Anahtar kelimeler: Erişimi Erişiminin Bitim Engelli Binalarına Binanın Tesliminin İşi Kesinlik Yükleniciler

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 9. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; davacı yükleniciler ile davalı idare arasında 06.10.2017 tarihinde ... Binalarına Engelli Erişimi Yapılması İşi Sözleşmesi'nin imzalandığını, sözleşme kapsamında 34 binanın engelli erişiminin yapılacağını, 11.10.2017 tarihinde yer tesliminin yapıldığını, bitim tarihinin 04.12.2018 olduğunu, davacı yüklenicilerin davalı idareden kaynaklandığını belirttikleri sebeplerle 14.11.2018 tarihinde süre uzatım talebinde bulunduklarını, davalı idare tarafından 25 gün ek süre verildiğini, 22.01.2019 tarihinde davacı yükleniciler tarafından fiyat artışları gerekçe gösterilerek sözleşmenin feshinin ve tasfiyesinin talep edildiğini, davalı idarenin işin tamamlanması gerektiği yönünde cevap verdiğini, 15.03.2019 tarihinde davacı yüklenicilerin yeniden tasfiye talebinde bulunduklarını, 02.01.2020 tarihinde talebin reddedildiğini, 07.01.2020 tarihinde verilen 338 gün ek süre ile işin bitim tarihinin 02.02.2020 olduğunu, 06.07.20 20... .07.2020 tarihlerinde 512 gün uzatım taleplerinin 27.08.2020 tarihinde reddedildiğini belirterek ... Güvenlik İl Müdürlüğü'nün 27.08.2020 tarihli işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların dava açmakta hukuki yararlarının bulunmadığını, sözleşmenin götürü bedelli olduğunu, davalı idareden kaynaklanan nedenlere ilişkin ek süre verilmesine rağmen davacı yüklenicilerin süresi içerisinde edimlerini yerine getirmediklerini, işin yapılmasındaki gecikmelerin davacı yüklenicilerden kaynaklandığını belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu sözleşmenin anahtar teslim götürü bedelli olduğu, işin bitim tarihinin çalışılamayacak sürelere göre belirlendiği, davacı yüklenicilere öncelikle 25 gün, sonrasında ise 62 gün ek süre verildiği, ek süreler uyarınca işin bitim tarihinin 01.03.2019 olduğu, bilirkişi raporu ile 24.12.2018 tarihinde düzenlenen 11 no.lu hakedişe göre işin tamamlanma oranının % 60, 18.01.2019 tarihinde düzenlenen 12 no.lu hakedişe göre ise tamamlanma oranını % 62 olduğunun tespit edildiği, davacı yüklenicinin iş programının gerisinde kaldığı, tasfiye talebinin Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın görüşü ve idarenin onayına bağlı olduğu hususunu davacı yüklenicilerin bilmelerinin gerektiği, davacı yüklenicilerin basiretli bir tacir gibi davranarak 4735 sayılı Kanun'un geçici 4. maddesi uyarınca tasfiye talebinde bulunmalarına rağmen işin devamını sağlamalarının gerektiği, ancak davacı yüklenicilerin işin devamını sağlamak yerine işi durdurduğu, yaşanan gecikmelerin davacı yüklenicilerin kusurundan kaynaklandığı, ilave süre verilmesi talebinin reddi işleminin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu sözleşmenin nakit bedel karşılığı düzenlendiği, tek taraflı irade beyanı ve bunun karşı tarafa ulaşması ile sona erdirilmesinin mümkün olduğu, sözleşmenin feshi için mahkeme kararına ihtiyaç bulunmadığı, davalı idarenin davacı yüklenicilerin süre uzatım talebini reddetmesi ve temerrüt nedeniyle sözleşmeyi feshi halinde feshin haksız olduğu ve tasfiyenin gerektiğine dair dava açılmasının mümkün olduğu, eda davası açma ve bu davada haksız feshe bağlı uğradığı zararların giderilmesini isteme imkanı bulunmakta iken davalı idarenin süre uzatımı verilmemesine ilişkin işleminin iptalini talep etmesinde hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle kararın kaldırılmasına, hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacı yüklenicilerin haklarına kavuşmaları için mahkeme kararına ihtiyaç duyduklarını, işlemin uygulanması halinde ekonomik ve hukuki yönden zarar göreceklerini, dava açmakta hukuki yararlarının bulunduğunu, hukuki yararın bulunmadığından davanın reddinin yerinde olmadığını, ilk derece mahkemesinin rapora karşı beyan ve itiraz süresini beklemeden, ek süre istemini değerlendirmeden karar verdiğini, usul hükümlerine aykırı davranıldığını, savunma hakkının, hukuki dinlenilme hakkının ve adil yargılanma hakkının kısıtlandığını, dosya kapsamında alınan raporlar arasında da çelişki bulunduğunu, çelişki giderilmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir.2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı idare hakkında davacı yüklenicilerin istinaf başvurusunun kabulü nedeniyle harç ve yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalı idare tarafından istinaf başvurusunda bulunulmadığını, davalı idarenin harçtan muaf olduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, eser sözleşmesine ilişkin süre uzatımı verilmesi talebinin reddine ilişkin davalı iş sahibi idarenin işleminin iptali istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.12.2025 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.MUHALEFET ŞERHİDavacılar vekili; taraflar arasında 206.10.2017 tarihinde "... Bölgesi Hizmet Binalarına Engelli Erişimi Yapılması İşi Sözleşmesi" imzalandığını, davacı yüklenicilerin davalı idareden kaynaklandığını belirttikleri sebeplerle 14.11.2008 tarihinde süre uzatım talebinde bulunduklarını, davalı idare tarafından 25 gün ek süre verildiğini, 22.01.2019 tarihinde fiyat artışları gerekçe gösterilerek sözleşmenin feshi ve tasfiyesinin talep edildiğini, davalı idarenin işin tamamlanması yönünde cevap verdiğini, 15.03.2019 tarihinde yeniden tasfiye talebinde bulunulduğunu, 02.01.2020 tarihinde bu talebin reddedildiğini, 07.01.2020 tarihinde verilen 338 gün ek süre ile işin bitim tarihinin 02.02.2020 olduğunu, 06.07.20 20... .07.2020 tarihinde 512 gün süre uzatım taleplerinin 27.08.20020 tarihinde reddedildiğini belirterek bu süre uzatım talebenin reddi işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde seçimlik haklar TBK 125. maddede düzenlenmiştir. Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir (TBK 125/1). Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden ... zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir (TBK 125/2).Taraflar arasında karşılıklı borç yükleyen sözleşme bulunmaktadır. Davacının talebi TBK 125. madde kapsamında kalan seçimlik haklardan olan borcun aynen ifasının sağlanması amacına yöneliktir. Zira davacı süre uzatımı verilmek suretiyle sözleşmenin ifa edilmesi gerektiğini ancak idarece süre uzatımı verilmeyerek yaratılan muarazanın giderilmesini istemiştir.Dava tarihinde idarece gerçekleştirilmiş bir fesih bulunmadığından davacının sözleşmenin ifası için muarazanın giderilmesini istemekte hukuki yararı vardır. Mahkemece davalı idare tarafından süre uzatımı yapılmaması ve temerrüt nedeniyle sözleşmeyi feshi halinde, feshin haksız olduğu ve tasfiyenin gerektiğine dair dava açılmasının mümkün olduğu, eda davası açma ve bu davada haksız feshe bağlı uğranılan zararların giderilmesini isteme imkanı bulunmakta iken süre uzatımı verilmemesi işleminin iptalini talep etmekte hukuki yarar bulunmadığı kabul edilmiş ise de bu şekilde bir kabul, sözleşmenin ifasını isteme hakkının kullanılmasını engelleyen bir yorum ve sonuç olduğundan kabul edilemez.Diğer yandan muarazanın meni (sataşmanın giderilmesi) davaları, usul hukuku anlamında tespit değil, eda davası niteliğindedir. Zira, bu tür davalarda, hem bir muarazanın varlığının tespiti ve hem de onun meni talep edilir (Örnek: Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.09.2004 gün ve ███████-417 E. ████████ K. Sayılı kararı).Mahkemece, açılan davanın tespit davası olmayıp eda davası olduğu ve davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu kabul edilerek işin esasına girilip bir karar verilmesi gerekirken hukuki yarar bulunmadığı kabul edilerek usulden red kararı verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirir.Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın usulden reddine dair verilen temyize konu bölge adliye mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan kararın onanması yönünde oluşan değerli çoğunluk görüşüne katılamıyorum.