Anahtar kelimeler: Yaz Manisa Ara Eser İzmir İhtiyati Haciz Yoluyla İstem Görevsizlik

ESAS NO
: █████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N ABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████DAVA TARİHİ
: 16.09.2025ARA KARAR TARİHİ
: 17.09.2025DAVA
: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)İSTEM
: İhtiyati HacizKARAR TARİHİ
: 30.12.2025KARARIN YAZ. TARİH
: 30.12.2025Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasından verilen 17.09.2025 tarihli ara kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dosyanın gönderildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 17.11.2025 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı görevsizlik kararı ile dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.İSTEM
:Davacı vekili 16.09.2025 tarihli ihtiyati haciz istemli dava dilekçesinde özetle; İhtiyati haciz taleplerinin kabulüyle, davalının menkul-gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine, dava değeri ve fer’ileri oranında ihtiyati haciz konulmasına; teminat hususunun İİK m.259 uyarınca mahkemece takdirine, davalının ticari defter ve kayıtlarının HMK 222. maddesi uyarınca ibrazına ve bilirkişi incelemesine, listesini daha sonra verecekleri tanıklarının dinlenmesine, gerektiğinde keşif icrasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ
:İlk derece mahkemesi ████████ Esas sayılı dosyasından verilen 17.09.2025 tarihli ara kararında özetle; Yargılamanın geldiği aşama itibariyle tüm delillerin henüz toplanmamış olması ve dosyadaki bilgi ve belgelere göre, alacağın varlığının ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati hacze yönelik yaklaşık ispat ve muacceliyete ilişkin koşulların gerçekleşmediği anlaşıldığından bu nedenle ihtiyati haciz talebinin reddine dair karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ
:Davacı vekili 18.09.2025 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle; Yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, mahkemece esasa girilmeden verilen ret kararınınn isabetsiz olduğunu, İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre: "Alacaklı, alacağının varlığı hakkında mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermekle yükümlüdür." bu düzenlemenin, ihtiyati haciz talebinde alacağın kesin ispatını değil, mahkemede kanaat uyandıracak ölçüde yaklaşık ispata ihtiyaç duyulduğunu gösterdiğini, mahkemenin ise, alacağın yargılama gerektirdiği gerekçesiyle taleplerinin reddettiğini, oysa Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, ihtiyati haciz için tam ve kesin ispat aranmayacağını (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 19.11.2015 tarih ve ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamı.), dolayısıyla, mahkemece esasa girilmeden, salt "Yargılama gerektiriyor" gerekçesiyle ihtiyati haciz taleplerinin reddinin isabetsiz olduğunu, alacağın muacceliyetinin ve yaklaşık ispat şartının gerçekleştiğini, müvekkili tarafından davalıya sözleşme kapsamında yapılan imalatlara ilişkin 31.10.2024, 30.11.2024 ve 31.12.2024 tarihli faturalar düzenlendiğini ve davalıya elektronik ortamda ulaştırıldığını, davalının, bu faturalara süresi içinde itiraz etmediğini, TTK'nın 21. maddesi uyarınca, süresinde itiraz edilmeyen faturalar kesinleşmiş olup, alacağın muaccel hale geldiğini, bununla birlikte, muavin defterinde görüleceği üzere davalının, faturalardan sonra da ödeme yaptığını, 15.01.2025 tarihinde 2.240.000,00 TL, 19.03.2025 tarihinde 500.000,00 TL, 10.04.2025 tarihinde 2.000.000,00 TL bu ödemelerin, alacağın varlığının davalı tarafından da zımnen kabul edildiğini açıkça ortaya koyduğunu, ayrıca, şantiye fotoğrafları, yapı denetim raporları ve seviye tespit tutanaklarının, işin eksiksiz tamamlandığını gösterdiğini, bu belgeler, alacağın varlığına dair yaklaşık ispattan daha güçlü bir kanıt niteliğinde olduğunu (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 05.02.2018 tarih ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamı.), davalının itirazının samimiyetsiz olduğunu, davalının, icra takibine hiçbir hukuki dayanak olmadan itiraz ederek takibi durdurduğunu, oysa ki: faturalara itiraz edilmediğini, fatura tarihleri sonrasında kısmi ödemelerin yapıldığını, işin eksiksiz tamamlandığının resmi tutanaklarla belgelendiğini, bu durum, davalının itirazının samimiyetsiz ve salt sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu gösterdiğini, dolayısıyla davalının itirazının kötü niyetli olduğunu ve müvekkilinin ihtiyati haciz talebinin reddi yerine kabul edilmesi gerektiğini, alacağın varlığı yargılama gerektirse dahi ihtiyati haciz talebinin reddedilemeyeceğini, Kanun koyucunun, ihtiyati haczin doğası gereği yargılamanın başında veya devamında uygulanabileceğini kabul ettiğini, İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz için aranan şartların, alacağın para alacağı olması, muaccel olması ve rehinle teminat altına alınmamış olması olduğunu, mahkemenin, 'alacağın yargılama gerektirdiği' gerekçesiyle ihtiyati haciz taleplerini reddettiğini ancak: Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 26.12.2016 tarih ve ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamında; "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın yargılamayı gerektirmemesi, şeklinde bir koşul da kanunda öngörülmemiştir." denildiğini, dolayısıyla mahkeme gerekçesinin hukuka aykırı olup, ihtiyati haciz taleplerinin kabulü gerektiğini belirterek yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, dosyada mevcut deliller doğrultusunda, davalının menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde, “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1–Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2–Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”;258. maddesinde, “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.”265. maddesinde ise; “Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler de ihtiyatî haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz.” hükümleri yer almaktadır.Somut olayda, uyuşmazlık eser sözleşmesi niteliğinde Davalı/borçlu .... ile davacı ... arasında, 10.09.2024 tarihinde ... ili, ... ilçesinde yer alan Prefabrik Betonarme Sanayi Depoları inşaatının temel işleri (temel, soket vb.) kapsamında, soket temel imalat işlerinin yapılmasına ilişkin bir taahhüt sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin Özel Hükümler bölümünün 4. maddesinde, 3 blok için altyapı soket işlerinin (prefabrik yapı eleman temelleri) bedeli toplam 25.200.000 TL (KDV dahil) olarak kararlaştırıldığı, davacının, taahhüt altına aldığı işleri sözleşmeye uygun şekilde tamamlamış; işin bitimini takiben düzenlenen faturalar karşılıklı mutabakat sağlanarak e-fatura yoluyla davalı/borçlu ....’e sistem üzerinden teslim edildiğini, davalı/borçlu, kendisine tebliğ edilen bu faturalar hakkında yasal süresi içinde herhangi bir itirazda bulunmamış ve faturaları kabul etmiş olduğu halde ödemenin yapılmadığı iddiasına dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Davacının bir alacağının olup olmadığı ve alacak miktarı yargılamayı gerektirmekte olup, dosyada bu aşamada bulunan deliller, ihtiyati haciz kararı verilmesi için gerekli olan yaklaşık ispat ölçüsünü sağlayacak nitelikte değildir. İİK.nın 258. maddesi uyarınca mevcut delillerle davacının haklılığının yaklaşık da olsa ispat şartının gerçekleşmiş sayılamayacağı dikkate alınarak ilk derece mahkemesinin davacı vekilinin ihtiyati haciz isteminin reddine ilişkin ara kararında usule ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen 17.09.2025 tarihli ara karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasından verilen 17.09.2025 tarihli ara kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin bu ara karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gerekli 1.013,90 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile kalan 398,50 TL harç bedelinin davacıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 2004 sayılı İİK'nın 258/(3) ve 6100 sayılı HMK'nın 391/(3) ve 362/(1)-f maddeleri uyarınca, kesin olarak 30.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.