Anahtar kelimeler: Kavramsal İşitsel Mesnet Görsel Halk Yidk Açıdan İbareli Markanın Oysa

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Esastan retBölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... sayılı ve "..." ibareli marka başvurusunun davalı şirket tarafından ████████ 86... /... sayılı "..." ibareli markalar mesnet gösterilerek yapılan itiraz üzerine davalı ...'in ... sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa taraflara ait markaların görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzer olmadığını, davalı şirket markanın halk arasında bir ürün adı olarak bilindiğini ve marka vasfının neredeyse bulunmadığını, müvekkili markasının ise reçeteyle satılan bir ilaç markası olduğunu, markaların karıştırılacağına dair kararın hatalı olarak verildiğini, davalı markasının 05. sınıfta tescilli olmasına rağmen ilaç emtiasında kullanılmadığını, müvekkiline ait markanın ismini etken maddesi olan "selekoksib" ibaresinden aldığını, 05. sınıftaki benzerlik değerlendirmesinin daha dar yapılması gerektiğini, eklemler için kullanılacak bir ilaç olan müvekkili markasının reçetesiz ve eczacı denetimi olmadan satılmayacağını ileri sürerek ... sayılı YİDK kararının 05. sınıfta yer alan "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar" emtiaları yönünden iptali ile ... başvuru numaralı müvekkili markasının tescil işlemlerinin anılan emtialar yönünden devamına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının işaret ve emtia yönünden benzerlik taşıdıklarını, müvekkili markasının ürün adı olduğu ve marka vasfının neredeyse hiç bulunmadığı şeklindeki iddiaları kabul etmediklerini, davacı markasının müvekkilinin tanınmış markalarıyla iltibas oluşturacağını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının "..." ibareli marka başvurusu ile davalının "..." ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; davacının markasının 05. sınıf kapsamında kalan "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar" dışındaki mallar açısından; ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu bu mallar yönünden ayırdığı satın alma/faydalanma süresi içinde davacının "..." ibareli başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davalının "..." ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki markadaki iltibas düzeyindeki işaret benzerliği nedeniyle bir yanılgı yaşayabileceği, başvuru kapsamındaki belirtilen mallar yönünden her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği, taraf markaları arasında bu mallarda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü uyarınca iltibas koşulunun oluştuğu; davacı markasının 05. sınıf kapsamında kalan "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar " malları açısından ise; burada "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar," malları açısından hedef tüketiciler doktor, eczacı ve ilaç mümessili gibi eğitim ve bilinç düzeyi yüksek kişiler olduğu ileri sürülebilir ise de; elbette ki ilaç markalarında ilacın doktor/veteriner hekim tarafından reçetelendirilip eczacı/ilaç satıcısı tarafından satılması söz konusu ise de hayatın olağan akışına göre eczanelerde/ilaç satılan yerlerde sadece eczacı diplomasına sahip kişilerin çalışmadığı, hatta çoğu zaman eczanelerde yaygın olarak çalışan eczacı kalfaları meslek mensubu kişilerin doktor ve eczacı kadar olacak düzeyde (bilinç düzeyi yüksek) tıp bilgisine sahip olamayabilecekleri, doktor, eczacı ve ilaç mümessili dışında kalıp da bir şekilde bu ürünlerin satışına yardımcı olan bu kişiler ile bu ürünleri tüketecek hastalar veya yakınları ya da hayvan sağlığına ait ilaçlarda ise hayvan sahipleri açısından da yargılama konusu bu mallar yönünden ayırdığı satın alma/faydalanma süresi içinde davacının "..." ibareli başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davalının "..." ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki markadaki iltibas düzeyindeki işaret benzerliği nedeniyle bir yanılgı yaşayabileceği, başvuru kapsamındaki yukarıda belirtilen mallar yönünden her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği, taraf markaları arasında bu mallarda da SMK'nın 6/1. hükmü uyarınca iltibas, benzerlik ve karıştırılma ihtimali olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının "..." ibareli başvurusu ile davalı şirketin "..." esas unsurlu markaları arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu, zira taraf markalarında "P" ve "K" harfinin yer değiştirmesi dışında diğer harflerin markalarda aynı dizilimle yer aldığı, söz konusu farklılığın ise, davacı markasını davalının itiraza mesnet markalarından yeterince uzaklaştırmadığı, emtia değerlendirmesinin ise tarafların fiilen faaliyette bulundukları sektörlere göre değil markaların tescil kapsamlarına göre yapılacağı, bu nedenle emtia benzerliğinin de gerçekleştiği, öte yandan, "..." ibaresinin bir hastalığın ya da ilaç etken maddesinin ismi olmadığı, içerisinde doktor ve eczacı bilirkişilerin bulunduğu heyet tarafından düzenlenen denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre, markaların ilaçlar üzerinde kullanılmasının iltibasa sebebiyet verebileceği, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı davacıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 01.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.