Anahtar kelimeler: Azlettiğini Azilname Vekilliğini Masraf Üstlendiğini Bono Ederken Takipleri Yapmayan Kalmak

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; davacının 14.10.2008 tarihli vekaletnameye dayalı olarak davalının vekilliğini üstlendiğini ve bono alacaklarının tahsili için avukatlık hizmet verdiğini, masraf ve vekalet ücreti ödemesi yapmayan davalının icra takipleri devam ederken 01.09.2015 tarihli azilname ile davacıyı haksız olarak azlettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere vekalet ücreti olarak 15.000,00 TL, masraf bedeli olarak 5.000,00 TL olmak üzere şimdilik 20.000,00 TL'nin haksız azil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 10.07.2017 tarihli dilekçesiyle talebini 146.012,61 TL olarak ıslah etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; zamanaşımı definde bulunduktan sonra davacının aynı dönemde hem alacaklı hem borçlu vekilliği yaptığını, takipler için gereken masrafların önceden alındığının karine olduğunu ve aksinin davacı tarafından ispat edilnesi gerektiğini, masraf alınmadan işin yapılmasının meslek suçu olduğunu, vekil ile aralarında avukatlık ücret sözleşmesi olmadığı için davacının asgari tarife dışında iddialarının geçersiz olduğunu, vekilin görevini gereği gibi yerine getirmediğini, takipleri eksik bıraktığını, gereken işlemleri süresi içinde yapmadığını, davalının büyük zararlara uğradığını, haklı olarak azledildiğini, herhangi bir vekalet ücreti talep hakkının olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 13.09.2019 tarihli kararıyla; davacının davalıdan aldığı vekaletle borçlular ..., ... ve ... aleyhine icra takibi başlattığı, diğer yandan bu kişilerden de yakın tarihte vekalet aldığı ve onların vekili olarak Tüketici Mahkemesinde davaları yürüttüğü, menfaat çatışması olan kişiler hakkında aynı zaman diliminde icra takibi ve dava vekilliği yaptığı, davalının davacıyı azletmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin 28.04.2022 tarihli kararıyla; davacınınn menfaat çatışması bulunan taraflara ilişkin vekalet alma yasağı bulunduğu, davacının icra dosyasında işleme konulan bononun muvazalı olduğunu bildirmesinin eldeki dava bakımından ispatının mümkün olmadığı, icra takibi yapıldığı, hukuki sonuçlarını doğurduğu, davacı avukatın da bu dosya ve diğer dosyalar nedeniyle mahrum kaldığı vekalet ücreti alacağını dava ile istediği, bunun aksinin ispatı yönünde yemin deliline dayanılmış olmasının da bir sonuç doğurmayacağı, davalı bakımından güven ilişkisinin sarsıldığı ve davacının işi özen ve sadakatle yapma yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği, azlin haklı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Dairece verilen 23.10.2023 tarihli ilamla;davacının, davalının 14.10.2008 tarihinde verdiği vekaletname gereği icra ve dava dosyalarını takip ettiği, dava dışı ..., ... ve ...'dan da 20.10.2008 tarihinde vekaletname aldığı, söz konusu vekaletnameleri dava ve takip dosyalarında kullanmadığı, davacının İstanbul 4. Tüketici Mahkemesinin ████████ E., İstanbul 1. Tüketici Mahkemesinin ████████ E. sayılı dava dosyalarında davacılar ..., ... ve ... yanında davalı müvekkili lehine asli müdahillik talebinde bulunduğu, talebinin reddedildiği, İstanbul 4. Tüketici Mahkemesinin ████████ E., İstanbul 1. Tüketici Mahkemesinin ████████ E. sayılı dava dosyalarının davacıları ..., ... ve ... lehine sonuçlanarak tapunun adlarına tesciline karar verildiği, kararların Yargıtay incelemesinden geçerek 2013 tarihinde kesinleştiği, davalı ve dava dışı menfaat çatışması olduğu iddia edilen ..., ... ve ...'nın davacıyı 01.09.2015 tarihinde azlettiği, davacının dava dışı ..., ... ve ...'a İstanbul 4. Tüketici Mahkemesinin ████████ E., İstanbul 1. Tüketici Mahkemesinin ████████ E. sayılı dava dosyalarında danışmanlık hizmeti verdiği iddiası ile 12.10.2015 tarihinde alacak davası açtığı, ancak davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, aynı tarihte davacının davalıya karşı da haksız azilden kaynaklı vekalet ücreti alacağı için bu davayı açtığı, davacının menfaat çatışması olan ..., ... ve ...'dan vekaletname aldığı sabit olmakla birlikte söz konusu vekaletnamelerinin davalının aleyhine dosyalarda kullanılmadığı, davacının ..., ... ve ...'nın davacı olduğu dosyalarda kararın ..., ... ve ... lehine çıkması için davalı yararına asli müdahillik talebinde bulunduğu, somut olay özelinde yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına göre vekaletnamenin tek başına alınmasının menfaat çatışması olarak değerlendirilemeyeceği, Mahkemece davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü, davalının da cevap dilekçesinde azil sebebi olarak ileri sürdüğü hususlar gözetilerek davacının takip ettiği işlerde kusurlu olup olmadığı, güven sarsıcı eyleminin bulunup bulunmadığı, azlin haklı olup olmadığı konusunda taraf, mahkeme ve Yargıtay denetime açık bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur.2. Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; aldırılan 07.03.2025 tarihli raporu doğrultusunda davacı avukatın müvekkili olan davalının zararına bir işlem yapmadığı, özen borcunu yerine getirdiği, davalı tarafından azledilmesinin haklı nedene dayanmadığı, azlin haksız olduğu, davacının takip ettiği icra dosyaları ve mahkeme dosyaları için toplam 122.188,85 TL vekâlet ücreti alacağı bulunuğu, davalının bu vekalet ücretini ödediğine dair herhangi bir savunma ve delil sunmadığı, azil tarihi olan 02.09.2015 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 122.188,85 TL vekalet ücreti alacağının 02.09.2015 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili; davacının davalının alacağını tahsil etmek için aynı zamanda müvekkilleri olan borçluların mal ve alacaklarına uygulanması gereken hacizleri talep etmeyerek özen borcunu yerine getirmediğini ve kusurlu olduğunu, davacının yazılı delile dayanmayan soyut iddialarına göre karar verildiğini, bilirkişi raporunun da varsayıma dayalı olduğunu, davacının davalı alacaklının talimatını almadan icra takiplerini takipsiz bıraktığı, azil, istifa ve müvekkilinin yazılı talimatı olmadan dosya takip edilmiyor ve işlemden kaldırılıyorsa avukatın görevini ihmal ettiği sonucuna ulaşılacağını, alacağın tahsil edilmemesi nedeniyle davalının zarara uğratıldığını, muvazaa iddiasına dayalı olarak hak elde edilemeyeceğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Gerekçe ve DereğlendirmeUyuşmazlık, haksız azil iddiasına dayalı vekalet ücreti alacağı istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesince uyulan bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verilmesine, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş yönlerin incelenmesinin artık mümkün olmamasına, somut olay azlin haklı olduğunun ispat edilemediğinin anlaşılmasına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,26.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.