Anahtar kelimeler: Bahçe Vasfıyla Kızı Hanesine Şerhi Beri Yıldan Dışına Alanında İli

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan dava konusu 1 07... parsel sayılı 3.650,76 m² yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca ''Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 20 yıldan beri .... kızı ... ve ....'nın kullanımındadır" şerhi yazılarak bahçe vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) kapsamında yapılan satış işlemi ile ... adına tescil edilmiştir.2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1 07... parsel sayılı 3.650,76 m² yüzölçümlü ve bahçe vasıflı taşınmazın, 2010 yılında yapılan Orman Kadastrosu sonucunda Hazine adına tescil edildiğini, taşınmazın beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır" ve "işbu taşınmaz 20 yıldan beri .... kızı ... ve....'nın kullanımındadır" beyanlarının işlendiğini, daha sonra taşınmazın Hazine tarafından, 6292 sayılı Kanun kapsamında kullanıcılarına satılmak üzere ...'na 02.12.2014 tarihli ve ... yevmiye numarası ile 50.468,10 TL ipotek kayıtlı olarak devredildiğini, müvekkilinin dava konu taşınmaza ilişkin 28.11.1955 tescil tarihli tapu senedinin mevcut olduğunu, 6.433 m² yüzölçümlü taşınmazın, 28.11.1955 tarihinde bedelli satış yolu ile ... oğlu ... .... (müvekkilinin babası) adına tescil edildiğini, sonrasında ... ....'nın mirasçılarına intikal ettiğini, davaya konu taşınmazın 65 yıldan fazla bir zamandır maliki belirli taşınmaz niteliğinde olduğunu, davaya konu taşınmazın 1940 yılında cilt no:28, sayfa no:41, sıra no:3 ile... kızı ... ve çocukları adına tescil edildiğini, daha sonrasında cilt no:30, sayfa no:64, sıra no:100 ile ... oğlu ...’ya satış yoluyla tescil edildiğini, 28.11.1955 tarihli yevmiye ...., cilt no:33, sahife-sıra no:█████ ile müvekkili ...’nın babası ... oğlu ... ....adına satış yoluyla tescil edildiğini, dava konusu taşınmazın müvekkilinin babası ... ...’nın vefatının ardından, çocukları ...,.... ve ...’ya miras yoluyla intikal ettiğini, 6.433 m² yüzölçümlü taşınmazın mirasçılarından ...'nın söz konusu taşınmazdaki bütün miras hak ve hisselerinin tamamını 1992 yılında gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile müvekkili ...'nın oğlu ...'ya sattığını, .... ...'dan almış olduğu tüm miras hak ve hisselerinin tamamını yine satış vaadi sözleşmesi yoluyla 05.06.2001 tarihinde müvekkili ...'nın kızı ...'ya sattığını, 2001 yılında taşınmazın bulunduğu bölgenin köy statüsünde olması ve satışa konu taşınmazın bulunduğu bölgede kadastro muamelelerinin bitmemiş olması dolayısıyla tapuda satışın yapılmasının mümkün olmadığını, satış kapsamındaki tüm bilgi ve belgelerin dava konusu taşınmazın bulunduğu ... köyü muhtarına satışın yapıldığı Haziran 2001 tarihinde teslim edildiğini, 6.433 m² yüzölçümlü taşınmazın 2/3'ü müvekkili ... ve kızı ..., 1/3'ü müvekkilinin vefat eden kız kardeşi ...'un varisleri tarafından kullanılmak üzere kendi aralarında sınır belirlemesi yapıldığını, ...’nın babası ... oğlu ... ... adına satış yoluyla 28.11.1955 tarihinde tescil edilen 6.433 m² yüzölçümlü taşınmazın, 6292 sayılı Kanun ile 2/B satışlarının gündeme gelmesiyle 1 07... ve 8 parsel olmak üzere 2 ayrı parsel olarak Tapu Müdürlüğünce ayrıştırılarak kaydedildiğini, 6.433 m² yüzölçümlü taşınmazın 1 07... parsel 3.650,76 m² yüzölçümlü olarak müvekkili ... ve kızı ... adına, 1 07... parsel 1.945,39 m² yüzölçümlü olarak müvekkilinin vefat eden kız kardeşi ...’un mirasçıları adına olmak üzere iki ayrı parsele ayrıştırıldığını, 1940 yılından beri nizasız ve fasılasız devam eden zilyetlik ve mülkiyetin söz konusu olduğunu, müvekkiline ait zilyetliğin varlığının 2010 yılında yapılan Orman Kadastrosu ile de tapuya tescil edildiğini, daha evvelki kadastro tespit işlemleri sırasında bu yerlerin orman sayıldığından hiçbir şekilde kadastro işlemine tabi tutulmadığını, 2010 yılındaki Orman Kadastrosu esnasında Hazine adına tescil edildiğini, tapu kütüğünün beyanlar hanesine de müvekkili ve müvekkilinin kızı ... adına şerh düşüldüğünü, 6292 sayılı Kanun ile 2/B satışlarının gündeme gelmesiyle müvekkilinin kızı ...'nın tek başvuru yapılması adına 3.650,76 m² yüzölçümlü olarak belirlenen ve 1 07... parsel olarak ayrıştırılan taşınmaz üzerindeki hak sahipliğini 22.10.2012 tarihinde noter huzurunda vermiş olduğu muvafakatname ile babası ...'ya devrettiğini, davacının 6292 sayılı Kanun'un 7/b maddesine istinaden akdi halef olarak Milli Emlak Müdürlüğü’ne süresi içerisinde 15.10.2012 tarihli ve 14099 kayıt numara ile söz konusu taşınmaza ilişkin iade başvuru dilekçesi verdiğini, taşınmazın iadesinin talep ettiğini, müvekkili tarafından eş zamanlı olarak hak kaybına uğranılmaması adına 6292 sayılı Kanun'un 2/B maddesi kapsamında, Milli Emlak Müdürlüğü’ne aynı dönemde 23.10.2012 tarihli ve 20072 kayıt no ile doğrudan satış başvuru dilekçesi verildiğini, Milli Emlak Dairesi Başkanlığı'nın 14.02.2023 tarihli ve 5741957 sayılı yazılarına ek iade talebi başvurularına ilişkin inceleme raporunun 8. maddesinde ''... köyü, 1 07... ve 8 parsel sayılı taşınmaz için iade başvurusunda bulunanların dayandığı ... köyü cilt: 33... sıra 10 numaralı zabıt kaydının açık olduğu, gittisinin olmadığı ve herhangi bir parsele revizyon görmediği" şeklinde cevap verildiğini, İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 07... parsel sayılı taşınmaz ile; 28.11.1955 tarihli yevmiye no:960, cilt no:33, sahife-sıra no:█████ tescil sicil kayıtlı taşınmazın aynı taşınmazlar olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davanın zamanaşımı, hak düşürücü süre ve derdestlikten reddi gerektiğini aksi halde dava konusu taşınmazın davacı adına kayıtlı iken iptal edilerek Hazine adına tescil edilen taşınmazlardan olmaması ve evveliyatının orman olması nedeniyle davanın reddini savunmuştur.2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın görev, yetki, derdestlik, husumet ve zamanaşımı nedeni ile reddini aksi halde, dava konusu taşınmazın Hazinenin mülkiyetinden çıkıp 3. şahıs adına tapuya tescil edildikten sonra 6292 sayılı Kanun'un uygulama olanağının kalmadığını, davanın görülebilirlik koşulunun ortadan kalktığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu taşınmaz üzerinde hak sahipliği tespitinin idarelerinin değil Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün sorumluluğunda olan bir işlem olduğunu, dava konusu taşınmaz Hazine adına kayıtlı iken 6292 sayılı Kanun'un gereğince İdarelerine devredildiğini, dava konusu taşınmazın 7. madde kapsamında değerlendirilebilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ''davacı tarafından 6292 sayılı Kanun'un 7/B maddesine istinaden akdi halef olarak Milli Emlak Müdürlüğüne süresi içerisinde 15.10.2012 tarihli ve 14099 kayıt numara ile dava konusu taşınmaz için iade başvuru dilekçesi verildiğini, taşınmazın iadesinin talep edildiğini,... Milli Emlak Dairesi Başkanlığı'nın 14.02.2023 tarihli ve 5741957 sayılı yazılarına ek, iade talebi başvurularına ilişkin inceleme raporunun 8. maddesinde .... köyü, 1 07... ve 8 parsel sayılı taşınmaz için iade başvurusunda bulunanların dayandığı .... köyü, cilt:33, sayfa 84, sıra 10 numaralı zabıt kaydının açık olduğu, gittisinin olmadığı ve herhangi bir parsele revizyon görmediğinin belirtildiği, 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi kapsamında iade başvurusunun reddine ilişkin idari işleme karşı güncel içtihatlar doğrusunda idari yargıda dava açılabileceği'' gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''davacının .... Mahallesi 1 07... parsel sayılı taşınmaz ile 28.11.1955 tarihli, yevmiye no:...., cilt no:33, sahife-sıra no: ... no.lu taşınmazın aynı taşınmazlar olduğunun tespitine karar verilmesini talep ettiği, davacının talebinin delil tespiti niteliğinde olduğu, davacının asıl amacının ileride açılacak olan tapu iptal, bedelsiz iade veya tazminat davasına esas olmak üzere eldeki davaya açmış olduğu, açılacak tapu iptal, bedelsiz iade veya tazminat davasında söz konusu zabıt kayıtlarının dava konusu taşınmaza uyup uymadığı veya taşınmazı kapsayıp kapsamadığı belirlenecek olup eda dava açma imkanı varken davacının tespit davası açmasında hukuki yararının bulunmadığı, söz konusu talebin delil tespiti niteliğinde olduğu, açılacak olan tapu iptal, bedelsiz iade veya tazminat davasında kuvvetli delil teşkil etse de Mahkemeyi bağlayıcı niteliğinin bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince zabıt kaydının dava konusu taşınmaza uyup uymadığının yeniden belirlenmesi gerektiği, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine ilişkin kararının usul ve kanuna uygun olup delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı'' belirtilerek davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmaza ilişkin 28.11.1955 tescil tarihli tapu senedinin mevcut olduğunu, 6.433,00 m² yüzölçümlü taşınmazın 28.11.1955 tarihinde bedelli satış yolu ile ... oğlu ... (müvekkilinin babası) adına tescil edildiğini, sonrasında ... 'nın mirasçılarına intikal ettiğini, davaya konu taşınmazın 65 yıldan fazla bir zamandır maliki belirli taşınmaz niteliğinde olduğunu, 1940 yılında cilt no:28, sayfa no:41, sıra no:3 ile... kızı ... ve çocukları adına tescil edildiğini, cilt no:30, sayfa no:64, sıra no:100 ile ... oğlu ...’ya satış yoluyla tescil edildiğini, yeterli inceleme yapılmaksızın davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu 6.433,00 m² taşınmaz ile aynı yerdeki aynı taşınmazlar olan 1 07... ve 8 parsel sayılı taşınmazların orman arazisi olmadığını “tarla” olduğunu, taşınmazın düz ve boş bir arazi olduğunu, üzerinde herhangi bir yapı ve ağaç bulunmadığını, taşınmazın orman arazisi olmadığını, müvekkilinin mülkiyet hakkına müdahale edildiğini beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; davacının dayandığı 28.11.1955 tarihli ve 10 sıra numaralı tapu kaydının dava konusu taşınmaza uyup uymadığının tespitine ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.