Anahtar kelimeler: Limitli Metal Esaskarar Tekstil Başkan Yazim Gıda Katip Adana San

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
ADANA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
BAŞKAN
: ...
ÜYE
: ...
ÜYE
: ...
KATİP
: ...
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: ...
DAVALILAR
: 1- ...
2- ...
3- ...
4- ...
DAVA
: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2023
YAZIM TARİHİ
: ...
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile dava dışı asıl borçlu ... Metal Tekstil Gıda San. Ve Tic. A.Ş arasında █████/2007 tarihli 500.000,00 TL, █████/2007 tarihli 1.000.000,00 TL, █████/2008 tarihli 5.000.000,00 TL, █████/2008 tarihli 4.000.000,00 TL, █████/2009 tarihli 6.000.000,00 TL, █████/2012 tarihli 7.000.000,00 TL, █████/2013 tarihli 500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmeleri imzalandığını, davalıların bu sözleşmeye müşterek borçlu müteselsil kefil olarak katıldığını, kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek Adana 3.Noterliği'nden █████/2014 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderilmesine rağmen alacağın ödenmesisi üzerine, Adana 6. İcra Müdürlüğü'nün 2022/... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek davalı borçluların Adana 6. İcra Müdürlüğü'nün 2022/... esas sayılı dosyasına yaptıkları itirazın iptaline, takibin devamına, davalılar aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesinde davanın değeri 6.320.122,29 TL olarak gösterilmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ; Davalılara yapılan usulüne uygun tebligata rağmen herhangi bir savunmada bulunmadıkları, duruşmalara katılmadıkları görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava İİK'nun 67.maddesi gereğince açılan ve genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davası olup deliller bu çerçevede toplanarak değerlendirilmiştir.
Davanın, 7155 Sayılı yasanın 20. md. ile 6102 sy. TTK'na eklenen 5/A maddesi kapsamına girdiği ve dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olarak düzenlendiği, davacı vekili tarafından arabuluculuk son tutanağının ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür.
Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... Metal Tekstil Gıda San. Ve Tic. A.Ş arasında █████/2007 tarihli 500.000,00 TL, █████/2007 tarihli 1.000.000,00 TL, █████/2008 tarihli 5.000.000,00 TL, █████/2008 tarihli 4.000.000,00 TL, █████/2009 tarihli 6.000.000,00 TL, █████/2012 tarihli 7.000.000,00 TL, █████/2013 tarihli 500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmeleri imzalanmıştır.
Davalıların kefaleti TBK.nın 583.maddesindeki şekil şartlarını taşınmaktadır. TBK'nın 584/1. Maddesi gereğince; Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. Ancak █████/2013 tarihli 6455 S.K. ile eklenen 3. Fıkra ile; Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eş rızası aranmayacağı belirtilmiştir. 6455 sayılı kanunun yürürlük tarihinden önce imzalanan █████/2012 tarihli genel kredi sözleşmesi için davalılardan ..., ... ve ... 'in eşlerinin yazılı rızaları alınmıştır. ... ise, bu sözleşmenin imzalandığı tarihte bekardır. █████/2013 tarihli sözleşme ise, 6455 sayılı kanunun yürürlük tarihinden sonra imzalanmıştır. Davalılar şirket ortağı olup, bu sözleşme yönünden eşlerinin rızalarına gerek yoktur. █████/2009 tarihli ve önceki tarihli sözleşmeler ise 818 sayılı B.K.nun yürürlükte olduğu dönemde imzalanmış olup, eş rızası gerekmemektedir.
Açıklanan kredi sözleşmeleri gereğince, borçlu şirkete taksitli ticari işletme kredisi , BCH şeklinde çalışan kredi kullandırılmış, kredili mevduat hesabı açılmış, çek karnesi ve teminat mektupları verilmiştir. 8 adet ve toplam tutarı 1.525.000,00 TL tutarındaki teminat mektuplarının 5 tanesi (toplam 1.000.000TL) █████/2014 tarihinde, 3 tanesi (toplam 525.000,00 TL) █████/2017 tarihinde tazmin edilmiştir.
Kredi borçlarının ödememesi üzerine hesaplar █████/2014 tarihinde kat edilerek Adana 3.Noterliği'nden █████/2014 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek borcun 1 gün içinde ödenmesi istenmiştir. İhtarname asıl borçlu şirket ile davalı ...'e █████/2014 tarihinde, diğer davalılara █████/2014 tarihinde tebliğ edilmiş, dava dışı asıl borçlu şirket ile davalı ... █████/2014, diğer davalılar █████/2014 günü temerrüte düşmüştür.
Adan 6. İcra Dairesinin 2014/... esas( yeni esas 2012/... e.) sayılı dosyasında alacaklı davacı tarafından, borçlu davalılar hakkında █████/2014 tarihinde 6.471.322,29 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Takip talebinde %72 oranında temerrüt faizi istenmiştir. İcra dosyası incelendiğinde; UYAP ortamında kayıtlı ve █████/2014 tarihini taşıyan ödeme emrinde, 6.629.668,13 TL asıl alacaktan takip tarihinden önce █████/2014 tarihinde ödenen 8.850.87 TL, █████/2014 tarihinde ödenen 4.494,97 TL , █████/2014 tarihinde ödenen 75.000,00 TL, █████/2014 tarihinde ödenen 20.000 TL, █████/2014 tarihinde ödenen 50.000,00 TL ve takibin başlatıldığı gün ödenen 151.200,00 TL mahsup edilerek 6.320.122,29 TL toplam asıl alacak gösterilmiştir. Dava dilekçesinde de davanın değeri 6.320.122,29 TL asıl alacak olarak gösterilmiştir. Davalı borçluların süresinde yapmış oldukları itiraz üzerine takip durmuştur. İtiraz dilekçesinde; borçlular imzaya da itiraz etmiştir.
İmzaların inkar edilmesi nedeniyle borçluların imza örnekleri toplanarak kredi sözleşmeleri ve kefalet sözleşmelerindeki imzalar yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Ancak daha sonra bilirkişi raporu ekinde, taraflar arasında imzalanan █████/2014 tarihli protokol ibraz edilmiştir. Bu protokolde asıl borçlu ile davacı alacaklı dışında davalıların da imzası bulunmaktadır. Bu protokol davalılara tebliğ edilmiş, imzalara itiraz edilmemiştir. Bu nedenle genel kredi sözleşmelerindeki imzalar için bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek görülmemiştir.
Protokolün 3 /III maddesinde, borçluların ve kefillerin Adana 6. İcra Müdürlüğü'nün 2014/..., 2014/... ve Osmaniye 2. İcra Dairesi'nin 2014/... E sayılı dosya borçlarını kabul ettikleri, █████/2014 tarihi itibariyle 6.370.058,92 TL nakit ve 10.080,00 TL gayrinakit alacak bulunduğu belirtilmiştir. Protokol 3/IV.maddesinde; borçların yapılandırılması ve tasfiye koşulları düzenlenmiş, yıllık %13 faiz oranı üzerinden hesaplanacak faiz ve ferileri ile birlikte █████/2016 tarihine kadar borcun kapatılacağı belirtilmiştir.
Tecdid (yenileme), eski borcun, yeni bir borç meydana getirilerek sona erdirilmesidir. Eski ve yeni borçlar arasında hukuki sebep bakımından herhangi bir fark mevcut değilse, bahis konusu olan yenileme değil, bir borç ikrarıdır. Fakat mevcut borçta herhangi bir değişiklik yapmak veya alacaklının borçluya yeni bir süre vermiş olması yenileme mahiyetinde sayılmaz. Tecile veya borç miktarının arttırılmasına ilişkin anlaşmalar da yenileme mahiyetinde değildir. TBK'nın 133. madde anlamında yenileme, eski bir borcun yeni bir borç haline dönüşmesidir. Yeni borcun sebebi, eskisininkinin aynı değildir. Bu sebep, yenilemeyi meydana getiren bağımsız hukuki işlemde yer alır. Eğer eski borcun hüviyeti değişmiyorsa, yani onun özü ve esası muhafaza edilerek sadece muhtevası değiştiriliyorsa (ifanın tecili, edimin çoğaltılması gibi) ya da alacaklının veya borçlunun şahsı değişmiş bulunuyorsa (alacağın devri veya borcun nakli!) ortada bir yenileme yoktur. Bunun yanında, taraflar yeni bir borç meydana getirirlerken eskisini ortadan kaldırmak iradesine sahip bulunmalıdırlar. (TBK 133/1) Aksi takdirde, ya ikinci ve bağımsız bir borcun daha kurulduğu ya da tarafların birinci borçta bazı değişiklikler yapılmasını istedikleri kabul edilir.
Taraflar arasında ikinci bir borç ilişkisinin kurulması veya mevcut borcu değiştiren yeni bir işlemin yapılması, yenileme için birer karine sayılamaz; şüphe ve tereddüt halinde, asıl borç ilişkisinin devam ettiği, tarafların buna son vermek istemedikleri kabul edilecektir. Nitekim TBK 133/2'de; Özellikle mevcut borç için kambiyo taahhüdünde bulunulması veya yeni bir alacak senedi ya da yeni bir kefalet senedi düzenlenmesi, tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça yenileme sayılmaz. hükmünü getirmiştir. (HGK ███████-666 E. ████████K)
Protokolün 3/V.maddesinde; ödeme planının alacaklı banka tarafından uygun bulunması, hiçbir şekilde tecdit veya borcun bir kısmının ibra edilmesi ve alacağından feragat anlamına gelmediği, kredi sözleşmelerinin yenilendiği anlamını taşımadığı, sözleşmelerin ortadan kaldırılmadığı, borca ait fer'i hakların ve teminatların devam ettiği, protokole uygun ödeme yapılmaması halinde bankanın yasal yollara başvuru hakkının saklı olduğu, başlatmış olduğu icra takiplerine kaldığı yerden devam edileceği belirtilmiştir. Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde; █████/2014 tarihli protokolün tecdit anlamına gelmediği, borcun yenilenmediği, bankanın başlatmış olduğu icra takibine devam edebileceği ve kredi sözleşmelerine göre talepte bulunabileceği kabul edilmiştir.
Alacağın kat tarihi itibariyle kayıtlardan tespit edilmesi, temerrüt tarihine kadar işleyen akdi faiz ile BSMV nin ana paraya ilave edilerek kapitalize edilmesi ve bu şekilde oluşan ana paraya takip tarihine kadar temerrüt faizi uygulanması gerekmektedir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ███████-822 esas █████████ karar, 19 HD. █████████ esas █████████ karar sayılı kararları ) Ancak, borçlunun takipten sonra dava tarihine kadar yaptığı ödemeler varsa alacağın dava tarihi itibariyle tespiti gerekir.
TBK’nun 589. maddesine göre; kefil, kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar sorumlu olup, sözleşmede gösterilen azami kefalet limiti aşılmamak üzere asıl borç ile asıl borçlunun kusur ve temerrütünden sorumludur. Kefil ayrıca kendi temerrütünün sonuçlarından da sorumludur. Ancak 6102 sayılı TTK’nun 7. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde: “Ancak, kefil ve kefillere, tahahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez.” hükmüne yer verilmiştir.
TTK 8/1 maddesine göre; ticari işlerde faiz oranı sözleşme ile serbestçe belirlenebilir. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklı tutulmuş, başkaca bir istisna getirilmemiştir. TTK'nın 9. Meddesinde ise, ticari işlerde; kanuni, anapara ile temerrüt faizi hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hükümde, mevzuat olarak 3095 sayılı yasa hükümleri amaçlanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 8. ve 9. maddeleri ticari işler bakımından özel hüküm niteliğinde olduğundan ticari işlerde bu hükümlerin uygulanması gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümleri ticari işlerde uygulanamaz. (Yargıtay 19. HD █████████ E. █████████ K. , 11. HD █████████ E. █████████ K.)
Bankacı bilirkişi raporunda; kredi sözleşmelerinin temerrüt ve temerrüt faizi hükümleri gereğince uygulanması gereken temerrüt faizi oranı %72 olarak belirlenmiştir. Banka tarafından emsal kredilere uygulanan en yüksek faiz oranının %36 olduğu, sözleşme gereğince %100 fazlasının temerrüt faizi uygulanması gerektiğinden %72 oranının sözleşmelere uygun olduğu kabul edilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen bankacı bilirkişi ... █████/2023 tarihli raporunda; davalıların kefaletlerinin geçerli olduğunu, ...'ün █████/2014 tarihinde, diğer davalıların ise █████/2014 tarihinde temerrüde düştükleri kabul edilerek temerrüt tarihlerine kadar her bir kredi için akti faiz ve faiz üzerinden BSMV hesaplanarak ana paraya ilave edilmiş, kapitalize edilmiş bu alacağa takip tarihine kadar %72 oranında temerrüt faizi uygulanmış, takip tarihinden sonra yapılan ödemelerden dolayı borcun dava tarihi itibariyle ulaştığı miktar hesaplanması gerektiğinden, takip tarihi itibariyle tespit edilen asıl alacak talep edilenden daha fazla olduğu için taleple bağlılık ilkesi gözetilerek ve yukarıda değinildiği üzere ilk açılan takip talebinde 6.471.322,29 TL asıl alacak, UYAP ta kayıtlı ödeme emrinde 6.320.122,29 TL asıl alacak istendiğinden, her iki rakama göre ayrı ayrı, diğer taraftan temerrüt tarihleri farklı olan ... ile diğer borçlular yönünden ayrı ayrı hesaplama yapmıştır. Bu hesaplamalara göre, takip talebinde istenen asıl alacağın 6.471.322,29 TL olarak kabul edilmesi halinde dava tarihi itibariyle ...'ün; 6.159.589,94 TL asıl alacak, 31.929.945,08 TL işlemiş faiz, 1.596.497,25 TL BSMV olmak üzere toplam 39.686.032,27 TL den sorumlu olduğu, diğer borçluların ise; 6.159.747,79 TL asıl alacak, 31.930.833,32 TL işlemiş faiz, 1.596.541,67 TL BSMV olmak üzere 39.687.122,78 TL den sorumlu oldukları, takip tarihi itibariyle talep edilen asıl alacağın 6.320.122,29 TL olduğunun kabul edilmesi halinde ise; dava tarihi itibariyle ...'ün 6.011.404,48 TL asıl alacak, 31.159.824,66 TL işlemiş faiz, 1.557.991,23 TL BSMV olmak üzere toplam 38.729.220,37TL, diğer davalıların ise, 6.011.209,54 TL asıl alacak, 31.158.724,62 TL işlemiş faiz, 1.557.936,24 TL BSMV olmak üzere 38.727.870,40 TL den sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu rapor toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır. Ancak gerek takip dosyasında gerekse dava dilekçesinde, talep edilen asıl alacağın 6.320.122,29 TL (takip tarihi itibariyle) olduğu anlaşıldığından, bu miktar asıl alacak esas alınarak takipten sonraki ödemelerden dolayı dava tarihi itibariyle belirlenen miktarlar hükme esas alınmıştır.
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... Metal Tekstil Gıda San. Ve Tic. A.Ş arasında █████/2007 tarihli 500.000,00 TL, █████/2007 tarihli 1.000.000,00 TL, █████/2008 tarihli 5.000.000,00 TL, █████/2008 tarihli 4.000.000,00 TL, █████/2009 tarihli 6.000.000,00 TL, █████/2012 tarihli 7.000.000,00 TL, █████/2013 tarihli 500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmelerinin imzalandığı, davalılar ..., ..., ... ve ...' ün kredi sözleşmelerine müşterek borçlu müteselsil kefil olarak katıldığı, kefaletlerinin geçerli olduğu, kendilerini bağladığı, bu sözleşmeler gereğince borçlu firmaya taksitli ticari krediler kullandırıldığı, BCH şeklinde çalışan kredi hesabı ve kredili mevduat hesabı açıldığı, çek karnesi verildiği, ayrıca 8 adet ve toplam tutarı 1.525.000,00 TL olan teminat mektupları verildiği, bu mektupların tamamının tazmin edildiği, icra dosyasında sözleşmelerdeki imzaya itiraz edilmiş olmasına rağmen, █████/2014 tarihli protokol ile takip borcunun kabul edildiği ve borcun yeniden yapılandırıldığı, protokolde davalıların imzalarının da bulunduğu, bu imzaların inkar edilmediği, bu nedenle sözleşmelerdeki imzaların incelenmesine gerek olmadığı, protokolün tecdit mahiyetinde olmadığı, davacı alacaklının daha önce başlattığı icra takibine devam etmesine engel teşkil etmediği, kredi borçlarının ödenmemesi nedeniyle gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine borçlu ...'ün █████/2014 tarihinde, diğer borçluların ise █████/2014 tarihinde temerrüde düştükleri, takip dosyasında 6.320.122,29 TL asıl alacak istendiği, dava dilekçesinde de bu rakam üzerinden talepte bulunulduğu, bilirkişi raporunda takip tarihi itibariyle hesaplanan asıl alacak tutarının bu miktardan fazla olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Ancak, takipten sonra ve itirazın iptali davasından önce yapılan ödemelerin alacaktan mahsubunda, takip tarihinde belirlenen asıl alacak, temerrüt faizi ve ferîleri toplamından mahsubu öncelikle Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak temerrüt faizinden yapılacaktır. Bir başka deyişle, her bir ödeme tarihine kadar takip tarihinde belirlenen asıl alacağa temerrüt faizi ve ferîleri uygulanıp bulunan ve takip öncesi işleyen temerrüt faizi toplamından ödemenin düşülmesi, fazlası var ise asıl alacaktan mahsup edilerek belirlenecek olan asıl alacak miktarı bulunmalıdır. Şayet alacaklı öncelikle asıl alacaktan düşmüş ise taleple bağlı kalınması gerekir. Bu uygulama her bir ödeme için ayrı ayrı yapılmak zorundadır. Bu şekilde yapılan hesaplamaya göre son ödemeden sonra dava tarihine kadar hesaplanacak temerrüt faizi ve ferîleri ile birlikte alacaklının dava tarihindeki alacağı tespit edilmelidir. Tüm bu tespitlerden sonra mahkemece itirazın iptali davasında, itiraz üzerine icra takibi durduğundan takibin devamına dava tarihi itibariyle belirlenen miktar üzerinden imkân sağlayacak şekilde hüküm kurmak gereklidir.(Yargıtay 19. HD █████████ E. ████████ K., HGK ███████-822 esas ve █████████ karar ) Bu nedenlerle, takibin, dava tarihine göre belirlenen rakamlar dikkate alınarak (... yönünden; 6.011.404,48 TL asıl alacak, 31.159.824,66 TL işlemiş faiz, 1.557.991,23 TL BSMV olmak üzere toplam 38.729.220,37TL üzerinden devamına, diğer davalılar ..., ... ve ... yönünden ise; 6.011.209,54 TL asıl alacak, 31.158.724,62 TL işlemiş faiz, 1.557.936,24 TL BSMV olmak üzere 38.727.870,40 TL üzerinden) devamına karar verilmiştir.
Davanın icra takibinden uzun süre sonra açılması ve temerrüt faizi oranının yüksekliğinden dolayı, icra takibi ile dava tarihi arasındaki ödemelere rağmen toplam borç dava tarihi itibariyle daha yüksek çıkmıştır. Dava, borçlunun ödeme emrine karşı yaptığı itirazın iptaline ilişkindir. İtiraz takip talebi üzerindeki rakamlara yapılmıştır ve bu itirazın haksızlığından dolayı itirazın iptali davası açılmıştır. Bu nedenle takip tarihi itibariyle esas alınan miktar(6.320.122,29 TL) üzerinden inkar tazminatına karar verilmesinin ve aynı miktarlar üzerinden vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin hakkaniyete uygun olacağı düşünülmüştür.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulüne,
Davalıların Adana 3. Genel İcra Dairesi'nin 2023/... E (eski esas: Adana 6. İcra Dairesi'nin 2014/... E sayılı dosyası iken 2022/... E sayılı olmuştur) sayılı dosyasına yaptıkları itirazın iptaline, takip tarihinden sonra yapılan ödemelerden dolayı dava tarihi itibariyle yapılan hesaplamaya göre icra takibinin;
A- Davalı ... yönünden; 6.011.404,48 TL asıl alacak, 31.159.824,66 TL işlemiş faiz, 1.557.991,23 TL BSMV olmak üzere toplam 38.729.220,37TL üzerinden devamına,
B- Diğer davalılar ..., ... ve ... yönünden; 6.011.209,54 TL asıl alacak, 31.158.724,62 TL işlemiş faiz, 1.557.936,24 TL BSMV olmak üzere 38.727.870,40 TL üzerinden devamına,
Asıl alacaklara, tüm borçlular yönünden dava tarihinden itibaren %72 oranında temerrüt faizi uygulanmasına,
İcra dosyasında talep edilen alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 1.264.024,45 TL inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Alınması gereken 431.727,55 -TL karar harcından, peşin alınan 107.931,89-TL harcın mahsubu ile bakiye 323.795,66 -TL harcın davalılardan müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına,
Davacının peşin olarak ödediği 107.931,89 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
3-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 301.201,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 5.371,70-TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
5-T.C. Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.600,00 TL Arabuluculuk Ücretinin 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A ve HUAK Yönetmeliğinin 25-26. Maddeleri gereğince, 6183 sayılı kanuna göre davalılardan müteselsilen tahsil edilerek hazineye irat kaydına,
6-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2023
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!