Anahtar kelimeler: Açtırılarak Karneleri Çalışamadığını Unvanlı Gelişen Üretilen Sonuçta Etmekle Erzurum Süreçte
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin fotoğrafı değiştirilerek sahte üretilen nüfus cüzdanı ile müvekkili adına ...Dış Tic. Ltd. Şti. unvanlı bir şirket kurulduğunu, şirket adına davalı bankadan çek hesabı açtırılarak çek karneleri verildiğini, çeklerin karşılıksız çıkması üzerine müvekkili hakkında ceza davaları açıldığını, sonuçta beraat etmekle birlikte süreçte çok kez tutuklanıp göz altına alındığını, gelişen bu olaylar sebebi ile yıllardır bir işte çalışamadığını, maddi, manevi zarara uğradığını, davalı bankanın çek karnesi verirken ilgili mevzuattaki yükümlülüklerini basiretli tacir olarak yerine getirmediğini ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi zararın faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; çek karnesi verilen şirketin 21.06.2006 tarihinde tescil edildiğini, şirket müdürü ... tarafından yapılan başvuru ile 06.07.2006 tarihinde hesap açılarak 17.08.2006, 22.01.20 07... ... tarihlerinde çek karneleri verildiğini, davacının 06.11.2007 tarihli ortaklar kurulu kararı ile hissedar olup müdür olarak atandığını, müvekkili banka hesap açarken ve çek karnesi verirken davacı ne şirket müdürü ne de hissedarı olmadığından müvekkiline izafe edilebilecek bir kusur bulunmadığını, davacının çek karneleri verildikten sonra şirket müdürü olduğunu, müvekkili banka tarafından davacıya çek karnesi verilmediğini, müvekkilinin ilgili mevzuatta belirtilen yükümlülüklerini yerine getirdiğini, Devlet resmî kayıtlarına dayanarak işlem yaptığını, talep edilen zararlar ile müvekkilinin yaptığı işlemler arasında illiyet bağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, çek karnelerinin verildiği yılda şirket yetkilisi olan ...'un çek yasaklısı olmadığı ve şirketin karşılıksız çıkan çekinin bulunmadığı, 17.08.2006 yılında ilk çek karnesinin verildiği, 11 adet çekin ödenmesi sonrasında ikinci çek karnesinin verildiği, bu çek karnesinde de 8 adet çekin ödenmesi sonrasında üçüncü çek karnesinin verildiği ve 28 adet çekin karşılıksız işlemine tabi tutulduğu, karşılıksız işlemine tabi olan çeklerin keşide tarihinin 2008 yılı ve sonrası olduğu, çek hesabının 06.07.2006 tarihinde açıldığı, çek karnesinin en son teslim edildiği tarihin 29.05.2007 olduğu, ... Ticaret Odası ve ... 8. Noterliği'nin kayıtlarından davacının şirkete ortak olması ve şirkete müdür atanması işleminin 06.11.20 07... .11.2007 tarihleri olduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla karşılıksız işlemine tabi olan çeklerin en son çek karnesi teslim edildikten ve davacı şirket ortağı olduktan sonra düzenlendiği anlaşıldığından bu yönüyle davalı bankaya atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığı, davacının ceza soruşturma, soruşturmaları ve karşılıksız çıkan çekler nedeniyle maddi zararının olduğuna dair belge ibraz etmediği, ceza mahkemesi kararları nedeniyle tutuklulukta ve göz altında geçirdiği süreler var ise bu zararını 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 141. maddesi kapsamında ceza mahkemelerinden talep edebileceği, davacının onlarca ceza soruşturma ve kovuşturmasına muhatap kalması olması nedeniyle manevi zarara uğradığı, manevi zararını ve bir an için maddi zararını ispat edebildiği kabul edilse dahi, bu zararlarından kimlik bilgilerini rızası dışında kullanan Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin ███████ E. sayılı dosyasında yargılanan şahısların sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının bilgisi dışına sahte kimlik üretilmek suretiyle şirket ortağı yapılarak, şirket adına verilen çek karnelerinden, karşılıksız çıkan çeklerden dolayı davalının kusurlu olduğu iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, alınmadığı anlaşılan 615,40 TL temyiz ilam harcı ile 3.033,70 TL temyiz başvuru harcının HMK'nın 339. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde adli yardımdan yararlanan temyiz eden davacıdan alınmasına, 01.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!