Anahtar kelimeler: İzalasyonu Lojmanı Mekanlarında Katlar Banyo Otele Balkon Islak Otel Çatı

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 18. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı arasında ... Otel projesinin banyo, balkon, WC ve diğer ıslak mekanlarında su izalasyonu işlerinin ve otel ana bina kısmı 7. ve 8. katlar inşaat imalât işlerinin yapılması konusunda 18.08.2014 tarihli ve otele ait bina, personel lojmanı, ikinci otel çatı yapımı ve çatı tadilat işlerinin yapılması konusunda 26.08.2014 tarihli sözleşmeler akdedildiğini, 18.08.2014 tarihli sözleşme gereği imalât işlerinin tamamının bitirildiğini, bu işlerle ilgili olarak kesin kabullerin yapıldığını, hakediş departmanları ile metrajlar ve hakediş konusunda mutabık kalındığını, ancak buna rağmen müvekkili şirketin hakedişlerinin davalı tarafından haksız olarak onaylanmadığını, 26.08.2014 tarihli sözleşme gereği de dava konusu otel inşaatının çatı izalosyon ve kaplama işlerinin tamamının bitirildiğini, kesin kabullerin yapıldığını, hakedişin onaylanarak imzalandığını, yine şantiye yönetiminin isteği üzerine sözleşme konusu olmayan ve birim fiyat bedeli imalât bedelleri arasında bulunmayan işlerin de müvekkili şirket tarafından malzeme tedariği de sağlanarak yapıldığını, ancak davalı şirket tarafından tüm işler için KDV dahil 2.501.561,00 TL ödeme yapıldığını, bakiye alacak için 20.06.20 16... .07.2016 tarihli ihtarnameler gönderildiğini, ödeme yapılmaması üzerine icra takibi açıldığını ancak itiraz edildiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan işin sözleşmeye uygun olup teslimine engel olabilecek eksik, kusur ve arızanın bulunmadığını belirterek davalı tarafça itiraz edilmeyen hakediş ve faturalar gereği şimdilik 30.000,00 TL'nin, davalının ihtarname ile temerrüde düşürülmüş olması nedeniyle 20.06.2016 tarihli ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 19.02.2020 tarihli ıslah ile 2.143.433,57 TL'nin 20.06.2016 tarihli ihtarnamenin tebliğinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasındaki sözleşme gereği işin yapımı için anahtar teslimi anlaşıldığını, sözleşme bedellerinin yapılan keşif raporlarına göre belirlenerek davacıya toplam 2.503.754,25 TL avans ödemesi yapıldığını, işin tamamlanması sürecinde yapılan kontrollerde davacının sözleşmelerde kararlaştırılan kalitede malzeme kullanmadığının anlaşıldığını, bu nedenle yapılan işlerin kabulü ve sulh anlaşması neticesinde yapılan işler karşılığı ödenecek bedel konusunda görüşerek anlaşmaya vardıklarını, dilekçe ekinde sunulan 25.01.2016 tarihli protokolün imzalandığını, protokolde müvekkili tarafından önceden ödenen avans tutarının toplamının kararlaştırıldığını, bu kapsamında davacı tarafından daha önce tanzim edilen ve ibra protokolünün eki yapılan faturanın müvekkilince kabul edildiğini ve avans ödemeleri karşılığında tarafların birbirlerini ibra ettiklerini, taraflar arasında imzalanan ibra protokolü ile protokolden önce imzalanan hakedişler de dahil tüm belgelerin delil niteliğinde olmadığının kabul edildiğini, bu nedenle davacının ileri sürdüğü delillere itiraz ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının savunmasında dayanak yaptığı ve ibra protokolü olduğunu iddia ettiği belgede ödenen miktar kısmının boşluklu bırakıldığı, 3/b bendinde bir takım şartlı ifadelere yer verildiği, ek-1'de belirtilen işlerin, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı tarafın yapacağı işlerin genel başlık itibariyle sıralandığı, birim fiyatlarının, metrajlarının yazılı olmadığı, ek-2'de sunulan belgeden davacıya yapılan ödeme miktarının anlaşılamadığı, ayrıca bilirkişi raporunda belirtildiği şeklide söz konusu ek-1 no.lu belgenin davacının yapmış olduğu işlerin tamamını kapsamadığı, davacının yapmış olduğu iş bedeli ile ek-2 'e belirtilen rakam arasında çok ciddi fark olduğu görüldüğünden söz konusu belgenin mahkemece ibra protokolü olarak değerlendirilmediği, alınan bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olup hüküm kurmaya yeterli olduğu, bilirkişi raporuna göre davacının bakiye alacağının 2.143.433,57 TL olduğu, 20.06.2016 tarihli ihtarnamenin şartsız bir şekilde ödeme hususunda olmaması nedeniyle davalıyı temerrüde düşürmediği, bu nedenle 2.143.433,57 TL'den 30.000,00 TL'sinin dava tarihinden, kalan kısmın ise ıslah tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 25.01.2016 tarihli protokol başlıklı belgenin davaya konu sözleşmelerin tamamını kapsayan, yapılan işlerin bedelini ödenen avans miktarı olarak yeniden belirleyen bir ibra/yenileme protokolü olarak değerlendirilemeyeceği, sadece söz konusu avans ödemesine konu işlere dair bir ibra protokolü olarak kabul edilmesi gerektiğinden buna yönelik istinaf itirazının yerinde görülmediği, davacının toplam iş bedeli alacağından düşülmesi gereken toplam miktarn 2.611.491,99 TL olduğu, buna göre bilirkişi tarafından belirlenen davacının toplam iş bedeli alacağı olan 4.647.187,82 TL'den davalı tarafça yapılan toplam 2.611.491,99 TL'lik ödeme düşüldüğünde davacı yüklenicinin bakiye alacağının 2.035.695,83 TL olduğu, mahkemece davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, daha yüksek bir bedele hükmedilmiş olmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde, davacının sözleşmeler kapsamında yaptığı işte eksik ve sözleşme şartlarına aykırı şekilde düşük kaliteli malzeme kullanması nedeniyle 25.01.2016 tarihinde imzalanan protokol ile birbirlerini ibra ettiklerini, protokolün geçersiz olduğu kabulünün hatalı olduğunu, bunun taraf iradelerine saygı ilkesine ve BK'ya aykırı olduğunu, protokolde tarafların birbirlerini ibra ettiği ifadesi yer alması nedeniyle bağlayıcı olduğunun kabulü gerektiğini, protokol ek-1'de davacının tamamladığı işler ile ek-2'de ödenen avansların belirtildiğini, eklerin yetersiz gerekçeler ile yok sayılmasının kabul edilemeyeceğini, protokolün işlerin tamamlanmasından yaklaşık 1 yıl sonra imzalandığını bu nedenle tüm iş ve işleri kapsamadığı kabulünün hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda davacının sözleşme kapsamındaki işleri mi, şantiye kapsamındaki işleri mi yaptığı hususunda ayrım yapılmadığını, işlerin sözleşme şartlarına uygun olmadığına dair detaylı inceleme yapılmadığını, protokol ek-2'deki avans ödemeleri dikkate alınmadan hesaplama yapıldığını, raporun teknik ve maddi hatalar içerdiğini, temerrüt tarihinin hatalı olduğunu, ihtarnamelerin görüşme çağrısı niteliğinde olduğunu, ibra protokolünün yeterli ve doğru incelenerek değerlendirilmediğini, ibra olarak geçersiz sayılsa dahi önceki sözleşmelerin kapsam ve bedelini belirleyen ek sözleşme niteliğinde olduğunun kabulü gerektiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacak istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.12.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.