Anahtar kelimeler: Esatan Tavzih Sakarya Ret Kısım Sayisi Bulunmuştur Atılan Adliye Esastan
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, ████████ Karar
KARAR
: Esatan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararının bir kısım davacılar yönünden kesin olarak verilmesi gerektiğini ileri sürerek tavzih talebinde bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi 14.03.2024 tarihli ek karar ile tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin asıl kararı davalı idare vekilince, ek kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davaya konu Sakarya ili ... ilçesi ... Mahallesi eski 20 36... (tevhid-ifraz nedeni ile 18093) parsel sayılı taşınmazlara kamulaştırmasız el atılması nedeniyle tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların iddialarının haksız ve yersiz olduğunu, üniversite kayıtlarında yer alan 28.03.1983 tarihli tapu senedinden dava konusu 4932 parsel sayılı taşınmazın malikinin ... Hazinesi olduğunu, 2099 parsel sayılı taşınmazın ... Belediye Encümeninin 13.01.1983 tarihli ve 8 sayılı kararı gereğince diğer parsellere birleşerek tevhiden tescil edildiğini ve 7400 parsel numarası aldığını, 7400 parsel sayılı taşınmazın 05.12.2000 tarihinde ... Üniversitesinin kullanımına bırakıldığını, Milli Emlak Genel Müdürlüğünün üniversiteye hitaben yazmış olduğu 30.12.2002 tarihli yazının incelendiğini, üniversite hizmetlerinin devam süresince 7400 parsel sayılı taşınmazın tahsisin devamına karar verildiğinin görüleceğini, 7400 parsel sayılı taşınmazın malikinin Maliye Hazinesi olduğunu, kamulaştırma işlemlerinin de Maliye Hazinesi tarafından yapıldığını, işlemlerin hukuki olarak gerçekleştirildiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; üniversitelerinin dava konusu araziyi kamu hizmeti ve tahsis amacına uygun olarak kullandığını, kamulaştırmasız el atılmadığını, emsal alınarak belirlenen taşınmazın bedelinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu taşınmaz ile emsal alınan taşınmazın birbirine benzemediğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, kurumun taşınmazın bedelini ödemek zorunda kalması halinde taşınmazın mülkiyetinin Maliye Hazinesinde kalmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kamulaştırma bedelinin hak sahiplerine ödenip ödenmediği hususunun açıklığa kavuşturulmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın konumu dikkate alındığında arsa vasfında değerlendirilmesinde isabetsizlik görülmediği, dava konusu taşınmazın 2019 yılı için metrekare birim fiyatının 602,73 TL olarak belirlendiği, 2019 yılı açısından belirlenen birim fiyatının yerinde olduğu, el atma tarihi gözetilerek yapılan değerlendirmede dava tarihinin esas alınması gerektiğini, taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapmak suretiyle dava konusu taşınmazın değerinin belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
2.Bölge Adliye Mahkemesinin 14.03.2024 tarihli ek kararı ile davacılar vekilinin müvekkilleri ..., ..., ..., ..., ... ve ... bakımından ödenmesine hükmedilen tazminat tutarlarının 2024 yılı temyiz sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kaldığından bahisle adı geçen müvekkilleri yönünden hükmün kesin olması gerektiği yönündeki tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf mahkemesinin karar tarihi itibarıyla bir kısım davacılar bakımından kararın kesin nitelikte olduğunu, temyiz kabiliyeti için dava değil karar tarihinin baz alınması gerektiğini belirterek ek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi eski 20 36... (tevhid ifraz nedeni ile 18093) parsel sayılı taşınmazların zeminine emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olmakla; İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2022 karar tarihi itibarıyla Mahkeme kesinlik sınırı 107.094,06 TL olup davacılar vekilinin tavzih talebinde bulunduğu davacılar yönünden hükmedilen tutar ayrı ayrı 107.094,06 TL'nin üzerinde bulunduğundan istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!