Maddesi gereğince, kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurularak talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... (NÖBETÇİ) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına, (ihtaratın gerekçeli kararın tebliği ile yapılmış sayılmasına)
3-HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca harç ve yargılama giderinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı diğerlerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki hafta içerisinde...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
BU BELGE GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!