Anahtar kelimeler: Giydirme Maltepe Etap Blokların Cephe Sok Edimin Müteahhitliğini Mah Anlaştıklarını

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2015
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizin ... Esas, ... Karar, █████/2018 tarihli kararı ile davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar, █████/2023 tarihli ilamı ile Mahkememiz kararının kaldırıldığı, dosyanın Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görülmekle, davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş., ... Mah. ... Sok. ... Maltepe adresinde ... projesinin müteahhitliğini davalı şirkete verdiğini, davalı ile müvekkilinin 18.10.2010 ve 14.3.2011 tarihlerinde iki sözleşme ile blokların giydirme cephe işlerinin yapılması konusunda anlaştıklarını, müvekkiline düşen edimin 3 etap halinde ifa ettirildiğini, her binanın 3 bloktan oluştuğunu, ilk 8 binayı Haziran 2012’de müteakip 5 binayı Eylül 2012’de, kalan 7 binayı 08.04.2013’te iş sahibi ...’a geçici kabul kaydıyla teslim ettirdiklerini, böylece müvekkiline düşen edim bu tarih itibarıyla ikmal edildiğini, akitte kanuna aykırı hükümler bulunduğunu, ifa süresinin uzamasının davalıdan kaynaklandığını, dövizin aşırı yükselmesi sebebiyle işçilik ve malzeme fiyatlarında olağanüstü artışlar meydana geldiğini, müvekkiline haksız mali külfetler yüklendiğini, müvekkilinden haksız kesintiler yapıldığını, teminatların taraflarına iade edilmediğini, yapılan işlerin karşılıklarının ödenmediğini beyanla şimdilik 400,00 TL sözleşmeye dahil olduğu halde üçüncü şahıslara yaptırılan balkon korkoluklarına ilişkin damga vergisinin davacıdan kesilmesi nedeni ile şimdilik 400,00 TL, ek iş olarak 10 adet ilave balkon bedelinden şimdilik 400,00 TL, teminat alacaklarından şimdilik 400,00 TL, iskele kurulum kalemi adı altında hakedişten kesilen alacağa ilişkin şimdilik 400,00 TL, sözleşmede olduğu halde vazgeçilen işler sebebi ile uğranılan zarardan dolayı şimdilik 400,00 TL, gelir elde etmiş gibi fazla vergi ödemesine yol açıldığından dolayı şimdilik 400,00 TL, davalının sonradan işe dahil ettiği danışmanlık şirketi nedeni ile sözleşmede yer alandan daha pahalı malzeme kullanıldığından farka ilişkin şimdilik 400,00 TL ve davalının haksız kestiği faturanın iade edilmesi masrafları olarak şimdilik 400,00-TL ile sözleşme kapsamında yapılan işlere ilişkin ödenmeyen alacağına dair şimdilik 1000,00-TL'nin reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilin tahsiline karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tahkim itirazının bulunduğunu, davacının sözleşme hükümlerine uymadığını, üstlendiği işi tekniğe uygun ve süresinde yapmadığını, her iki tarafından tacir olduğunu, sözleşme serbestisi çerçevesinde yasaya uygun olarak düzenlendiğini, ifa süresinin uzamasının davacının iş programına uymaması ve işi süresinde ifa etmemesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, ek işler yüklenildiği iddiasının ispata muhtaç olduğunu, davacının tacir olduğunu, dövizin arttığı iddiası ile edimini ifadan kaçınamayacağını, haksız mali külfet yüklendiği iddiasını davacının kanıtlamakla yükümlü olduğunu, kesintinin sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, ihtirazı kayıtsız olarak hakediş belgelerinin imzalandığını, müvekkilinde davacının hiçbir hak ve alacağının bulunmadığını beyanla davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacının taşeron sözleşmesiyle davalıdan almış olduğu işler nedeniyle bulunduğunu iddia ettiği alacağa ilişkindir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin .. Esas, ... Karar, █████/2023 tarihli ilamı ile; "tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm belgelerin ibrazı, ilgili yerlerden getirtilmesi ve asıl iş sahibi ...'dan projeye ilişkin tüm hakedişler ve ekleri belgeler dosya getirtilmek sureti ile davacının █████/2015 tarihli açıklama dilekçesindeki dava konusu tüm taleplerine ilişkin çelişkiye yer vermeyecek şekilde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak ayrıntılı, gerekçeli ve hüküm kurulmaya elverişli bilirkişi raporu düzenlettirilip, sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. bu hususlar üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olduğunu" bildirmiştir.
Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
İstinaf ilamı doğrultusunda Genel Muhasebe, İnşaat Mühendisi, Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı (Borçlar Hukuku) bilirkişi tarafından alınan █████/2024 havale tarihli raporunda; hak ediş tabloları dikkate alındığında toplam 33 adet hakedişin düzenlendiğini, bunlardan 17.09.2013 tarihli hakedişin, kesin hakediş açıklaması ile düzenlendiği sonucuna varıldığını, söz konusu belgeler arasında yüklenici adına ... tarafından tanzim edilen kesinti şeklinde bir belgenin tespit edilmediğini, gönderilen hakedişler davalı şirket ile ... arasında tanzim edilmiş olduğunu, davacı ve davalı şirket arasında tanzim edilen hakedişlerin dosya ekindeki klasör içerisinde mevcut olduğunu, süre hesabı başlıklı belgede, sözleşmenin 8. Maddesinde müteahhidin dilekçesinde belirtildiği gibi işin süresinin, yer teslimi ve ruhsatların alınmasından itibaren 1260 gün olduğunu, ekli 10.06.2010 tarihli 1 no.lu yüklenici payı ödeme tutarı tablosundan da bu tarihler arasında yüklenicinin çalışmadığının anlaşıldığını, ruhsat tarihi 08.12.2009 olduğunu, yer teslim tarihi olan 13.07.2009 tarihi arasında 148 gün gecikme olduğunu, bu durumda çıkan 148 günün iş bitim tarihi olan 24.12.2012 tarihine eklenerek, revize iş bitim tarihinin 21.05.2013 olmasının komisyonca uygun bulunduğunun belirtildiğini, CD ortamındaki belgeler dikkate alındığında, ... ile davalı yüklenici arasında bilahare 10.05.2013 tarihli protokol düzenlenmek suretiyle sözleşmeye ek 2 no.lu protokolün 3.3 maddesinde okul ruhsatı 17.04.2013 tarihinde alınabildiğinden 2 no.lu protokol eki okul yapımına ait sözleşmenin 4.Maddesinde verilen 180 günlük sürenin ruhsat tarihine eklenmesiyle işin bitim tarihinin 14.10.2013 olarak revize edildiğinin belirtildiğini, CD ortamında yer alan bir diğer belgenin; Kesin Kabul Tutanağı olduğunu başlığı Kısmi Kesin Kabul şeklinde olmakla birlikte; kesin kabulün ...İnşaatlarının Kat Karşılığı Gelir Paylaşımı Usulü ile Yapılmasına ilişkin, ihale tarihi 03.07.2009, sözleşme tarihi 13.07.2009, yer teslim tarihi 13.07.2009, ruhsat tarihi 08.12.2009, iş süresi 1260 takvim günü, iş bedeli 540.144.000,00 TL, iş bitim tarihi 24.12.2012, süre uzatımı 148 takvim günü, revize iş bitim tarihi 21.05.2013 olarak açıklanan imalatlarla ilgili olduğu sonucuna varıldığını, hukuki konuların takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğunu, ... tarafından 16.04.2024 tarihli yazı ekinde .... İnşaatları ile ilgili CD ortamında yer alan bir diğer belge dikkate alındığında, yer teslim tarihinin 13.7.2009, ruhsat tarihinin 8.12.2009, işin süresinin 1260 takvim günü, işin bedelinin 540.144.000,00 TL, iş bitim tarihinin 24.12.2012, süre uzatımının 148 takvim günü, revize iş bitim tarihinin 21.5.2013 olduğu, belgeler arasında işin süresi husususun, düzenlenen protokolle sözleşmenin 4. Maddesinde verilen 180 günlük sürenin ruhsat tarihine eklenmesiyle işin bitim tarihinin 14.10.2013 olarak revize edildiği sonucuna varıldığını, sunulan belgeler arasında işin gecikmesi yönünde ... tarafından yükleniciye gönderilen bir yazının tespit edilmediğini, taraflar arasındaki ihtilafta üzerinde önemle durulması gereken konunun işin tamamlandığını, konutların iskan izinlerinin alındığını, sitede ve bloklarda oturumun başladığı, işin bitim tarihi 14.10.2013 olarak belirtildiğinden, aradan 11 yıl gibi uzun bir süre geçmesi olduğu, bu noktada; inşaatların 2010, 2011, 2012, 2013 ve 2014 yıllarındaki durumları konusunda görüş belirtmenin mümkün olmadığını, nitekim davalı şirket vekili bu konuyla ilgili olarak, keşif tarihinde davacının davaya konu işleri üstlendiği ... isimli projede 4 yılı aşkın süredir oturum bulunduğunu, keşif anında projenin eksiksiz olmasının olağan olduğunu beyan ettiği, davalı vekilinin beyanıyla ilgili takdirin Sayın Mahkemeye ait bulunduğunu, keza; taraflar arasındaki ihtilaflar eksik, noksan, hatalı imalatlar ile yaşandığı ileri sürülen gecikmelerden kaynaklanmakta olduğunu, bunların bir bölümünün 14 yıl öncesinde imal edildiği, dosyasına çok sayıda renkli ve renksiz fotoğraf sunulmakla birlikte; fotoğrafların konusunu teşkil eden hususlar kısmen fikir verebilecek olsa bile; 10, 11, 12, 13 ve 14 sene önce gerçekleştirilen imalatların o günkü halini yerinde üç boyutlu olarak birebir görme imkanı sağlamayacağının açık olduğu, bu nedenle yapılacak incelemenin dosyasına sunulan bilgi ve belgeler çerçevesinde gerçekleştirileceğinin göz önünde bulundurulması gereken bir husus olarak değerlendirildiğini, bir inşaatın yapım süresince iş güvenliği tedbirlerinin alınmasının zorunluluk teşkil ettiği, bu önemli görevin ifası için bu ölçekteki bir proje için iş güvenliğinden sorumlu tek bir elemanın istihdam edilmiş olabileceğinin düşünülmemesi gerekmekte olup, projenin geniş bir alana yayılan çok sayıda blok, siteyi oluşturan ortak alanlar ve sosyal tesislerden oluşması nedeniyle; iş güvenliği gibi önemli görevin bir ekip tarafından yürütüldüğünün değerlendirildiğini, davalı vekili bu konuda müvekkili şirketin iş güvenliği kapsamında personel istihdam ettiğini, danışmanlık aldığını, mali yükümlülüklere katlandığını beyan ettiği, katlanıldığı söylenen mali yükümlüklerin miktarı konusunda dosyasında bir belgenin bulunmadığını, burada bakılması gerekenin, aylık hakkedişlerden %1 olarak yapılan kesintilerin toplamının, davalı inşaat şirketinin üstlendiği projenin tümü için katlanmak zorunda olduğu söylenen bedeli karşılayıp karşılamadığı olduğu, yapılan her hakkedişten %1 oranında yapılan kesintilerin toplamı eğer davalı şirketin bu önemli görevin ifası için sarf etmek zorunda olduğu tutardan fazla ise; ana işin toplam süresi ve toplam ihale bedeline oranla; davacının üstlendiği işin süresi ve toplam iş bedeli yönünden belirlenecek oran dahilinde hesaplama yapılması gerektiğinin değerlendirilebileceğini, Sayın Mahkemenin taraflar arasında yapılan sözleşmeye dayalı olarak, iş güvenliği kapsamında yapılan %1 kesintinin sözleşmenin bir maddesini teşkil ettiği yönünde kanaate varması halinde; yapılan kesintinin taraflar arasında mevcut sözleşme doğrultunda gerçekleştirilen bir işlem olduğu sonucuna varılacağını ancak sözü edilen hususlar bu yönüyle hukuki nitelik arz etmekte olup, takdirinin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu, Sayın Mahkemenin iş güvenliği nedeniyle yapılan Yo1 oranındaki kesintileri uygun görmesi halinde; kesintilerin farklı tarihlerde tanzim edilen hakedişler ve tutanaklar yönünden ayrıntısı yukarıda belirtilen şekilde; KDV dahil toplam 58.850,14 TL olarak hesaplandığını, tutanaklarının tamamında davacı şirket kaşesi ile onayının bulunduğunu, bu konudaki takdirin Sayın Mahkemeye ait bulunduğunu, sözleşmenin 11. Maddesi dikkate alındığında, çalışan personelin SSK primlerinin davacı şirket tarafından yatırılması, SSK ödendi makbuzlarının davalı şirket muhasebesine sunulmasının gerektiğini, dosyasında davalı şirket tarafından çalışma süresince davacı çalışanlarına ait SGK'na yapılan ödemeleri gösteren belgeler sunulmadığından, kesintinin 11. Madde doğrultusunda gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda görüş belirtmenin mümkün olmadığı, kesintiler 27.2.2012 tarihli 6 no.lu ve devamındaki hakedişlerde yer almakta olup, belirtilen hususlarla ilgili takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere yapılan kesintilerin hakediş numarası, tarih ve miktarlarının yukarıda gösterildiğini, buna göre yukarıda hakediş numarası, tanzim tarihi ve miktarlarına yer verilen ve açıklaması SGK şeklinde yapılan kesintilerin toplamı 125.815,73 TL hesaplanmış olup, tutanakların tamamında davacı şirket kaşe ve onayının bulunduğunun görüldüğünü, 18.10.2010 tarihli sözleşmede iskelenin kimin tarafından kurulacağı, davalı işveren tarafından kurulması halinde bir kesinti uygulanıp uygulanmayacağı, iskelede çalışma süresinin ne olacağı, iskele kurma işi davalı işverene ait ise; iskelede çalışma süresinin uzaması halinde bunun iskele bedeline yansımasının olup olmayacağı, davalı vekili iskele bedelinin tek bir yapı için değil, 60 adet bloğun yapımına karşılık olduğunu, giydirme cephe işlerinin yapıldığı cephelerde, giydirme cephe iş kalemleri dışında herhangi bir imalatın bulunmadığını, bu cephelerde iş iskelelerin yüklenici için özel olarak kurulduğunu beyan etmekle birlikte; sözleşmenin 4. Maddesi haricinde iskele konusunda bir düzenlemenin tespit edilmediğini, 18.10.2010 tarihli sözleşmenin 4. Maddesi uyarınca TBK'nun 471.maddesinin 3. fıkrası uyarınca, tarafların iradesinin; yüklenici tarafından görülecek işi gerçekleştirmek için gerekli olan iskeleyi sağlama yükümlülüğünün de yükleniciye ait olduğu ve bunun bedeli ayrıca belirtilmediğinden hak edişi içinde sayılacağı yönünde olduğu kanaatine ulaşıldığını, Sayın Mahkemenin de yapılan işin iskele gerektirmesi ve bu lazimenin davacı tarafından yerine getirilmesi yönünde kanaate varması halinde; iskele bedeli olarak gerçekleştirilen kesintinin yerinde olduğu sonucuna varılabileceği, iskele kesintisinin 4 ve 5 no.lu hakkedişlerde yapıldığı, toplam tutarının 42.316,48 TL olarak hesap ve tesbit edildiği, 4 ve 5 no.lu hakkedişlerde davacı şirket temsilcisinin iskele bedeli kesintisine ilişkin ihtırazi kaydı mevcut olup takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğunu, iskele konusunda ihtilaflı bir diğer hususun; Sayın Mahkemenin iskele kurulum bedellerinin davacı tarafından ödenmesi yönünde kanaate varması haline göre; bu bedelin birden fazla ödenip ödenmeyeceği olduğu, iskele tek bir yapı için kurulmuşsa bu bedelin bir defaya mahsus ödenmesinin gerektiği ancak tarafların beyanlarından söz konusu cephe giydirme işinin toplam 60 bloğun tamamını kapsadığı yönünde olup, her bir blok için iskelenin gerekli olduğunun değerlendirildiğini takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğunu, davacının bir diğer talebinin, fiyat artışından dolayı talep ettiği alacak tutarı olduğu, sözleşmenin 9. maddesinde işin fiyatı birim fiyat, miktar ve tutar olarak belirlenmiş olup, sözleşmede fiyat artışını düzenleyen bir madde bulunmadığı, ayrıca sözleşmenin 6.2.19 maddesi “Taşeron, işverenin teknik şartlara, sözleşme ve eklerine göre lüzumlu göreceği hususları yerine getirmekle yükümlüdür." şeklinde olup, sözleşmenin götürü bedel birim fiyatlar üzerinden akdedilmiş olması nedeniyle fiyat artışı yönündeki talebin yerinde olmadığının değerlendirildiğini, döviz kurundaki artışa ilişkin olarak ise, Yargıtay içtihatlarında kur artışının öngörülemez bir durum olarak kabul edilmediği ve bu tür artışların tarafların sözleşme ile üstlenmesi gereken ticari riskler kapsamında değerlendirildiği, bu nedenle, tek başına döviz kurundaki artışın davacının talebini geçerli kılacak bir dayanak oluşturmadığını, davacının bir diğer talebinin ek iş olarak 10 adet ilave balkon bedeline ilişkin olduğunu, ilave balkon yapımına ilişkin davalının talep yazısı, şimdilik kaydıyla 400,00 TL talep edilen ve ek iş olduğu belirtilen 10 adet balkonun imalatında sarfedilen malzeme ve işçilik bedelleri ile metrajları konusunda bir açıklamanın dosyasında tespit edilmediğini, takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; fazladan yapıldığı ifade edilen işlerin 5.3 maddesi çerçevesinde incelenmesi gerektiğinin düşünüldüğü, nitekim sözleşmenin 5.3. maddesinin; sözleşme ve şartnamede bulunmayıp da işin yapılması için gerekli hizmetlerin taşeronunun ... İnşaatın bilgisi dahilinde yapacağının öngörüldüğü, ek balkonların yapımına ilişkin başkaca bir sözleşmeye veya taraflar arasında düzenlenmiş açık bir mutabakata dosya kapsamında rastlanılamadığından davacının fazladan yapılan balkonlara ilişkin talebinin mevcut sözleşme hükümleri çerçevesinde karşılanmasının mümkün olmadığını ancak fazladan yapıldığı söylenen 10 adet balkonla ilgili olarak, sözleşmenin 9. Maddesi işin fiyatı bölümünde birim fiyatlar üzerinden tariflenen imalatlar arasında Özel-17 şeklinde açıklanan imalat balkon- alüminyum doğramalı korkuluk şeklinde imalat kaleminin yer aldığını, sözleşme 13-14-15 no.lu bloklar için tanzim edilmiş olup, m2 cinsinden toplamı 410 m2, birim fiyatı 79,00 TL, toplam bedelin KDV hariç 32.390,00 TL olarak açıklandığı, davacı vekilinin talep ettiği balkonlar sözleşmenin Özel-17 birim fiyat tablosunda açıklanan balkonların benzeri olması halinde; 410 m2 imalatın kaç balkona tekabül ettiğinin belirtilmesi, ek iş olarak yapıldığı söylenen balkonlarla aynı ise; hesaplamanın bu 10 balkon için yapılması gerektiğinin değerlendirilebileceği sonucuna varıldığını ancak bunların gerçekleştirildiğini gösteren taraflarca onaylı belge ve yukarıda sözü edilen açınım ve fiyat oluşumunun dosyasında mevcut olmadığını, davacı vekili sözleşmede olduğu halde vazgeçilen işler sebebi ile uğranılan zarardan dolayı şimdilik 400,00 TL talep ettiği, dosyada bu zararın metrajı ve miktarı konusunda bir hesap oluşumu yer almamakla birlikte; bu noktada üzerinde durulması gereken husus; sözleşmenin 9. Maddesi olup, metraj ve birim fiyat tablosunun alt bölümünde keşif miktarının +% 20 oranında değişebileceğinin öngörüldüğünü, vazgeçildiği söylenen işlerin keşif miktarının +%20 üzerinde olup olmadığı konusunda dosyada mevcut bilgi ve belgeler doğrultusunda görüş belirtmenin mümkün olmadığını, davacı vekili sözleşme kapsamında yapılan işlere ilişkin ödenmeyen alacağa dair şimdilik 1000,00 TL talep ettiği, tarafların hakediş esasına göre imalat yaptığı, iskele bedeline konulan itiraz haricinde 1 nodu hakedişten itibaren tanzim edilen hakedişler nedeniyle yapılan ancak ödenmeyen alacak kalemleri ile ilgili olarak bir itirazın tesbit edilmediği, sözleşme kapsamında yapılan ancak bedeli ödenmeyen işlerle ilgili yapılan hesaplama ve bu konuda hazırlanan yazı ya da taraflarca mutabık kalınan bir tutanağın mevcudiyeti halinde bu hususun değerlendirilebileceğini, davacı vekili davalının sonradan işe dahil ettiği danışmanlık şirketi nedeni ile sözleşmede yer alandan daha pahalı malzeme kullanıldığından farka ilişkin şimdilik 400,00 TL talep ettiği, böyle bir hesaplama için sözleşmede yer alandan daha pahalı olduğu söylenen malzemelerin cins ve nitelikleri, kullanıldıkları yerler, bunların ayrı ayrı toplam metrajı ve arada oluştuğu belirtilen fiyat farklarını gösteren belgelerin dosyasına ibrazı halinde konunun değerlendirilebileceğinin düşünüldüğü, takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğunu, taraflar arasında ihtilaflı bir diğer imalat kalemi; Bina Giriş Kapıları (Markizler) İç Kapılarında kullanılan alüminyumun cinsi ile ilgili olup, bu konuda davacı vekili Bina Giriş Kapıları (Markizler) İç Kapılarında proje Yalın Alüminyum olarak onaylı olmasına rağmen, uygulamada Isı Yalıtımlı Alüminyum olarak uygulatıldığını, bu da gramaj olarak daha yüksek bir tonaj ve dolayısıyla yüksek bedel ödemeye mecbur bıraktığını belirterek, aradaki farkın ödenmesi gerektiğini beyan ettiğini, bu aşamada projede Yalın Alüminyum olarak kullanımı öngörüldüğü belirtilen malzeme ile yerinde uygulandığı söylenen Isı Yalıtımlı Alüminyum arasındaki gramaj ya da tonaj farkının tesbitinin mümkün olmadığı, konu bu yönüyle hukuki nitelik arz etmekle birlikte; toplam kapı adedi, bir adet kapı yönünden toplam gramaj, iki farklı malzemeye göre; bir adet kapıda oluşan birim ağırlıklar, her bir kapı için farka neden olduğu söylenen fiyat farkının bilinmesi keza; bu konuda davalı işverenin Yalını Alüminyum yerine Isı Yalıtımlı Alüminyum kullanılması yönündeki talebinin olmasının gerektiğinin düşünüldüğünü, takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğunu, davacı vekili ıslah dilekçesinde beheri 6-7 TL olan (küçük bir menteşe gibi) malzeme parçalarını, fahiş meblağ ile 25 TL olarak taraflarına fatura ederek alacaktan taraflarına fatura edilen malzeme ve iş yapım fiyatlarının piyasa rayiçlerinin araştırılması hakkaniyete uygun bedellerinin tespit edilmesini talep ettiğini, dosyasına sunulan 18.10.2010 ve 14.23.2011 tarihli sözleşmelerin tanzim tarihleri dikkate alındığında, davacı vekilinin beyanına göre; o tarihlerde beheri 6-7- TL olan küçük bir menteşe gibi malzeme parçalarının yine o tarihlerde kullanıldığı ve 25 TL'ye fatura edildiği belirtilen fiyatların hakkaniyet uygun bedellerinin söz konusu tarihler dikkate alındığında tesbiti için o tarihlere ait ve küçük parçaların her birine ait fiyat listelerine ihtiyaç bulunduğu, imalatta kullanılan malzeme parçalarının günümüz fiyatlarından hareketle, 14 sene öncesine ÜFE ya da farklı bir endeks, tablo veya veri tabanı kullanılarak indirgenmesi suretiyle fiyat analizi yapılmasının yerinde ve uygun bir hesap yöntemi olmayacağının değerlendirildiği, takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğunu, taraflar arasında ihtilaflı bir diğer husus; gecikme bedeli olarak tahakkuk ettirildiği sonucuna varılan 49.195,92 TL cezai şartla ilgili olduğu, bu konuda davacı vekili cezai şart olarak iddia edilen hususların sözleşmenin 10.3. Maddesinde belirtilen 6 aylık sürenin aşılmasından sonra tahakkuk ettirildiğini, hakkaniyete aykırı olduğunu belirttiği, 49.195,92 TL tutarındaki bedel 1.10.2015 tarihinde tahakkuk ettirilmiş olup, CD ortamında sunulan belgeler arasında ... tarafından oluşan heyet ile müteahhit yetkilisi hazır olduğu halde 30.9.2014-8.10.2014 tarihleri arasında işyerine gidilerek yapılan incelemede, işin, sözleşme, şartname ve projelerine uygun olduğu, Kısmi Kesin kabule engel olabilecek eksik ve kusurların olmadığına dair tutanak tanzim edildiği, Sayın Mahkemenin davacı vekilinin cezai şart olarak iddia edilen hususların sözleşmenin 10.3. Maddesinde belirtilen 6 aylık sürenin aşılmasından sonra tahakkuk ettirildiği yönündeki beyanın uygun görmesi halinde; tutanağın 8.10.2014 tarihinde tanzim edildiği, cezai şart şeklinde açıklanan 49.195,92 TL bedelin 1.10.2015 tarihinde tahakkuk ettirildiği sonucuna varılacağı ancak konunun bu yönüyle hukuki nitelik arz ettiği, takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğunu, Marmara Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğüne ilişkin olarak davalı şirketin sunduğu KDV tenzil listesi incelendiğinde, ... Ltd Şti için 63.507,24 TL bildirildiği, vergi dairesince 10.07.2014 tarih .... sayısı ile tasdik olunduğunun görüldüğü, KDV tenziline konu faturanın davacı .... Sis Ltd Şti tarafından tanzim edilen 1.5.2013 tarih 73741 sıra nolu 352.818,17 TL matrah 4 63.507,27 TL KDV olmak üzere toplam 416.325,44 TL tutarlı fatura olduğunun görüldüğü, diğer KDV tenzili 16.520,95 TL olmakla beraber dosyasında, bu tenzile ilişkin belge görülemediğini, bununla beraber 9.6.2016 tarihli bilirkişi raporunda bu tenzilin detaylarına yer verilmiş olduğu ve 2015 yılı 26 sıra numarasında 16.520,95 TL KDV tenzilinin yer aldığının belirtildiği, davacı tarafından dosyasına 29.12.2015 onay tarihli iki adet düzeltmeye ilişkin KDV beyannameleri incelendiğinde ise, 2013 Mayıs için 398.248,08 TL matrahlı » 18 KDV oranıyla 71.664,65 TL beyan edildiği, diğer beyannamede ise, 2013 Mart dönemi 317.507,40 TL matrahlı % 18 KDV oranıyla 57.151,33 TL beyan edildiği, buna göre, davacı tarafından verilen düzeltme beyannamesi ile 1.5.2013 tarih 73741 sıra nolu 352.818,17 TL matrah + 63.507,27 TL KDV olmak üzere toplam 416.325,44 TL tutarlı fatura beyan edilmiş olduğundan, bu tutarın davacının alacağından mahsup edilmesinin artık uygun olmayacağının düşünüldüğü, yine diğer düzeltme beyannamesi ile 16.520,95 TL beyan edilmiş olduğundan, bu miktar tutarın da davacı alacağından mahsup edilmesinin uygun olmadığı düşünüldüğünü, taraflar arasında kurulan sözleşmenin 18'inci maddesinde sözleşmenin damga vergisinin ... İnş. tarafından ... adına ödeneceğinin ve ilk hakedişten kesileceğinin belirtildiği, sözleşmenin bu hükmü gereği, kuruma damga vergisi ... İnşaat tarafından yapılacak ve ...'nin hakedişinden mahsup edileceği, mahsup edilen tutarın 2.249,21 TL olduğu ve bu tutarın üçüncü kişilere yaptırılan balkon işleriyle ilgili olduğunun belirtildiği, mevcut durumda, bahse konu balkon işleri üçüncü kişilere yaptırılmış olduğundan, artık sözleşme kapsamında değerlendirilmeyeceğinden, bu işler için davacı alacağından 2.249,21 TL damga vergisinin mahsup edilmesinin uygun olmayacağının düşünüldüğü ancak konunun hukuki niteliğinin değerlendirilmesinin, bir diğer anlatımla da sözleşme kapsamında balkon işlerinin olmasının, bu işler davacı tarafından yapılmamışsa da, neticede sözleşme imzası ile bu damga vergisinin tahakkukuna ve ödenmesine sebebiyet verildiği dikkate alınarak davacının sorumlu tutulması noktasında takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğunu, davacı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, 903.762,00 TL'lik çek tahsili konusunda da beyanlarını tekrar ettiklerini, kök rapora olan itiraz beyanlarında bu çekin nasıl ve ne için ciro edildiğinin açıklanmadığını, ek raporda belirtilen banka ekstresi de davalı tarafın hakim konumdan yararlanmak suretiyle müvekkili şirket yetkilisine imzalattığı belge olduğunu, bu konuda bilirkişi heyeti ilgili banka kayıtlarında incelemede bulunmadığını, zira inceleme yapıldığında banka veznesinden yahut başka bir şekilde müvekkili şirketin hesabına böyle bir para geçmediğini, kaldı ki bu tahsilatla ilgili makbuzda düzenlenmediğini, davalı tarafın muhasebe sorumlularınca .... (.... adresinden e-posta kanalıyla hesap ekstresi gönderilmiş olduğunun beyan edildiğini ancak ek raporda bu hususta yanılgıya düşülerek mailin 19.03.2013 tarihinde gönderildiği sanılarak rapor tanzim edildiğini; itiraz dilekçelerinde de açıkça yazdığı üzere hesap ekstresinin taraflarına 19.09.2013 tarihinde gönderildiğini, zaten bu tarih itibariyle müvekkili şirket edimini tamamen yerine getirdiğini, bünyesinde çalıştırdığı işçiler için SSK bünyesindeki kaydı dahi kapattığını, bunun davalı ile olan ilişiğin tamamen kesildiğinin kanıtı olduğunu, bu hususun SGK'ya sorulursa, haklılıklarının ortaya çıkacağını, bu tarih itibariyle davalı tarafın muhasebesinden gönderilen hesap ekstresinin gayet açıklayıcı olduğunu ve o tarih itibariyle müvekkilinin 271.276,16 TL alacaklı durumunda olduğunu, kök raporda da belirtildiği üzere 2013 yılından sonra müvekkiline hiç bir ödeme yapılmadığını beyan ettiği, davacı vekilinin dilekçesinde beyan ettiği şekilde inceleme yapılması babında, tarafımıza tevdii edilen dosya kapsamında, bahse konu 903.762,00 TL tutarlı çekle ilgili banka kayıtlarının görülemediği, bu noktada ilgili bankalara müzekkere yazılarak, tarafların bildirdiği çekler numaraları da müzekkere belirtilmek suretiyle, bu çeklerin hangi tarihte ve ne şekilde ödendiğinin sorulması ve çeklere ait ön ve arka yüzlerin bir suretlerinin gönderilmesinin istenmesi halinde bu konudaki davacı iddiasının tetkik edilebileceğinin değerlendirildiğini bildirmişlerdir.
Genel Muhasebe, İnşaat Mühendisi, Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı (Borçlar Hukuku) bilirkişi tarafından alınan █████/2025 havale tarihli ek raporunda; davacı vekili dava konusu işlerin, 2013 Nisan ayında bittiğini, iş tamamen teslim edildiğini kabulünün ikmal edilmesini müteakip taşeron olarak müvekkilin nihai sorumluluğunun Nisan 2014 tarihinde sona erdiğini, buna rağmen 19.09.2013 tarihinde dava konusu olan kesinti ve cezai yaptırımlar dışında işin toplam bedeli üzerinden kesilip sorumluluğun nihayetinde iade edilmesi gereken ihtilafsız, tartışmasız 271.276,16 TL olan teminat alacağının iadesinin yapılmadığını, iade edilmeyen teminat iade alacağı konusunda görüş belirtilmediğini beyan ettiğini, kök raporda işin kabul edildiği şeklinde kanaate varıldığını ancak konunun bu yönüyle hukuki nitelik arz ettiğini takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu görüşlerine yer verildiğini, taahhüt konusu işin tamamlanması ve kesin kabulünün yapılması sonrasında gerek iş sahibi idare gerekse idare adına işi yüklenen yüklenicinin alt yüklenicilerinin işin yapımı öncesinde vermiş oldukları teminatları iade edilir. Buruda istisnai durum; ana yüklenici ya da alt yüklenicinin SGK ve diğer kurumlara karşı sorumlulukları olduğunu, dosya münderecatında davacı taşeron firma tarafından ödenmeyen bir kısım SGK primlerinin yapılan hakedişlerde kesintiye tabi tutulduğu ve bu ödemelerin taşeron adına SGK'ya ödendiği sonucuna varılmaktadır. Burada esas olan, kurumlardan borcu olmadığına dair alınan yazılar olduğunu, işin başka bir şekilde tasfiyesinin mümkün olmadığı, teminatın miktarı 271.276,16 TL olarak belirtilmekte olup, teminatta kesintiye neden olabilecek başkaca bir hususun bulunmaması halinde; teminatın iadesinin gerekli olduğu değerlendirildiğini ancak konu bu yönüyle hukuki nitelik arz ettiğini, takdiri Sayın Mahkemeye ait olduğunu, davacı vekili iskele bedelinin müvekkile yüklenmesinin haksız olduğunu, 3. Hakediş raporunda davalı şirket genel müdürü kendi imzasıyla, iskele bedellerinden kendi şirketlerinin sorumlu olduğunu kabul ettiğini beyan ettiğini, iskele konusunda üzerinde durulması gereken bir diğer husus; iskelenin her blok için gerekli olup olmadığıdır. Davalı vekilinin bu konuyla ilgili beyanı; davacının toplamda 60 adet blok yapımı üstlendiği, her blok için ayrı iskele temin edilerek kurulumunun tamamlandığı ve iskele bedeli ikiye bölünerek hakkedişlere yansıtıldığı şeklinde olduğunu, davacı vekili 3. Hakediş raporunda davalı şirket genel müdürü kendi imzasıyla, iskele bedellerinden kendi şirketlerinin sorumlu olduğunu kabul ettiğini belirttiğini, Sayın Mahkeme kanaatinin bu yönde olması halinde; şirket müdürünün iskele kurulumundan şirketlerinin yükümünde olduğu, hal böyle ise; iskele bedeli kesintisi yapılan 4 ve 5 nolu hakedişlerde davacı şirket yetkilisinin itirazi kayıt koyduğu sonucuna varılacağını, iskele bedeli kesintisi sadece iki hakkedişte yer aldığını, bunlar 3 no.lu hakediş sonrasında tanzim edilen 12.12.2011 tarihli 4 no.lu hakkedişte 19.840,95 TL ve 16.1.2012 tarihli 5 no.lu hakedişte 22.475,53 TL olmak üzere toplamda 42.316,48 TL tutarındaki miktar olduğunu, bu konuda davalı vekili her blok için ayrı iskele temin edilerek kurulumunun tamamlandığını ve iskele bedeli ikiye bölünerek hakedişlere yansıtıldığını belirttiğini, iskele konusundaki görüşlerinin kök raporda belirtildiğinden iskele konusunda davacı vekilinin talebi şantiye üst Yetkilisi ....'nun şahit olarak dinlenmesi olduğundan, davacı vekili iskele kurulumu ile ilgili olarak sözleşmenin imzalanması aşamasında, Proje Müdürü ... ve davalı Üst Yöneticisi ..., ... Firmasının her bir bina için zaten 15.000 m2 civarı iskele kuracağını, ... için de 500-600 m2 iskele kurabileceklerini belirtildiğini bu nedenle uygulama br fiyatlarının düşürülmesini talep ettiğini, bu konuşmalara şantiye üst Yetkilisi ...'nun şahit olduğunu, kanaat oluşması açısından davada ifadesine başvurulmasının yararlı olacağını beyan ettiğini ancak konu bu yönüyle hukuki nitelik arz ettiğini, takdiri Sayın Mahkemeye ait olduğunu, davalı vekili İstinaf bozma ilamında işin gecikmesine ilişkin taraflar arasında mevcut olan e-mail yazışmalarının değerlendirilmesi gerektiğine değinildiğini, bilirkişi raporunun sayfa 9-26 aralığının taraflar arasında yapılan yazışmaları içerdiğini, yazışmalarda bizzat davacının, gecikmelerini kabul ettiğini, davacının sözleşme ve sözleşme eki iş programına uymadığını, sözleşme kapsamında üstlendiği işleri gereği gibi ifa etmediğini, bu hususun taraflar arasındaki elektronik posta yazışmaları ile sabit olduğunu, davacının edimlerini süresi içinde ifa etmediğini, gecikmelerin yaşandığı, davacının işinin gereği gibi ifa etmemesi nedeni ile işin 3. Kişilerce yapıldığı dosyaya ibraz edilen faturalar, davacıya gönderilmiş bulunan ihtarnameler ve davacının itirazına uğramayan hakkediş belgeleri ve toplantı tutanakları ile de ortada olduğunu, müvekkilinin Asıl İş Sahibi olan .... ile akdettiği sözleşme kapsamında yükümlülüklerini süresi içerisinde ifa edebilmesi için, davacı Yüklenicinin hiç yahut gereği gibi ifa etmediği işleri 3. Kişilere yaptırmak zorunda kaldığını, bu kapsamda asıl işi süresinde ancak ifa edebildiğini asıl iş sahibi ...'ın müvekkili ile sözleşmesi olduğunu, davacı ile müvekkili arasında ayrı bir sözleşme ve davacı açısından ayrı bir iş programının mevcut olduğunu, davacının uyması gerektiği iş programının kendi sözleşmesi kapsamında üstlendiği işe ilişin olduğunu, ...'ın müvekkiline bu kapsamda gecikmeye ilişkin bir yazı göndermesinin söz konusu olamayacağını beyan ettiğini, yapıldığı belirtilen yazışmalar dosyasında mevcut olduğunu, bunlara ayrıntılı bir şekilde yer verildiğini, yazışmalarda davacı ve davalı şirket yetkililerinin yazıların konusunu teşkil eden imalatlarda gecikmelerin olduğu, aradan geçen zamana rağmen bir kısım imalatlara başlanılmadığı hususlarından söz edildiğini, gecikme bedeli olarak tahakkuk ettirildiği sonucuna varılan 49.195,92 TL cezai şartla ilgili olarak davacı vekili cezai şart olarak iddia edilen hususların sözleşmenin 10.3. Maddesinde belirtilen 6 aylık sürenin aşılmasından sonra tahakkuk ettirildiğini, hakkaniyete aykırı olduğunu belirtildiğini, 49.195,92 TL tutarındaki bedel 1.10.2015 tarihinde tahakkuk ettirildiğini, CD ortamında sunulan belgeler arasında ... tarafından oluşan heyet ile müteahhit yetkilisi hazır olduğu halde 30.9.2014 -08.10.2014 tarihk işin, sözleşme, şartname ve projelerine uygun olduğunu, Kısmi Kesin Kabule engel olabilecek eksik ve kusurların olmadığına dair tutanak tanzim edildiği görüldüğünü, Sayın Mahkemenin davacı vekilinin cezai şart olarak iddia edilen hususların sözleşmenin 10.3. Maddesinde belirtilen 6 aylık sürenin aşılmasından sonra tahakkuk edildiği yönündeki beyanını uygun görmesi halinde; tutanağın 8.10.2014 tarihinde tanzim edildiği cezai şart şeklinde açıklanan 49.195,92 TL bedelin 1.10.2015 tarihinde tahakkuk ettirildiği sonucuna varılacağını ancak konu bu yönüyle hukuki nitelik arz ettiğini, takdiri Sayın Mahkemeye ait olduğunu, davalı vekili davacı ile akdedilen 18.10.2010 tarihli sözleşmenin 6.2.14. Maddesinde; genel iş güvenliği tedbirleri kapsamında taşeronun aylık hakkedişlerinden %1 oranında kesinti yapılacağının düzenlendiği. bilirkişiler tarafından yapılan inceleme neticesinde de; "..genel iş güvenliği tedbirleri kapsamında davacının aylık hakkedişlerinden %1 oranında yapılan kesintinin tacir konumundaki davacı tarafından sözleşme ile kabul edildiğini, davacının bu giderlerden sorumlu olmadığı yönündeki tespitin kabulünün mümkün olmadığı" yönünde görüş bildirildiğini belirttiğini, bu konudaki görüşlerine kök raporda belirtilmiş olduğundan takdiri Sayın Mahkemeye ait olduğunu, davalı vekili sözleşmenin 11. Maddesi uyarınca, SSK ödemelerinin davacı tarafından yapılması gerekmekte ve buna aykırı hareket edilmesi halinde müvekkili şirket tarafından SSK ödemeleri kapsamında davacının hakedişinden kesinti yapılmasının gerektiğini, SSK primlerine ilişkin davacı hakedişlerinden yapılan kesintiler sözleşmeye uygun olduğunu, davacının bu kesintilerin yer aldığı hakkedişleri ihtirazi kayıtsız imzaladığını, bilirkişi raporunda; SSK primleri kapsamında yapılan kesintileri içerir hakkedişlere atıf yapıldığı ve söz konusu tutanakların tamamında davacı Şirket kaşe ve onayının bulunduğunun açıkça belirtildiğini beyan ettiklerini, bu hususta kök raporda ayrıntılı şekilde yer verildiğini, hakediş numarası, tanzim tarihi ve miktarlarına yer verilen ve açıklaması SGK şeklinde yapılan kesintilerin toplamı 125.815,73 TL hesaplanmış olduğunu, tutanakların tamamında davacı şirket kaşe ve onayının bulunduğunun görüldüğü ancak konu bu yönüyle hukuki nitelik arz ettiğini, takdiri Sayın Mahkemeye ait olduğunu, davalı vekili sözleşmenin 9 ve 6.2.19. Maddelerine atıf yapılarak; sözleşmenin götürü bedel birim fiyatlar üzerinden akdedilmiş olması nedeni ile davacının fiyat artışına ilişkin talebinin yerinde olmadığı yönünde görüş bildirildiğini, davacının sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürerek bir kısım taleplerde bulunmasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunun kanıtlandığını beyan ettiğini, davalı vekili inceleme kısmında 37. Sayfasında sözleşmede yer alan damga vergisi kesintisinin yasal olduğu belirtilmekle birlikte, raporun sonuç kısmında bu görüş değiştirilerek balkon işinin 3. Kişilere yaptırılması sebebi ile damga vergisi kesintisinin yapılamayacağının ifade edildiğini, vergi mevzuatı kapsamında sözleşme yapılması damga vergisinin doğması için yeterli bir şart olup, işin 3. Kişilere yaptırılması artık damga vergisinin uygulanmayacağı anlamına gelmediğini, sonuç kısmında bir hatanın söz konusu olduğunu beyan ettiğini, kök raporumuzun 37'inci sayfasında yazılan ifadeye yukarıda aynen yer verildiğini, kök raporumuzun 37'inci sayfası ile 49,50'inci sayfadaki tespit arasında çelişki ve/veya görüş değiştirme söz konusu olmadığını, burada üçüncü şahsa yaptırılmış olması sebebiyle artık sözleşme konusu dışına çıktığı hususu hem 37'inci sayfada hem de raporun sonuç kısmında belirtildiğini, her iki ifadede de takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu belirtildiğini, itiraz dilekçesinde belirtildiği şekilde damga vergisinin tahsili gerektiği şeklinde bir kanaat kök raporun 37'inci sayfasında belirtilmediğini, Vergisel yükümlülükler oluşan hatalar, yükümlünün talebi halinde veya maliye tarafından tespit edilmesi halinde resen düzeltme yapılabildiğini, Kök raporumuzda ifade edildiği düzeltme beyannamesi ibraz edildiğini, bu noktada, davalı vekilinin beyanı kapsamında vergi dairesine müzekkere yazılarak, düzeltme talebinin ne şekilde sonuçlandığının sorulması noktasında takdir Sayın Mahkemeye ait bulunduğunu, davalı vekili tarafların ticari defter ve kayıtları bozma kararı öncesi alınan bilirkişi raporlarında ayrıntılı olarak incelendiğini, bu incelemelerde bilirkişi raporunda ödenip ödenmediği hususunda belge bulunamadığı belirtilen 903.762 TL çekin davacıya ödendiğinin tespit edildiğini, bu kapsamda davacının bir alacağı bulunmadığının belirtildiğini, 903.762 TL çekin ödendiğini gösterir kayıtların dilekçe ekinde tekrar ibraz edildiğini, davacıya yapılan ödemeleri içerir banka kayıtları ile tarafların ticari defter ve kayıtlarının bozma öncesi alınan bilirkişi raporlarında ayrıntılı olarak incelendiğini, bilirkişi raporunda karşılığının ödenip ödenmediğinin tespit edilemediği beyan edilen 903.762 TL'nin davacı tarafça tahsil edildiğinin ilgili raporlarda açıkça tespit edildiğini, davacının müvekkilinden bu kadar yüksek bir meblağda çek karşılığını tahsil edememiş olmasının mantık dışı olduğunu, davanın bu kapsamda 5000 TL üzerinden açılmayacağı aşikar olduğunu, muhtemelen bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda tarafların ticari defter ve kayıtları ile ilgili belgeleri üzerinden bir inceleme yapılmadığından, çek karşılığının ödenip ödenmediğinin tespiti için Bankaya gerekirse müzekkere yazılması yönünde görüş bildirildiğini, Sayın Mahkemenizce gerekli görülmesi halinde ilgili Bankaya müzekkere yazılarak bu husus teyit edilebilecek olmakla birlikte; ilgili tutarın ödendiğine dair banka kaşeli belgenin ekte ibraz edildiğini belirtildiğini, heyetimize verilen dosya üzerinde inceleme şeklinde olduğunu, değerlendirmeler tümü dosyasına giren belgelerle sınırlı olacak şekilde gerçekleştirildiğini, kök raporumuza müteakip davalı vekilince 18.02.2025 tarihli dilekçeye ekli olarak 313507 nolu 903.762,00 TL tutarlı çeke ait suret ile çek ödemesinin yapıldığına dair banka hesap özeti sureti ibraz edildiğini, çek fotokopisinin altına “Çekin Aslını elen aldım” denilerek 30.03.2011 tarihi yazıldığı, davacı in kaşesinin vurulduğu ve ... tarafından edildiği görüldüğünü, sunulan banka hesabı ekstresinden ise, çekin 30.03.2011 tarihinde ödenmiş olduğu görüldüğünü, .... Bankasının 12.03.2025 tarihli cevabi yazısında .... nolu çekin sistemlerinde 30.03.2011 tarihinde ödenmiş göründüğü belirtildiğini, dava, dava tarihindeki somut durum ve koşullar ile dosyaya sunulan deliller kapsamında değerlendirilir. İddianın genişletilmesi yasağı, dava kapsamının sonradan genişletilmesinin önüne geçmek için getirilmiş kurumlara bir örnektir. Öte yandan dava tarihinde elde edilemeyen bir delilin sonradan ortaya çıkması veya bu delile sonradan ulaşılması durumunda davanın ıslahı ve hatta yargılamanın yenilenmesi gibi hukuki usul ve imkanlar da tanınmıştır. Dosyaya sunulan delillerin takdiri ve davanın yönetimi sadece mahkemenin görev alanına ilişkin olduğundan davalının anılan beyanının değerlendirilmesi de sayın mahkemeye ait olduğunu bildirmiştir.
Davacı vekili █████/2025 tarihli dava değeri arttırım dilekçesi ile; dava dilekçesinde talep edilen 400,00 TL teminat alacağı talebini 270.876,16 TL arttırarak toplam 271.276,16 TL, talep edilen 400,00-TL iskele kurulum giderinin 41.916,48 TL arttırarak toplam 42.316,48 TL, talep edilen 400,00-TL cezai şart kesinti bedelinin 48.795,92 TL artırarak toplam 49.195,92 TL, talep edilen 400,00-TL iş güvenliği kesintisi talebini 58.450,14 TL artırarak toplam 58.850,14 TL, talep edilen 400,00-TL damga vergisi kesintisini 75.690,00 TL artırarak toplam 76.090,00 TL, talep edilen 400,00 TL ilave imalat olarak sözleşme dışı yapılan 10 adet ilave balkon korkuluğu bedelini 75.600,00 TL artırarak toplam 76.000,00 TL talep ettiğini beyan etmiş ve talep edilen tutarlar yönünden noksan harcı ikmal etmiştir.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu, istinaf ilamı içeriğine göre; taraflar arasında davacının taşeron, davalının yüklenici olduğu eser sözleşmesinin bulunduğu, dava konusu edilen ve açıklama dilekçesi ile ayrıştırılan taleplerin; döviz kuru ve fiyat artışı, balkon korkuluklarının bir kısmının başka kişilere yaptırılmasına rağmen damga vergisi kesintisi, on adet sözleşme dışı ilave balkon bedeli, haksız yapılan kesintiler, teminat alacağı kalemi, iskele kurulum kaleminden iadesi gereken bedel, anlaşmaya rağmen vazgeçilen işler nedeniyle uğranılan zarar, fazla ödenen gelir vergisi, sonradan dahil edilen danışmanlık şirketi sebebiyle pahalı malzemelerin kullanılması ile oluşan alacak, iade fatura masrafları, yapılan iş karşılığı ödenmeyen borçlar olarak kuruşlandırıldığı, istinaf kaldırma kararı sonrasında celp edilen ... işlem dosyasından işin bitiş tarihinin █████/2013 olarak bildirildiği, taraflar arasındaki sözleşmede iskelenin kim tarafından kurulacağı kararlaştırılmamış olmakla davalı yüklenici tarafından davacı taşeronun hak edişinden kesinti yapabilmesi için davalının ispat yükü altında olduğu, denetime elverişli bilirkişi kök ve ek raporlarında; dava konusu yerde işin tamamlandığı ve iskan izinlerinin alınarak uzun süredir oturumun olduğu, işin teslim tarihindeki durumuna ilişkin yargılama sırasında yapılacak yerinde incelemenin fayda sağlayamayacağı ve dosya kapsamındaki belge ve görüntüler üzerinde değerlendirmenin yapıldığı, taraflar arasındaki sözleşmede genel iş güvenliği tedbirleri kapsamında taşeronun aylık hak edişi üzerinden yüzde bir kesintinin yapılacağının düzenlendiği, davacı şirket tarafından da kesintiye onay verildiği bu halde tacir olan tarafların sözleşme hükümleri ile bağlı oldukları, taşeron hak edişinden SSK borcu ve hizmet bedeli olarak 1.000,00 TL + KDV kesintisinin yapılacağının düzenlendiği, bu kapsamda yapılan 125.815,73 TL kesinti için davacı şirketin onay verdiği ve tarafların sözleşme hükümleri ile bağlı oldukları, iskele bedeline ilişkin sözleşmede düzenlemenin bulunmadığı ve yapılan kesintilere davacının ihtirazi kaydı olduğu için █████/2011 tarihli 19.840,95 TL, █████/2012 tarihli 22.475,53 TL olmak üzere toplam 42.316,48 TL istem yönünden davacının haklı olduğu, gecikme bedeli olarak █████/2015 tarihinde tahakkuk ettirilen 49.195,92 TL yönünden yapılan değerlendirmede ... heyetinin █████/2014 - █████/2014 tarihli işin eksiksiz olduğuna ilişkin tespitleri dikkate alındığında davacının hak edişinden haklı nedenle cezai şart kesintisinin yapıldığının davalı tarafından ispatlanamadığı, davalı tarafından KDV tenzili nedeniyle kesinti yapılmışsa da davacı tarafından verilen düzeltme beyannameleri ile 63.507,25 TL ve 16.520,95 TL'lik KDV'ye yönelik faturalar beyan edildiğinden davacı hak edişinden yapılan toplam 80.028,20 TL kesintinin haksız olduğu ancak davacı talebinin 76.090,00 TL olduğu, üçüncü kişilere yapılan balkon işleri için davacıdan 2.249,21 TL damga vergisi kesintisinin uygulanamayacağı, davacı talebinin 400 TL olduğu, davacının kurumlara borcunun olmadığı SGK borçları için de ayrıca kesintilerin yapılarak borç ödemesinin yapıldığı bu halde davacının teminat olarak vermiş olduğu 271.276,16 TL'nin iadesinin gerekeceği, bilirkişi kök ve ek raporlarının hüküm kurmaya elverişli oldukları, fazlaya ilişkin SGK, iş güvenliği kesintisi nedeniyle alacak talebinin 58.850,14 TL, döviz kuru ve fiyat artışlarından kaynaklı alacağının 400 TL, sözleşme konusu işlere dahil olmayan 10 adet ilave balkon masrafı alacağının 76.000,00 TL, anlaşmaya rağmen vazgeçilen işler sebebiyle uğranılan zarar alacağının 400 TL, fazla vergi ödeme alacağının 400 TL, sonradan işe dahil edilen danışmanlık şirketi sebebiyle akitte yazılı malzemelerden pahalı malzemeler kullanılması nedeniyle oluşan fark alacağının 400 TL, haksız kesilen bir kısım faturaların iade edilmesi nedeniyle iade masrafı alacağının 400 TL, sözleşme kapsamında yaptırılan işler ile ilgili ödenmeyen borç alacağı 1000-TL taleplerinin ispatlanamaması sebebiyle ayrı ayrı reddi ile davanın kısmen kabulüne dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
DAVANIN KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ İLE;
1-Talep edilen iskele kurulum gideri talebinin kabulü ile; 42.316,48 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Talep edilen mevcut teminat alacağı talebinin kabulü ile; 271.276,16 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Talep edilen damga vergisi kesintisi alacağınından talep ile bağlı kalınarak 400,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Talep edilen haksız kesintilerin iadesi (SGK, Cezai şart ve iş güvenliği) talebinin kısmen kabulü ile; 49.195,92 TL cezai şart kesintisinin ve taleple bağlı kalınarak haksız fatura kaynaklı 76.090,00 TL kesinti olmak üzere toplam 125.285,92 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin SGK, iş güvenliği kesintisi nedeniyle alacak talebinin reddine,
5-Talep edilen; döviz kuru ve fiyat artışlarından kaynaklı alacağının, sözleşme konusu işlere dahil olmayan 10 adet ilave balkon masrafı alacağının, anlaşmaya rağmen vazgeçilen işler sebebiyle uğranılan zarar alacağının, fazla vergi ödeme alacağının, sonradan işe dahil edilen danışmanlık şirketi sebebiyle akitte yazılı malzemelerden pahalı malzemeler kullanılması nedeniyle oluşan fark alacağının, haksız kesilen bir kısım faturaların iade edilmesi nedeniyle iade masrafı alacağının, sözleşme kapsamında yaptırılan işler ile ilgili ödenmeyen borç alacağı taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE,
Alınması gerekli 30.007,12 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 85,39 TL peşin harç ve 9.713,00-TL ıslah harcının mahsubuyla bakiye 20.208,73 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan 27,70 TL başvurma harcı, 85,39 TL peşin harç ve 9.713,00 TL ıslah olmak üzere toplam 9.826,09 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 39.401,00-TL ve keşif harcı olarak yapılan 195,40 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 39.596,40-TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 30.138,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafça posta/tebligat gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 50,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 12,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
AAÜT gereğince hesap edilen 70.284,57 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Reddedilen kısım üzerinden hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekili, davalı vekili ve feri müdahil vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!