Anahtar kelimeler: Bülteninde Kod İlanı Ettirmek İtirazda Bulunacak İbareli Tanınmış İhtimali Karıştırma
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ███████ Esas, ████████ Karar
HÜKÜM
: Davanın reddi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ... sayılı ve "..." ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, ... kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, itirazın reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) ... sayılı kararıyla reddedildiğini, oysa müvekkili şirket markasının dava konusu “...” ibareli marka ile iltibas oluşturacağını, ortalama gıda tüketicisinin işbu dava konusu marka ile müvekkili şirket markalarını karıştıracağını veya davalı şirket ile müvekkili şirketin idari/ekonomik bağ içerisinde olduğu yanılgısına düşeceğini, dava konusu marka ile müvekkili şirket markaları arasında ayniyet derecesinde sınıfsal benzerlik bulunduğunu, dava konusu “...” ibareli markanın müvekkili şirket markaları gibi 30. sınıfın tümünü kapsayacak şekilde tescil edilmiş olduğunu, ortalama gıda tüketicilerinin çok büyük bir kısmını çocukların oluşturduğunu, çikolata, bisküvi, kek vb. ürünlerin çoğunun çocuklar tarafından tercih edildiğini, çocukların hazır gıda ürünlerini tercih ederken ürünü yansıtan marka ibarelerini çok ciddi bir incelemeye tabi tutmadıklarını, yayıma itiraz ve karara itiraz aşamasında ileri sürülmemiş olsa da .... /... başvuru numaralı markaların işbu dava kapsamında hükümsüzlük talebine mesnet gösterildiğini ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in ... sayılı kararının iptali ile dava konusu ... başvuru numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin “...” markası ile davacı yana ait “...'' markaları arasında herhangi bir benzerlik veya iltibas ihtimali bulunmayıp, müvekkilinin markasının yeterli ayırt ediciliği sağladığını, davacının ....başvuru numaralı markalarını itiraza mesnet göstermemiş olup YİDK kararının iptali davasında markaların değerlendirmeye alınmasının mümkün olmadığını, markaların değerlendirmeye alınması durumunda markaların 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 19. maddesi kapsamında kullanımının ispatlanmasını talep ettiklerini, iltibas değerlendirmesinde ortalama tüketici baz alınarak değerlendirme yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu markanın kapsamındaki mallar ile davacının hükümsüzlüğe dayanak markasının kapsamındaki malların aynı/benzer/ilişkilendirilebilir nitelikte olduğu, görsel olarak karşılaştırıldığında, dava konusu marka ile davacının itiraza dayanak markasının kelime markaları olduğu, “...” ibaresinin, “...” olarak dört heceden oluştuğu, davacının dayanak markası “...” ibaresinin ise “....” olarak üç heceden oluştuğu, dava konusu markanın son hecesi ve baskın olan “...” hecesi ve son harf olan “o” harfinin görsel hafızada davacının dayanak markasından farklı bir iz bırakacak nitelikte ve etkide olmaması nedeniyle görsel olarak karıştırılmaya neden olacak derecede benzerlik olduğu, işitsel olarak yapılan karşılaştırmada, dava konusu “...” ibaresi ile davacının dayanak markası “...” ibaresinin ilk altı harfinin benzer olması nedeniyle, işitsel olarak benzer olduğu, anlamsal olarak karşılaştırıldığında, İtalyanca olan “...” ibaresinin “harika, olağanüstü; şahane, inanılmaz, acayip, garip” vb. anlamlarına geldiği, davacının dayanak markasını oluşturan “...” ibaresinin ise “sabit bir formu olmayan veya birçok kişinin bildiği veya tanıdığı melodilerden oluşan bir müzik parçası” anlamına geldiği, taraf markalarının anlamsal olarak benzer olmadığı; taraf markalarının görsel ve işitsel açıdan benzer olmasının, anlamsal açıdan benzer olmasalar dahi markaların bütünsel algısı bakımından ilgili tüketici nezdinde ilişkilendirilme tehlikesini gündeme getirdiği, bu bağlamda markaların aynı/aynı tür veya benzer mal veya hizmetlerde kullanılmaları halinde halkın bu markalar arasında bağlantı kurmasının mümkün olduğu, davalının “...” markasını gören bir tüketicinin, bu markayı, davacının “...” esas unsurlu/ibareli markasının serisi, alt markası yahut yeni bir versiyonu sanabileceği, tüketicilerin bu bağlamda davacının, davalıya "..." markasının devamı niteliğinde yeni bir marka türetme hakkı tanıdığını (davalıya bir hak ve/veya lisans verdiğini) ya da davalının davacının “...” markalı ürün yelpazesine katıldığını düşünebileceği, marka sahiplerinin ilişkilendirilmesi ve/veya arada lisans vb. bir ticari ilişki olduğunun düşünülmesinin de bağlantı kurma ihtimali kapsamında olduğu, somut olayda da, markaların detaylarındaki farklılıkları hatırda tutamayacak olan orta düzeydeki tüketiciler nezdinde, markalar arasında bir irtibat kurulması ve davalı markasının, davacı markaları ile bağlantılı bir marka olarak algılanması dolayısıyla iltibas ihtimali (karıştırılma tehlikesi) mevcut olduğu, her ne kadar bilirkişi heyeti dava konusu marka ile davacı tarafın dayandığı markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi koşullarının oluşmadığını belirtmiş ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 tarih ve ███████-696 E.- ████████ K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesi hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgi ile çözümlenmesi gerekli olduğundan, raporun aksi yönde taraf markaları arasında görsel, işitsel ve dahi genel görünümleri itibariyle benzerlik bulunduğu, karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimali koşullarının somut olayda oluştuğu kanaatine varıldığı, dava konusu “...” ibaresinin 30. sınıftaki mallar açısından SMK'nın 5/1-c hükmündeki koşulları taşımadığı ve ayırt edicilik niteliğinin bulunduğu, dava dilekçesinde her ne kadar soyut olarak ve gerekçelendirilmeden SMK'nın 5/1-f maddesi hükmüne aykırılık iddia edilmiş ise de, dava konusu “...” ibaresinin Türkçe'de bilinen bir anlamı bulunmadığı da dikkate alındığında, 30. sınıftaki malların niteliği, kalitesi ve coğrafi kaynağı konularında halkı yanıltacak işaret olarak değerlendirilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'in ... sayılı kararının iptaline, ... sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekili ve davalı şirket vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu başvurunun "..." ibaresinden oluştuğu, başvuruda "..." olarak okunduğu, davacının itirazına mesnet markaları da "..." asıl unsurlu olup bu kelimenin ise "..." şeklinde telaffuz edildiği, buna göre yapılan değerlendirmede, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka arasında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira her ne kadar taraf markaları arasında kısmi bir görsel benzerlik bulunmakta ise de, markaların özelikle işitsel ve kavramsal olarak yeterince farklılaştıkları, dava konusu başvuruyu gören tüketicilerin bunun davacının itiraza mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabileceği ve taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas oluşmayacağı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu da bu yönde olup, İlk Derece Mahkemesinin aksi yöndeki kabulünün yerinde görülmediği, taraf markaları benzer bulunmadığından, emtia benzerliği incelemesine gerek görülmediği gerekçesiyle davalı ... vekili ve davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 01.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!