Anahtar kelimeler: Bam Esaskarar Başkan Yazim Mahal Katip Ara Tedbir Üye İhtiyati

T.C. .... BAM ... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .../... - .../...

T.C.
....
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
... HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO
: ..../...
KARAR NO
: .../...
BAŞKAN
: .....
ÜYE
: .......
ÜYE
: .....
KATİP
: .....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: .../...
KARAR NO
: Ara Karar
KARAR TARİHİ
: ......
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ
: ........
DAVACI
: .....
VEKİLİ
: Av. .......
DAVALILAR
: 1-.........
2-.......
3-......
3-......
4-......
VEKİLİ
: Av. .......
5-......
6 -.....
VEKİLİ
: Av. .......
DAVALI
: 3 -.......
VEKİLİ
: Av. ..........
DAVANIN KONUSU
: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
B.A.M. KARAR TARİHİ
: ......
KARAR YAZIM TARİHİ
: .......
Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sırasında mahal mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesi ile, █████/2021 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında kazaya neden olan .... ve .... Plakalı araçların ve Balıkesir İl Sağlık Müdürlüğü'ne bağlı ambulans hizmeti vermekte olan ... Plakalı aracın karıştığı ölümlü trafik kazasında, ambulansta meydana gelen maddi zarar, ambulans teçhizatı arka kabin teknik donanımı ve tıbbi donanımında hasar sonucu oluşan zarardan ...... Plakalı aracın Zorunlu Trafik Sigortası olan Türkiye Sigorta Anonim Şirketi'nce ödenen 43.000- TL ve yine ..... plakalı aracın Zorunlu Trafik Sigortası olan ....... tarafından ödenen 10.750-TL teminat bedelinin mahsup edilerek kalan 265.229,00-TL zararlarının olay tarihi itibariyle işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte; 10 SJ 275 plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasından (......A.Ş den ) yine İhtiyari Mesuliyet Sigortasından (Türkiye Sigorta A.Ş.) teminat sınırları kapsamında ve diğer davalılardan müşterek müteselsilen tahsili ile zarar miktarının ...... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin .../... delil ve hasar tespiti dosyasında aldırılan bilirkişi raporu ile objektif ve net olarak belirlendiğini beyanla davalıların malvarlıklarını kaçırmalarının önlenmesi amacıyla davalılar adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul her türlü malvarlığına ve banka hesaplarına ayrıca üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına borca yetecek miktarda ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyaten haciz uygulanmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; tensip zaptı 17. madde ve 16.02.2023 tarihli ara karaır ile uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, davacı vekilinin ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz kararı verilmesini istediği, tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği, somut olayda ihtiyati haciz için yasal koşulların oluşmadığı gerekçeleri ile talebin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile, haksız bir fiile dayalı olarak bir zararın meydana geldiğini, zararın bilirkişi raporuyla belirlendiğini, İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı ambulans şoförünün kusursuzluğu diğer araç şoförlerinin kusurluluğunun mevcut mahkeme kararlarıyla da sabit olduğunu, bu durumda geçici hukuki koruma yollarından biri olan ihtiyati hacizde yakın ispat koşulu gerçekleştiğini, bu nedenle Balıkesir Asliye Ceza Mahkemesi'nce ihtiyati tedbir talepli ihtiyaci haciz talebinin reddine yönelik kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:
Dava, haksız fiilden kaynaklı maddi zararın tazmini talebine ilişkindir.
Davacı vekili, ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz taleplerinin reddine ilişkin arar kararı istinaf incelemesine getirmiştir.
HMK’nın 389. maddesinde meydana gelebilecek bir değişme nedeni ile hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller genel bir ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak yapılan incelemeden sonra bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır.
İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış ancak ihtiyati tedbirin konusu hakkında verileceği düzenlenmiştir. İhtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun “uyuşmazlık konusu hakkında diyerek” bu hususu vurgulanmıştır.(m. 389/1) Ancak özellikle dikkat edilmesi gereken husus diğer geçici hukuki korumaların alanına giren konularda ihtiyati tedbire karar verilmemesidir. Bu sebeple para alacakları konusunda özel ve istisnai durumlar dışında asıl geçici hukuki koruma ihtiyati hacizdir. Keza diğer özel hükümlerde açıkça farklı bir geçici hukuki korumadan bahsedilmişse bu durumda o çerçevede bir karar verilmeli, ihtiyati tedbir kararı verilmemelidir.(Pekcantez/Atalay/Özekekes, 877)
İhtiyati haciz müessesesi 2004 sayılı İİK’nın 257. maddesinde düzenlenmiştir.Anılan düzenlemenin ilk fıkrası şu şekildedir: “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haciz ettirebilir.”
Kanun koyucu bahsi geçen düzenlemede ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli olan şartları düzenlemiştir.Anılan madde uyarınca muaccel hale gelmiş olan ve rehinle temin edilmemiş olan alacaklar için ihtiyati haciz kararı verilebilecektir.
İİK madde 261 “Alacaklı ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindenki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur…” şeklindedir.Mahkemece verilen ihtiyati haciz kararlarını uygulama yetkisi icra dairelerindedir.
İİK madde 265’te ihtiyati haciz kararına itiraz ve temyiz düzenlenmektedir.Kanunda belirtilen nedenlerle itiraz süresi yedi gündür.
İhtiyati haciz, HMK 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, bu hükmün gerekçesinde ise diğer geçici hukuki korumaların bu kısımda düzenlenen geçici hukuki korumalar karşısındaki durumu açıklanarak, bu fıkra ile özellikle uygulamada farklı geçici hukuki korumaların birbirinin yerine kullanılmasının hatta “ ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz kararı verilmesi” gibi aslında Kanuna tamamen aykırı geçici hukuki koruma kararı oluşturulmasının önüne geçilmesinin amaçlandığı, bu bölümde düzenlenen ihtiyati tedbir ve delil tespiti dışında diğer geçici hukuki korumaların kendi özel hükümlerine tabi olduğu dolayısıyla bu bölüm hükümlerinin doğrudan diğer geçici hukuki korumalara uygulanmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir.
İhtiyati haczin şartları ve etkileri ise İİK madde 257 ve devamı maddelerde düzenlenmiş olup 257. Maddenin birinci fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları, ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir. Gerek birinci gerek ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında ihtiyati haciz talep edebilmek için öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer değişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir. Maddenin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacağın rehin ile temin edilmemiş olmasıdır. Rehin ile temin edilmiş olan bir alacak teminatı haiz olduğu için ihtiyati hacze gerek yoktur. Vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı ihtiyati haciz talep edilebilmesi ise İİK.’nın 257. Maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Söz konusu fıkraya göre borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa borçlu taaahhütlerden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa bu hallerde ihtiyati haciz talep edilebilecektir.
Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için ihtiyati haczin ihtiyati tedbirden farkına da kısaca değinilmesi gereklidir; ihtiyati haciz yalnız para ve teminat alacakları hakkındaki davalarda veya icra takiplerinde söz konusu olduğu halde ihtiyati tedbir kural olarak paradan başka şeyler (haklar ,taşınır ve taşınmaz mallar) hakkındaki davalarda alınır. İhtiyati tedbirde çekişmeli ve bu nedenle dava konusu olan şey (mesela taşınır ve taşınmaz bir mal ) hakkında önleyici tedbir alınır; buna karşılık ihtiyati hacizde; alacaklıya henüz kesin haciz isteme yetkisinin gelmediği bir dönemde, alacaklının para alacağının zamanında ödenmesi güvence altına alınır.
İhtiyati hacizde ihtiyaten haczedilen mallar üzerinde bu malların borçluya ait olduğu hakkında bir çekişme yoktur ve bu nedenle bu mallar alacaklının açtığı veya yaptığı ( veya açmayı veya yapmayı düşündüğü) bir dava veya icra takibinin konusu değildir. Oysa ihtiyati tedbirde üzerine ihtiyati tedbir konulan mallar çekişmeli olup davacının açmış olduğu veya ileride açmayı düşündüğü bir davanın konusudur.Taşınmaz mallar üzerine ihtiyaten tedbir konulması halinde genellikle taşınmazın başkasına devrinin yasaklanmasına karar verilmekte üzerine ihtiyati tedbir konulan taşınmaz başkasına satılamamak ve devredilememektedir.
İhtiyati hacizde alacaklı borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulduğundan ihtiyati haciz kesin hacze çevrilip takip kesinleşmeden alacaklı ihtiyaten haczedilen malların satılmasını ve bedelinin kendisine ödenmesini isteyemez. Borçlu, üzerine ihtiyati haciz konulmuş olan taşınmazını başkasına satabilir devredebilir(İİK. Madde 261,91) İhtiyati hacizde alacaklı ihtiyati haciz kesin hazce dönüşürse üzerine ihtiyati haciz konulmuş olan mal icra dairesi tarafından satılır ve bedeli ile alacaklının alacağı ödenir. Oysa ihtiyati tedbirde davacı davayı kazanırsa üzerine ihtiyati tedbir konulmuş olan mal aynen davacıya verilir. Alacaklının ihtiyati haciz koydurduğu mallar üzerinde bir öncelik (rüçhan) hakkı yoktur.
İhtiyati haciz kararından sonra alacaklı, borçlu hakkında mutlaka dava açmaya mecbur olmayıp icra takibinde de bulunabilir.(İİK madde 264).İhtiyati tedbir kararı alan kimse mutlaka süresi içinde dava açmak zorundadır.
Diğer yandan HMK 392. Maddesine göre durum ve koşullar gerektiriyorsa mahkeme gerekçesini açıklayarak teminat almaksızın ihtiyati tedbire karar verebilir. Ancak İİK’nun 259. Maddesine göre ihtiyati haciz kararlarında mahkeme takdiren teminat alınmamasına karar veremez.Teminat alınmayacak haller hakimin takdirine bağlı olmayıp sınırlı olarak Kanunda açıkça sayılan hallerde teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilebilmektedir.
Yukarıda açıklandığı üzere ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz birbirine yakın olmakla birlikte amaç sonuç konu ve koruduğu hukuki yarar bakımından özünde birbirinden tamamen farklıdır.
İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir arasındaki bu açık farka rağmen uygulamada hatalı olarak ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz, ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir kararları verildiği görülmektedir.İhtiyati haciz ancak para alacakları için uyuşmazlık konusu olmayan borçlu/davalıya ait mal, hak ve alacaklar hakkında uygulanabilecekken ihtiyati tedbir konusu para olsun veya olmasın çekişmeli bulunan uyuşmazlık konusu her şey hakkında uygulanabilir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekilinin ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir talep ettiği anlaşılmakla ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir şeklinde bir kurum bulunmadığından ve yorum yolu ile talep dışına çıkılarak karar verilemeyeceğinden talebin reddine ilişkin ara karar yerinde olup davacı vekilinin istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin ara kararının usul ve yasaya uygun olması nedeniyle ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara itiraz eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... tarih ve .../... sayılı ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı kurum harçtan muaf olduğundan, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
3-İstinaf yargılama giderinin gideri yapan taraf üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Karar tebliği ve harç iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK 362/1-f. hükmü uyarınca, kesin olmak üzere █████/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
.....
Başkan
....
.......
Üye
.....
.......
Üye-....
......
Katip
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!