Anahtar kelimeler: Dizel Hatayı Benzin Yakıt Satımdan Koyduğunu Elemanı Gelerek Akaryakıt Araca

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret MahkemesiNUMARASI
: █████████ Esas- █████████ KararTARİH
: █████/2022DAVA
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2026İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kendisine ait ... plakalı aracı ile 22.10.2016 tarihinde davalı şirkete ait olan akaryakıt istasyonuna gelerek dizel yakıt almak istediğini, ancak davalı şirket elemanı araca dizel yakıt yerine benzin koyduğunu fark etmiş ve bunu müvekkiline bildirdiğini, bunun üzerine aracın çalıştırılamadığını, yaptıkları hatayı fark eden davalı şirket yetkilileri hemen kendi çalıştıkları bir servis yetkilisini akaryakıt istasyonuna çağırarak aracın deposunu temizlettiklerini, 02.11.2016 tarihinde müvekkilinin seyir halinde iken araçta bir arıza meydana geldiğini, bunun üzerine araçın yetkili servis olan ......... Ltd. getirildiğini ve aracın tamiri yapılarak müvekkile teslim edildiğini, yapılan tamir sonrasında müvekkile verilen raporun araçtaki arızaya neden olanın araca hatalı yakıt konulması olduğunu, müvekkilinin hatalı yakıt konulması dolayısıyla aracında meydana gelen zarar için 10.097,23 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, müvekkilinin davalı şirket yetkililerine defalarca kez bu zararın giderilmesini talep etmesine rağmen talebi sürekli olarak reddedildiğini ileri sürerek ayıplı hizmetten kaynaklanan zarar olan 10.097,23 TL'nin olay tarihinden (22.10.2016) itibaren hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın... A.Ş.'ye ihbarı talep ettiklerini, davacı, müvekkili şirketin akaryakıt istasyonunda, aracına yakıt alırken motorin yerine akaryakıt ikmali yapıldığı iddiası ile, meydana gelen zararların tazmini için bu davayı açtığını, müvekkilinin söz konusu zarara ilişkin █████/2016 tarihli ... Paket Sigorta Poliçesi ile işyerini... A.Ş.'ye sigortalattığını, sigorta poliçesinin dilekçe ekinde olduğunu, bu nedenle davanın... A.Ş.'ye ihbar edilmesini talep ettiklerini, yakıt, araç enjektörlerine ulaşmadan aracın yakıt tankı temizlendiğini, dizel araçlar kontağın çevrilmesi ile beraber motorini enjektörlere pompalar ve böylece yağlama özelliğine sahip motorin tarafından pistonların yağlandığını, burada üzerinde durulması gereken noktanın enjektörlere yakıtın pompalanıp pompalanmadığı olduğunu, davacının ... plaka sayılı aracı █████/2016 tarihinde müvekkili şirketin akaryakıt istasyonuna geldiğini, yakıt ikmali sırasında müvekkili çalışanı araca motorin yerine benzin ikmali gerçekleştirmiş, durumun fark edilmesi üzerine araç çalıştırılmadan yakıt tankının müvekkili tarafından temizletildiğini, davacı vekilinin de, araca yanlış akaryakıt ikmali yapıldığının fark edilmesi üzerine aracın çalıştırılmadığını ve yakıt tankının müvekkili tarafından temizlettirildiğini dava dilekçesinde beyan ettiğini, motorin benzinden daha az uçucu olduğundan karbüratörün motorinle çalışmayacağını, motor ne kadar sıcaksa motorini o kadar kolay yakabileceğini, dizel motorlu araçlara yanlış yakıt konulduğunun hemen anlaşılacağını, motor çalıştırılmazsa depoyu boşaltmanın dahi yeterli olacağını, müvekkili davacının aracının deposunu boşalttırarak temizlettirdiğini, davacının aracını 12 gün boyunca kullanmasının, arızanın yanlış ikmalden/enjektörlerden kaynaklanmadığını kanıtladığını, davacı aracını 12 gün boyunca kullandığını, yanlış ikmallerde aracın değil 12 gün boyunca 1 saat boyunca kullanılması bile mümkün olmadığını, nitekim dizel motorlarda havanın motorin silindiri içine çekildiğini ve bir piston tarafından sıkıştırıldığını, piston hareketinin en tepe noktasında, dizel yakıt yüksek basınçla atomizer memeden geçerek yanma odasının içine püskürtüldüğünü ve burada sıcak ve yüksek basınçlı hava ile karıştığını, bu karışımın hızla tutuşup yandığını, yanma ile beraber pistonlar hareket ederek araca hareket kazandıracağını, pistonların sürtünmeden etkilenmemesi, metallere temasta ısısının yükselmemesi için dizel yakıta ihtiyaç olduğunu, bu nedenle aracın 1 saat dahi hareket etmesinin mümkün olmadığını, delil olarak sunulan ...A.Ş. nin yazısındaki ifadeler, bu gerçekler karşısında kabul edilemeyeceğini ve delil vasfı bulunmayacağını, arıza enjektörlerden kaynaklanıyorsa dahi, enjektörlerin müvekkilden alınan yakıttan dolayı değil, 12 günlük süre içerisinde başka akaryakıt istasyonlarından alınan yakıttan ve/veya aracın eskimesinden dolayı arıza oluştuğunu, bu itibarla davacının arızanın, müvekkilinin yanlış yakıt ikmalinden kaynaklandığına ilişkin iddiayı kabul etmediklerini beyan ile, davanın... A.Ş.'ye ihbar edilmesini, davacıya ait aracın yakıt deposu araç henüz çalıştırılmadan müvekkili tarafından boşaltılarak temizlendiğinden ve bu konuda davacının da savunmaları destekleyici beyanları bulunmasından dolayı davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesi █████/2022 tarih ve █████████ Esas- █████████ Karar sayılı kararında;"....Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; açılan davanın hatalı akaryakıt dolumundan kaynaklı aracında meydana gelen hasar bedelinin tazmini talepli alacak davası olduğu, davacının maliki olduğu ... plakalı araca █████/2016 tarihinde davalının işlettiği akaryakıt istasyonunda dizel yakıt konması gerekirken davalının çalışanlarınca sehven benzin konduğu, akabinde araç çalıştırılmadan bu yanlışlığın fark edilerek davalı tarafça davacının aracının deposunun temizlettirildiği, devam eden süreçte davacı tarafça █████/2016 tarihinde araç seyir halinde iken aracın arızalandığının belirtildiği, mahkememizce dosyaya celbedilen tüm servis kayıtlarından davacının arıza ile ilgili olarak servise █████/2016 tarihinde başvurduğunun anlaşıldığı, arada takriben 16 gün olduğu, yanlış dolum yapıldıktan sonra bu kadar süre arızalanmadan kullanılan aracın davacı vekilinin iddia ettiği gibi █████/2016 tarihinde arızalandığı kabul edilse bile arada takribi olarak 11 gün bulunduğu, davacı vekilince █████/2021 tarihinde sunulan bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde müvekkilinin yanlış dolum tarihinden sonra aracını evin önüne park ettiği ve arıza gününe kadar kullanmadığını beyan ettiği, mahkememizce hasar tarihi ile yanlış dolum tarihi arasında davacının aracı kullanıp kullanmadığının belirlenmesi için ilgili tarihler için HGS ve OGS kayıtlarının ilgili bankalardan celbedildiği, yine İstanbul İl Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılarak Plaka Tanıma Sistemi kayıtlarının celbedildiği, gelen müzekkere cevaplarından ilgili tarihler arasında yanlış dolumdan 4 gün sonra █████/2016 tarihinde davaya konu aracın kullanıldığının emniyet(PTS) ve OGS kayıtları ile sabit olduğu, bu seyahatte davacı aracının takriben 100 km yol yaptığının bilirkişice OGS kayıtları baz alınarak hesap edildiği, davalı tarafça dosyaya sunulan belgelerden davaya konu araca █████/2016 tarihinde dizel yakıt konması gerekirken 20 lt benzin konulduğu ve yapılan yanlışlık araç çalıştırılmadan fark edilmekle aracın deposunun temizlendiği, davacı tarafından aracın yaklaşık 10 gün boyunca hiç kullanmadığı beyan edilmiş ise de █████/2016 tarihli hatalı yakıt alım tarihinden 4 gün sonra █████/2016 tarihinde gidiş-geliş yaklaşık 100 km yol yapmış olduğunun anlaşıldığı, aracın hatalı yakıt doldurma tarihi ile servis giriş tarihi arasında (█████/2016- █████/2016) 16 gün olması ve dosya kapsamındaki belgelere göre de araç çalıştırılmadan fark edilerek deposunun temizlendiğinin iki tarafın da kabulünde olduğu, aradan geçen süre ve aracın yaptığı kilometre de değerlendirildiğinde davaya konu araçta hatalı yakıt dolumuna bağlı oluştuğu belirtilen enjektör hasarının dosya kapsamındaki belge ve bilgilere göre █████/2016 tarihli hatalı yakıt alımına bağlı oluştuğunun teknik olarak kanıtlanamadığı mahkememizce anlaşılmış, █████/2022 tarihli bilirkişi raporu gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla hükme esas alınmış ve kanıtlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir...." gerekçesi ile, ''Davanın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davaya konu hasar, 1. hasar olarak nitelendirildiğini ve bunun tanımı da aynen " 1.Hasar; (araç çalıştırılmadan) sadece yakıt deposunda oluşabilecek hasar,." şeklinde tanımlandığını, bilirkişiye göre olay bu hasar grubuna girmekte olduğunu, rapora itiraz dilekçesinde de beyan ettikleri üzere bilirkişinin bu tespitine katılmanın mümkün olmadığını, zira hatalı yakıt doldurma işlemini fark eden davalı şirket elemanları dava dilekçesinde de beyan ettikleri üzere hemen anlaşmalı oldukları teknik servisi çağırıp depoyu temizlettiklerini, müvekkile aracın temizlendiğini beyan edip aracını teslim ettiklerini, müvekkilin de aracını çalıştırıp evine gittiğini, araç çekici vb bir vasıtayla taşınmadığını, bu tarihten sonra OGS kayıtlarından da anlaşılacağı üzere müvekil ilk kez 4 gün sonra aracını çalıştırdığını ve yaklaşık 100 km yol yaptığını, dava dilekçesinde de belirttikleri üzere daha sonra tekrar yola çıktığında aracı arızalanmış ve yetkili servis tarafından arıza sebebi de açıkça hatalı yakıt dolumu olarak belirlendiğini, bilirkişinin ve kabule göre de mahkemenin olayı neden 1. hasar olarak nitelendirdiğini anlamanın mümkün olmadığını, zira bize göre araçtaki hasar 2. Hasar olarak nitelendirilen gruba girdiğini, bunun da raporda şöyle tarif edildiğini; " 2. Hasar; olarak nitelendirilen hasar ise aracın yakıtı kontrol edilemeden aracın çalıştırılıp yola çıkılması sonucu oluşabilecek hasardır." şeklinde olduğunu, müvekkilin aracında dava dilekçesinde de belirttikleri üzere davaya konu olay öncesinde hiçbir arıza vb durum yaşanmadığını, Dosyaya sunulan yetkili servis evraklarından da açıkça anlaşılacağı üzere araçtaki arızanın kaynağının hatalı yakıt olduğunu, buna rağmen araçta meydana gelen hasarın teknik olarak hatalı yakıttan kaynaklanmadığına ilişkin tespit ve buna göre mahkemenin red kararının hatalı olduğunu, araca hatalı yakıt konulduğu fark edilip depo temizlenmeseydi bir saat sonra değil (benzin-mazot karışımı olduğu için yarı yarıya ) belki 1 gün sonra arıza vereceğini, müvekkil aracına yakıt almaya gittiğinde deposunda dizel yakıtın zaten olduğunu, eğer sadece dizel motora full benzin yüklenseydi o zaman belki 1 saat sonra enjektörlerin arıza vereceğini, ancak depo temizlendikten sonra tekrar yakıt doldurulmuş ve müvekkil oradan da evine gittiğini, eğer yakıt borularında az da olsa dizel-benzin karışımı kalmış ise ( ki bunun yüksek ihtimal olduğunu ) zaten enjektörlerin arıza yapmaması düşünülemeyeceğini, aracın deposunun temizliğini yapanın da davalı taraf olduğunu, zaten aracın arzalanması ve bunun hatalı yakıttan kaynaklandığı Teknik.. Firmasının verdiği raporda da açıkça beyan edildiğini, müvekkilin aracına hatalı yakıtı koyan ve aracın deposunu temizleyenin de davalı olduğunu, müvekkilin işbu olay ile ilgili hiçbir kusuru bulunmadığını, yine raporda da belirtildiği üzere aracın deposunun temizlenip temizlenmediği hususunun da davalı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, mahkemece buna rağmen red kararı verilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, mahkeme gerekçesinin yetersiz olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davacıya ait dava konusu araca davalı çalışanı tarafından yanlış yakıt konulmasından dolayı meydana geldiği iddia edilen arıza sebebiyle uğranılan zararın tahsili talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Taraflar arasında █████/2016 tarihinde dava konusu dizel araca davalı çalışanı tarafından benzin konulduğu, araç çalıştırılmadan bu hususun fark edilmesi üzerine davalı tarafından aracın deposunun temizletildiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı tarafından █████/2016 tarihinde dava konusu araç ile seyir halinde iken arıza meydana geldiği, aracın yetkili servise çekildiği, söz konusu arızanın davalı tarafından aracına yanlış yakıt konulmasından kaynaklandığı ileri sürülmüştür. Ancak hükme alınan bilirkişi kök ve ek raporunda da tespit edildiği üzere davacı vekilinin iddiasının aksine aracın servise █████/2016 tarihinde getirildiği, yakıt doldurma tarihi ile servise geliş tarihi arasında 16 gün olduğu, yine davacı vekilinin iddiasının aksine aracın OGS ve PTS kayıtlarına göre yanlış yakıt doldurma tarihinden 4 gün sonra trafiğe çıktığı ve yaklaşık 100 km yol aldığı, bu verilere göre araçta meydana gelen enjektör hasarının █████/2016 tarihli hatalı yakıt dolumundan kaynaklandığının ve aralarında illiyet bağı bulunduğundan teknik olarak tespit edilemediği, mevcut verilerek göre bilirkişi raporunun somut olaya uygun olduğu, yetkili servis tarafından enjektör hasarının yanlış yakıt dolumundan dolayı meydana gelmiş olabileceğinin net bir şekilde değil, muhtemel olarak belirtildiği, bilirkişi tarafından aracın çalıştırılmasından önce yakıt deposunun temizlenmesi sebebiyle yakıt deposunda meydana gelen hasarın giderildiğini, ancak aracın çalıştırılmasından sonra meydana gelen dava konusu hasar ile yanlış yakıt dolumu arasında illiyet bağı kurulmadığını belirttiği, yoksa dava konusu hasarın yakıt deposunda meydana gelen hasar olarak niteledirilmediği ve davacı tarafından yanlış yakıt dolumu ile dava konusu hasar arasındaki illiyet bağı ispat edilemediğinden davanın reddi kararı usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin aksi istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.