Anahtar kelimeler: Kzms Görenlere Zmms Eylemden Kazaya Kazada Rücuen Karıştığı Malikinden Ödenmiş

T.C.
İSTANBUL3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :TALEP
:Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "30.09.2019 tarihinde; Davalı ...' ın sürücüsü ve maliki olduğu ve müvekkil şirket tarafından KZMS Poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın karıştığı kaza sonucu, müvekkil sigorta şirketi tarafından zarar görenlere toplam 104.456,10-TL tazminat ödenmiş olduğu; Kazada yetersiz ehliyetli sürücü davalı ...” ın kusurlu olduğu; Meydana gelen kazaya ... plakalı araç sürücüsünün kusuru ve yetersiz ehliyet ile araç kullanarak sebebiyet verdiğinden, araç malikinden ZMMS genel şartlar uyarınca ödenen bedelin faizi ile birlikte rücuen talep edilmekte olduğu; Müvekkil tarafından ödenen tazminatın rücuen tazmini için davalı aleyhinde ... İcra Dairesi ... Esas ve ... İcra Dairesi ... sayılı dosyalar ile icra takibi başlatıldığı; ancak davalı tarafından itiraz nedeniyle icra takibinin durdurulduğu; Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalının ... İcra Dairesi ... Esas ve ... İcra Dairesi ...E. sayılı dosyalara yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına; Davalının haksız itirazları nedeniyle alacağın 9020' sin den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine; Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesi” talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
:Davalıya usulüne uygun olarak tebligatın yapıldığı ancak davalının dosya içerisinde cevap dilekçesine rastlanılmamıştır.DELİLLER VE GEREKÇE
:Mahkememizde görülmekte olan dava; davacı tarafından ZMM sigortası ile sigortalanan davalının kullanımında bulunan aracın karışmış olduğu kaza nedeniyle davacının davalı üçüncü kişilere tazminat ödemesi yapmak zorunda kaldığı, davalının kaza esnasında ehliyetinin bulunmaması sebebiyle ödenen tazminatın rücuen tahsili iddiasıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir.Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırıldığı ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları raporda özetle: "Önceden teknik olarak belirlenmiş (KTK' nun 84/k. Md. yoluyla: 29, 30, 59. Md. ile KT. Yönet. 116, 117 ve 135. Md. Araçların teknik yapısı, Duraklama ve Park Etme, Karayolunda Bozulup Kalan Araçlarla ilgili kurallara karşı dikkat ve özeni yükümlülüğünü yerine getirmedikleri düşünülen ... plakalı traktör ve bu traktör arkasına takılı 2 adet römork sürücüsü dava dışı ... ve ... plakalı otomobil sürücüsü dava dışı ...' ın her birinin kendi adına ayrı ayrı “975 Oranda Asli Kusurlu” olacakları; Yine önceden teknik olarak belirlenmiş (KTK' nun 39, 47/c,d. 52/a,b. Md. ile KT. Yönet. 75, 85/bj. Md. Sürücü belgelerine ait esaslar, Trafik İşaretlerine Uyma, Hızın Şartlara Uygunluğunu Sağlama) kurallara karşı dikkat ve özeni yükümlülüğünü yerine getirmediği düşünülen ... plakalı çekici ve bu çekiciye takılı ... plakalı yarı römork sürücüsü/maliki davalı ...' ın “425 Oranında Tali Kusurlu” olacağı; Kaza tarihinde ... plakalı çekicinin sigortası olan davacı ... Sigorta A.Ş.” nin ise, ( KTK' nun 91. Md. Sigorta) kurallar gereği araç sürücüsü davalı ...' in kusur oranı ve sigorta kapsamına göre sorumlu olacağı; Ancak davacı ... Sigorta A.Ş.” nin vekilinin dava dilekçesinde özetle “..kaza sonucu ... plakalı araç sürücüsünün kusuru ve yetersiz ehliyet ile araç kullanarak kazaya sebebiyet verdiğinden, araç malikinden ZMMS genel şartlar uyarınca ödenenin faizi ile birlikte rücuen talep ettiği...” belirtildiği; Davacı vekilinin talebinin in Sayın Mahkemeye ait olacağı; Dosya kapsamında mevcut belge ve bilgilerden dava konusu hadiseye ilişkin bilirkişiden tespiti talep edilen hususun cismani zararla alakalı olarak kusur tespiti olduğu anlaşılmış, ayrıca dosyada teknik bir rapor, ekspertiz raporu, onarım belgesi ve bilgisinin olmadığı tespit edilmiş olup dosyanın bu anlamda teknik bir yönünün olmadığı kanaatine istinaden herhangi bir hasar tespiti yapılmamıştır." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.Yine mahkememiz ara kararı gereği bilirkişilerden rapor aldırıldığı ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş olduğu raporda özetle: "28.1)2025 tarihli rapor kök raporda belirlendiği gibi olayın meydana gelmesinde; ... plakalı traktör ve bu traktör arkasına takılı 2 adet römork sürücüsü dava dışı ... ve... plakalı otomobil sürücüsü dava dışı ...” ın her birinin kendi adına ayrı ayrı “%75 Oranda kusurlu oldukları; ... plakalı çekici ve bu çekiciye takılı ... plakalı yarı römork sürücüsü/maliki davalı ...' ın “%25 Oranında kusurlu olduğu; Kaza tarihinde davalının yalnızca ( C ) sürücü belgesi bulunduğu; ... plakalı çekici ve bu çekiciye takılı olan ... plakalı yarı römorktan oluşan aracı kullanabilmek için gereken (( C ) sınıfı sürücü belgesiyle kullanılan araçlara takılan ve azami yüklü ağırlığı 750 kilogramı geçen römork veya yarı römorktan oluşan birleşik araçları kullanabilmek için gereken) ( CE ) Sınıfı sürücü belgesi bulunmadığı ve mevcut olan ( C ) Sınıfı sürücü belgesinin yetersiz olduğu; Sürücünün kaza esnasında sigortalı aracı kullanmak için geçerli sürücü sertifikasına (ehliyete) sahip olmadığı, sürücünün %25 kusur oranına göre yapılan hesaplama sonucu davacının bu kazaya bağlı olarak kazada yaralanan ... ile ...' a yaptığı ödemelerin kazalılarının ödeme tarihinde verilere göre belirlenen zararlarının altında kalması nedeniyle Karayolları Trafik Kanunu ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları gereğince davacının, bu kazaya bağlı olarak kazalılara ödediği tutarları aracı sigorta ettiren davalıdan rücu talep hakkının bulunacağı esasına göre; ¸şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.Davacı tarafça davalı sigortalısına rücu edilip edilemeyeceği bakımından yapılan değerlendirmede;Emsal mahiyette Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ...E...K sayılı ilamında özetle; "Dava, ZMSS sözleşmesine dayanılarak sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin sürücünün ehliyetsiz araç kullanması sebebi ile hasarın oluştuğunun tespit edilmesi sebebi ile rücuen tazminat istemine ilişkindir.Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında sigortacının rücu hakkı, 2918 sayılı KTK'nın 95/2 maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur. ZMSS Poliçe Genel Şartlarının 4. maddesinde düzenlenen ağır kusur veya kasıt hali, oto yarışına katılma, ehliyetnamesiz motorlu araç kullanmak, uyuşturucu veya alkollü olarak araç kullanmak istiap haddinin aşılması, aracın çalınması veya gasp edilmesinde işleteninin kusuru gibi haller sigortacının sigortalısına rücu sebeplerindendir.Somut olayda, davacı sigorta şirketi, davalının askerde olduğu dönemde sigortalı aracın ehliyetsiz kardeşinin sevk ve idaresindeyken meydana gelen kaza nedeniyle zarar gören üçüncü kişilere ödemiş olduğu tazminatın davalıdan rücuen tahsilini talep etmektedir.Sigortalı araç sahibinin askerde olması, davacı sigorta tarafından ödenen hasar bedelinin rücuen tahsiline engel değildir. Ehliyetsiz motorsikletin kullanılması ile hasara sebep olan dava dışı ...'in ve sigortalının kardeşinin, sigortalı aracı çaldığına dair bir iddia olması halinde işleten sorumluluktan kurtulacaktır. Ancak böyle bir iddianın olmaması, aracın KTK'nın 107.maddesindeki nedenlerden dolayı sorumlu olmadıklarının da savunulup ispatlanamamasına göre ZMM sigortası tarafı olan davalının sorumlu olduğu hususu değerlendirilmeden, mahkemece davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklinde karar verilmiştir.Emsal mahiyette İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin ... E... K sayılı ilamında özetle; "Dava; ZMM sigorta poliçesini düzenleyen sigortacının geçerli bir ehliyetname olmaksızın araç sevk nedenine dayanarak, 3.kişi hak sahibine poliçe kapsamında yapılan ödemenin sigortalısından rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir.Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortalarında, sigortacının rücu hakkı 2918 sayılı KTK'nın 95/2 maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Genel Şartlarında düzenlenmiş olup; Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Genel Şartlarının 4.maddesinde ağır kusur ve kasıt hali, oto yarışına katılma, ehliyetname olmaksızın motorlu araç kullanma, uyuşturucu alarak veya alkollü olarak araç kullanmak, istiap haddinin aşılması, aracın çalınması veya gasp edilmesinde işletenin kusurlu olması gibi haller sigortacının sigortalısına rücu sebepleri olarak gösterilmiştir.Somut olayda; trafik kazasının davalıya ait olan ve davacı sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın ... isimli şahıs tarafından ehliyetname olmaksızın sevki sırasında meydana geldiği anlaşılmaktadır.Ne var ki araç sahibi davalı kazaya sebebiyet veren ...'ın aracı bilgisi ve rızası dışında aldığını, bu nedenle davacı sigortacının kendisine rücu hakkı bulunmadığını ileri sürmektedir.Karayolları Trafik Kanunu'nun çalınan ve gasp edilen araçlarda sorumluluğu belirleyen 107/1 maddesinde " bir motorlu aracı çalan veya gasp eden kimse işleten gibi sorumlu tutulur. Aracın çalınmış veya gasp edilmiş olduğunu bilen veya gereken özen gösterildiği takdirde öğrenebilecek durumda olan aracın sürücüsü de onunla birlikte müteselsilen sorumludur. İşleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin, aracın çalınmasında veya gasp edilmesinde kusuru olmadığını ispat ederse sorumlu tutulamaz. İşleten sorumlu olduğu durumlarda diğer sorumlulara rücu edebilir." denilmektedir.Açıklanan bu yasal düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere; ehliyetnamesiz araç sevki sırasında meydana gelen bir kazada, sigortacının üçüncü kişi hak sahiplerine yaptığı ödemeyi, rücuan sigortalısından talep etmesi halinde; sigortalının sorumluluktan kurtulabilmesi için, aracın çalınmış ve gasp edilmiş olması ve ayrıca bu çalınma ve gasp olayının gerçekleşmesinde kendisine yükletilebilecek bir kusur bulunmaması gerekir.Görülmekte olan davada sigortalı aracın açıkta bırakılan araç anahtarının temini suretiyle ... tarafından alındığı ve kazanın da ehliyetnamesi bulunmayan ...'ın sevk ve idaresinde iken meydana geldiği, araç sürücüsü ...'ın davalı sigortalının yeğeni olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.Bu durumda; aracın çalındığı veya gasp edildiği söylenemeyeceğine, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin █████/2021 tarihli raporunda kusura dair tespitin kaza tespit tutanağına, kazanın oluşuna uygun, gerekçeli ve denetlenebilir olması nedeniyle bu rapora itibar edilerek dava dışı sürücünün tam kusurlu olarak kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, mobese cihazında meydana gelen hasara davacıya sigortalı araç sürücüsünün sebebiyet verdiğinin kaza anına dair mevcut kamera kayıtlarının incelenmesi ile oluşturulan bilirkişi raporu ile belirlenmiş olmasına, davalı aleyhine hüküm altına alınan hasar bedelinin; dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporundaki tespitler gereğince kadri maruf olmasına, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince yerinde olmasına göre, davalı vekilinin tüm istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir." şeklinde karar verilmiştir.Emsal mahiyette İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin ... E ...K sayılı ilamında özetle; "Dava; ZMM Sigorta Poliçesi kapsamında üçüncü kişi hak sahibine yapılan ödemenin rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir.Dosyada yapılan incelemede;Davacı sigorta şirket ile davalı arasında düzenlenen ZMM Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan davalıya ait ... plaka sayılı aracın, davalı sigortalının sevk ve idaresindeyken █████/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu... plaka sayılı karşı aracın hasarlandığı, davacı sigortacı tarafından üçüncü kişi hak sahibine 15.900,00-TL hasar tazminatı ödendiği, kolluk kuvvetleri tarafından düzenlendiği anlaşılan trafik kazası tespit tutanağında; sigortalı araç sürücüsü davalının kırmızı ışık ihlali yapması nedeniyle kendisine kazanın meydana gelmesinde tam kusur atfedildiği ve davalının sürücü belgesi geçici olarak geri alındığının belirtildiği anlaşılmıştır.Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nda sigortacının rücu hakkı, KTK'nın 95/2.maddesi ile ZMSS poliçesi genel şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur.2918 sayılı KTK'nın 95/2.maddesi uyarınca sigortacı; tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin halleri 3. kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Sözleşme ve yasa gereği sigorta ettirenine karşı defi hakkı bulunan sigortacı bu hakka dayanarak kendi sigortalısına dönebilmektedir.Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın 4 B maddesi uyarınca ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir. B.4 maddesinde ise tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise, sigortacının sigortalısına rücu hakkı bulunduğu açıkça belirtilmiştir. (-bknz; Yargıtay 17. HD'nin █████/2019 gün, ... Esas -... Karar sayılı ilamı-)Hal böyle olunca, dosyadaki bilgi ve belgelere, kararın dayandığı delillerle usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle talep konusu kazanın davalı araç sürücüsü sigortalının kırmızı ışık ihlali neticesinde meydana geldiği, bu nedenle de kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalının asli ve tam kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği anlaşılan █████/2021 günlü kusur bilirkişi raporundaki konuya ilişkin tüm belirleme ve değerlendirmelerin dosyaya oluşa uygun denetlenebilir gerekçeler içermesi ve bu belirlemelerin olaydan sonra kolluk kuvvetlerince düzenlendiği anlaşılan kaza tespit tutanağındaki belirlemelerle de tam olarak örtüşmesi karşısında, mahkemece davalı sigortalının tam kusurlu olduğu ve davalı sigortalının █████/2019 tarihinde alkollü araç sevk ettiğinin tespiti neticesinde ehliyetinin iki yıl süreyle geri alındığı, bu suretle talep konusu kazanın meydana geldiği █████/2019 tarihinde davalı sigortalının geçerli bir ehliyetnamesi bulunmadığı, sonuç itibariyle davacı sigortacının üçüncü kişi hak sahibine yapmış olduğu ödemeyi sigortalısından talep etmekte haklı olduğu kabul edilerek, yazılı biçim ve şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olmasında istinaf edenin sıfatına ve istinaf nedenlerine göre herhangi bir isabetsizlik tespit edilemediğinden, davalı ... tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır." şeklinde karar verilmiştir.Mahkememizce davalının kaza tarihi itibariyle geçerli bir ehliyetnamesinin olup olmadığının tespiti amacıyla ... Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabına göre davalının █████/2019 tarihi itibariyle "C-Kamyon-Çekici Sınıfı" sürücü belgesi olduğu tespit edilmiştir.Bilirkişiler tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmede kazaya karışan sigortalanan ... plakalı çekici ve bu çekiciye takılı olan ... plakalı yarı römorktan oluşan araç olduğu, C sınıfı ehliyet ile kullanılabilen araçlara takılan azami yüklü ağırlığı 750 kilogramı geçen römork veya yarı römorktan oluşan birleşik araçları kullanabilmek için CE sınıfı sürü belgesi gerektiği ancak davalının sürücü belgesinin yetersiz olduğu tespit edilmiştir.Tüm dosya kapsamı emsal içtihatlar doğrultusunda değerlendirildiğinde; ZMMS Genel Şartları B.4/b maddesi uyarınca araç sürücüsünün geçerli ve yeterli bir ehliyetnameye sahip olmaksızın kullandığı araç nedeniyle üçüncü kişilere verdiği zarar nedeniyle sigorta şirketinin ödemek zorunda kaldığı tazminatı sigortalısından rücu edebilecektir. Bu bağlamda dava konusu kaza esnasında davalının kullanmış olduğu aracı kullanmaya yeterli ehliyetinin bulunmaması sebebiyle davacının davalıya rücu hakkı bulunduğu kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur.Kazanın meydana geliş şekli ve kusur oranlarına ilişkin yapılan değerlendirmede;30.09.2019 günü saat 00
:15 sıralarında; ... İli ... İlçesi ... Mah.’ nde; ... Karayolunda, ... yönünde dava dışı Hasan ŞAN’ın idaresindeki ... plakalı traktör ve arkasına takılı 2 adet römork (buğday yüklü) ile belirtilen mevkiye geldiğinde, 1. Römorkun sol arka tekerin patlaması (Bilye dağıtması) üzerine gidiş yönüne göre yolda durduğu ve yardım istediği; yardımına gelen dava dışı sürücü ...’ın idaresindeki... plakalı otomobilini traktör römorklarının arkasına park ederek yardım etmekte olduğu, arızalanan tekerleği yapmakta oldukları ve yol üzerinde herhangi bir tedbir almadan araçlarını bıraktıkları esnada; aynı yönde seyreden ve yol üzerindeki araçları fark edemeyen sürücünün idaresindeki ... plakalı çekici ve bu çekiciye takılı ... plakalı yarı römork ile seyir halindeyken çekicinin ön kısımları ile; ... plakalı aracın arka kısımlarına çarpması; Römorkun dingili koparak üzerinde taşıdığı buğdayın yola dökülmesi ve ... plakalı aracın römorkun altına girerek sıkışması; Bu esnada traktör lastiğini yapmakta olan ... ve ...'ın römorkun altında kalmaları şeklinde kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır. Nitekim ... 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi'nin ...E... K sayılı kararı ile kesinleşen) kararında da kazanın bu şekilde oluştuğu kabul edilmiştir. Bilindiği üzere ceza mahkemesi kararları maddi vakıa bakımından hukuk mahkemelerini bağlayıcı niteliktedir. Bu doğrultuda gerek mahkememizce, gerek diğer dosyaya konu kaza ile ilgili yargılama yapan diğer mahkemelerce ve gerekse kaza tespit tutanağına göre kazanın meydana gelişinde dava dışı ... ile...'ın gerekli güvenli ve uyarı tedbirlerini almaksızın meydana gelen teknik arızayı gidermek amacıyla taşıt yolu üzerinde diğer araçların da seyir istikametini kapatacak şekilde durmaları ve kazaya sebebiyet vermeleri nedeniyle %75 oranında, davalının ise dikkatli olması ve ışık hüzmeleri ile yolu kontrol etmesi hâlinde ilerisinde duraklamış olan araçları farkedebileceği ve etkin tedbirler (fren, manevra vs) ile kazayı önleyebilecek olmasına rağmen gerekli dikkate ve özeni göstermeksizin araç kullandığı anlaşılmakla olayın meydana gelişinde %25 kusurlu olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. Dolayısıyla davacı sigorta şirketinin de dava dışı kişilere ödemek zorunda kaldığı tazminat miktarının ilgililerin zararları ve sigortalısının kusuru ile orantılı olması gerekmektedir. Bu husus her bir icra dosyası bakımından aşağıda ayrıca değerlendirilecektir.... İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyası bakımından itirazın iptali talebinin değerlendirilmesinde;Davacı tarafından davalı aleyhine 74.200,00 TL asıl alacak ve █████/2022-█████/2023 tarihleri arasında işlemiş faizi olan 4.943,58 TL bakımından takip tarihinden itibaren %19 oranında faiz işletilmesi suretiyle takip girişiminde bulunulduğu, davalının icra takibinde yetkiye itiraz ettiği, davacı tarafından yetki itirazının kabul edilerek dosyanın ... İcra Dairesi'ne gönderildiği ve yeniden davalıya ödeme emri tebliğ edildiği, davalının tekrar borca ve faize itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğu anlaşılmıştır.Mahkememiz dosyası arasına alınan ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde dava dışı sürücü Hasan Şan tarafından davaya konu kaza nedeniyle yaralanmış olması nedeniyle geçici ve kalıcı iş göremezlik ile bakıcı ihtiyacına maruz kalması sebebiyle davalıdan tazminat istemli dava ikame ettiği, ATK raporu ve bilirkişi raporları alındıktan sonra █████/2022 tarihli dilekçe ile feragat edildiği anlaşılmıştır. Feragat dilekçesi ekinde sunulan ibraname, feragatname ve makbuz başlıklı belgenin incelenmesinde 55.000,00 TL asıl alacak, 10.000,00 TL faiz ve 9.200,00 TL ilam vekalet ücreti olmak üzere toplamda 74.200,00 TL karşılığında davacı Hasan Şan'ın davadan feragat edeceğinin düzenlendiği anlaşılmıştır.Mahkememizce alınan bilirkişi ek raporunda aktüerya bilirkişisi tarafından yapılan hesaplamada; davacı tarafından bu olay nedeniyle 31.10.2022 tarihinde 55.000,00 TL ana para ödemesi yapıldığı, kaza tarihindeki poliçe limitinin 390.000,00 TL olduğu ve ödenen tutarın limit içerisinde kaldığı, ödeme tarihindeki verilere göre hak sahibi ...'ın maddi zarar toplamı(3.259,21+71.637,89 + 1.279,20)= 76.176.30, TL olmasına karşın davacı tarafından ana para olarak ödenen 55.000,00 TL'nin kazalının zararının altında kaldığından davacı ana para olarak ödediği 55.000,00 TL.yi rücuan talep edebileceği, sigortalı aracın ticari nitelikte kamyon olması nedeniyle hak sahibi tarafından ana para olarak talep edilebilecek tutar için her halükarda 29.12.2020 dava tarihinden 31.10.2022 ödeme tarihine kadar ticari avans faizi oranında faiz talep edebileceği, buna göre davacının hak sahibine karşı sorumlu olduğu faiz tutarının 16.465,72 TL olduğu, davacı tarafından hak sahibine ise 10.000,00 TL faiz ödemesi yapılması nedeniyle ödenen faizin rücu edilebileceği değerlendirilmiştir. Vekalet ücreti yönünden ise davacı tarafından 9.200,00 TL ilam vekalet ücreti ödemesi yapıldığı, hak sahibinin talep edebileceği ana para miktarı üzerinden hüküm kurulması hâlinde ilgili vekalet ücretinin ödenen vekalet ücretinden yüksek olacağı anlaşılmış ve seçenekli olarak hesaplama yapılmıştır.Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; yukarıda da izah edildiği üzere davacının davalıya rücu hakkı bulunmaktadır. Bu kapsamda bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalarda davacı tarafından ana para ve faiz olarak yapılan ödemelerin hak sahibinin talep edebileceği miktarlardan daha düşük olması sebebiyle davacının 55.000,00 TL ana para ve 10.000,00 TL faizi davalıdan rücu edebileceği anlaşılmıştır. Ayrıca vekalet ücreti bakımından her ne kadar ... 10. ATM'nin dosyası feragat ve taraf talepleri doğrultusunda sona ermiş olması hasebiyle taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olsa da davacı ile dava dışı hak sahibi arasında düzenlenen ibraname de açıkça 9.200,00 TL vekalet ücretinin dava dışı hak sahibine verileceğinin kararlaştırıldığı, yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda trafik kazasından doğan davalarda hak sahiplerinin feragat etmesi koşuluyla düzenlenen ibranamelerde asıl alacak ile birlikte alacağın ferilerinin de talep edilebileceğinin sabit olması karşısında davacı tarafından ödenen 9.200,00 TL vekalet ücreti bakımından da davalıya rücu şartlarının yerine geldiği kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. İşlemiş faiz yönünden de bilirkişi tarafından ödeme tarihlerinden taleple bağlılık ilkesi doğrultusunda takip talebinde belirtilen █████/2023 tarihinde kadar değişen oranlardaki avans faizi doğrultusunda hesaplama yapılmış ve fazlaya ilişkin kısmın reddine karar verilmiştir. Ayrıca davalı tarafından faize de itiraz edildiği nazara alındığında takip tarihi itibariyle TCMB avans faiz oranının %10,75 olduğu dikkate alınarak asıl alacağa takip tarihinden itibaren %10,75 değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle itirazın iptali ile takibin kalan diğer şartlar bakımından devamına karar vermek gerekmiş ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın temelinde haksız fiil olması ve alacağın muayyen olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin ise reddine karar vermek gerekmiştir.... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası bakımından itirazın iptali talebinin değerlendirilmesinde;Davacı tarafından davalı aleyhine 30.256,10 TL asıl alacak ve █████/2022-█████/2023 tarihleri arasında işlemiş faizi olan 8.030,47 TL bakımından takip tarihinden itibaren %19,50 oranında faiz işletilmesi suretiyle takip girişiminde bulunulduğu, davalının icra takibinde yetkiye itiraz ettiği, davacı tarafından yetki itirazının kabul edilerek dosyanın ... İcra Dairesi'ne gönderildiği ve yeniden davalıya ödeme emri tebliğ edildiği, davalının tekrar borca ve faize itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğu anlaşılmıştır.Mahkememiz dosyası arasına alınan ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde dava dışı sürücü ... tarafından davaya konu kaza nedeniyle yaralanmış olması nedeniyle geçici ve kalıcı iş göremezlik ile bakıcı ihtiyacına maruz kalması sebebiyle davalıdan tazminat istemli dava ikame ettiği, ATK raporu ve bilirkişi raporları alındıktan sonra █████/2022 tarihli dilekçe ile feragat edildiği anlaşılmıştır. Feragat dilekçesi ekinde sunulan ibraname, feragatname ve makbuz başlıklı belgenin incelenmesinde 23.000,00 TL asıl alacak, 1.523,90 TL yargılama gideri, 2.500,00 TL icra vekalet ücreti ve 5.100,00 TL ilam vekalet ücreti olmak üzere toplamda 32.123,90 TL karşılığında davacı ...'ın davadan feragat edeceğinin düzenlendiği anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; yukarıda da izah edildiği üzere davacının davalıya rücu hakkı bulunmaktadır. Bu kapsamda bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalarda davacı tarafından ana para ve faiz olarak yapılan ödemelerin hak sahibinin talep edebileceği miktarlardan daha düşük olması sebebiyle davacının 23.000,00 TL asıl alacağın davalıdan rücu edebileceği anlaşılmıştır. Ayrıca vekalet ücreti ve yargılama gideri bakımından her ne kadar ... 9. ATM'nin dosyası feragat ve taraf talepleri doğrultusunda sona ermiş olması hasebiyle taraflar lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemiş olsa da davacı ile dava dışı hak sahibi arasında düzenlenen ibraname de açıkça 5.100,00 TL vekalet ücretinin ve ilamın icraya konması hâlinde ise 2.500,00 TL icra vekalet ücretinin, 1.523,90 TL yargılama giderinin dava dışı hak sahibine verileceğinin kararlaştırıldığı, yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda trafik kazasından doğan davalarda hak sahiplerinin feragat etmesi koşuluyla düzenlenen ibranamelerde asıl alacak ile birlikte alacağın ferilerinin de talep edilebileceğinin sabit olması karşısında davacı tarafından ödenen vekalet ücretleri ve yargılama giderleri bakımından da davalıya rücu şartlarının yerine geldiği kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. Ancak yargılama giderleri ve vekalet ücretleri toplamı 9.123,90 TL olsa da davacı tarafça icra takibine sadece 7.256,10 TL'lik kısmı konu edilmiş olduğundan bilirkişi tarafından yapılan oranlama neticesinde davacının icra takibine konu ettiği yargılama giderinin 1.523,90 TL, ilam vekalet ücretinin 3.846,61 TL ve icra vekalet ücretinin ise 1.885,59 TL olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olmuş ve yargılamaya bu tutarlar esas alınarak devam edilmiştir. İşlemiş faiz yönünden de bilirkişi tarafından ödeme tarihlerinden taleple bağlılık ilkesi doğrultusunda takip talebinde belirtilen █████/2023 tarihinde kadar değişen oranlardaki avans faizi doğrultusunda hesaplama yapılma yapılması gerektiği belirtilmiş ancak █████/2023 ile █████/2023 tarihleri arasında avans faizi %10,75 esas alınarak hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır. Oysaki avans faiz oranı 24.06.2023'te %16,75, 01.09.2023'te %26,75, 28.09.2023'te %31,75 ve 01.11.2023'te ise %36,75 olarak değişmiştir. Bu doğrultuda usul ekonomisi ilkesi gereğince yeniden rapor alınmasına lüzum görülmemiş ve mahkememizce yapılan hesaplamada davacının talep edebileceği 23.000,00 TL'lik asıl alacağa █████/2022-█████/2023 tarihleri arasında toplam 4.991,00 TL ve yargılama gideri ve vekalet ücretleri olan 7.256,10 TL'ye ise █████/2022-█████/2023 tarihleri arasında toplam 1.571,44 TL faiz işleyeceği anlaşılmıştır. Bu doğrultuda takip öncesi davacının talep edebileceği toplam işlemiş faizin 6.562,44 TL olduğu kanaati hâsıl olmuştur. Ayrıca her ne kadar davalı tarafından faize itiraz edilse de takip tarihi itibariyle avans faizi oranının %36,75 olduğu dikkate alındığında davacı tarafından %19,50 faiz istenmiş olması nedeniyle taleple bağlılık ilkesi gereğince bu hususta herhangi bir hüküm tesis edilmemiş ve itirazın iptali ile takibin talepteki şartlar bakımından aynen devamına karar vermek gerekmiş ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın temelinde haksız fiil olması ve alacağın muayyen olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin ise reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,1-Davalı tarafından ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, takibin 30.256,10 TL asıl alacak ve 6.562,44 TL işlemiş faiz olmak üzere takip talebindeki şartlarla aynen DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine,*Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,2-Davalı tarafından ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, takibin 74.200,00 TL asıl alacak ve 3.306,26 TL işlemiş faiz olmak üzere takip talebindeki şartlarla (asıl alacağa takip tarihinden itibaren %10,75 değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle) DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine,*Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.809,52 TL harçtan peşin alınan 2.005,42 TL'nin mahsup edilerek bakiye 5.804,10 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,4-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen kabul edilen 114.324,80 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin toplantıya katılmayan davalıdan tahsili ve hazineye irat kaydına,6-Davacı tarafından yatırılan 2.005,42 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 2.620,85 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davalı kendisini bir vekille temsil ettirmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,8-Davacı tarafından yapılan 485,00 TL tebligat, posta gideri ile 21.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 21.485,00 TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 20.840,45 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,9-Davalı tarafından yapılan her hangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,10-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katipe-imzalıdırHakime-imzalıdır