Anahtar kelimeler: Esaskarar Ermesi Başkan Yazim Üyeliğinin Katip Üye Hmk Eksiklik Ankara

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.A N K A R AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ23. H U K U K D A İ R E S İ(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U NE S A S T A N R E D D İ)ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN
: ... ...ÜYE
: ... ...ÜYE
: ... ...KATİP
: ... ...İNCELENEN KARARIN
:MAHKEMESİ
: Ankara 9. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ
: █████/2020ESAS-KARAR NUMARASI
: ████████E., ████████K.DAVA
: Alacak (Kooperatif Üyeliğinin Sona Ermesi Nedeniyle)KARAR TARİHİ
: █████/2026YAZIM TARİHİ
: █████/2026Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili özetle
: Müvekkilin Ege Bölgesinde asfalt işi yapan ... Sanayi Nakliyat Ticaret Limited Şirketi'nin sahibi olduğunu, 12.10.2000 tarihinde davalı kooperatif ile bu şirket arasında asfalt yapımı için sözleşme yapıldığını ve davalıya ait yolların asfaltlama işinin yapıldığını, müvekkilinin davalıdan alacağı doğduğunu ancak kooperatif bunu ödeyemeyince, alacağa karşılık olmak üzere müvekkiline 1 adet kooperatif hissesi verildiğini, davacı alacaklarının aidat borçlarına mahsup edilmesini istediğini, davalının bunu kabul edip yönetim kurulu kararı aldığını, kura ile tahsis edilen dairede başkalarının oturduğunu, davacıya verilecek daire kalmadığını ileri sürerek, kendisine tahsis edilmiş konutun bedeli olan 100.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili özetle
: Davacı talebinin zamanaşımına uğradığını, Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas numaralı dosyasında yapılan bilirkişi incelemesinde davalı hesabında ortak ödemesi olarak sadece 10.500 TL ödeme kaydının bulunduğunun belirlendiğini, davacının 10.500.- TL ile daire sahibi olmak istediğini, davacı kooperatif ortaklığından istifa etmediği için kooperatif kayıtlarında gözüken ödemenin kendisine iade edilmediğini, istifa edip talep edilmiş olsa bu paranın davacıya ödenmiş olacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.İlk derece mahkemesince; "... davacının davalı kooperatifin ortağı olduğu, bu konunun yargı kararı ile tespit edildiği, ortaklıktan ihracın iptalinden sonra davacının ortaklıktan istifası ya da kooperatifin davacıyı yeniden ihracı söz konusu olmadığı, davacının davalı kooperatife yaptığı ödemeler toplamının 13,350. TL olduğu, bu konuda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı, davalı kooperatif kayıtlarının da bunu teyit ettiği, davacının cari hesabı en son 2001 yılında işlem gördüğü, kooperatifin davacıya tahsis edebileceği bir konutu bulunmadığı, kooperatifin iki tip konut ürettiği, bunlardan normal konut olarak nitelenen konutlar için bir ortağın 85.000, TL, dubleks konutlar için ise her ortak 105.000,-TL ödeme yaptığı ifade edildiği, ancak bu bedellerin kayıtlar üzerinden tespit ve teyidinin gerektiği, bu tespitler çerçevesinde, davacının kooperatiften alacaklı olduğunun doğru olduğu, ancak bunun davacıya konut tahsisi suretiyle karşılanmasının mümkün olmadığı, bu durumda Yargıtay tarafından belirlenip uygulanan "Konut verilemeyen kooperatif ortağının tazminat hakkının hesaplanmasına ilişkin formül çerçevesinde bir tespit yapılması gerektiği, bir yapı kooperatifinin ortağına karşı asıl yükümlüğünün, parasal yükümlülüklerini yerine getirmeleri karşılığında ana sözleşmeye uygun oturmaya veya kullanmaya elverişli konut ya da işyeri teslim etmek olduğu, ortağın kendisine konut ya da işyeri teslim edemiyorsa ortağın tazminat isteme hakkı doğacağı, eğer ortağa tahsis edecek konut ya da işyeri yoksa Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına uygun şekilde hesap edilen yöntemle bulunan tazminat miktarına ortağın yaptığı ödemelerin güncelleşmiş tutarının da eklenmesi gerektiği, normal ödemesini yapıp konut sahibi olan üyelerle eşit miktarda ödemesi bulunduğu ve ortağa konut tahsis ve tesliminin mümkün olmadığı halde, ortağında emsal bir konutun dava tarihi itibarıyla rayiç değeri kadar yararlanmasının olacağının kabulünün gerekeceği, bu bağlamada, emsal konutun dava tarihindeki rayiç değerinin ortağa tazminat olarak verilmesinin hakkaniyet gereği olduğu, tüm bu ilke ve esaslar ile Yargıtay'ca benimsenen hesaplama yöntemi izlenerek düzenlenen bilirkişi raporu çerçevesinde davanın kısmen kabulüne..." karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: davaya konu talebin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının kooperatifin diğer ortakları gibi aidat ödemediğini, kooperatifin diğer ortaklarının normal daireler için 85.000.-TL dubleks daireler için 105.000.-TL ödeme yaptıklarını, kendisine daire verilmediğini iddia eden bir kooperatif ortağının daire bedeli kadar tazminat istemesi için diğer ortak ile ödemelerinin eşit olması gerektiğini, istemin hukuka, kooperatifler kanununun eşitlik ilkesine ve de hakkaniyete uygun olmadığını, hesaplamaların hatalı olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:Dava, kooperatif ortaklığına bağlı daire verilmemesi nedeniyle tazminat taleplidir.Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine,2-) Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.490,42 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak alınan 1.122,60 TL'nin mahsubu ile kalan 3.367,82 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına.3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. █████/2026Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...