Anahtar kelimeler: Meşhur Fasılasız Maruf Açacak Düzeyde İbareli Sayıda Yıllardır Karıştırılmaya Oysa

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, ███████ KararHÜKÜM
: Davanın kabulüBölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin çok sayıda "..." ibareli tescilli markasının bulunduğunu, bu markaların uzun yıllardır kesintisiz ve fasılasız olarak kullanılarak müvekkili tarafından maruf ve meşhur hale getirildiğini, davalı gerçek kişinin... sayılı "..." ibareli marka başvurusuna müvekkilinin itirazının davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, dava konusu başvurunun asli unsurunun da "..." ibaresi olduğunu, dava konusu başvurunun tescili halinde tüketicilerce müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, tescili halinde dava konusu markanın bu tanınmışlıktan haksız yararlanacağını, müvekkili markasının itibarına zarar verileceğini ve ayırt ediciliğinin zedeleneceğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/4 ve 6/5 hükümleri koşullarının oluştuğunu, başvurunun kötüniyetli yapıldığını, "..." ibaresinin aynı zamanda müvekkili şirketin ticaret unvanının kılavuz kelimesi olduğunu, marka başvurusunun SMK’nın 6/3 ve 6/6 hükümleri uyarınca da reddi gerektiğini ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun ... sayılı kararının iptaline, ... sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.2.Davalı ... davaya cevap vermemiş, herhangi bir savunmada bulunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvuruya konu marka bir bütün olarak "..." ibaresinden, davacıya ait markaların esas unsurunun ise "..." ibaresinden oluştuğu, taraf markaları ortak olarak "..." kelimesini içermekle birlikte, ortak olarak işaretlenen bu kelimenin anlamı olan bir kelime olduğu, taraf markaları kapsamında yer alan diğer kelime/şekil unsurlarının birbirinden çok farklı bulunduğu, taraf markalarının görsel ve işitsel olarak benzerlik içermedikleri, dava konusu markada "..." ve "..." kelimelerinin ve "..." ibaresinin farklı bir tertip ile bir araya getirildiği, bütün olarak bakıldığında davacının dayanak markasından uzaklaştığı, bir bütün olarak "..." şeklinde algılandığı, dava konusu markada "..." kelimesinin ön plana çıkarılmadığı, bir bütünün içinde kaybolduğu, kelimelerin başındaki farklılığın markaları ayırt etmesi için yeterli olacağı, somut olay bakımından markaların karıştırılması ve ilişkilendirilmesi ihtimaline dayalı olan nispi tescil engeline ilişkin şartların oluşmadığı, davacı şirkete ait "..." ibareli markanın gıda sektöründe aktif olarak kullanıldığı, mahkeme kararları ile tanınmış marka olduğunun ifade edildiği, davacının tanınmış markası olan "..." ibaresi ile dava konusu "..." ibareli marka başvurusunun birbiri ile ilişkilendirilemeyecek derecede farklı bulunduğu, davalıya ait markanın, davacıya ait “...” ibareli tanınmış markanın ayırt edicilik karakterine ve itibarına zarar vermesi ve tanınmışlığından haksız yarar sağlanması ihtimallerinin somut olay bakımından gerçekleşmediği, kötüniyet iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu başvurunun kapsamında yer 29. sınıf malların tamamı, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında aynen yer aldığından, emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleştiği, dava konusu başvurunun, kırmızı ve yeşil renkli bir kalp şekli içerisine konumlandırılmış, mavi renk ile yazılmış “...” ibaresinden oluştuğu, "..." ibaresinin, bir aşiretin ismi olduğu gibi aynı zamanda bir çeşit peynir türünün adını belirttiği başvuruda yer verilen "..." ya da bir bütün olarak "..." ibaresinin ise bir anlamı olmadığı, "..." kelimesinin ise yerden kaynayarak çıkan su, kaynak anlamlarına geldiği, bu haliyle başvurunun asli unsurunun bir bütün olarak "..." ibaresi olduğu, davacının itirazına mesnet markaların asli unsurlarının ise "..." ibaresinden oluştuğu, buna göre taraf markaları arasında, "..." ibaresinin ortak olarak kullanılmasından kaynaklanan görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, bu benzerlik nedeniyle ortalama tüketicilerce markaların karıştırılacağı, öte yandan davacı markalarının seri marka olduğu da gözetildiğinde, dava konusu başvurunun tescili halinde davacının seri markalarından biri olarak algılanabileceği, en azından markaların ilişkilendirileceği, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 02.12.2008 tarih, ██████████ E., ██████████ K. sayılı kararında da, "..." markası ile davacıların ... ibareli markalarının benzer olduğu yönünde karar verildiği, iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, dosyada mevcut bilirkişi raporundaki aksi yöndeki tespitlere itibar edilmediği, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmediği, davacıya ait markalar gıda ürünleri yönünden tanınmış olduklarından, somut uyuşmazlıkta SMK'nın 6/5 hükmü koşullarının da oluştuğu, bunun dışında, dosya kapsamındaki delillerle SMK'nın 6/3 ve 6/6 hükümleri koşullarının gerçekleştiğinin ispatlanamadığı, dava konusu başvurunun kötüniyetli yapıldığının da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile YİDK'in 2021-M-5847 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescil edilen ███████████ sayılı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 01.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.