Anahtar kelimeler: Sürüldüğü Giresun Toplamda Yanın Sebepsiz Zenginleşmeden Tllik Eldeki Yerleşim Taraftan
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ Esas, ███████ Karar
I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR
A. İstanbul 38. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.12.2024 Tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar Sayılı Kararı
Eldeki davada davacının 2015 yılında kendisinden aldığı 70.000 TL'nin %50 miktarının alınarak tarafına iadesine karar verilmesini, 10.000 TL manevi, 15.000 TL maddi olmak üzere toplamda 25.000 TL'lik tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte karşı taraftan tahsilini talep ettiği dolayısıyla davanın sebepsiz zenginleşmeden dolayı iade davası olup davalı yanın yerleşim yerinin Giresun olduğu ve davalı vekilince usulüne uygun olarak yetki ilk itirazının ileri sürüldüğü gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
B. Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.01.2025 Tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar Sayılı Kararı
Davanın İstanbul 13. Aile Mahkemesinin █████████ Esas sayılı dosyasında karşı dava olarak açıldığı, bu dosyadan dava konusu alacak talebi yönünden görevsizlik kararı verilmeden önce karşı dava dilekçesinin 16.06.2022 tarihinde asıl dosya davacısı/ karşı dosya davalısı İmetullah Demirtaş'a tebliğ edildiği ve süresinde cevap dilekçesi sunulmadığı, bu haliyle kesin yetki hali bulunmayan işbu dosyada mahkemenin yetkisinin kesinleştiği, görevsizlikle dosyanın İstanbul 38. Asliye Hukuk Mahkemesinde esasa kaydedilmesinden sonra sunulan cevap dilekçesi süresinde olmadığından dikkate alınamayacak olup İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkisinin kesinleştiği kanaati ile karşı yetkisizlik kararı verilmiştir.
II. GEREKÇE
A. Uyuşmazlık
Uyuşmazlık, alacak istemi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
B. İlgili Hukuk
1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Kanunu’nun 21 inci ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir.
2. 6100 sayılı Kanun’un “Genel yetkili mahkeme” başlıklı 6 ncı maddesi şöyledir:
" Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir."
3.6100 sayılı Kanun’un “Sözleşmeden doğan davalarda yetki” başlıklı 10 uncu maddesinin şöyledir: "Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir."
4. 6100 sayılı Kanun’un “Haksız fiilden doğan davalarda yetki” başlıklı 16 ncı maddesi şöyledir: "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir."
5.6100 sayılı Kanun'un "Yetki itirazının ileri sürülmesi" başlıklı 19 uncu maddesinin ikinci, üçüncü ve
dördüncü fıkrası şöyledir
:
"(2)Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz."
"(3)Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir."
"(4)Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir."
6. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) " İfa yeri " başlıklı 89 uncu maddesi şöyledir.
"Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir.
Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır;
1. Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde,
2. Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde,
3. Bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde, ifa edilir.
Alacaklının yerleşim yerinde ifası gereken bir borcun doğumundan sonra alacaklının yerleşim yerini değiştirmesi sebebiyle ifa önemli ölçüde güçleşmişse borç, alacaklının önceki yerleşim yerinde ifa edilebilir."
C. Değerlendirme
1. 6100 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı Kanun'un 10 uncu maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Ayrıca 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir.
2. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.
3. Somut olayda, davanın İstanbul 38. Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı, davalı tarafın usulüne uygun süresinde yetki itirazında bulunmadığı anlaşılmakla, uyuşmazlığın davanın ilk açıldığı İstanbul 38. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
III. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
6100 sayılı Kanun’un 21 inci ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince İstanbul 38. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!