Anahtar kelimeler: İlindeki Otele Otel Başlattığı Bizzat İnşaatı Projesi Yapmasından Dönüştürülmesi Ret
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ Esas, ███████ Karar
HÜKÜM
: Esastan ret
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... 10. İcra Müdürlüğü'nün...sayılı dosyası ile başlattığı icra takibine davalının haksız itiraz ettiğini, müvekkilinin davalı şirketten alacağının bulunduğunu, bu hususun davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, alacağın ... İlindeki şirkete ait taşınmazın otele dönüştürülmesi projesi kapsamında, otel inşaatı nedeniyle müvekkilinin inşaat masraflarını şirket adına bizzat kendisinin yapmasından kaynaklandığını ileri sürerek itirazının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; itirazın iptali davasının süresinde açılmadığını, davalı şirketin yönetimi 24.03.2014 tarihine kadar davacıda olduğundan bu yıllara ait ticari defterlerin davacının denetiminde ve sorumluluğunda olduğunu, davacının söz konusu dönemlere ilişkin ticari defterleri usulüne uygun tutmadığını, ticari defterlere, sonradan gerçeğe aykırı kayıtların işlendiğini, davacının şirkete para, sermaye getirdiğini, borç verdiğini ispatlaması gerektiğini, davacı yönetim ve denetimindeki ticari kayıtlara itibar edilemeyeceğini, yönetim yetkilerini kötüye kullandığını savunarak davanın reddi ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının inşaat için harcamış olabileceği bedelin davacı tarafça beyan edilen harcamalar üzerinden yapılan farazi hesaplamalar olduğu, bu harcamaların davacı tarafından yapıldığının ispatlanması gerektiği, usulüne uygun olarak tutulmayan davalı şirketin ticari kayıtlarında 2010 yılı ticari defterlerinde ortak ... ... ile davacı ortak ..., her ikisi de ayrı ayrı 764.061,24 TL alacaklı olarak kayıtlı iken 2011 yılına devirde dava dışı ortak ... ...'nun alacağının devredilmediği, davacı hesabına aktarılarak davacı alacağının 1.542.876,02 TL'ye çıkartıldığı, davalı şirketin yasal defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, sahibi lehine/aleyhine delil olma vasfı taşımadığı, davacının takibe konu alacağın doğduğu iddia edilen dönemde aynı zamanda davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olduğu, defter kayıtlarının usulüne uygun tutulmasını sağlayabilecek durumda bulunduğu, davacının davalı şirket ticari defterlerine dayandığı, davalının kayıtlarında görünen alacağa yönelik davacı tarafça dosyaya sunulan ve ticari defterlerde kayıtlı olduğu bildirilen belgelerin bonolara yönelik olduğu, söz konusu bonoların davacı tarafından keşide edildiği, davalı şirket adına düzenlenmediği hususları dikkate alındığında bu ödemelerin şirket borçlarının ödenmesi maksadıyla yapıldığının kabul edilemeyeceği, davacı tarafça iddia edilen alacağın davalı şirketin ...'de bulunan taşınmazının otele dönüştürme işlemi sırasında yapılan harcama olup olmadığı ve yap- işlet- devret usulüyle yapılıp yapılmadığı yönünde otelde keşif yapılmak suretiyle değerlendirme yapılması düşünülmüş ise de otelin 30.10.2020 tarihinde gerçekleşen deprem nedeniyle ağır hasar alması ve ilgili belediye tarafından yıkılması nedeniyle mümkün olmadığı, taraflarca da otelin yap-işlet- devret modeline göre yapıldığına dair herhangi bir sözleşme sunulmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verillmiş, hüküm davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan delillere göre davacının, davalı şirkete borç para verdiğini yazılı delillerle ispat edemediği, davacıya yemin delili hatırlatılmasına rağmen yemin teklifinde bulunmadığı, Mahkemece davanın reddine, davacının kötüniyetli takip yaptığı ispat edilemediğinden davalının tazminat talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacı şirket ortağının davalı şirkete borç verdiğini iddia ettiği paranın tahsili için yaptığı takibe davalının itirazının iptali talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı davacıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
01.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!