Anahtar kelimeler: Esaskarar Başkan Yazim Katip Sahipleri Üye Hmk Arsa Eksiklik Ankara

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO
: ███████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN
: ... ...
ÜYE
: ... ...
ÜYE
: ... ...
KATİP
: ... ...
İNCELENEN KARARIN
:
MAHKEMESİ
: Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ
: █████/2020
ESAS-KARAR NUMARASI
: ████████E., ████████K.
DAVA
: Alacak
KARAR TARİHİ
: █████/2026
YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili özetle
: Dava dışı kooperatif ile davalı arsa sahipleri ... ve ... arasında gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, yüklenicinin kooperatifin inşaatı tamamlayamaması üzerine arsa sahiplerinin dava açtığını, sonrasında tarafların sulh olduğunu, anlaşma sonrası kooperatifin yüklendiği işi başka bir taşerona devrettiğini, bu tarihten sonra işlerin taşeron şirket tarafından yapıldığını, müvekkilinin sözleşme gereği kooperatife düşen B blok 26 nolu daireyi taşeron firmadan satın aldığını, ancak davacı gibi aynı durumda olan 43 kişinin tapularını alamadığını, sonrasında taraflar arasında varılan anlaşma gereği taşeron firma sözleşmesinin karşılıklı olarak feshedildiğini, aralarında davacının da bulunduğu 43 kişinin kooperatife şartlı üye yapıldığını, kooperatifçe bankadan kredi çekilerek arsa sahiplerine ödeme yapıldığını, kendi payını ödeyen daire sahiplerine dairelerinin devredildiğini, arsa sahiplerinin kendilerine düşen A bloktaki eksik imalatı tamamlayıp binanın içinde ve dışında değişiklikler yaptıklarını, müvekkilinin yapılan değişiklik sonrası mahkeme aracılığı ile yaptırdığı tespitte, sözleşmeye göre 3.947,70 m2 olması gereken inşaat alanının tadilat projesi ile 1.089,26 m2 büyük yapıldığının, ortak alanlara tecavüz edilerek meskenlerin içine katıldığının, sonuç olarak müvekkilinin dairesinin olması gerekenden 14,15 m2 küçük yapıldığının tespit edildiğini, kooperatif yöneticisi olan davalılar ... ve ...'in arsa sahiplerine proje tadilatı için vekalet verdiğinin anlaşıldığını, davalı arsa sahipleri ve kooperatif yöneticilerinin müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000 TL'nin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili özetle
: Davacı ile müvekkilleri arasında akdi veya hukuki ilişki bulunmadığını, davanın kooperatife yöneltilmesi gerektiğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının A blok için yapılan proje tadilatından ve sulh sözleşmesinden haberdar olduğunu, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ████████ Esas sayılı dosyada verilen kararın dava konusu talep açısından kesin hüküm oluşturduğunu, dava dışı kooperatif tarafından A ve B bloğun projeye aykırı yapıldığını, bu sebeple proje tadilatı yapılmak zorunda kalındığını, tadilat projesinde blokların arsa payında değişiklik olmadığını, emsale yönelik lehe değişiklik yapılmadığını, aynı tadilat projesinin B blok için de yapılabileceğini savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Davalılar ..., ... ve ... vekili özetle
: davanın kooperatife yöneltilmesi gerektiğini, müvekkillerinin yönetim kurulunda yer aldığı kooperatif ile diğer davalılar arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, sonrasında düzenlenen sulh sözleşmesi ile inşaatın tamamlandığını, yönetim kurulu tarafından yapılan işlemlerin kooperatif genel kurulunun verdiği yetkiye istinaden yapıldığını, kusurlu davranışlarının bulunmadığını, sulh sözleşmesi yapıldığında davacının kooperatif üyesi olmadığını, sulh sözleşmesi gereği kooperatife geçen taşınmazın kendisine satışından sonra mülkiyet hakkını kazandığını, proje tadilatında kooperatifin kaybının olmadığını, arsa kaybı yaşanmadığını, davanın zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
İlk derece mahkemesince; "... dava dışı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi ile arsa maliki olan davalılar ... ve ... arasında █████/2005 tarihinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye göre konutların yapılacağı davalılara ait arsa üzerinde brüt 128 m2 büyüklüğünde 2 blokta toplam 77 adet bağımsız bölümün yapılmasının, A blokta yer alan 30 dairenin arsa sahiplerine verileceğinin , B blokta yapılacak olan 47 dairenin ise yüklenici kooperatife ait olacağının kararlaştırıldığı, yüklenici kooperatif ile arsa sahipleri arasında, kooperatifin yüklendiği işleri zamanında tamamlayamaması sebebi ile ihtilaf oluştuğu, davaların açıldığı, akabinde tarafların sulh sözleşmesi imzalayarak aralarındaki ihtilafı çözdükleri, sulh sözleşmesine göre yüklenici kooperatifin 3.495.000 TL arsa sahiplerine ödeme yapmasının, A bloktaki eksik işlerin arsa sahiplerince tamamlanmasının, işin tamamlanması için ihtiyaç duyulan vekaletlerin kooperatifçe verilmesinin, arsa sahiplaerinin kooperatiften başkaca talepte bulunmamasının kararlaştırıldığı, B blokta yer alan davacıya ait 26 nolu bağımsız bölümün dava dışı kooperatife aitken ferdileştirme sonucu davacı adına tescilinin yapıldığı, tadilat projesinin arsa sahiplerine düşen A bloğun imar mevzuatına uygun hale getirilmesi için yapıldığı, dosya kapsamına uygun hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaya göre arsa sahiplerine verilen A blokta yapılan tadilat projesi sonucunda inşaat payında bir artışın yapılmadığı, B blokta yer alan her bir dairenin brüt alanının yapı ruhsatına göre 131,59 m2 olduğu, sözleşmede kararlaştırılan 128 m2'den daha fazla imalatın yapıldığı, ortak alanlara yönelik inşaat sözleşmesinde bir hüküm bulunmadığı, sulh sözleşmesine göre dava dışı kooperatifin yukarıda belirtilen bedel dışında ödemesinin olmadığı, kooperatifin bu kapsamda zararının oluşmadığı, davacının dava dışı kooperatife sulh sözleşmesinden sonra, █████/2015 tarihinde özel/şartlı üye kabul edildiği, aynı projenin kooperatife düşen B blok için de uygulanabileceği, tadilat projesinin A ve B bloktaki arsa paylarında değişikliğe yol açmadığı, bu sebeple davacının zararının oluşmadığı anlaşılmakla, açılan davanın reddine..." karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Kooperatif yöneticileri tarafından, tadilat projesi yapmak üzere arsa sahiplerine yetki verilmesinin usulsüz olduğunu, tadilat projesine ve dolayısı ile A blok inşaat alanında artışa ve ortak alanlarda eksilmeye sebebiyet veren işlemler için kooperatif genel kurul tarafından alınmış bir karar bulunmadığı gibi yöneticilerin de bu hususta yetkilendirilmediğini, mahkeme tarafından kooperatif tüzel kişiliğinden kooperatif kayıtları ile karar defterlerinin celbi talep edilmiş ise de, kooperatif yöneticisi olan bir kısım davalılar tarafından genel kurul kararlarını da içeren kayıtların kasten dosyaya sunulmadığını, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin "İmar durumunda değişiklik halinde çıkabilecek fazlalıklar aynı oranda arsa sahipleri ile yüklenici arasında paylaşılacaktır." düzenlemesine aykırı hareket edildiğini, inşaat alanında gerçekleşen artışın sadece arsa sahibi dairelerine uygulandığını, bu uygulamada müvekkilinde hakkı olan ortak alanlara tecavüz edilerek gerçekleştirildiğini, A Blok binası ortak alan olan bahçeye genişlediği gibi binanın ortak alanlarının (kapıcı dairesi, sığınak ve çatı boşluğu gibi) A blok bağımsız bölümleri içerisine kaydırıldığını, kayıtlar üzerinde A ve B blok bağımsız bölümlerinin arsa paylarında değişiklik yapılmadığını beyan edilmekte ise de fiiliyatta bunun böyle gerçekleşmediğini, arsa sahibinin dairelerinin fiilen m2 olarak artıp değer kazandığını, bu durumun müvekkilinin zararına yol açtığını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, kooperatif üyeliğine dayalı olarak kazanılan taşınmazdaki eksikler ve kooperatif yöneticilerinin usulsüz işlemleri nedeniyle tazminat taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına ve özellikle davacı ortaklığının sulh sözleşmesinden ve proje tadilatından sonra gerçekleşmiş olmasına, üyeler arası eşitlik ilkesine aykırılık görülmemesine göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine,
2-) Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile kalan 677,60 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına.
3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. █████/2026
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!