Anahtar kelimeler: Polonyanın Mendil Oyalandığını Avro Islak İhtarlarda Satımına Satımdan Ülkeler Müzakereler

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████KARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026DAVA
: Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin davalı şirket ile arasında kurulan sözleşmeye istinaden ıslak mendil ürünlerinin satış ve tesliminin davalıya yapıldığını, davalının fatura bedellerini ödemediğini, davalıya gönderilen toplam 406.111,08 avro tutarındaki malların bedellerinin ödenmediğini, davalıya yazılı ve sözlü ihtarlarda bulunduklarını, müzakereler sonucunda davalının ödeyeceğini belirtmesine rağmen müvekkilinin oyalandığını, müvekkilinin mağdur edildiğini, taraflar arasındaki sözleşmeye Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Anlaşmasının uygulanmasının gerektiğini, zira Türkiye ve Polonya’nın ayrı ayrı CİSG’e taraf ülkeler olduklarını, taraflar arasındaki sözleşmenin yazılı şekil şartına tabi olmayıp taraflar arasında geçerli bir satım sözleşmesi kurulduğunu, davalının temerrüdünün gerçekleştiğini, davalı şirketin █████/3023 tarihinde gönderdiği yazı ile müvekkilinden haksız ve hukuka aykırı taleplerde bulunduğunu, davalı şirket belirtilen yazısızında malların geç teslim edildiğini, siparişlere uygun olmayan malların gönderildiği iddiasında bulunduklarını, ürünlerin ayıplı olduğunun belirtilmesi halinde sözleşmeye göre teslim tarihinden en geç 30 gün içinde ayıp ihbarının yapılmasının gerektiğini, davalı şirkete gönderilen malın teslim tarihinin █████/2022 olduğunu, belirtilen süre içerisinde müvekkiline ayıp ihbarında bulunmadıklarını, █████/2023 tarihli yazıda hangi hususlarda malın ayıplı olduğunun belirtilmediğini, müvekkilinin sektöründe ileri gelen isimlerden olduğunu, iş ortağını mağdur etmeyeceğini, davalının fatura içeriklerine itiraz etmediğinden kesinleştiğini, müvekkilinin aynen ifa ve tazminat talebinin bulunduğunu, müvekkili şirketin ödeme yapmak zorunda kalması nedeniyle kredi faizleri ödediğini, avukatına ödediği danışmanlık ücreti ile kendi vekili ile arasında kararlaştırılan vekalet ücretini ve uğradığı zararları tazmin etme yükümlülüğü altında kaldığını belirterek davalının müvekkiline 406.111,08 avroyu en yüksek temerrüt faiziyle müvekkiline ödemesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir zarar kaleminin doğduğu tarihten itibaren faizi ile birlikte şimdilik 5.000 TL’nin ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle: arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, taraflar arasındaki sözleşmede tahkim şartının kararlaştırıldığını, davacının somutlaştırma yükümünü yerine getirmediğini, davacı şirketin davayı ispatlamaya yönelik olarak sunduğu belgeler ile müvekkilinin haklılığını ispatladığını, DAP teslimde satıcının belirlenen teslim yerine kadar malını taşımasının gerektiğini, teslimin usulüne göre gerçekleştinin ispat yükünün davacıda olduğunu, müvekkilinin kesin vadelerle çalışma niyetini açıkça ortaya koyduğunu, geç teslim halinde beklenen faydanın yerine gelmeyeceğini, üzerinden 5 gün geçmesine rağmen ...... tarafından teslimat tarihi konusunda bilgi alınamadığını, yazışmalardan da belirtilen tarihlerde teslimat yapılmadığının belirli olduğunu, davacının vaktinde olmayan cevaplarla müvekkilini geçiştirdiğini, edimlerine yerine getirmeyen davacının asıl alacak ve tazminat talebinde bulunamayacağını, ayıp ihbarından bulunulmamış olmasının sözleşmeye aykırı davranıldığı ve bu nedenle müvekkili şirketin zarara uğratıldığı vakasını ortadan kaldırmayacağını, sevkiyatın hacmi ve dava değeri düşünüldüğünde müvekkilinin makul sürede davacıya bildirimde bulunulduğunu, fatura sözleşme içeriğinden yalnızca cins, miktar ve bedelinin ispat edileceğini, davacı şirketin borca aykırı davranışları fatura içeriklerinin aksini ortaya koyduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.CEVABA CEVAP
: Davacı vekili tarafından sunulan cevaba cevap dilekçesinde özetle: geçerli bir tahkim iradesi ortaya konmadığından tahkim şartının geçersiz olduğunu, arabulucuk dava şartının yerine getirildiğini, müvekkilinin sunduğu delillerle davasını ispat ettiği, davalının kendisine gönderilen faturalara itiraz ettiğini ispat edemediğini, teslim şartlarına uygun teslimat yapıldığını, “kesin vade” iddiasının hatalı olduğunu, somut uyuşmazlıkla ilgisinin olmadığını, davalının ayıp ihbarında bulunmadığını, ödemezlik defi ileri sürülemeyeceğini belirterek davanın kabulünü talep etmiştir.İKİNCİ CEVAP
: Davalı vekili tarafından sunulan ikinci cevap dilekçesinde özetle: arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, davacının somutlaştırma yükünü ve ispat yükünü yerine getirmediği müvekkilin ödeme yükümlülüğünün doğmadığının tespiti ile soyut vakıalara dayalı haksız taleplerinin esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tazminat talebine ilişkin olup, taraflar arasında satım sözleşmesi yapıldığı, davacı tarafça malların davalıya teslim edildiği, fatura bedelinin ödenmediği konusunda uyuşmazlık bulunmayıp, uyuşmazlığın; mahkememizin yetkili olup olmadığı, malların belirtilen zamanda ve belirtilen niteliklere uygun teslim edilip edilmediği, davalı tarafından ayıp ihbarında bulunulup bulunmadığı, davacının alacaklı olup olmadığı alacaklı ise miktarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Davacının defter ve belgeleri ile dosya üzerinde █████/2025 günü, saat 11.00'de Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, Bilirkişi Hukukçu Doç. Dr. ....., SMMM ...... ve Metalurji Mühendisi ..... 'in █████/2025 tarihli raporunda özetle; Dava konusu uyuşmazlığın, taraflar arasındaki ticari nitelikteki satış sözleşmesinden kaynaklana alacak ve tazminat talebini içerdiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 13. maddesinde öngörülen Türk mahkemelerinin yetkili olduğu yönündeki ibarenin geçerli bir yetki anlaşması oluşturmadığını, ilgili hükümler kapsamında yetkili mahkemelerin Polonya mahkemeleri olduğu ancak davalının ilk itirazlar kapsamında yetki itirazı yapmamış olması ve somut uyuşmazlığın HMK ile MÖHUK hükümleri kapsamında kesin yetki teşkil etmemesi hususları birlikte değerlendirildiğinde Mahkemenin yetkili olduğunun kabulü gerektiğini, taraflar sözleşmenin 13. maddesiyle açıkça Türk hukukunu seçtiklerinden, somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, davacının elektronik ortamda tutulan e-mühürlü yevmiye ve kebir defterlerinin Gelir İdaresi Bilgi Sistemine yasal süre içerisinde yüklendiğini, davanın esasını kapsayan kısımları; kebir ve yevmiye defterlerinin birbiriyle uyumlu olduğunu, defterler üzerinde denetim ve tespit yapmaya elverişli olduğunu, muhasebe ve teknik usullerine uygun tutulduğunu, defterlerin kesin delil niteliği taşıyıp taşımadığı hususunun ise münhasıran Mahkemenin takdirinde olduğunu, davacı şirketin, davalı firma ile ilgili faturaları ve ödemeleri 2022-2023-2024 yılı ve 2025/6 dönemi defter ve kayıtlarına işlediğini, davacının; raporun tespitler kısmında yer verilen yevmiye kayıtları ile detayı verilen tüm faturalardan ve ödemelerden sonra 30.06.2025 tarih itibariyle 406.111,08 Euro/7.270.264,31-TL'sı defter ve kayıtlarında davalıdan alacaklı gözüktüğünü, dava konusu alacağı oluşturan ürünlerin ihracat gümrük beyannameleriyle davalıya ihracatının gerçekleştiğini, davacı tarafından davalıya gönderilen toplam 406.111,08 avro tutarındaki malların bedellerinin davacıya ödenmediğini, ürünlerin ayıplı olduğuna ilişkin defter ve kayıtlarda, dava dosyasında; düzenlenmiş iade faturası veyahut reklamasyon faturasına rastlanmadığını, ihracat gümrük beyannameleriyle davalıya ihracatı ve teslimi gerçekleşen malların mali verilere göre ayıplı olduğunu ispatlayıcı mali kayıt tespit edilemediğini, ayrıca mail iletilerinde de dava konusu ıslak mendil konusunda ayıp bildiriminin mevcut olmadığını; bu itibarla davalı tarafın ileri sürdüğü ayıptan doğan sorumluluk hükümlerinin uygulanması için gerekli maddi ve şekli koşulların oluşmadığını, davacının 406.111,08 avro tutarındaki mallarının bedellerinin ödenebileceğini, alacağına fatura ödeme vade tarihinden dava tarihine kadar 21.466,79 avro işlemiş faizin mevcut olduğunu bildirmişlerdir.Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve itibar olunan bilirkişi raporu ile davacı şirketin davalı ile ilgili faturaları ve ödemeleri defter kayıtlarına işlediği, davacının defter kayıtlarına göre davalıdan 406.111,08 Euro alacaklı gözüktüğü, dava konusu alacağı oluşturan ürünlerin ihracat gümrük beyannameleri ile davalıya ihracatının gerçekleştiği, malların bedelinin davacıya ödendiğinin davalı tarafından iddia ve ispat edilemediği, ürünlerin ayıplı olduğuna ilişkin olarak iade faturası ve reklamasyon faturasının bulunmadığı, ihracat gümrük beyannameleri ile davalıya ihracatı ve teslimi gerçekleşen malların mali verilere göre ayıplı olduğunu ispatlayıcı mali kayıt tespit edilemediği, mail iletilerinde de bu duruma ilişkin bir kayıt bulunmadığı anlaşılmakla davacının davalıdan 406.111,08 Euro alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafça fazlaya ilişkin zararların tazmini talep edilmiş ise de bu zararların ispatına yarar belge ve delil sunulmadığı, bu zararların tazmininin talep edilemeyeceği anlaşılmakla açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,-406.111,08-EURO'nun 3095 sayılı yasanın 4A maddesi gereğince devlet bankalarının EURO'ya uyguladığı en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,-Davacı tarafın fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,1-Alınması gereken 910.280,13-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 227.655,42-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 682.624,71-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir KAYDINA,2-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri olan 228.083,02-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 1.125.771,69-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,5-Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi ücreti, tebligat ve posta masrafı 61.622,00-TL yargılama giderinden kabul oranı (%99,96) ret oranı (%0,04) dikkate alınarak hesaplanan 61.597,35-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinden kabul oranı ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 3.118,75-TL'nin davalıdan, 1,25-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,7-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.█████/2026Başkan ......¸e-imzalıdırÜye ........¸e-imzalıdırÜye ......¸e-imzalıdırKatip .....¸e-imzalıdır