Anahtar kelimeler: Durağı Şoförlüğünü Güney Taksi Karakolu Anında Fiilden Yolda Yan Karıştığı

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; 16.09.2022 tarihinde, D-100 Karakolu ..... Durağı Güney Yan yolda meydana gelen yaralanmalı trafik kazasında, .....' ün sevk ve idaresinde bulunan ....... plakalı araç ve ......' un sevk ve idaresinde bulunan ..... plakalı araçların karıştığı zincirleme kaza sonucu müvekkilinin taksi şoförlüğünü yaptığı ancak olay anında park halinde olan ........ plakalı araçların karıştığı zincirleme kazası sonucu müvekkilinin ağır yaralanmış ve şoförlüğünü yaptığı aracın da hasar almış olduğunu, meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin ağır bir şekilde yaralanmış, vücudunun belirli bölgelerinde kırıklar meydana gelmiş olduğunu, ambulans ile hastaneye götürülen müvekkilinin kaza nedeni ile kolunda kırıklar meydana gelmiş olduğunu, olay üzerinden bir yıldan fazla zaman geçmesine rağmen müvekkilinin kolunun hala eski haline dönmemiş olduğunu, müvekkilinin kaza sonrası uzun süre çalışamamış olduğunu, müvekkilinin hem maddi hem de manevi zorluklarla yalnız başına bunca zaman mücadele etmek zorunda kalmış olduğunu, müvekkilinin halen tedavisi devam etmekte bunun hem psikolojik açıdan hem de maddi açıdan çok yıpratıcı olmuş olduğunu, müvekkilinin uğramış olduğu maddi ve manevi zararların kusurları oranında davalılardan alınmasını talep etme zarureti hasıl olduğunu, kaza sonrası kaza tutanağında, bu kazanın sürücü ......' un 2918 sayılı K.T.K' da yer alan kusurlardan 56/1a (şerit izleme ve değiştirme kuralına uymama) maddesi ve Trafik Kanununda yer alan sürücü kusurlarında 84/D arkadan çarpma kuralını ihlal ettiğinin sürücü beyanları ve kaza yeri incelemesinden anlaşılmış ve bu kanaate varılmış olduğunu, müvekkilinin uzun zaman çalışamamış olduğunu, müvekkilinin aylık 15.000,00-TL-20.000,00-TL net maaş almakta olup geçimini bu yol ile sağlamakta olduğunu, toplamda 50.000,00-TL-60.000,00-TL arası maaş alacağının faizleri ile birlikte davalılardan alınması hakkının doğmuş, ancak kaza sonrası çalışamaz hale gelmiş dolayısı ile aylık kazancından mahrum kalmış olduğunu, müvekkilinin tedavi sürecinde masraflarını kendisi karşılamak zorunda kalmış, 7.500,00TL ameliyat, 3.500,00-TL ulaşım ücreti, 15.000,00-TL evde bakım ücreti,12.500,00-TL fizyoterapi ve 2 adet kol askısı 700,00-TL harcama yapmak zorunda kalmış olduğunu, müvekkilinin masrafları bu kadar ile de kalmamış devam etmiş olduğunu, yargılama süresince yapılacak inceleme neticesinde net rakamın ortaya çıkacak olduğunu, müvekkilinin bu süreçte .... Hastanesi ve birçok hastanede tedavi görmüş olduğunu, tedavi evraklarının bilahare mahkememize sunulacak olduğunu, müvekkilinin genç yaşta kolundaki bu hasarlarla yaşamak zorunda kalmış kolunu hala tam anlamıyla kullanamamakta olduğunu, bu durumun müvekkilinin psikolojisi üzerinde ağır yıkımlara sebep olmuş olduğunu, bu sebeple, müvekkilinin lehine uğramış olduğu mağduriyetin bir nebze olsun hafifletilmesi amacı ile manevi tazminata hükmedilmesini talep ediyor olduklarını, trafik kazalarında maddi zararın yanı sıra mağdurun manevi zararının da ortaya çıkacağını, kaza gibi asla istenmeyen maddi ve manevi varlığımızı ve bütünlüğümüzü tehlikeye sokan bir durumun bir takım manevi zararları da olacağını, çekilen acının, üzüntünün, korkunun, endişenin, manevi zarar olarak açıkladıkları olguların başında gelmekte olduğunu, mağdur kaza sonucu yaralanmışsa kaza sebebi ile yaşadığı korkunun üzüntünün çektiği acıların onun manevi varlığında meydana getirdiği zararın tazmini talep edebileceğini, bu sebeple müvekkilinin uğramış olduğu manevi zararın da karşılanmasının talep edilmekte olduğunu beyanla; tahkikat sonucunda müvekkilinin maddi ve manevi zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere asgari 1.000,00-TL maddi, 50.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 16.09.2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...... Sigorta A.Ş. vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin dava dilekçesi ile tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar ve bakım masrafları için toplam 1.000,00-TL tazminat talebinde bulunmuş olduğunu, davacı yanın maddi tazminat talep etmekte olduğunu belirtmesine karşın hangi tazminat kalemi için ne kadar tazminat talebinin bulunduğu konusunda bir açıklama yapmamış olduğunu, bu nedenle HMK’un 31. maddesi gereğince davacı vekilinin maddi tazminat talebini detaylı olarak açıklamasını talep ediyor olduklarını, belirtilen nedenle, davanın HMK m.115/2 maddesi hükmünce usulden reddini talep ediyor olduklarını, nitekim birden fazla alacak kalemi/tazminatı talep edilmiş olmasına rağmen tek bir dava değeri belirlendiğinin görülecek olduğunu, bu durumun ise usul hukukuna aykırı olduğunu, bu nedenle, mahkememiz tarafından davanın reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, müvekkili şirketin adresinin ise İstanbul İli Ataşehir İlçesi olduğunu, ancak söz konusu davanın mahkememizde açılmış olup, mahkememizin kaza yeri veya davalı ikametine göre yetkili olmadığını, davacı tarafın davasını yetkisiz Mahkemede açmış olduğundan HMK madde 6 ve devamı maddeleri uyarınca yetki itirazında bulunuyor olduklarını, mahkememiz tarafından yetki itirazları uyarınca dosyanın İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri'ne gönderilmesine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, davacı tarafın müvekkili şirkete yapmış olduğu başvuruda eksik evrak ile başvuru yapmış olduğundan KTK madde 97 uyarınca işbu davanın usulden reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, davacı tarafın işbu dava öncesinde müvekkili şirkete davacı yanın maluliyet talebi için 22.02.2023 tarihinde başvuru yapmış olduğunu, müvekkili şirket nezdinde ...... nolu hasar dosyası açılmış olduğunu, müvekkili şirket tarafından 27.02.2023 tarihinde eksik evrakların tamamlanması amacıyla e-mail gönderilmiş olduğunu, Karayolları Trafik Sigortası Genel Şartları Ekinde açıkça sigorta şirketine yapılacak başvuru sırasında sunulması gereken belgelerin sayılmış olduğunu, müvekkili şirket tarafından eksik evrakla talep edilmiş olmasına karşın davacı tarafından evrakların tamamlanmadan dava açma yoluna gidilmiş olduğunu, yukarıda da belirtmiş oldukları üzere davacı müvekkili şirkete eksik evrakla başvuru yapmış olduğundan söz konusu başvurunun geçerli bir başvuru olmadığını, dava dilekçesinde bahsi geçen kazaya karıştığı belirtilen ....... plakalı aracın, müvekkili şirket nezdinde █████/2022-█████/2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ....... nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, müvekkili sigortacı şirketin, üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini, kusur durumunun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından tespitini talep ediyor olduklarını, müvekkili şirketin kazaya karışan aracın ZMMS Poliçesini düzenleyen şirket olup, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limitleri dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, dava konusu kazaya karışan...... ile ...... plakalı araçların kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının tespiti için bilirkişi raporu alınmasına karar verilmesi halinde kusur raporunun ADli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınmasını talep ediyor olduklarını, davacı yanın trafik kazası sebebi ile meydana gelmiş bir maluliyetinin olup olmadığının ve varsa oranının belirlenmesi gerektiğini, maddi tazminat istemine esas alınacak maluliyet raporunun 20.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliği’ne uygun alınması gerektiğini, müvekkili şirketin tazminat hesabını yapabilmesin için kati maluliyet oranının belirlenmiş olmasının zorunlu olduğunu, bu durumda davaya devam edilmesi müvekkili şirket açısından haksız olarak dava masraflarına ve diğer giderlere katlanma kültefine sebep olacağını, yasa ve Yargıtay kararları uyarınca da, “Özürlülük Oranı” hususunda bilimsel ve teknik görüşlerini mahkemelere bildirmekle görevli olarak kılınmış olan en yetkili kurumun, “Adli Tıp Kurumu ..... İhtisas Kurulu” olup, mahkememiz tarafından Adli Tıp Kurumu ...... İhtisas Kurulu'ndan rapor alınmasını talep ediyor olduklarını, geçici iş görmezlik tazminatı poliçe kapsamında olmadığından müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, şirketin sorumluluğunun ZMMS Genel Şartları gereğince hiçbir şekilde Geçici İş Göremezlik tazminatını ihtiva etmediğini, bu tazminatların sadece SGK’dan talep edilebileceğini, dolayısıyla, şirketten talep edilemeyecek bu tazminat için hesaplamanın kabul edilemez olduğunu, bu nedenle başvuran tarafın geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, ZMMS Genel Şartlarına göre geçici iş görmezlik tazminatının poliçe teminatı kapsamında olmadığının açıkça belirtilmiş olduğunu, genel şartların açık hükmüne göre; her türlü tedavi, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararlarının sağlık giderleri kapsamında olduğunu, bu sebeple müvekkili şirketin bu kalem zararlar sebebi ile sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenle geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, bakıcı gideri tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, ZMMS Genel Şartlarına göre bakıcı gideri tazminatının poliçe teminatı kapsamında olmadığının açıkça belirtilmiş olduğunu (Genel Şartlar A.5. c. Sürekli Sakatlık Teminatı), davacı tarafın kalıcı dönem bakıcı gideri ve geçici dönem bakıcı gideri taleplerinin yerinde olmadığını ve reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, davacı tarafın kalıcı dönem bakıcı gideri talep edebilmesi için yerleşik Yargıtay kararları gereğince kalıcı maluliyet oranının %70 ve üzerinde olması gerektiğini, dosyaya sunulan herhangi bir rapor mevcut olmadığını, bu sebepten dolayı davacının kalıcı dönem bakıcı gideri talep etme hakkı bulunmadığını, geçici dönem bakıcı giderinin talep edilebilmesi için de geçici dönem boyunca tüm bakımların bedel karşılığı yapıldığının ispatı gerektiğini, davacı tarafın bu gideri yaptığına dair bir delili, mevcut olmadığını, bu sebeple bu bakım işleminin aile ve yakınları tarafından gerçekleştiğinin kabulü gerektiğini, yapılan tüm bu açıklamlar çerçevesinde ve de dosya kapsamına göre davacı tarafın gerek kalıcı dönem gerekse geçici dönem bakıcı gideri müvekkili şirket nezdinde mevcut poliçe teminatı kapsamında olmadığından davanın reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, davacının talep etmiş olduğu giderlerin müvekkili şirket tarafından karşılanması söz konusu olmadığını, sağlık giderleri teminatının Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğunun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona ermiş olduğunu, kişinin kaza nedeniyle tedaviye başlanmasından itibaren sürekli sakatlık raporu alana kadar geçen süredeki kısmi ya da tamamen çalışma gücünü kaybetmesine bağlı geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi giderleri zararının sağlık giderleri teminatı kapsamında olup SGK sorumluluğunda olduğunu belirtmekte olduğunu, tüm bu nedenlerle başvuranın geçici iş göremezlik zararının, geçici bakıcı gideri zararının ve sağlık hizmet bedelinin, tedavi giderleri ve ilaç giderlerinin müvekkili şirket sorumluluğunda olmadığını, davacının talep etmiş olduğu kazanç kaybı talebinin müvekkili şirket tarafından karşılanması söz konusu olmadığını, ZMMS Genel Şartları uyarınca dolaylı zarar niteliğinde olan kazanç kaybı poliçe teminatı kapsamında olmadığından davanın reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, davacı yanın kaza sırasında emniyet kemeri kullandığına dair ibare olmadığından zararın oluşmasında müterafik kusur sahibi olduğunu, bu sebeple müvekkili şirketin sorumluluğu kabul edilse dahi tazminat hesabı yapıldığı takdirde en az %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin temerrüde düşmemiş olduğunu, davacı taraf dava dilekçesinde kaza tarihinden itibaren yasal faiz talebinde bulunmuş olup, bu talebin reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, müvekkili şirketin faizden sorumlu tutulabilmesi için öncelikle temerrüte düşürülmesi gerektiğini, olayda davacı tarafın usulüne uygun bir başvurusu söz konusu olmadığından, temerrüte düşmesi söz konusu olmadığını, bu nedenle davacının kaza tarihinden itibaren faiz talebinin reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, dava konusu hasar haksız fiil niteliğinde olduğundan davacı yanın avans faiz talebinin reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, soruşturma ve kovuşturma dosyasının celp edilerek uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespitini talep ediyor olduklarını, müvekkili şirketin dava konusu manevi tazminata ilişkin sorumluluğu bulunmamakta olup, manevi tazminat taleplerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını beyanla; yargılama sırasında ortaya çıkacak sair nedenlerle davanın usulden reddine, yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri'ne gönderilmesine, eksik evrak ile başvuru yapılarak başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine, mahkememiz aksi kanaatte olması durumunda; usule ilişkin itirazlarının reddi halinde, esasa ilişkin itirazlarının kabulü ile davanın reddine, davacı tarafından netice ve talep kısmında hangi alacak kalemlerini istediğini, hangi kalem için ne kadar harç yatırdığı belirtilmemiş olduğundan davanın HMK m.115/2 maddesi hükmünce usulden reddine, kusur raporu alınmak üzere dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesine, maluliyet raporu alınmak üzere davacının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'ne sevkine, müvekkili şirket nezdinde mevcut poliçe teminatı kapsamında olmayan tedavi giderleri ile bakıcı giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplara ilişkin taleplerinin müvekkili şirket açısından reddine, birlikte kusur durumu gözetilerek bu hususlarda indirim yapılmasına, SGK nezdinde alınmış bir ödeme olup olmadığının sorgulanmasına, davacı yanın temerrüt tarihinden işleyecek avans faiz talebinin reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...... 'a usulüne uygun tebligat yapıldığı, ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu kazada tarafların kusur durumları, davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı, davacının, geçici veya kalıcı iş göremezlik zararı ile tedavi gideri ve kazanç kaybı zararının bulunup bulunmadığı, zararı bulunmakta ise miktarı, davacının dava konusu kaza nedeni ile manevi zararının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı hususlarındadır.
Dosyanın bir örneğinin alınarak kazanın oluşumuna ilişkin belgeleri ile birlikte ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesine, tarafların olay nedeniyle kusur durumlarının tespiti ile rapor tanziminin istenmesine karar verilmiş olup, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin █████/2025 tarih ve ...... sayılı raporunda özetle; 16.09.2022 günü saat 01.45 sıralarında davalı sürücü ......'un sevk ve idaresindeki ...... plaka sayılı otomobil ile D.100 güney yan yol üzerinde seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde araç hakimiyetini kaybederek idaresindeki otomobilin sağ yan kısımları ile sağ şeritte seyir halinde olan sürücü ..... 'ın sevk ve idaresindeki ...... plaka sayılı otomobilin sol yan kısımlarına çarpıp savrularak yolun sağında park halinde bulunan sürücü ......'ün sevk ve idaresindeki ...... plaka sayılı otomobile çarpması ile park halindeki ........ plaka sayılı otomobile ve bu otomobile binmeye çalışan davacı ......'a çarpması, ........ plaka sayılı otomobilin de savrularak sürücü ........'ın sevk ve idaresindeki ...... plaka sayılı otomobile çarpması neticesinde, davacı .....'ın yaralanması ile neticelenen dava konusu olayın meydana gelmiş olduğu, dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağında; kaza mahallinin yerleşim yeri dışı, hız sınırının 80 km/h, yol platform genişliğinin 50 metre, yolun 2 şeritli 7 metre genişliğinde tek yönlü yol, yol sınıfının devlet yolu, zeminin asfalt kaplama, yol yüzeyinin kuru, vaktin gece aydınlatmanın olduğu, yolun yatayda düz düşeyde eğimsiz olduğunun belirtilmiş olduğu, davalı sürücü ......'un 1.09 promil alkollü olduğunun belirtilmiş olduğu, davalı sürücü ......'un 16.09.2022 tarihinde polis merkezinde verdiği ifadesinde özetle; "... 16.09.2022 günü saat:02:00 sıralarında arkadaşım ......'in kullanmakta olduğu ...... plaka sayılı araç ile Büyükçekemece istikametinden İstanbul istikametine seyir halindeyken olayın yaşanmış olduğu Beykent Otobüs durağı yakınımda ilk olarak isimini Polis Merkezinde öğrenmiş olduğum ..... isimli şahsın kullanmakta olduğu ..... plaka sayılı aracın sol yan kısmına hafif şekilde çarptı. Ben aracın sağ ön yolcu koltuğunda kuzenim ...... aracın arka yolcu koltuğunda bulunuyordu. İlk araca çarptıktan sonra çarpmanın etkisi ile araç savruldu. Yerlerinden ıslak olması sebebi ile aracın direksiyon hakimiyetimi kayberek park halinde bulunan üç araca daha çarptık..." şeklinde beyanda bulunmuş olduğu, davacı ......'ın 17.09.2022 tarihinde polis merkezinde verdiği ifadesinde özetle; "....... plaka sayılı Ticari taksinin şoförüyüm. 16.09.2022 günü saat 02:00 sıralarında aracım ile park halinde olayın yaşanmış olduğu yerde beklerken önümde park halinde bulunan araç gittiği için aracıma binerek öne almak üzere çekeceğim sırada bir anda arkadan bir aracın gürültü ile geldiğini farkettim.Aracıma binemeden bana çarpan aracın kaputa doğru elim ile mtanarak atlamaya kendimi korumaya çalıştım. Araç hızla ilk olarak benim arkamda bulunan park halindeki ticari taksiye sonrasında benim aracıma çarptı çarpmanın etkisi ile savruldum ve kendimi kaldırıma doğru fırlattım..." şeklinde beyanda bulunmuş olduğu, ......'in 16.09.2022 tarihinde polis merkezinde verdiği ifadesinde özetle; "... 16.09.2022 günü saat:02:00 sıralarında kullanmakta olduğum kiralık olan ..... plaak sayılı aracım ile yanımda bulunan Arkadaşım ...... ve kuzeni ...... ile birlikte ..... istikametine Beykent otobüs durakları yanında seyir halindeyken Önümde bulunan taksi fren yaptı ilk olarak solda bulunan araç çarptım. Sağa doğru savrulduk sağa çarptım ve arkamdan da başka araçlar bize çarptılar…" şeklinde beyanda bulunmuş olduğu, dosyada mevcut tüm beyanlar, dava ve cevap dilekçeleri, olay anına ait video görüntüsünün bulunduğu CD, kaza tespit tutanağı ve krokisi ile birlikte tüm dosya kapsamındaki mevcut diğer belgeler incelendiğinde kazanın yukarıda “OLAY” kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmış, her ne kadar ....... beyanında .....ı otomobilin sürücüsü olduğunu belirtmişse de kaza tespit tutanağında sürücünün ....... olarak belirtilmesi de dikkate alınarak aşağıdaki şekilde değerlendirme yapılması cihetine gidilmiş olduğu, mevcut verilerle; davalı sürücü .......'un idaresindeki otomobil ile seyri sırasında yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, ön ilerisinde seyir halinde olan veya duraklar vaziyette bulunan araçların durumunu dikkate alarak seyrini müteyakkız bir şekilde sürdürmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmeyerek sevk ve idare hatası ile ön ilerisinde seyir halinde olan ve duraklar haldeki araçlara ve aracın yanında bulunan davacıya çarpması sonucu sebebiyet verdiği olayda, asli kusurlu olduğu, davacı .....'ın, olay mahallinde aracına binmek amacı kaplama üzerinde bulunduğu esnada, araç hakimiyetini kaybeden davalı sürücü idaresindeki aracın çarpmasına maruz kalması ile meydana gelen olayda, olayın oluş şekli ve mahal özellikleri dikkate alındığında atfı kabil kusuru bulunmadığı, sürücü ......'ın sevk ve idaresindeki otomobil ile sağ şeritte seyir halinde iken, sol şeritten sağa yönelen davalı sürücü idaresindeki aracın çarpmasına maruz kalması ile meydana gelen olayda, atfı kabil kusuru bulunmadığı, sürücü ......'ün, yolun sağında duraklattığı aracına, davalı sürücü idaresindeki aracın çarpması ile meydana gelen olayda, kusursuz olduğu, sürücü .......'ın sevk ve idaresindeki otomobil ile seyir halindeyken, çarpışma sonrası savrulan aracın, idaresindeki araca çarpması ile meydana gelen olayda, atfı kabil kusuru bulunmadığı SONUÇ OLARAK: dava konusu olayda; davalı sürücü .......’un %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı ......’ın kusursuz olduğu, sürücü ........’ın kusursuz olduğu, sürücü .....’ün kusursuz olduğu, sürücü .....’ın kusursuz olduğu bildirilmiştir.
Sağlık kuruluşlarına yazılan müzekkerelere ikmalen cevap verildiğinde davacının ATK ..... İhtisas Kurulu’na sevki ile dava konusu olay nedeniyle geçici ve sürekli işgörmezlik durumunun tespiti ile rapor tanziminin istenmesine karar verilmiş olup, ATK ....... İhtisas Dairesi'nin █████/█████████ Karar ve ....... A.T.Nolu raporunda özetle; Beylikdüzü Devlet Hastanesinin █████/2022 tarih, ..... nolu genel adli muayene raporunda; aracına bineceği esnada trafik kazası geçiren ve araç arasında sıkıştığını ifade eden hasta acil servise 112 ile getirildiği, kafa travması olmadığı, olay anını hatırladığı, sağ omuz, kol ve sağ diz ağrısı tarif ettiği, sağ omuz kol ağrısı, sağ diz ağrısı şikayetleri olduğu, bilinç açık, oryante, koopere, gks:15, servikal, torakal, lomber orta hat hassasiyeti olmadığı, sağ omuz sağ humerus proksimalde hassasiyet olduğu, eklem hareketleri ağrılı ve kısıtlı olduğu, sağ dirsek ve sağ dizde hassasiyet olduğu, eklem hareketleri ağrılı olduğu, görüntülemeleri istendiği, humerus proksimalde fraktür olan hsataya velpau bandaj yapıldığı, travma takibine alındığı, takibi kabul etmeyen hastanın kendi isteğiyle hastaneden ayrıldığı, mevcut durumu ile hayati tehlikesi olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilemez olduğu, Beylikdüzü Devlet Hastanesinin █████/2022 tarihli sağ omuz BT’de; humerus tuberkulum majus düzeyinde hafif düzensizlik dikkat çektiği,...... Hastanesinin 19-█████/2022 yatış-çıkış tarihli epikrizinde; ameliyat notu: gaada şezlong pozisyonda sağ omuz ve sağ üst ekstremite steril hazırlandığı, sağ omuz lateralden transdeltoid insizyonla akromiondan başlayıp 5 cm distale kadar long. insizyon uygulandığı, deltoid split ayrıldığı, kırık hattına ulaşıldığı, t.majusun 4 parça şeklinde cuff ile bağlantılı stabil olarak deplase olduğu gözlendiği, redüksiyon sonrası cuff ve en büyük parçayı dahil edecek şekilde k teli üzerinden 1 adet 4.0mm x 65mm kanüllü ve pullu vida gönderildiği, anteriorunda serbest kalan minör parça 1 adet k teli ile stabilize edildiği, skopi kontrolü sonrası bol yıkama yapılıp katlar uu kapatıldığı, pansuman yapıldığı, 30 derece abd destekli bandaj uygulandığı, Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Biriminin █████/2025 tarihli raporunda; “Eylül 2022’de TK sonucu; sağ humerus üst uç kırığı olmuş. Opere edilmiş. Kırık tam ve muntazam kaynamış. Her iki omuz EHA simetrik ve normal sınırlardadır. Her iki taraf uzunlukları ile çevre ölümleri simetriktir. Nörolojik ve vasküler patoloji saptanmadı. Hastanın çekilen grafisinde; sağ humerus baş seviyesinde geçirilmiş operasyona sekonder metalik imaj mevcuttur.” Şeklinde kayıtlı olduğu, dosyaya ekli grafilerin incelemesinde; “█████/2025 tarihli omuz grafilerinde; sağ humerus trokanter majusta kaynamış kırık sekeli, vida tespiti” tespit edildiğine göre; SONUÇ OLARAK: mevcut belgelere göre; .....’ın █████/2022 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, █████/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir.
Dosyanın bilirkişi listesinden resen seçilecek bir aktüerya ve bir doktor bilirkişisine tevdii ile; davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarının hesaplanmasının istenilmesine karar verilmiş olup, Tazminat Hesap Uzmanı bilirkişi ...... ve doktor bilirkişi ...... █████/2025 tarihli raporlarında özetle; Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin, bu zararı
gidermekle yükümlü olduğunun düzenlenmiş olduğunu, trafik kazalarının kazazedelerin vücut bütünlüğünün ihlaline, dolayısıyla tedavi giderlerine sebep olmakta olduğunu, vücut bütünlüğünün ihlalinin, zarar görenin bedensel veya ruhsal bütünlüğünün maddi veya manevi bir zarar
meydana gelecek şekilde bozulmasını ifade etmekte olduğunu, burada bahsedilenin vücut bütünlüğünün ihlali
sebebiyle ortaya çıkan maddi zarar, Borçlar Kanunu'nun 54.maddesinde özel olarak hükme bağlanmış olduğunu, BK
54. maddesinde ise yaralanmalardaki maddi zararların kapsamının sayılmış olduğunu, buna göre tüm tedavi giderlerinin, bedensel çalışma gücünün azalması sebebiyle oluşan zararların, kazanç kaybı
maddi zararlar arasında sayılmış olduğunu, tedavi giderleri, trafik kazası dolayısıyla yaralanan kişinin bedenen eski haline dönmesi ve hastalığının
artmasının engel olması amacıyla tedavi ile ilgili yapılan tüm masraflar olup;
sağlık hizmetleri giderleri, iyileşme giderleri tedavi giderleri olarak sayılmakta olduğunu, █████/1998 doğumlu önceden bilinen ek hastalığı olmayan davacı .....’ın █████/2022 tarihinde
geçirdiği trafik kazası sonrasında 112 ambulansı ile götürüldüğü Beylikdüzü Devlet Hastanesinde sağ
humerus proksimal fraktürü saptanarak velpau bandajı yapıldığının, travma takibine alındığının, takibi kabul
etmeyen hastanın kendi isteğiyle hastaneden ayrılarak ...... Hastanesine başvurarak burada
opere olduğunun, sonrasında fizik tedavi ve rehebilitasyon tedavisi gördüğünün anlaşılmakta olduğunu, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp ..... İhtisas Kurulunun █████/2025 tarih, ..... karar nolu mütalaasında
kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının % 0 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren
3 (üç) aya kadar uzayabileceğinin oy birliği ile mütalaa olunduğunun görülmüş olduğunu, davacının ilk tedavisinin Beylikdüzü Devlet Hastenesi'nde yapıldığının hastanenin Sağlık Bakanlığı’na ait olup, tedavi bedellerinin
Genel Sağlık Sigortası kapsamında SGK tarafından karşılanmış olduğunun medula dökümünden anlaşılmakta olduğunu, davacının operasyonunun yapıldığı ..... Özel olmasına rağmen SGK ile tüm branşlarda Sağlık
Hizmeti Satınalma Sözleşmesi imzalamış olduğu ve operasyon bedeli olarak 5.286,51 -TL’yi SGK’ya fatura
ederek tahsil ettiğinin anlaşılmakta olduğunu, SUT ve sözleşme şartları uyarınca özel hastaneler acil haller ve bazı özel
şartlar dışında SUT fiyatının iki katına kadar ilave ücret alabilmekte olduğunu, davacının 7.500,00 -TL ilave ücret ödediğini iddia etmiş olmasına rağmen herhangi bir ödeme belgesi (fatura, ödeme makbuzu, kredi kartı
ekstresi vb.) ibraz etmemiş olduğunu, yine aynı şekilde, 25 seans fizyoterapi ücreti 12.500,00 -TL ödediğini iddia
etmiş olmasına rağmen dosyada herhangi bir ödeme belgesi bulunmadığını, sektörde bazı özel hastaneler
ve fizik tedavi merkezleri ilave ücret almaksızın, fizik tedavi yapabilmekte olduğunu, ayrıca, bu tedavilere dair
dosyada herhangi bir tıbbi belge yer almamakta olup, yalnızca ortopedi ve travmatoloji uzmanının sevk
belgesi mevcut olduğunu, dolayısıyla, dosyada BELGELİ TEDAVİ GİDERİ bulunmadığını, mahkememizin gerek duyması halinde
tedavileri gerçekleştiren hastane ve fizik tedavi merkezine yazılacak müzekkere ile ilave ücret ödenip ödenmediğinin tespit edilebilecek olduğunu, bununla birlikte, mahkememizce de bilindiği üzere Hukukumuzda belge sunulamasa da gereken
BELGESİZ tedavi giderlerinin Bilirkişi marifetiyle hesaplanmasının yerleşik uygulama olduğunu, bu kapsamda;
davacının kazadan sonra evindeki iyileşme sürecinde 1.500,00 -TL PANSUMAN GİDERİ ödemesi yapmış
olabileceğini, davacının kontrol muayenelerini gerçekleştirilen hastaneye giderken tahminen 2.500,00 -TL YOL GİDERİ’ne
katlanmış olabileceğini, iyileşme sürecinde kullanması gereken iki adet kol askısı için 700,00 -TL ödemiş olabileceğini, bu durumda, davacının 16.09.2022 tarihli trafik kazası sonrası TOPLAM 4.700,00 –TL TEDAVİ GİDERİ
HARCAMASI YAPMIŞ OLDUĞU kanaatinde olduklarını, 12.04.1998 doğumlu olan davacının 16.09.2022 kaza tarihi itibariyle (24) yaşında olduğunu, Yargıtay’ın konuya ilişkin
yerleşik içtihatlarına göre aktif çalışma devresi sınırı 60 yaş kabul edildiğinden, kaza tarihi itibarıyla (24)
yaşında olan davacının aktif çalışma devresinde olduğunu, davacının taksi şoförü olduğunun beyan edilmekte olduğunu, dava dilekçesinde davacının aylık kazancının 15.000,00 TL -20.000,00 TL olduğu beyan edilmekte ise de buna ilişkin belge bulunmadığını, dosyadaki SGK Hizmet Cetvelinden davacının kazançlarının asgari ücrete eşit olduğu görüldüğünden evli
çalışanlar için uygulanan net asgari ücretler hesaba esas alınacak olduğunu, 16.09.2022 – 16.12.2022 arasında (3) aylık işlemiş aktif dönemdeki kazanç kaybı 3 Ay = 51.040,80 TL
olduğunu,
davacının geçici iş göremezlik maddi zararının = 51.040,80 TL
olduğunu, olayın meydana gelmesinde davacı kusursuz olup davalıların kusur sorumluluğu %100 oranında olduğundan hesaplanan maddi zarar tutarının %100 kusura isabet eden kısmı davacı yararına maddi tazminat
olarak nazara alınacak olduğunu, SGK Esenyurt SGM’nin 20.10.2023 tarihli müzekkere cevabında davacıya 6.183,40 TL geçici iş göremezlik
ödemesi yapıldığının belirtilmekte olduğunu, davacıya SGK tarafından yapılan ödemenin rücuya tabi ve davalının %100
kusuruna isabet eden tutarı hesaplanan geçici iş göremezlik maddi zararından tenzil edilecek olduğunu, davacıya davalı tarafından maddi tazminat ödemesi yapıldığına dair belge olmadığından ödeme tenziline
yer bulunmadığını, davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararının = 44.857,40 TL
olduğunu, ..... plakalı aracın kaza tarihinde geçerli ZMSS poliçesi ile davalı sigorta şirketi tarafından
sigortalandığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığını, kaza tarihi itibarı ile Hazine Müsteşarlığınca
belirlenmiş olan ZMSS poliçe limiti sürekli sakatlık için 1.000.000,00 TL ve ayrıca tedavi giderleri için
1.000.000,00 TL olduğunu, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararı 44.857,40 -TL ve tedavi gideri maddi zararı
4.700,00 -TL olmak üzere tedavi gideri teminatı kapsamında değerlendirilen maddi zararlar toplamı 49.557,40 -TL olup, 1.000.000,00 TL tutarındaki tedavi giderinin teminat limiti dahilinde olduğunu,
dava öncesinde gerekli belgelerle birlikte başvurunun davalı sigorta şirketine hangi tarihte tebliğ edildiğine
dair belge görülememiş olduğunu, buna göre 09.10.2023 dava tarihinin davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt
başlangıcını teşkil edeceği kanaatine varılmış olduğunu, davalı sürücü ve işleten yönünden ise temerrüt başlangıcının haksız fiilin başlangıcı olan 16.09.2022 kaza tarihi olduğunu, sigortalı aracın tescil belgesinde kullanım amacının hususi olduğunun belirtilmiş olması hasebiyle faiz
nev’inin yasal faiz olduğu kanaatine varılmış olduğunu SONUÇ OLARAK: davacının talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının 4.700,00 -TL olduğunu, heyetlerince davacının bakıcı ihtiyacının olmadığı kanaatine varıldığından bakıcı gideri maddi zarar
şartlarının oluşmadığını, hal böyle olunca; bakıcı gideri hesabına yer olmadığını, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 44.857,40 TL olduğunu, temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 09.10.2023 dava tarihi; davalı sürücü ve
işleten yönünden 16.09.2022 kaza tarihi ve faiz nev’inin yasal faizi olduğunu bildirmişlerdir.
Dosyanın davalı sigorta şirketi vekilinin beyan ve itirazları uyarınca hesaplama yapılmak üzere bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiş olup, kök rapor sunan bilirkişi heyeti █████/2026 tarihli ek raporlarında özetle; 16.09.2022 – 16.12.2022 arasında (3) aylık işlemiş aktif dönemdeki kazanç kaybı 3 Ay = 16.501,05 TL olduğunu, davacının geçici iş göremezlik maddi zararının = 16.501,05 TL
olduğunu, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının;
davacının indirimsiz geçici iş göremezlik maddi zararı = 16.501,05 TL, SGK ödemesinin indirimi (6.183,40 TL x %100 kusur) = 6.183,40 TL, davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararı = 10.317,65 TL olduğunu, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararı 10.317,65-TL ve tedavi gideri maddi zararı 4.700,00 -TL olmak üzere tedavi gideri teminatı kapsamında değerlendirilen maddi zararlar toplamı
15.017,65-TL olup, 1.000.000,00 TL tutarındaki tedavi gideri teminat limiti dahilinde olduğunu SONUÇ OLARAK:
davacının talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının 4.700,00-TL olduğunu, heyetlerince davacının bakıcı ihtiyacının olmadığı kanaatine varıldığından bakıcı gideri maddi zarar
şartlarının oluşmadığını, hal böyle olunca; bakıcı gideri hesabına yer olmadığını, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 10.317,65-TL olduğunu, temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 09.10.2023 dava tarihi; davalı sürücü ve
işleten yönünden 16.09.2022 kaza tarihi ve faiz nev’inin yasal faizi olduğunu bildirmişlerdir.
Davacı vekili █████/2025 tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları ile ıslah hakları saklı kalmak üzere; tedavi giderleri alacağından 250,00 TL'lik taleplerini 4.450,00 TL arttırarak, 4.700,00 TL, geçici iş göremezlik alacağından 250,00 TL'lik taleplerini 44.607,40 TL arttırarak 44.857,40 TL olarak dava değerini, tamamlama harcı yatırmak suretiyle arttırıyor olduklarını, belirsiz alacak davası olarak açmış oldukları davanın dava değeri yukarıda belirtildiği üzere arttırılmış olup, arttırdıkları alacak miktarlarına ilişkin; kaza tarihinden itibaren işleyecek vadeli mevduata uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesi uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir.
6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanununun 54. maddesi ise bedensel zararların kapsamını şu şekilde tayin etmiştir.
“Bedensel zararlar özellikle şunlardır
:
1. Tedavi giderleri.
2. Kazanç kaybı.
3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar."
Yukarıdaki yasa maddelerinden de görüleceği üzere; trafik kazası sonucu şayet ölüm meydana gelmişse defin ve cenaze masrafları ile vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının talep edebileceği destek yoksun kalma tazminatı talep edilebilecek zarar kalemlerini oluşturur. Trafik kazası sonucu yaralanma halinde ise tedavi giderleri, tedavi sırasında çalışılamayan günlere ilişkin zararlar, kalıcı bir maluliyet varsa, kalıcı maluliyetin getirdiği maddi gelir kaybı en önemli maddi tazminat kalemleridir. Ölümü halinde ise defin cenaze masrafları ve vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının zarar talep edebilecek tazminat kalemleridir. Trafik kazasında mağdur olan kişinin kaza sırasında araç kullanıyor olması halinde aracında yada başka bir eşyasında kaza sebebi ile zarar meydana gelmişse bunlarda talep edebilecek tazminat kalemleri arasında sayılacaktır.
Trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle ortaya çıkan zararın tayininde zarar görenin elde ettiği gelir önem arz eden hususlardandır. Zarar miktarı tespit edilirken göz önünde bulundurulacak olan gelir, zarar verici olayın meydana geldiği andaki gelir olmakla birlikte bu gelire zarar görenin ileriki yıllarda elde edeceği terfileri, ücret ve maaş yükselmeleri gibi gelir artışları da eklenmelidir.
16.09.2022 tarihinde 16.09.2022 günü saat 01.45 sıralarında davalı sürücü ....... sevk ve idaresindeki ...... plaka sayılı otomobil ile D.100 güney yan yol üzerinde seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde araç hakimiyetini kaybederek idaresindeki otomobilin sağ yan kısımları ile sağ şeritte seyir halinde olan sürücü ...... sevk ve idaresindeki ...... plaka sayılı otomobilin sol yan kısımlarına çarpıp savrularak yolun sağında park halinde bulunan sürücü ..... sevk ve idaresindeki ..... plaka sayılı otomobile çarpması ile park halindeki ........ plaka sayılı otomobile ve bu otomobile binmeye çalışan davacı .....'a çarpması, ........ plaka sayılı otomobilin de savrularak sürücü .... sevk ve idaresindeki ..... plaka sayılı otomobile çarpması neticesinde, davacı ......'ın yaralanması sonucu gerçekleşen trafik kazası nedeni ile alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin █████/2025 tarih ve ..... sayılı raporunda raporunda dava konusu olayda; davalı .......'un in % 100 ( yüzde yüz ) oranında kusurlu olduğu, davacı .....'ın kusursuz olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
Davacı yönünden düzenlen ATK Başkanlığı Adli Tıp ..... İhtisas Kurulu'nun █████/2025-.... Karar ve ..... A.T.Nolu raporu ile; davacı ..... 'ın █████/2022 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle █████/2019 tarihli 30692 sayılı Resmî Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir.
Davacı hakkında düzenlenen ATK raporları ve kusura ilişkin yukarıda yapılan tespitler, SGK kayıtları dikkate alınarak davacının talep edebileceği maddi tazminatlarının hesabı yapılmış, her ne kadar █████/2025 tarihli raporda davacının geçici iş göremezliğinin 6 ay üzerinden hesaplandığı görülmüş ise de, ATK maluliyet raporunda davacının kaza nedeni ile 3 ay geçici maluliyetinin bulunduğu tespit edildiğinden █████/2026 tarihli ek rapor dikkate alınmış ve olup buna göre davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 10.317,65 TL, tedavi gideri maddi zararının 4.700,00 TL olduğu tespit edilmiştir.
Dosya arasında mevcut sigorta poliçesi uyarınca davalı sigorta şirketinin ...... plaka sayılı aracın kaza tarihindeki ZMMS sigortacısı olduğu ve yine kaza tespit tutanağı uyarınca aracın davalı .......'un sevk ve idaresinde olduğu anlaşılmakla davalı .......'un ve davalı sigorta şirketinin teminat limiti ile sınırlı olmak kaydı ile davacının maddi tazminat taleplerinden sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.
Yapılan bu açıklamalar ve davacı vekilinin harçlandırılmış bedel artırım dilekçesi uyarınca, davalılar .......'un olay tarihi itibari ile, davalı sigorta şirketinin dava öncesi sigorta şirketine başvuruya dair bilgi ve belge sunulmadığından dava tarihi olan █████/2023 tarihi itibari ile mütemerrit sayılması gerektiği sonucuna varılarak maddi tazminat davası yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile; tedavi gideri ve geçici iş göremezlik taleplerinin kısmen kabulü ile davacı taraf için 4.700,00 TL tedavi gideri ve 10.317,65 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 15.017,65 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 09.10.2023 tarihinden, diğer davalı ....... yönünden kaza tarihi olan 16.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ( davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile ) davalılardan tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir. Yine aynı Kanunun 58. maddesine göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir.
Davaya konu manevi tazminat, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ısdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Somut olayda davacı tarafın manevi tazminat talebi dava konusu trafik kazası nedeniyle uğramış olduğu bedeni zarara ve sonrasında gerçekleşen ıstıraba dayanmaktadır. Alınan raporlar ve mevcut belgeler ile de sabit olduğu üzere davalı araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu davranışlarıyla dava konusu kazanın meydana geldiği sabittir. Buna göre davaya konu olayda davalı araç sürücüsü ile araç malikinin haksız fiil hükümlerine göre davacıya karşı sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir.
Mahkememizce manevi tazminatın belirlenmesinde davacı yanın maddi gücü, davalı tarafın maddi durumu, davacıların uğramış olduğu zararın niteliği ve davaya konu trafik kazasında kusur oranları göz önüne alınarak tazminat miktarının tespiti cihetine gidilmiştir. Bir tarafın zenginleştirilip diğer tarafın fakirleştirilmemesi gerektiği hususu nazara alınmış, bunun yanında manevi tazminatın caydırıcı ve cezalandırıcı boyutunun da olduğu göz önünde tutulmuş, bütün bunlar toplu halde biri diğerine üstün tutulmaksızın tüm ilkeler birlikte değerlendirilmek suretiyle manevi tazminatın hüküm kısmında belirtildiği şekilde takdir edilmesi uygun görülmüştür. Bu bağlamda davacı yanın manevi tazminat talepleri yerinde olduğundan manevi tazminat talebinin miktar yönünden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Bu haliyle Mahkememizce davacı yanın maddi gücü, davalı tarafın maddi durumu, davacıların uğramış olduğu zararın niteliği ve davaya konu trafik kazasında kusur oranları nazara alınarak manevi tazminat belirlenmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
A) MADDİ TAZMİNATA İLİŞKİN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE,
1-Tedavi gideri ve geçici iş göremezlik taleplerinin KISMEN KABULÜ İLE davacı taraf için 4.700,00 TL tedavi gideri ve 10.317,65 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 15.017,65 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 09.10.2023 tarihinden, diğer davalı ....... yönünden kaza tarihi olan 16.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ( davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile ) davalılardan tahsili ile davacı tarafa VERİLMESİNE,
-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Alınması gereken 1.025,86 TL harcın peşin alınan 870,96 TL peşin harç ile 829,23 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.700,19 TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir KAYDINA,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 15.017,65-TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davalı ...... Sigorta A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden bu davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 15.017,65 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE,
B)MANEVİ TAZMİNATA İLİŞKİN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,
1-Davacı taraf için 24.00,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .......'tan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Alınması gereken 1.639,44 TL harçtan maddi tazminat hesaplamasında mahsup edildikten sonra bakiye kalan 674,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 965,11 TL eksik harcın davalı .......'tan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 24.000,00 TL ücreti vekaletin davalı .......'tan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
C)YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN;
1-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 1.140,81 TL ile 829,23 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.970,04 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, (davalı .......'un tamamından davalı ...... Sigorta A.Ş.'nin 758,27 TL ile sınırlı sorumluluklarına)
2-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinden kabul oranı ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 1.222,73 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak 1.897,27 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, (davalı .......'un tamamından davalı ..... Sigorta A.Ş.'nin 470,63 TL ile sınırlı sorumluluklarına)
3-Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi, ATK fatura ücreti, tebligat ve posta masrafı 33.223,50 TL yargılama giderinden kabul oranı (%39,19) ret oranı (%60,81) dikkate alınarak hesaplanan 13.020,29-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, (davalı .......'un tamamından davalı ..... Sigorta A.Ş.'nin 5.011,51 TL ile sınırlı sorumluluklarına)
4-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair davalı .... Sigorta vekilinin yüzüne karşı, davacı ve diğer davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026
Katip ....
Hakim .....

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!