Anahtar kelimeler: Ceosu Önde Ödeyemediğini Holdinge Piyasaya Unvanlı Yıldır Ardından Ortağı Aşnin
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
HÜKÜM
: Davanın Kabulü
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, Türkiye'nin önde gelen şirketlerinden olan ... A.Ş.'nin 25 yıldır CEO'su olarak görev yaptığını ve holdinge bağlı şirketlerin yönetim kurulunda görevler aldığını, müvekkilinin eski eşi ...'ın, tek yetkili ve ortağı olduğu ... A.Ş. unvanlı şirketin piyasaya yüksek miktarda borcu olduğunu ve bunları ödeyemediğini, müvekkilinin boşanmasının ardından, borçlu olduğundan bahisle haciz işlemlerinin uygulandığını, tüm ev eşyalarının muhafaza altına alındığını, icra takip işlemlerine dayanak çekler üzerinde sahtecilik yapılmak suretiyle müvekkilinin aval olarak gösterildiğini ileri sürerek imza inkarına dayalı olarak ... Şubesine ait 02.05.2018 tarihli ve 155.000,00 TL bedelli, 03.05.2018 tarihli ve 160.000,00 TL bedelli, 04.05.2018 tarihli ve 165.000,00 TL bedelli, 07.05.2018 tarihli ve 160.000,00 TL bedelli toplam 640.000,00 TL bedelli çekler sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu çeklerin faktoring sözleşmesine istinaden ciro yoluyla müvekkiline geçtiğini, ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı tarafından hazırlanan özel mütalaada, imzaların davacıya ait olduğunun belirlendiğini, davacının keşideci şirket ile ortaklığı olduğunu, alalade avalist olmadığını, aksi halde çekin akıbeti ile ilgili bilgi sahibi olmasının da mümkün olmadığını, ayrıca davacı tarafın topyekun sahtecilik iddiasında bulunmaktan ziyade, ayrı ayrı inceleme talep etmekte samimi olmadığını, davacının aval verdiği ve faktoring işlemine konu ettiği farklı dört adet çekin hiçbir itiraza uğramadan ödendiğini, sahtecilik iddiasının kötüniyetli olduğunu, dava konusu çeklerin faturaya istinaden alındığını, müvekkilinin yetkili hamil olduğunu, çeki takip yetkisi bulunduğunu savunarak davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, bozma ilamı doğrultusunda alınan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Kurul raporunda, "çeklerdeki ''...'' yazıları ve atfen atılı imzalar ile ...'ın mukayese yazı ve imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazı ve imzaların mevcut mukayese yazı ve imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı" tespitine yer verildiği gibi, Grafoloji ve Sahtecilik Uzmanı ... tarafından tanzim edilen 16.04.20 18... .04.2018 tarihli raporlarda da dava konusu çeklerdeki avalist imzalarının davacıya ait olmadığı tespitinin birbirini doğruladığı, yine ... Cumhuriyat Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Bürosunun ... soruşturma sayılı dosyasında ATK Grafoloji İnceleme ve İhtisas Dairesince de aynı yönde tespit bulunmakla dava konusu alacağın dayanağı çeklerdeki avalist imzalarının davacıya ait olmadığının belirlendiği, davalı tarafından alınan bilimsel mütaalada aksi yönde tespitlerin olduğu belirtilerek çelişkinin giderilmesi talep edilmiş ise de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 263. maddesi uyarınca uzman görüşünün serbestçe değerledirileceği, dosya kapsamında alınmış birden fazla rapor bulunduğu, bozma ilamı uyarınca alınan yeni rapor ile de davalı itirazlarının karşılanmış olduğu, iddia olunan çelişkinin giderildiği, davacı borçlunun, hamil alacaklıya karşı senet metninde imzaya ilişkin iddiasının mutlak def'i olduğu, senedin ön yüzünde bulunan mutlak def'ilerin senet hamili olan herkese ve davalı ... şirketine karşı da ileri sürülebileceği, davalının üçüncü şahıs olup, dava konusu çekleri kötüniyetle veya ağır kusurla devraldığına dair dosyaya davacı tarafından bir delil sunulmadığı, bu çeklerle ilgili faktoring sözleşmesi hükümleri gereği şeklen düzenlenmiş kambiyo senedinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan takipte davalının kötüniyetli olduğu kabul edilemeyeceği gerekçesi ile davanın kabulüne, kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, imza inkarında bulunan davacının avalist göründüğü çeklerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince HMK'nın 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 01.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!